1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. Necmettin Çobanoğlu'yla Umuda Yolculuk
Necmettin Çobanoğlu'yla Umuda Yolculuk

Necmettin Çobanoğlu'yla Umuda Yolculuk

Şiir Mümin Salt'ın “Hasbihal” adlı kitabından (Kumsaati Yayınları); “derin duygularla örülü”: “Şadırvanla hıçkırık selvide hüzün Bülbüle dair sevdalar çiçeklenir Gecenin seyrek saçlarında ve

A+A-

Şiir Mümin Salt'ın “Hasbihal” adlı kitabından (Kumsaati Yayınları); “derin duygularla örülü”:

“Şadırvanla hıçkırık selvide hüzün

Bülbüle dair sevdalar çiçeklenir

Gecenin seyrek saçlarında ve güzün

Buruk bir tebessüm ıssıza eklenir

Şadırvanda hıçkırık selvide hüzün”

Antalya Film Festivali'nde “sinemaya emeği geçenler” kategorisinde bir ödül de Necmettin

Çobanoğlu'na verildi.

Çobanoğlu 57 yaşında ve kelimenin tam anlamıyla bir sinema emekçisi.

Erzincan kökenli

Sinemaya 1967'de ofis boy olarak adım attı ve yıllarca “set” te çalıştı.

Ardından dublörlük yaptı.

Bazen prodüksiyon görevlisi olarak çalıştı.

1980'de Sine – Sen yöneticisi oldu.

12 Eylül'de yargılandı.

1981'de senaryosunu Yılmaz Güney'in yazdığı “YOL” filminde aktör olarak rol aldı.

TRT'de yayınlanan ve senaryosunu Atilla İlhan'ın yazdığı “KARTALLAR YÜKSEK UÇAR”

dizisinde Sadri Alışık'la birlikte oynadı.

Bunu “YALANCI DÜNYA” ve “YARIN ARTIK BUGÜNDÜR” dizileri izledi.

1989’da “UMUDA YOLCULUK” filmiyle uluslararası sinema festivallerine tuğrasını bastı.

“KATIRCILAR” ile “KAN ve YARA” sosyolojik derinliği olan filmleriydi Çobanoğlu'nun

hayata ve insana dair her konuya, alın teri, göz nuru, kol ve beyin gücü ekseninde yaklaşan “hümanist” bir sanatsal tavır sergiledi.

12 Eylül'de başlayan yargılanması 1992'de beraat ile sonuçlandı.

Sine – Sen Genel Başkanı seçildi.

1999'da bu görevinden istifa etti.

Bir ara ÖDP'den milletvekili adayı oldu.

Herhalde en çarpıcı filmi, Maraş'tan Avrupa'ya ilticayı konu edinen ve sosyal yönü ağır basan

“Umuda Yolculuk”'tu

Şifanur Şeyma Yurtlu'nun bu adla bir şiiri yayınlandı.

“ Umuda Yolculuk

Güneş doğmak için beklemez mi sabahı

Toprak tohum vermek için yağmuru

Yıldızlar da parlamak için geceyi

İnsanın güzel günleri beklediği gibi

Her yeni bir çiçek açmaz mı

Solup sararan çiçeğe inat

Her gün bir fidan dikilmez mi

Devrilen asırlık ağaca inat

Ölüm de bir umut değil midir

Tıpkı doğum gibi

Gece ile gündüz ayrılır mı hiç

İnsanla umudun ayrılmadığı gibi

Yaşam umutla güzeldir

Doğa umutla, insan umutla...

Umut nerede yaşam orada

Yaşanmaz ki umut olmadan da...”

Çobanoğlu'na bu ödülle gecikmiş bir hakkı teslim edildi.

Yürekten kutlarız.

Bu haber toplam 940 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.