1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Ne olur biraz ilgi, biraz dikkat ve biraz da…
Ne olur biraz ilgi, biraz dikkat ve biraz da…

Ne olur biraz ilgi, biraz dikkat ve biraz da…

Her nimet kendi cinsinden şükrü gerektirir. Mal mülk servet sahiplerinin şükrü sahip oldukları nimetler cinsinden olmalıdır. Sağlık sıhhat sahiplerinin şükrü de nimetler cinsinden olmalıdır.

A+A-

Her nimet kendi cinsinden şükrü gerektirir. Mal mülk servet sahiplerinin şükrü sahip oldukları nimetler cinsinden olmalıdır. Sağlık sıhhat sahiplerinin şükrü de nimetler cinsinden olmalıdır. Aynen öyle de her derdin dermanı da kendi cinsindendir. Hak dostu’nun,” Derdi derunuma derman arardım. Dediler derdindir dermanın senin.” derken işaret ettiği gibi,  bir husus dert haline gelmişse dermanını da aynı alanda ve ayni cinsten aramak gerek. Bugün işte böyle bir dertten dertlenmelerle yazıyorum; Engelliler’den.

l999-2011,tam 12 yıl. Dernek olarak kurulduğumuz l999 dan bugüne Zihinsel Engelli aileleri ve engellilerle beraberiz. Nasıl yaşadıkları,sorunları,sorunlar karşısında alabildikleri önlemler ve daha bir çok alanda sorunları birlikte göğüslemeye çalıştık on iki yıldır. Doğrusu önemli destekler gördük, görüyoruz da. İnanıyoruz ki bundan sonra da yalnızlık çekmeyeceğiz bu sosyal sorumlulukta. Sorunlar yok mu?. Elbette var. Ancak,garip olan, sorunların bir kısmının,uygulamada çözüm makamı olarak görülen yerlerden kaynaklanması. Halbuki karar makamında bulunanlar,hem 2007 tarihli Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi’ne hem de vicdanî hassasiyetlerine uygun kararlar almışlar ama uygulama!.

Evet, uygulama alanında zaman zaman yapılanları anlamak gerçekten çok zor. Yazının başında ihsas ettik, bu konuda söyleyecek çok söz var ya! Neyse,bu kadarı bile yeterlidir anlamak isteyene. Ama biz yine de çok merak ettirmemek için bir iki konuyla iş’ar ve işarette bulunalım. Engelliler, hastane raporlarında ayrı sıkıntılar yaşar, eğitim alanında ayrı. Halbuki hem Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi hem de yasalarımız engelliler hakkında pozitif ayrımcılık kapısını açık bırakmıştır ardına kadar. Yani engelliler, ve hele yıllardır birlikte olduğumuz zihinsel engellilerle ilgili kanaatimiz, dokuz olumsuz bir olabilir kredileri olsa o bir krediyi kullanmak gerektiği yönündedir. Haklarında irade kullandığımız o güzel insanlardan bazıları kendilerini bile ifadeden aciz. Akl-ı selim ve insaf,bu güzel insanların dünyalarını keşfi ve en güzel biçimde tezyini gerektirmez mi?. Hani her nimet kendi cinsinden şükrü gerektirirdi ve bir çoğumuz da bunu yerine getiriyorduk!. Her iş hal ile dostlar kal ile değil.

Birini davet edersiniz ziyaretinin bile çok şey olduğuna inandığınız için, cevap bir “inşallah “  ucu açık cinsinden. Yada,” ya başkan ben dayanamıyorum,gelmeyeyim.”, gelmeyecek ya!. Peki gelse ne olur?. Gelse sosyal sorumluluk paylaşılmış olur. Benzeri sosyal sorumluluk projelerine ilgi kardeşlik duygusunu geliştirir, birlikte başarma ahlakını geliştirir. Hem her şeyi Devletten ve rical-i Devletten beklemeyi aza indirir. Her nimetin bir geri dönüşü olmamalı mı? Neyse, şair’in dediği gibi “ uzun ettin kısa kes” dedirtmeden konuyu sonlandıralım. Hem anlayan ya da anlamak isteyen anlamıştır. Fazlası söz israfıdır. Ancak bu konuda israf da olsa çözüm ve çare adına ne söylense hakdır. Aslında, “Ben o nağmeden müteheyyicim ki,yoktur ihtimali terennümüm. Ağlarım ağlatamam,hissederim söyleyemem. Dili bağlı gönlümün ondan çok bîzarım.” diyen o güzel insanın dediklerini sadece “ Ben o dertten muzdaribim ki, …” şeklinde değiştirdiğimizde maksat anlaşılır. Son söz, karar  makamında bulunan bazılarına; aldığınız karar, ya dünyalarını apaydın hale getiriyor bu güzel insanların ya da karartıyor; ne olur biraz dikkat ve biraz ! Bugünlük bu kadar.

Bu haber toplam 1129 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.