1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. Ne yapıyorlar bu insanlar?
Ne yapıyorlar bu insanlar?

Ne yapıyorlar bu insanlar?

Ne yapıyorlar bu insanlar? Ne yapmak istiyorlar anlamak mümkün değil. Son birkaç gündür televizyonlarda yapılan tartışma (!) lardan ve bunları başlatıp ısrarla sürdürmeye çalışanlardan bahsediyorum.

A+A-

Ne yapıyorlar bu insanlar?.. Ne yapmak istiyorlar anlamak mümkün değil. Son birkaç gündür televizyonlarda yapılan tartışma (!) lardan ve bunları başlatıp ısrarla sürdürmeye çalışanlardan bahsediyorum. Yaptıkları ne kadar bilimsel ve ne kadar ilim adamına yakışır vakar ve olgunlukta  anlamak mümkün değil. Ne tenkid adabı var, ne müzakere usulü. Bağırıp çağırıyor yada başı sonu açıklamaya muhtaç muğlak ifadelerle kafa karıştırıyorlar. Konu da, olabildiğince ciddî ve hassas. İnanç değerler üzerinde yapılan tartışma ve müzakerelerde usul ve  üslub bu mu olmalı. Ne olur biraz insaf etse, ilmî vakar ve hassasiyetle yapsalar da bu müzakere ve tartışmaları, istifade etsek.

Tartışma,müzakere ve tankid, hemen her meselede daha doğruyu,daha iyiyi ve güzeli yakalamanın önemli bir vesilesidir. Bir anlamda ideali bulma adına istikametli yürümedir müzakere ve tartışma. Ama bazıları bunu şöhret için,ikbal ve istikbal hesapları ile ve biraz da üstünlük taslarcasına yapıyor gibi. Ya damara dokunduruyor yada tahkir edici üslublarıyla karşıyı tahrik ediyorlar. Yumuşak bir üslup ve yapıcı bir tavırla yapılsa daha faydalı olmaz mı!. Hatırlı kimseler, sözü yara açmayacak ve kanatmayacak biçimde söylerler. Konu da hatırı sayılır bir konuysa hatırlı kimseler gibi davranmak gerekmez mi!.. Ama olmuyor işte, bazıları ısrarla kafa kırarcasına ve göz çıkarırcasına tartışıyor. Halbuki tartışma ve müzakerede bir usul bir adap olmalı.

Önce,tartışma ve müzakerede sınırları tartışılan konuda tutmayı becermeli. Eksen kaydırarak ve talî sapmalarla kafa karıştırmamalı. Biri teravih diyor,diğeri adına ne derseniz deyin... Biri şu kadar rekat da olabilir diyor,diğeri böyle bir namaz yok diyor. Yada bilmem ne. Bir gerilim ve bir laf kalabalığıdır gidiyor. Evet,bir tartışma yada müzakerede gerilim olabilir, taraflar birbirlerine tamamen zıt fikirler savunabilir. Ama hem konunun hassasiyeti hem de tartışanların hatırlı kişiler olması  belli bir seviyeyi gerektirmemeli mi? Her zaman böyle yapılmalı ama özellikle şu ramazan ayında, konuları saptırmadan, ilgisiz alanlar çekmeden ve muhatabında yada dinleyenlerde yara açmayacak biçimde bir üslubla yapılsa bu tartışmalar daha doğru olmaz mı?.. Elbette doğrusu budur. Tabi nefis bıraksa.      Hem sonra,neden hep belli zamanlarda ve hep aynı isimler etrafında olur bu döngü?. Gerçekten bir yanlış anlama ve uygulama varsa neden her yıl belli günlerde başa dönülür ve tekrarlanır da, sonra sus pus olunur?. Elbette bunda mutlaka bir art niyet var denemez. Ama daha geride on bir ay var,neden bu ve benzeri konular ilmî müzakere ortamlarında tartışılıp doğru cevapları verilmez? Hem zaman geniştir hem tartışmayı yapabilecek ilim ehli daha müsaittir. Yıl içinde otoriteler bir araya gelip neden cevap aramazlar sorunlara? Kameralar olmadığı için mi acaba?. Sui zan edip eleştirdiklerimizin durumuna düşmeyelim ama bazıları medyanın olmadığı ve kameraların çalışmadığı ortamları pek sevmiyor gibi. Yoksa Ülkemizin hemen her şehrinde ilim sohbetleri yapılabilir ve konular oralarda doğru cevabını bulabilir.  Öyle birkaç güne sıkıştırıp yorulmalarına da gerek yok. Hem bu uzun günlerde oruç tutacaklar hem de ciddî ciddî konuları tartışacaklar tam da iftar vakti,yazık değil mi?. Bu tartışmaları yıl içinde yapsalar da, ramazan ay’ında rahat rahat oruç tutsalar daha doğru olmaz mı?! Hem bir yanlış yapılmış olsa bile düzeltme imkanı kalır zaman açısından.

Ne dersiniz?!

Bu haber toplam 915 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.