1. YAZARLAR

  2. İsmet ÇİĞİT

  3. Neden bu kadar gizleniyorlar?
İsmet ÇİĞİT

İsmet ÇİĞİT

Yazarın Tüm Yazıları >

Neden bu kadar gizleniyorlar?

A+A-

Türkiye’de yeni bir siyasi harekete ihtiyaç var. Zaten aylardır bu siyasi hareket de konuşuluyor, tartışılıyor. MHP’den kopan İzmit Gündoğdu’lu Meral Akşener, siyasetin merkezinde yeni bir parti kuruyor.

Meral Abla’nın partisi, çok büyük olasılıkla haftaya bugün 25 Ekim’de gün yüzüne çıkacak. Partinin adı, amblemi,  kurucuları, programı ve söylemlerinin ana hatları belli olacak.

Meral Akşener liderliğinde kurulacak yeni siyasi parti, kimilerine göre ancak % 5, kimilerine göre % 30 oy potansiyeli üzerinden yola çıkıyor. Türkiye genelindeki durum hakkında bir yorum yapamayız. Ama bu partinin özellikle ilimizde, İzmit’te çok heyecanla beklendiğini söyleyebiliriz. Çünkü partinin lideri buralı. Gündoğdu’lu.

………………….

Her sabah yazı işleri toplantısında Haber Müdürü Murat Yoldaş’a, “Murat Meral Abla’nın partisinin üzerine gidelim. İlimizdeki kurucusu kim olacak? Kurucu il yönetiminde kimler yer alacak? Bunları öğrenelim” diyorum. Murat Yoldaş, bu konularda bizim ilimizde en iyi, en doğru haberi alan gazetecidir. O da her gün, “Abi aklıma gelen herkesle görüştüm. Kimse ortaya çıkamıyor. Herkes kendisini saklıyor” diye durumu anlatıyor.

Meral Akşener’in partisi ortaya çıkınca, Türkiye’de siyasetin rengi değişecek. 2001’de AK Parti’nin kuruluşundaki kadar büyük bir heyecan rüzgarı esmese de, siyasette gündem değişecek. Çünkü bu yeni partinin içinde, ağırlıklı olarak MHP’den kopanların yanında, AK Parti’den dışlananlar, eski Demokratlar, hatta CHP’den umudunu kesmiş CHP’liler yer alacaklar.

Ama partinin açıklanmasına, ortaya çıkmasına bir hafta kalmış, bizim ilimizde herkes kendini saklıyor. İktidarın hışmından mı korkuyorlar? Yeni partiye yeterince güvenmiyor da, “Ortada kalırız” diye mi korkuyorlar? Anlamadım, gitti.

AK Parti 2001 yılında kurulurken, Nihat Ergün’ün partinin ilimizdeki kurucusu olacağı belliydi. Nihat Ergün temas yapıyor, pek çok insan gönüllü olarak kurucular arasında yer almak için can atıyordu. Ama Meral Abla’nın partisi için durum pek öyle gözükmüyor. Aslında bu yeni partinin ilimizdeki ayağında yer alacağı bilinen insanlar var. Ama kendileri doğrulamıyorlar. Kendileri ortaya çıkıp, “Evet, ben Meral Hanım’la birlikte yürüyeceğim” demiyorlar. Bu da gerçekten ilginç bir durum. Neyse, şunun şurasında bir hafta zaman kaldı. Elbette iyin rengi belli olacak. Ben en çok AK Parti’den kimler kopacak da gidecek, bunu merak ediyorum.

Balık Pazarı’nda bir de küçük lokanta olmalı

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, İzmit’in yeni Balık Pazarı için yer hazırken aylarca gecikince, “Her halde muhteşem bir proje hazırlıyorlar” diye düşünmüştüm. İzmit’in yeni Balık Pazarı ile ilgili proje ortaya çıktı. 31 Ekim’de ihale yapılacak, 180 gün içinde yeni Balık Pazarı tamamlanmış olacak.

Doğrusu, yeni Balık Pazarı projesini görünce hayal kırıklığına uğradım. Her biri 70 metrekarelik 7 tane dükkan yapılıyor.  Bir de 50 metrekarelik umumi hela.

Balık Pazarı içinde yeşillik, limon, salatalık, kırmızı soğan, domates falan satan küçük manav dükkanları olmalı. Projede gözükmüyor. Ayrıca İzmit kültüründe balık pazarı için olmazsa olmaz vardır: Küçük bir lokanta.

Bizim gençliğimizde Balık Pazarı bugün Belsa’nın bulunduğu eski Hal içindeydi. Pis bir havuzun ortada durduğu etrafında balıkçı dükkanlarının bulunduğu bir alandı. En dipte, köşede çok salaş bir de lokanta vardı. Balık Pazarı’nda gözünüzün tuttuğu balık gözünüzün önünde temizlenir, bu küçük dükkanda kızgın yağa veya ızgaraya atılıp pişirilir, üzerine gazete kağıdı yayılı salaş masalardaki müşteriye tazecik ekmekle ve yanında kuru soğanla sunulurdu. İçki falan yok. Balık ve fanta. Balık ve kola. Balık ve su.

Sonra Belsa yapılacak diye Balık Pazarı boşaltıldı, Halkevi’nin oraya bugünkü yerine taşındı. Yer yoktu ama sektör kendine yer açmıştı. Orada da bir küçük lokanta vardı. Oturacak yer bulamazdınız. Aileler akın ederdi.

Şimdi yeni Balık Pazarı yapıyoruz. Diyeceksiniz ki, biraz yürü. Sol tarafta Marina’ya bağlı tekne lokantalar var. Sağ tarafta 6 tane balıkçı restaurantı var. Olsun. Benim dediğim öyle kalamar, karides, ahtapot falan veren, içkili lokanta dağıl.

Taze balığı gözünüzün önünde temizleyip ocağa atan, yanında bol yeşillikli bir salata ile gazete kaplı masaya sunan salaş Balık Pazarı lokantası. Balığın arkasından kuru soğanı yerken, gazete kağıdı üzerine döktüğünüz bir tutam tuza batıracaksınız.

Görürsünüz. Yeni Balık Pazarı bittikten sonra reklamalar yapılacak. Manav dükkanı olacak. Ya da balık pazarı önünde birileri sebze, salata malzemesi, limon satan sergi açacak. Yine görürsünüz. 70 metrekarelik dükkanının bir bölümünü küçük bir balık pişirme yeri haline dönüştürenler olacak. Bu bir kültür. Balık Pazarı’nda balık yeme kültürü. İzmit’e özgün. Gerektiğinde balıkçı dükkanı sahibi, müşterisine balığını pişirip, folyo ambalaja koyup verecek, evine gönderecek.

Hazır yerimiz müsait. Hazır sıfırdan yeni bir balık pazarı yapıyoruz. Bu şehre AK Partili yöneticilerin verdiği “Deniz Mahsulleri AVM” sözü var. Neden böyle kutu gibi 7 tane dükkandan oluşan bir Balık Pazarı yapıyoruz? Daha görkemli, daha güzel, daha işlevsel, İzmit’e, balık şehrine yakışır bir Balık Pazarı yapmalıyız.

Bisikletli muhtarlar

İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan’ı pek çok konuda kutlamak lazım. Doğan’ın en güzel yaptığı işlerden biri de İzmit’te bisiklet kullanımını yaygınlaştırma çabalarıdır. Bugüne kadar binlerce öğrenciye, öğretmene gıcır gıcır bisiklet dağıtan Doğan, son olarak geçen hafta sonu Muhtarlar Günü’nde ilimizdeki 474 muhtarın her birine birer bisiklet hediye etti.

Bu bisikletler, muhtarların şahsından çok tüzel kişiliğine verilmiş birer demirbaştır. Bu şehirde muhtarlara gerçekten çok fazla saygı ve itibar gösteriliyor. Ama her muhtarın, işini çok iyi yaptığı söylenemez. Vatandaşlara tebligat için gelen evraklar muhtar bürolarında yığılıyor. Vatandaş bir işi için muhtarlık ofisine gitse, genellikle muhtarı yerinde bulamıyor. Seçim dönemlerinde sandık seçmen kağıtları doğru dürüst adreslere dağıtılmıyor.

Artık muhtarların birer hizmet arabası, birer makam arabası yok ama en azından altlarında birer bisiklet var. Bu bisikletleri de umarım halka daha iyi, daha hızlı hizmet için kullanırlar. Muhtarların işinin sadece il protokolünün, belediye başkanlarının davetlerine katılmak olmadığını hatırlarlar.

DUVAR YAZISI

Kerkük’ü biz alır, Türk

Bayrağı çekeriz diye

bekliyordum. Irak hükümeti

elini bizden çabuk tuttu.

Bu yazı toplam 2546 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.