• BIST 107.206
  • Altın 143,369
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • Kocaeli 22 °C

Ne gidene, ne alana yaradı

İsmet ÇİĞİT
Türkiye siyasetinde bir partiden diğerine transferler;  Türk futbolundaki transferlerden çok daha sık, çok daha geniş boyutlu ve genellikle de çok daha sansasyonel olur.. 
Bizim ülkemizde genellikle siyasi partiler, bir siyasi partinin içinde yaşanan çalkantılar,  görüş ayrılıkları ya da bir siyasi parti içinde demokrasi işlemediği için ortaya çıkan tepkiye bağlı olarak o siyasi partiden ayrılan insanlar tarafından kurulur. 
15 yıla yaklaşan iktidar başarısını yakalayan AKP’nin kuruluşu da böyledir. Erbakan liderliğindeki Milli Görüş partisinde derin bir görüş ayrılığı ortaya çıkmış, siyasi hareketin doğal lideri ile ters düşmenin yanı sıra, parti içinde o lideri devirmenin de mümkün olmadığını görenler ayrılıp AKP’yi kurmuştu. 
Türkiye siyaseti, belli dönemlerde asker “Höt” dediği zaman, askerin hedefi olan partisinden ayrılıp, askerin işaret ettiği partiye akın akın geçen milletvekillerini gördü. 
Türkiye siyaseti, kritik meclis aritmetiği içinde koalisyon hükümetlerinin kurulmasında zorluklar çıktığında kamuoyunda herkesin “Bu işin içinde maddi menfaat var” dediği türden milletvekilliği transferleri gördü. Türkiye siyaseti, “Fırıldak Kubi”ler; siyasete sağda başlayıp solda bitirenler; solda başlayıp sağda bitirenler gördü. 
………….
Türk siyasetinde, dışarıdan gelenlere gönlünü ve kapılarını en geniş biçimde açan parti, hiç kuşkusuz AKP’dir. Parti adına bu durumu yadırgamak ve eleştirmek haksızlık olur. AKP, “Biz herkese kucak açıyoruz. Bugün toplumda her iki kişiden biri bize oy veriyor. Bir gün herkes AKP’li olacak” diyen, bu durumu ile övünen partidir. 
Bırakın başka siyasi partilerdeki sıradan  insanları, DP’nin Genel Başkanlığına kadar yükselmiş Süleyman Soylu AKP’ya geçmedi mi?.. Aynı Erdoğan ve arkadaşları gibi Milli Görüş içinde yönetime bayrak açıp, engellendiğini görünce ana bünyeden ayrılarak HAS Partiyi kuran ve yeni partisi ile Erdoğan ve arkadaşlarını en çok eleştiren Numan Kurtulmuş bugün AKP içinde en zirvedeki adamlardan biri değil mi?.. 
Demokrasilerde  “tutuculuk” olmaz. Nasıl ki insanlar bir seçim döneminde (A) partisine oy vermişken, bir sonraki seçim döneminde (B) partisine oy verebiliyorsa, demokrasinin asıl güzelliği de zaten buradaysa; siyasete meraklı olan, siyaset yapmak isteyen insanlar da belli bir süre (A) Partisi içinde çalıştıktan sonra, siyaset hayatına (B) partisinde devam edebilir ve bu da hiç kuşkusuz yasalara aykırı bir şey değildir. 
Genellikle tuhaf olan, kimi siyasetçilerin daha çok kısa süre öncesine kadar (A) partisine ve yöneticilerine karşı ağza alınmadık lafları söyleyip, onlara karşı mücadele ettikten sonra;  birden bire mensubu bulunduğu (B) partisinden ayrılıp, o kısa süre önce çok eleştirdiği, yerden yere vurduğu, karşısına geçip mücadele ettiği (B) partisine geçilmesidir. İster istemez, toplumda böylesi durumlarda, “Bu işin içinde bir menfaat vardır” algısı oluşur ki, bu algı parti değiştiren insanların üzerine bir leke olarak yapışır ve ömür boyu da çıkmaz. Çok uzun süre bir siyasi partide siyasi mücadele verdikten sonra, bu partinin tam karşısındaki bir diğer siyasi partiye gösterişli, bol alkışlı törenlerle geçenlerin fiili siyasi hayatı da, genellikle o transferi yaptıkları gün biter. 
………….
Türkiye siyasetinin çok partili sisteme geçilişten-hatta Cumhuriyetin kuruluşundan- bu yana çok ilkeli, çok düzgün, çok dürüst olduğunu söylemek mümkün değildir. Bizim toplumumuzun temel karakterlerinden biri, “Güçlünün yanında, güçlünün içinde” olma tutkusudur. Kolay kolay, iktidarda olan, güçlü olan, üyelerine daha fazla fırsatlar sunabilme imkanına sahip partilerden ayrılıp, muhalefette çırpınan, devletin, yerel yönetimlerin imkan ve rantlarını kullanamayan partilere geçiş göremezsiniz. Genellikle suyun yönü, muhalefette olan, çok uzun süre muhalefette kalan ve daha uzun süre de muhalefette kalmaktan kurtulamayacak olan partilerden; iktidarda olan ve daha uzun süre iktidarda kalacakmış gibi görünen partilere doğrudur. 
Türkiye siyaseti, bu açıdan zaaflı ve defoludur da, bizim ilimizin yerel siyaseti Türkiye ortalamasının da üzerinde zaaflı ve defoludur. Yerelde kim iktidardaysa, kim güçlüyse,  insanlar ona doğru akarlar. 
Yerel siyasetin çirkinleşmesinde en önemli aktörlerden birinin Sefa Sirmen olduğunu düşünürüm. Sirmen 2009’da Büyükşehir adayı oldu. İlçe Belediye Meclisi listelerine, ilçe başkan adaylarına doğrudan müdahale etti. Sirmen’in CHP listelerine başka partilerden aldığı çok oy getirmesini umduğu, aslında CHP’ye oy getirmeyen ama, CHP’lilerin oyları ile meclis üyesi seçilenleri hatırlayın. Özellikle İzmit ve Uzunçiftlik’te CHP’ye transferler çok dikkat çekmişti. O dönemde sözde CHP’ye kazandırılanların neredeyse tamamı CHP’ye zarar verdi,  AKP saflarına geçti. 
Bugün Kartepe’de Yaşar Sönmez ile Orhan Sarısüleyman görkemli törenle AKP’ye geçecek. Sönmez,  CHP’den belediye başkanlığı yaptı, 30 Mart 2014’de CHP’nin adayıydı. Sarısüleyman, Sirmen kontenjanından Uzunçiftlik Belediye Meclisi’ne CHP’li olarak girenlerdendi. 
Sönmez ve Sarısüleyman’ı kesinlikle eleştirmiyor, kınamıyorum. Özellikle Yaşar Sönmez için aldığı bu kararın çok zor bir karar olduğuna inanıyorum. Mutlaka kendince haklı nedenleri vardır. Mutlaka bir şekilde bıçak kemiğe dayanmıştır. Ama siyaseten ayıptır. 
Üstelik, çok önemli bir seçim arefesinde böylesi bir transfer güncel haber değeri taşısa bile,  ne kendi partisinden ayrılıp, diğer partiye geçen siyasetçiye; ne bu siyasetçiyi bünyesine coşkulu alkışlarla kabul eden siyasi partiye en küçük bir fayda getirmeyecektir. 
“Siyasi ahlak” yasalarda düzenlenemeyecek kadar derin bir kavramdır. Demokrasiyi savunuyorsanız, siyaset yapan insanların parti değiştirmesini yasaklayamazsınız. Ama siyasi ahlak, toplumun çok hassas biçimde takip ettiği bir kavramdır. Parti değiştirenler, seçim dönemlerinde partilerine ihanet edenler, bırakın bir partiden ayrılıp, tam karşısında rakip olan diğer partiye geçenleri; bir seçim döneminde kendilerini siyasette var eden partilerine yönelik en küçük ihaneti hissedilenler bile, bir daha ömür boyu siyaset yapma ve siyasette itibar görme hakkını bulamazlar. Bizim kentimizin siyaset çöplüğü, partisini değiştirip, itibar kaybetmiş bir sürü eski siyasetçi ile doludur. 
Bu yazı toplam 244 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 3. ETAP
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37