1. YAZARLAR

  2. İsmet ÇİĞİT

  3. Ne oldu bizim Güney Marmara Otoyolu?
İsmet ÇİĞİT

İsmet ÇİĞİT

Yazarın Tüm Yazıları >

Ne oldu bizim Güney Marmara Otoyolu?

A+A-
Bu konuyu çok yazdım. İlimizin trafik sorunu malum.. Bırakın şehir içinde bir yerden bir yere gitmeyi, artık İzmit’ten İstanbul’a gidemiyoruz. Mevcut otoyol da yetersiz kaldı. Her yerimiz liman, her yerimiz lojistik merkezi. TIR’ların, tankerlerin, damperlilerin arasında sıkışıp kaldık.
Bu büyük sorunun çözümüne yönelik iki büyük proje var. Biri  Kuzey Marmara Otoyolu. Diğeri, Güney Marmara Otoyolu.. 
Kuzey Marmara Otoyolu, İzmit’in üst tarafından geçecek. Derince-Körfez-Gebze üzerinden, yapımı bitmekte olan 3 ncü Boğaz Köprüsü’ne ulaşacak. Verilen sözler gerçek olsa, sahildeki mevcut Hızlı Tren Yolu da Kuzey Marmara Otoyolu’nun kenarına alınacak. Malum, 3 ncü Boğaz Köprüsü üzerinde demiryolu da var. Hızlı tren de oradan gidecek, şimdiki tren yolu bizim için Banliyö trenlerin ve lojistikçilerin yolu olacak.
Kuzey Marmara Otoyolu için bir sıkıntı yok. Güzergahı belli. Projeleri hazır. İki kez ihalesi ertelendi ama, devletin programında. Bu yıl içinde inşaatın başlaması planlanıyor.
Bir de Güney Marmara Otoyolu var. İlimiz için bu da çok önemli. Güney Marmara Otoyolu, Başiskele-Gölcük-Karamürsel ilçelerinden geçecek, yapımı tamamlanmak üzere olan Körfez Köprüsü’ne; yani İstanbul-İzmir Otoyolu’na bağlantıyı sağlayacak. 60 kilometre uzunluğunda olacak. 
Şubat ayı başında Karayolları Bölge Müdürlüğü, Güney Marmara Otoyolu için Başiskele ve Yalova’da iki ayrı ÇED toplantısı yapılacağını ilan etmişti. Konu önemli. Çünkü ilimizdeki insanlar bu yolun güzergahını bilmiyorlar. Kimin tarlası, kimin meyve bahçesi, kimin evi gidecek; bu otoyol geçince kimin arazileri değer kazanacak?. Hiç biri belli değil.
Tam ÇED Toplantısının yapılacağı gün, bu toplantı iptal edildi. Güzergahı öğrenmeyi bekleyen insanlar hayal kırıklığı yaşadılar. Yetkililer, ÇED toplantısının “Güzergah üzerinde biraz daha çalışmak için” ertelendiğini söylediler, “İki ay içinde ÇED yapılacak. Güzergah açıklanacak” dediler.
İki ay bitiyor.. Güney Marmara Otoyolu’ndan, güzergahtan hiç ses çıkmıyor. Projenin iptali mümkün değil. Bu yol eninde sonunda yapılacak. Ama ne zaman yapılacak?. Nereden geçecek?.. Hangi vatandaş kaybedecek, hangi vatandaş kazanacak?.. Bunlar belli değil.
Bölgede, Başiskele’de, Gölcük’te tedirginlikler var. Sürekli dedikodular çıkıyor. Güney Marmara Otoyolu’nun geçeceği güzergah kadar, bu yıl üzerinde yapılacak kavşakların yerleri de çok önemli. ÇED yapılsa, hepsi ortaya çıkacak. İtirazı olan varsa, çıkıp söyleyecek. Yok, “Çıt” çıkmıyor. 
Ne olacak bu Güney Marmara Otoyolu diye sormak da hep bana düşüyor?

*Çarşı hareketliydi
Çarşamba günü öğlene kadar gazetedeydim. Yazılarımı yazdım. Öğleden sonra eşimle birlikte olmayı tercih ettim. Sinemaya gitmeyi teklif ettim. İstemedi, “Bana  yemek ısmarla” dedi.. Birkaç teklifte bulundum, “Çarşıda istiyorum. Zaten çarşıda işim var” dedi. 
İzmit şehir merkezine geldik. Yolda polis denetimleri.. Sanki Brüksel’deyiz. Bizi durdurup, aramadılar.  Şehir merkezine geldik, eşime “Sana Köfteci Behçet’te köfte ısmarlayayım” dedim. Büyük bir keyifle kabul etti.
Tam öğlen vakti. Kapanönü’ne geldik. Köfteci Behçet’e. Her zamanki gibi, masalarda en taze, en pişkin ekmekler.  Eşim, ilk kez Köfteci Behçet’te yemek yiyecek. Dükkan dolu. Kapanönü hareketli. İzmit şehir merkezi, terör kabusu ile başlayan tenhalıktan sıyrılmaya başlamış. Keyifle köftelerimizi yedik. Her köşede tanıdık simalar..Ucuz köftecilerin büyük salonlarında onca insan oluyor da, tanıdık İzmitli göremiyorsunuz. Kapanönü öyle değil. 
İzmit çarşısının yeniden hareketlendiğini görmek, bana moral verdi. Şu şehir merkezinde otopark işini çözsek, insanlar arabaları ile merkeze geldiklerinde park yeri bulabilseler, eminim şehir merkezi çok daha hareketli olacak, esnaf kazanacak. Büyükşehir Belediyesi Belde A.Ş. elemanlarının şehir merkezinde otopark parası peşinde koşuyor olması gözüme batan en önemli çirkinlikti. 


*Biraz “Ruhu” olsaydı
Malum, ilimizi futbolda temsil eden Kocaeli Birlikspor isimli bir takım var. Bu takımı, Kocaelispor’u bitirmek, tarihten silmek için kurdular. İktidar gücüyle, yerel yönetimlerin gücüyle, çevreyi kirleten, yanlış işle yapan sanayicilerden büyük paralar toplayıp  “Şampiyon olacağız” diye yola çıktılar.
Ama sporda şampiyonluk, taşıma para ile, siyasi hedefleri öne çıkartarak olmuyor. Takım olmak lazım, ruh olması lazım.
2 nci Lig’de mücadele eden, bu sezon PTT 1 nci Lige, gelecek sezon Süper Lige çıkması hedeflenen Birlikspor, bulunduğu ligdeki en pahalı takım. Bu takımın biraz ruhu olsa, son 5 haftada oynadığı maçları kazanabilse, şimdi bulunduğu grubun zirvesindeydi.
Birlikspor’un mücadele ettiği  grupta, lider Manisaspor.. Manisaspor’da da sorunlar var. Üst üste puanlar kaybediyorlar. Birlikspor biraz işi sıkmış olsaydı, biraz şampiyonluğu gerçekten isteseydi.  Aradaki puan farkını şu son 5 hafta içinde kapatabilirdi. Ama bu kentin adını taşıyan, o kadar ruhsuz bir takım ki, eline geçen fırsatlara rağmen, bir türlü Manisaspor ile farkı kapatamadı. Sezon sonunda Play-Off’tan PTT 1 nci Lige yükselmeye çalışacak. Artık hiç değilse Play-Off mücadelelerinde AK Partililer bu takıma çok büyük primler falan vaat etsinler de, bir üst lige yükseltsinler.

*Bakalım ne olacak?
Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ile, Ankara temsilcisi Erdem Gül,  “Adana ve Hatay’da durdurulan MİT tırları” ile ilgili haberler nedeniyle, “Vatan hainliği”, “Casusluk” gibi çok ağır suçlamalara hedef olmuş, tutuklanıp, cezaevine konmuşlardı. Dünyanın her yerinde- tabi basının özgür olduğu yerlerde- Dündar ile Gül’ün yaptığı habercilik kabul edilirdi. Ama bizim ülkemizde “Vatan haini” ilan edildiler 90 günden fazla cezaevinde yattılar. Anayasa Mahkemesi bir karar aldı, serbest bırakıldılar. Ama Anayasa Mahkemesi’nin bu kararı da çok tartışılmıştı.
Can Dündar ile Erdem Gül, bugün söz konusu davanın ilk duruşması için İstanbul 14 ncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne çıkacaklar. Suçlamalar ağır. Ama ortada bir de Anayasa Mahkemesi kararı var. Bakalım, bugünkü duruşmadan nasıl bir karar çıkacak?.. Dündar ve Gül, yeniden cezaevine mi konulacak?.. Yoksa,  en azından tutuksuz yargılanmaları konusunda mahkeme bir karar verebilecek mi?

-İzmit’e tiyatro gelince salona sandalye konurdu 
Türk Tiyatrosu’nun günümüzde hala faal olan en önemli isimlerinden Ali Poyrazoğlu, tek kişilik  “Ödünç Yaşamlar” isimli oyunu ile geçen akşam İzmit’teydi. SDKM büyük salonda Ali Poyrazoğlu’nun oyununda salonun neredeyse yarısı boş kalmış. 
İzmit’te birkaç önemli organizasyon firması var. Mask ve İroni bunların başında geliyorlar. Bu şehre önemli sanatçıları, önemli tiyatro oyunlarını getiriyorlar. Ama salonlar yeterince dolmuyor. 
1970’li yılları, 1980’lerde ihtilal dönemlerini hatırlıyorum. Yazın Fuar’a, ya da kışın Murat Sineması’na, Kolordu Sineması’na, Yurt Sineması’na bir tiyatro gelecek olsa, günler öncesinden biletleri tükenirdi. Devekuşu Kabare’nin (Zeki Alasya-Metin Akpınar),  Kenterlerin, Dormen’lerin tiyatrolarına bilet alabilmek için torpil peşinde koşulurdu.  Yüzlerce kişilik salonlarda bütün koltuklar dolar, koltukların arasına sandalyeler yerleştirilir, buralara da bilet satılırdı.
Fuar’da Hisseli Harikalar Kumpanyası’nın geldiği günleri hatırlıyorum. Binlerce kişi bilet alıp izlerdi.
Şimdi, Ali Poyrazoğlu geliyor, salonun yarısı boş.. Bu durumu, sadece ekonomik güçlüklerle, ya da insanların son günlerdeki terör korkusuyla izah edemezsiniz. İzmit değişti. Çok değişti. İzmit’in sosyolojik yapısı tamamen farklı bir hale geldi. 
Böyle giderse, yakında İzmit’e tiyatrolar, ses sanatçıları da gelmez olacaktır. Yazık, bir İzmitli olarak kentin sosyal yapısındaki bu 180 derecelik değişime inanamıyor, içime de sindiremiyorum. 

-Çok güzel bir fotoğraf
Bu gazetenin görsel yapısında, çok büyük fotoğraf kullanmı bir hayli seyrek başvurulan yöntemdir. Çok haber kullanmayı tercih ederiz. Bu nedenle, büyük fotoğraf pek kullanmaz, gazetenin sayfalarını kocaman fotoğraflarla bitirmeyi tercih etmeyiz.
Dünkü gazetede bir farklılık yapılmış. 3 ncü sayfada bir fotoğraf,  bir hayli büyükçe verilmiş. Ama çok da yakışmış. Yaşlılar Haftası içinden geçtik. Aslında Yaşlılar Haftası’nda çok etkinlik yapılabilirdi. Ama basit etkinliklerle geçiştirildi. Önemli bir etkinlik, MV Medicalpark İzmit Hastanesi’nde KASK’ın düzenlediği “Hayat Her Yaşta Güzeldir” konulu fotoğraf sergisiydi. İkinci önemli etkinlik ise, İzmit Belediyesi’nin düzenlediği  “Yaşlılar bowling turnuvası” olmuş. 
Fotoğraf da bu turnuvadan kullanılmış. İzmit Belediyesi’nin düzenlediği “Yaşlılar Bowling Turnuvası”na, 65 yaş üzeri 115 kişi katılmış. Bowling, kadınlarla erkeklerin aynı platformda yarışabildiği,  genellikle gençlerin tercih ettiği bir oyun. Ama çok zevkli bir oyun. Turnuvaya katılan, ağır topları ellerine alıp, lobutların üzerine atan yaşlıların yüzünde bir heyecan, bir mutluluk. Ortalarında böylesi bir organizasyonu gerçekleştirmenin gururunu yaşayan İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan. Gerçekten güzel bir fotoğraf.. İzmit’te yapılacak çok şey var. Yıllardır bu kentte doğru dürüst bir Huzur Evi yapılması gerektiğini de yazıp duruyorum. Bowling turnuvası, masa tenisi turnuvası gibi organizasyonlarla Yaşlılar Haftası’nı hareketli hale getirebilir, bu kentteki yaşlı insanlara keyifli  anlar yaşatabiliriz.

ÇOK GÜZEL TABLO- Yaşlılar Haftası nedeniyle İzmit Belediyesi, 65 yaş ve üstündeki İzmitlilerin katılabildiği bowling turnuvası düzenlemiş. Bu fotoğraf dünkü gazetede büyükçe kullanılmış. Ama  çok güzel bir görüntü değil mi?
Bu yazı toplam 5755 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
8 Yorum