1. HABERLER

  2. MEKTUP

  3. Ne olacak bu yazılı medyanın halleri?
Ne olacak bu yazılı medyanın halleri?

Ne olacak bu yazılı medyanın halleri?

Sorun, Kocaeli medyasının veya ulusal medyanın sorunu değil. Bütün dünyada, yazılı basın kan kaybediyor.

A+A-

10 yıl öncesine göre karşılaştırma yapıldığında, dünyada en fazla  gelir kaybeden, kan kaybeden sektörün “yazılı medya” olduğu açıkça görülebiliyor.

Matbaanın bulunması, insanlık adına çok büyük bir devrim kabul edilmiş. Dünyada en hızlı gelişen teknoloji de matbaa teknolojisi olmuş. Biz uzun yıllar ÖZGÜR KOCAELİ’yi belki de bu devir için olabilecek en iptidai tesislerde hazırlayıp bastık.. Ama yazılı basının saygınlığı vardı, güvenilirliği vardı.

Şimdi gazete son sistem tesislerle İzmit’te hazırlanıyor. İzmit’ten bir düğmeye basılıyor, İstanbul’daki uzay üssü gibi matbaada kalıplar makinaya takılıyor ve baskı başlıyor.

Ama ÖZGÜR KOCAELİ de son 10 yılda çok tiraj kaybetti. 10 yıl önce çamur gibi siyah beyaz gazeteyi, üstelik ekmekle aynı fiyata  satıyorduk. Hergün 9-10 bin insan bu şehirde bayiden bu gazeteyi satın alıyordu.

Şimdi öyle değil. Ne cinayet haberi, ne siyaset haberi, hatta ne Kocaelispor haberi.. Para etmiyor. İnsanlar gazete almıyorlar. Elbette bütün dünyada uzmanlar bu işi, nedenlerini araştırıyor, yazılı basın için çıkış yolu arıyorlar. Genel kanaat şöyle:

“-Dünya çok değişti. İnsanlar habere çabuk ulaşmak istiyor. Elindeki cep telefonu ile veya dizinin üzerindeki bilgisayarla birkaç saniye içinde habere ulaşırken, aynı haberin ayrıntılarını okumak için neden 24 saat beklesin de gazete alsın..”

Yani yazılı basının kan kaybetmesinin nedenini zamanla yarışta internetin çok gerisine düşmek olarak gösteriyorlar. Ben aynı kanaatte değilim. ABD’de saygın kuruluşlar çok yönlü araştırma yapmışlar.. Her 10 ABD’liden sadece biri “Habere ulaşmak için para ödemeyi göze alırım” demiş. 10 ABD’liden 9’u ise, “Habere bedava ulaşma imkanım varken, neden gazeteye para ödeyeyim” diye yanıtlamış. Aynı araştırmada, günün birinde internetten habere erişimin paralı olması halinde, o “Haber için para ödemem” diyen 10 kişiden 9’unun internetten kopması da söz konusu olacaktır.

……………

ABD’deki araştırmanın sonucu çarpıcı..  2005 yılında ABD’de toplam gazete tirajı günlük 53 milyon adet.. 2014 yılında bu rakam 47.4 milyon adede gerilemiş.

Aynı dönemde Türkiye’deki tiraj kaybı çok daha büyüktür. Bugün kendilerini anlı şanlı gösteren, çok büyük sermayelere, siyasi güçlere arkasını dayamış cicili biçili, arkasında ulusal televizyon desteği de bulunan gazetelerin Türkiye genelindeki satış rakamları acınacak düzeydedir.

Yine ABD’de yapılan araştırmaya göre 2005 yılında ülkedeki yazılı basının toplam reklam geliri 40 milyar Dolar düzeyindeyken, 2014 yılında bu rakam 16.4 milyar Dolar’a düşmüş. Yani, ABD’de yazılı basının yıllık geliri, 10 yıl içinde yüzde 60 oranında azalmış.

Türkiye’de bu rakamlar, yazılı basın aleyhine çok daha korkunç durumdadır. Bugün Türkiye’de ulusal gazeteler içinde Sözcü, Hürriyet ve Posta’nın tatmin edici satış rakamları olduğunu söyleyebiliriz. Yerel basında da sadece ÖZGÜR KOCAELİ, hala bayiden okur tarafından satın alınarak okunan bir gazete olarak varlığını sürdürüyor.

Kuşkusuz bu durumun devam ediyor olması da bizim çok güzel, çok doyurucu gazeteler yapıyor olmamız değil, bu şehir halkının bu markaya olan güveni, bağlılığı ile ilişkilidir.

…………

Bakın, ilimizde 250 gram ekmek 1.25 TL oldu. Ben 1976 yılından beri bu işin içindeyim. Hiçbir zaman bir yerel gazetenin fiyatı, bir ekmeğin fiyatının altında kalmazdı.

Şimdi, 250 gram ekmek 1.25 TL. 60-65 gram çeken bir gazete 1 TL.  Emin olun, bir gazetenin maliyeti  1 ekmeğin maliyetinden çok daha fazladır. Ekmek çıkartan fırın 3-5 kişiyle -ki onların da büyük bölümü asgari ücretlidir- çalışır. Fırının önemli miktarda tezgahtan satışı vardır.

Bu gazetede her gün 50-60 kişinin emeği var. Türkiye’de kullanılan kağıdın tamamı ithal. Kağıt maliyeti, ekmekteki un maliyetinin daha altında değil. Üstelik gazetenin satış zincirinde başbayi-bayi var. 1 TL’lik satış fiyatının içinde vergiler ve bayi payları da bulunuyor.

Çok büyük emekle gazete hazırlıyor, maliyetin altında fiyatla satıyoruz. Ama buna rağmen tirajlar düşüyor, yazılı medyanın reklam gelirleri düşüyor.

Bu gazete adına konuşuyorum. Piyasada rakibimiz falan da yok. Kendi kendimizle yarışıyoruz. Ama gazetenin fiyatını ekmek fiyatına da çıkartamıyoruz.

Hem ABD’de ve Avrupa’da, hem ülkemizde pekçok gazete koşullara dayanamıyor, yayın hayatından çekilip, internette gazetecilik yapmaya devam ediyor. Oysa gazete farklı bir şey.. Gazete bir ihtiyaç. Gazete, internetin çok ötesinde ciddi bir haber kaynağı.

İnsanların gazetelerden kopup, internete kaymasının nedeni, “Habere daha kolay ve çabuk ulaşıyor” olmak değil. Gazeteler ucuz ama paralı. İnternet insanlara bedavaymış gibi geliyor.

…………..

Biliyorum, benim gibi düşünen çok az kaldı. Ama bu dönem bitecek. Televizyon çıktığında, yaygınlaştığında “Sinemalar bitti. Artık kim sinemaya gider” deniliyordu. Ama dünya ve Türk sineması şimdilerde altın yılını yaşıyor.

Bir gün Türkiye’de futbol stadyumları da yeniden sinema salonları gibi dolmaya başlayacak. Çünkü insanlar bir futbol maçını tribünde, canlı izlemenin, en ileri teknoloji ile donatılmış en büyük televizyondan izlemekten bile çok daha zevkli olduğunu fark edecekler.

Bu internet furyası da bitecek. İnsanlar, internet haberciliğinin özellikle ülkemizde ve ilimizde çok gelişigüzel yapıldığını, fark edecekler. Gazetelerin okuru aldatma lüksü yoktur. Gazetelerin okura palavra sıkma, yanlış yönlendirme lüksü olamaz.

Bu şartlar altında, biz hala 1991 yılında yokluk içinde kurup büyüttüğümüz ÖZGÜR KOCAELİ’nin sahibi olsaydık, emin olun dayanamaz pes ederdik. Haldız Grup, ÖZGÜR KOCAELİ’yi bu şehre armağan etmiştir diyebilirim. Biz ÖZGÜR KOCAELİ’yi olabildiğince kendi yağıyla kavrulabilir düzeyde tutmak için çalışıyoruz. Hepsinden önemlisi, bütün dünya yazılı medyadan koparken, Kocaeli halkı hala gazetesini sahipleniyor..

Emin olun sevgili okurlar; çok uzak olmayan bir gelecekte, bu şehirde herkes ÖZGÜR KOCAELİ’yi böylesi çok zor bir ortamda yaşatabilmiş olmaktan kendisine pay çıkartarak gurur duyacaktır. Ben, yazılı basının, yani günlük gazete ve dergiciliğin yeniden yükselişe geçeceğine, yeniden altın devir yaşayacağına, insanların habere ulaşmak, bilgilenmek adına kağıt üzerinden okumanın ne kadar farklı olduğunu yakında yeniden anlayacağına inanıyorum. O günler gelene kadar da bu gazetenin sadık okurlarının bu sadakatlerini ısrarla sürdürmelerini rica ediyorum. Bir gün sizin güveninize, bu şehre layık olmadığımızı, bu desteği hak etmediğimizi düşünürseniz ÖZGÜR KOCAELİ’yi bırakın, almayın. Ama emin olun. Bu fiyatıyla, bu ekibiyle, bu zihniyeti ile, bu gazete sizin desteğinizi hak etmektedir. Saygı ve sevgilerimle.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.