1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Ne düşünüyor nasil yaşıyoruz ?
Ne düşünüyor nasil yaşıyoruz ?

Ne düşünüyor nasil yaşıyoruz ?

Eşya ve hadiseler ibret nazarıyla okunduğunda neden oldukları sonuçları anlamakta gerçekten zorlanıyor insan. Her iki kelimeden birinde hayatı rakamlarla irtibatlandırıyor, rakamlarla anlatı

A+A-

Eşya ve hadiseler ibret nazarıyla okunduğunda neden oldukları sonuçları anlamakta gerçekten zorlanıyor insan. Her iki kelimeden birinde hayatı rakamlarla irtibatlandırıyor, rakamlarla anlatıyoruz. Ekonominin dili dilimiz olmuş; parayı konuşuyor,parite hesapları yapıyoruz. Önem ve önceliklerimizde ekonomi lehine değişim olmuş.

Yani derdimiz dünya olmuş, derdimiz ekonomi olmuş. Alışveriş verileri bazen hak ettiğinden çok önemsenmeye başlamış. Makul’ü ve ölçü’yü bir türlü oturtamıyor, kendimizi ona göre akort edemiyoruz . Tercihlerimizle iptilâ edilmiş gibiyiz.  Kârlılık oranı yüksek, ücreti bol ve peşin olan her şey  önceliğimiz adeta. Halbuki kârlılık oranlarıyla ifade edilemeyecek değer ve hassasiyetlerimiz var dert edinmemiz gereken.           Hak dostunun “ Derdi-i derûnuma derman arardım. Dediler ki dertdir dermânın senin..” derken elbette derdi özeldi. Özeldi ama mutlaka bu milleti ilgilendiren bir dertdi. Kara bir tablo resmetmek, bir çok alanda yeşerme gösteren ümitlere kırağı çalmak değil niyetim tabi. Ancak düşündürücü olması bakımından bazı örnekler vermeden de edemiyorum. Bizim de bir derdimiz,dermanı içinde bir derdimiz olmalı değil mi milletimiz adına çekmemiz gereken. Neslin geleceği derdimiz olmamalı mı? Ve neslin geleceği sadece ekonominin verileri ile mi değerlendirilmeli?. Parçalanan,dağılan aileler derdimiz olmamalı mı?. Her yıl artan boşanmalar derdimiz olmamalı mı?. Kaybolan,kaçırılan çocuklar; cinsiyetle ilgili suçlar ve artış; sosyal dengeyi bozan her şey derdimiz olmamalı mı?. Sadece şu birkaç örneğe bile,”evet bunlar var,maalesef var.” diyorsak bunlar derdimiz olmalı ve dertlinin derdine derman aradığı gibi aranmalı dermanı. Üzerleri örtülerek, adeta  gizlenerek, gündeme getirmeyerek ve hangi mülahaza ile olursa olsun yokmuş gibi davranarak yok olmuyor hiçbir şey. Hiçbir devirde de böyle olmamış. Varlığı kabul edilerek, gerekli tedbirler alınarak ve gereği yapılarak aranmış çare. Ancak bunun için önce dertlisi olmak gerek, dertlisi olmak ve dermanını aramak derdin cinsinden. Yukarıdaki güzel ifadelerin dediği gibi nanay oynamamalı sosyal dokuyu yerle bir edebilecek sorunlar karşısında. Öyle bir görüntü mü var denirse,biraz dikkatle bakmayı öneririz..               Neyi,ne kadar ne için düşünüyoruz şöyle bir düşünelim.. Neyi,ne kadar ve ne umarak, ne bekleyerek yapıyoruz? Huzurlu aileler diyor, ailede huzur bırakmayacak şeylere “dur” demiyor,diyemiyor muyuz! Kendi içinde barışık huzur toplumu diyor ama ayrıkotlarına kredi açar gibi mi davranıyoruz. Şerrinden bıkılanların işleri mi yürüyor,yoksa bir de ben sorun olmayayım diye bir kenarda sessiz bekleyenlerin mi! Birlikte başarma diyor ama ayrı tellerden mi çalıyoruz? Devletimizin güvenlik şemsiye altında güvenli bir biçimde yaşıyor, bu milletin dişinden tırnağından arttırdıklarıyla bir yerlere geliyor,bir şeyler yapıyorsak, bunların bir geri dönüşü olmamalı mı insanımızın derdi ile dertlenme cinsinden?. Olmalı diyorsak, insanımızın dertleriyle dertlenmeli. Dertsizlerden, gamsızlardan hiçbir hayır görmemiştir hiçbir toplum. Milletimizin hayırlı bir ferdi olmak istiyorsak biraz dertlenelim milletimizin derdi ile ne olur; dertlenelim ve gereğini yapalım ne olur.

Bu haber toplam 894 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.