1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. "Ne Karaosmanoğlu’na ne Baran’a Oylar Erdoğan’a verildi"
"Ne Karaosmanoğlu’na ne Baran’a Oylar Erdoğan’a verildi"

"Ne Karaosmanoğlu’na ne Baran’a Oylar Erdoğan’a verildi"

AK Parti’nin 93’üncü  İl Danışma Meclisinde partinin başarısından bahseden Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, “30 Mart’ta verilen oylar ne Karaosmanoğlu’na ne İsmail Baran’a ne bilmem kime. Oylar Recep Tayyip Erdoğan’a verildi” dedi.

A+A-

4 BİN KİŞİ KATILDI
17 Ekim 2001 yılında kurulan AK Parti Kocaeli Teşkilatı kuruluşunun 15’inci yıl dönümünü  bu akşam partinin kurucu 50 kişilik kadro ile Beyt-ül Kebap’ta verilen yemekte kutladı. Kutlama sonrası AK Parti Teşkilatı Uluslar arası Fuar Merkezi’nde 93’üncü İl Danışma Meclisi’ni gerçekleştirdi. Danışma Meclisi'ne Mili Savunma Bakanı Fikri Işık, Bilim Sanayi ve Teknoloji eski Bakanı Nihat Ergün, Milletvekilleri Cemil Yaman, Mehmet Akif Yılmaz, İlyas Şeker, Radiye Sezer Katırcıoğlu, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, İl Başkanı Şemsettin Ceyhan, belediye başkanları, ilçe başkanları ve  parti teşkilatı katılım gösterdi. Danışma meclisine yaklaşık 4 bin kişi katıldı.

h6-004.jpg

İLK GÜNKÜ AŞKLA
İlk olarak konuşma yapan İl Başkanı Şemsettin Ceyhan, “Bu ay ki yapmış olduğumuz danışma bu ay farklılık gösteriyor. 15 yıl önce kurulan partimizin kutlama yemeğini ekledik. Kurucu liderimiz Cumhurbaşkanımızın meşalesini yakmış olduğu meşale 17 Ekim 2001’de Kocaeli’ye düştü. O gün AK Partili olmak bugün kadar gurur vericiydi. Ama kolay değildi. Kurucu il başkanımız ve il yönetimimiz öyle temel attı ki kurucu ruhunu kaybetmeden ilk günkü aşkla bu salonda toplandı” şeklinde konuştu. 

19 KERE BİRİNCİ OLDUK
“AK Parti 3 Kasım seçimlerinin fişeğini Kocaeli’den verdi” diyen Ceyhan, “O gün bir avuç insan AK Parti’yi göklere çıkardı. Biz 2015’te göreve geldik. 3 gün sonra seçim hazırlıklarına başladık. 7 Haziran seçimlerinde sonuç beklediğimiz gibi olmadı. Kocaeli’de yüzde 46 oy kaybettik. 1 Kasım seçimlerine hazırlandık  ve yüzde 56 buçuk oyla, 61 yıl sonra en yüksek oyu bu kadrolarla aldık. Kocaeli olarak görevli olduğumuz Teşkilat Performans Sistemi’nde 20 aydır 19 kere birinci olduk” ifadelerini kullandı.

n4.jpg

DEDİKODUYA KULAK ASMIYORUZ
Ceyhan şunları söyledi: “15 Temmuz darbe girişimini hep birlikte atlattık. Bu darbeyi olsa olsa teşkilatlarımızla aşarız dedik. Tüm kentimizden darbeye karşı olan partililerimiz il binasında topladık.  Yarım saatte kalmadan herkes toplandı. FETÖ mücadelemizi yapıyoruz. Hiçbir dedikoduya kulak asmıyoruz. Önümüzde bir tek sorun var. Yeni anayasa ve başbakanlık sistemi. Vekillerimiz yeni anayasaya için çalışacak. Anayasanın en yüksek oyla çıkması için mücadelemizi sürdüreceğiz”

GİDECEK ÇOK YOLUMUZ VAR
Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, 15 yılda çok güzel çalışmalar yaptıklarını ifade etti. Karaosmanoğlu, “Daha yapacak çok işimiz gidecek çok yolumuz var. Dünü ve bugünü değerlendiriyoruz. Dünü hiç unutmayacağız. Allah bize bu fırsatı verdiyse boş geçirmeyeceğiz. Vatandaşın derdiyle dertlenmek siyaset yapmaktır. Çözüm odaklı çalıştığımız için vatandaş bizi bırakmadı. Her zaman yanımızda oldu. Görev verdiğimiz kişiler o zaman nöbeti sağlam tutacak. Teşkilatımız, vekillerimiz, belediye başkanlarımız görevlerini yaptı. Yerelde çok güzel hizmetler yaptık. Kocaeli’yi sahiplendik” şeklinde konuştu.

PARTİ TARİHE GEÇTİ
Bilim Sanayi ve Teknoloji eski Bakanı Nihat Ergün şunları söyledi: “Türkiye’nin en çok hizmet veren partisini kurmak bize nasip oldu. Gerçekten tarihe geçtik. Cumhuriyetin değil, milletin tarihine geçen bir siyasal hareket olduk. Darbecilik nesilden nesile geçen bir hastalıktır. Tedavisi zor ama imkansız değil”

YAŞADIKLARIMIZ FAZLA

Ardından söz alan Milli Savunma Bakanı Fikri Işık ise şunları kaydetti: “15. kuruluş yıl dönümümüzü mütevazi ve bir o kadar da anlamlı bir etkinlikle kutluyoruz. Partimizi kurduğumuz günü şu an ilk gün ki gibi hatırlıyorum. 17 Ekim 2001 de ilk toplantımızı yapmıştık. Gerçekten hamd olsun o günden bugüne geldik. 

Hem Kocaeli'ne hem de ülkemize çok güzel hizmetler yapmanın gururunu yaşadık. İnanın 15 yılda bizim yaşadıklarımız bir siyasi, partinin 100 yılda yaşadıklarından daha fazla. Parti kurulur kurulmaz şer odakları devreye girdi. O zaman hukuk işlemiyordu. Sayın Cumhurbaşkanımız İstanbul 1. bölgedeki ilk sıradan çıkarıldı yerine geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz Kemal Unakıtan getirildi. Birlik ve beraberliğimiz hiç bozmadık. Siyasette rekabet vardır. Kongre sonralarında birbirimize sarıldık yolumuza devam ettik. 

OYLAR ERDOĞAN’A VERİLDİ
2011 seçimlerinde de yüzde 59.50 oyla Türkiye'de siyasi anlamda en büyük rekorumuzu kırdık. Gezi olayı bir küresel operasyondu. Ama Allah’a hamdolsun sadece Türkiye'de başarılı olamadı. Bunun sebebi, de iktidar ve  o iktidarın başındaki çok güçlü lider. Türkiye'yi sokak darbesiyle esir almak isteyenler milletin sokağa çıkmasıyla çekildiler. Daha sonra yolsuzluk bahanesiyle hükümeti düşürmeye çalıştılar.  30 Mart’ta verilen oylar ne Karaosmanoğlu’na ne İsmail Baran’a ne bilmem kime. Oylar Recep Tayyip Erdoğan’a verildi. 

ASIL MAĞDUR 79 MİLYONDUR
15 Temmuz gecesi bu asil millet, sadece oyunu bozmakla kalmadı. Aslında tüm gelişmekte olan ülkelerde de darbe yapmak isteyenlere bir dersti. Şimdi ‘yine bir darbe olacak’ diye terör örgütü mensuplarını zinde tutmaya çalışıyorlar. Bu hainlerin gayretlerinin hepimiz farkında olmalıyız. Çok mağdur varmış, herkes mağdur oluyormuş. Bireysel mağdur olanlar için mekanizma kurduk. Bunları inceliyoruz. Size ulaşan mağdur olduğuna inandığınız birileri varsa il başkanımıza iletin. Asıl mağdur 241 şehidimizdir. Asıl mağdur 79 milyondur. Kimsenin mağdur edebiyatı yaparak bu mücadeleyi sulandırmasına müsaade etmeyeceğiz”

"Daha önce Peygamber Efendimizi kamyonete bindiren bu alçaklar..."

Işık, şimdi yavaş yavaş dünyanın da bu gerçeği görmeye başladığını dile getirerek, pek çok ülkenin bu hainlerin sözde eğitim yuvalarını kapatmaya ve Türkiye ile temasa geçerek "Ne olur bize destek olun, bu hainleri temizleyelim.' demeye başladığını anlattı.

FETÖ'nün, her ay 'Yeni bir darbe olacak' diyerek kendi tabanlarını ve kendi terör örgütü mensuplarını adeta zinde tutmaya çalıştığına dikkat çeken Işık, "Temmuzdu ağustosu bekleyin, ağustostu eylülü bekleyin, eylüldü ekimi bekleyin, şimdi kasımı bekleyin... Daha önce Peygamber Efendimizi kamyonete bindiren bu alçaklar, hainler şimdi 'Peygamberimiz rüyamıza girdi, şöyle olacak, böyle olacak...' Ya Peygamber Efendimiz sizin rüyanıza girse 'Ulan hainler, bu millete bu ihanet yapılır mı?' der diye düşünürüm. Çünkü sizin yaptığınız apaçık bir ihanet. Bu millete ihanet, bu milletin değerlerine ihanet, dini değerlerimize ihanet..." ifadelerini kullandı.

m3-003.jpg

"Bu mücadelenin sulandırılmasına izin vermeyeceğiz"

Bakan Işık, bazı siyasi partilerin özellikle bir "mağdur edebiyatına" başladığına işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Efendim çok mağdur varmış, herkes mağdur oluyormuş. Bireysel olarak mağdur olduğunu düşünen insanlarla ilgili mekanizmayı kurduk, özellikle 'Mağdurum' diyenleri inceliyoruz. Başbakanımızın talimatıyla bir birim kuruldu. Asıl mağdur 241 tane şehidimizdir, asıl mağdur 2 bin 195 tane gazimizdir, asıl mağdur 79 milyondur, asıl mağdur küresel sistemin inim inim inlettiği insanlıktır. Bu anlayışla hareket edeceğiz. Elbette bireysel mağduriyetlere dikkat edeceğiz ama hiç kimsenin de mağdur edebiyatı yaparak bu mücadeleyi sulandırmasına da izin vermeyeceğiz. Bu bizim için kırmızı çizgidir. Bu mücadeleyi hep birlikte yürüteceğiz."

Yarın başka bir yapının fırsat bulup, TSK'nın içerisine sızıp tekrar böyle bir ihanete girişmemesi için her türlü tedbiri almanın görevleri olduğunu aktaran Işık, "Bu anlayışla hareket ediyoruz. Onun için Türk Silahlı Kuvvetlerimizin üzerindeki gereksiz yükleri tamamen alıyoruz. Türk Silahlı Kuvvetlerimizin asli görevi harekat, istihbarat, muhabere gibi alanlarda Türk Silahlı Kuvvetlerimizi çok daha güçlendiriyoruz." şeklinde konuştu.

Bakan Işık, bazılarının rahatsız olduğunu belirterek, "Bazıları beklediler ki 'Bu FETÖ'cüler temizlensin, ordu bize kalsın.' Avucunuzu yalarsınız. Ordu sadece ve sadece Türk milletinin ordusudur, hiçbir yapının ordumuza sızmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Bunun için yapısal tedbirleri almaya devam ediyoruz." ifadelerini kullandı.

"GATA'nın hizmet kalitesi yükselecek"

Bazılarının birtakım gerekçeler ortaya koyarak yapılan reformları geri aldırmaya çalıştığını ifade eden Işık, şöyle konuştu:

"Bunlardan biri GATA. Hizmet veren değişti. Hizmet veren daha önce Türk Silahlı Kuvvetleriydi şimdi Sağlık Bakanlığı ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi ama hizmet kalitesinde en küçük bir düşüş olmayacak. Hizmet alan vatandaşlarımızın memnuniyeti, göreceksiniz her geçen gün artacak. Bu noktada şehit yakınlarımıza, gazilerimize ve askerlerimize sesleniyorum, rahat olun hiç kimsenin bu konuda art niyetli açıklamalarından etkilenmeyin. Bizim görevimiz size en iyi hizmeti sunmaktır. Bunu sunmaya başladık, göreceksiniz her geçen gün GATA'nın hizmet kalitesi yükselecek. Almamız gereken tüm tedbirleri aldık, alıyoruz. Tek hedefimiz var şehit yakınlarımızın da gazilerimizin de muvazzaf emekli askerlerimizin de daha iyi sağlık hizmetini alması. Bunu yaparken bir silahlı kuvvetler düşünün; hastanesi var, pastanesi var, tersanesi var, fabrikası var, dikim evi var, ilaç fabrikası var. Ya Türk Silahlı Kuvvetlerinin görevi bu değil ki. Şimdi biz bu Türk Silahlı Kuvvetlerini güçlendiren, gereksiz yüklerinden arıtan ve Türk Silahlı Kuvvetlerini tamamen savaşa hazırlık noktasında tam bir donanımla yapılandırmaya çalışan bu reformlarımızı birileri tekrar eskiye döndürmeye çalışıyor."

MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin açıklamaları

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin başkanlık sistemiyle ilgili açıklamasına değinen Işık, 2007 yılında cumhurbaşkanını halkın doğrudan seçmesine imkan veren referandumun onaylanmasıyla birlikte Türkiye'nin artık geri dönüşü olmayan bir yola girdiğini kaydetti.

Hiç kimsenin halkın seçtiği cumhurbaşkanından sembolik bir cumhurbaşkanlığı yapmasını bekleme hakkı olmadığını vurgulayan Işık, "Türkiye aslında vesayet odaklarını o gün yenebilmiş olsaydı belki yapması gereken şey AK Parti'ye kapatma davasını konuşmak değil, halkın tercihi doğrultusunda halkın seçtiği cumhurbaşkanının taşıması gereken yetkiler ve Türkiye'nin sistemini tartışmaktı ama maalesef bugün bu konuda hala direnç gösteren özellikle Cumhuriyet Halk Partisi aynı tavrını daha katı bir şekilde gösterdi." diye konuştu.

Bakan Işık, "Sayın Bahçeli'nin pek çok görüşüne katılmıyoruz, yaptığı açıklamalardaki pek çok konuyu kesinlikle benimsemiyoruz, doğru da bulmuyoruz ama bir cümlesi çok önemli. Evet, Türkiye 2007'de halkın ortaya koyduğu iradeyle oluşan fiili durumu tartışmak ve halka götürmek zorundadır, siyasetin en önemli görevi şu anda budur." ifadelerini kullandı.

Halkın 2007'de bir irade ortaya koyduğunu dile getiren Işık, şunları kaydetti:

"Bugün bu iradeyle fiili durum haline gelen bu yapının resmileştirilmesi konusunda gideceğimiz yer halktır, millettir, milli iradedir. Bunu milli iradeye götürmekten kaçınmak milli irade hırsızlığı değil midir? Getirin, herkes görüşlerini koysun ortaya, sonunda millete gidelim. Millet eğer başkanlık sistemini benimsiyorsa buna kimsenin itirazı olabilir mi? Bir koltukta iki karpuz olmaz, bir gövdede iki baş olmaz. Eğer cumhurbaşkanını halk seçtiyse, cumhurbaşkanını hem yetkili hem sorumlu görür. Hiçbir cumhurbaşkanı da 'Ne yapayın, benim sorumluluğum yok' demez, diyemez. Bu açıdan da önümüzdeki süreçte AK Parti olarak anayasa değişiklik teklifimizi Türkiye Büyük Millet Meclisine sunacağız. Diğer siyasi partiler de tekliflerini sunsunlar, Mecliste bir uzlaşma aransın. 'Bu işlere toptan karşıyız' anlayışıyla bir noktaya gidemeyiz."

Çiğdem ARMAĞAN

 

Bu haber toplam 7944 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.