1. HABERLER

  2. MEKTUP

  3. Nefret hissini içimizden atmalıyız
Nefret hissini içimizden atmalıyız

Nefret hissini içimizden atmalıyız

Ulusça büyük acılar yaşıyoruz. Yaşadığımız her büyük acı ile birlikte, ülkemizin geleceği için kaygılarımız artıyor..

A+A-

Çok büyük bir ulusuz biz.. Elbette içimizde farklı düşünenler olacaktır. Elbette her olaya aynı açıdan bakmayacak, elbette her yaşanan olayı aynı şekilde değerlendirmeyeceğiz.
Ama nefret?... İşte bu çok tehlikeli ve çok gereksiz.. Üstelik çok tehlikeli..
Bu ülkeyi teröristler bölemezler. Bu ülkeyi emperyalist güçler iç savaşa götüremezler. Ne yaparlarsa yapsınlar.. Hepimizi bomba ile havaya uçursalar, paramızı tam anlamıyla pul yapsalar da, bu vatanı parçalamayı da, bu millete birbirini kırdırmayı da başaramazlar. Ama biz, birbirimizden nefret etmeye başlarsak, biz birbirimize tahammülsüzlük göstermeye başlarsak, işte o zaman biteriz.
Bir AK Partili, CHP için “Terör örgütü” diyebiliyor..
Bir CHP’li olup biten her şeyin AK Parti’nin senaryosu olduğunu söyleyebiliyor..
Gazeteler, televizyonlar üzerinde büyük baskı var, elbette otokontrol var ama sosyal medya çıldırmış..
Bir öğretmen, ilkokul çocuklarının eline  idamı sembolize eden ilmek verip, fotoğraf çekiyor..
Birileri bütün Alevilere, birileri bütün Kürtlere çok ağır hakaretler ediyor.. Bu mesajları, bu paylaşımları birileri tüm gücüyle alkışlayıp; destek veriyor.. Başkaları, en ağır hakaretler ve tehditler yapıyor. Sosyal medya üzerinden Türkiye’de insanların birbirine karşı nefreti körükleniyor..
Bu gidişin patlayan terör bombalarından daha tehlikeli ve daha öldürücü olduğunu düşünüyorum. Nefret hissini içimizden silip atmalıyız. İnsanların dini, mezhebi, siyasi görüşü, yaşam biçimi tamamen kendisini ilgilendiren bir şeydir. İnsanlar birbirlerini insan oldukları için sevip, saymak zorundadır. Suç işleyen, toplum düzenini bozan varsa, devletin mekanizmaları vardır. Hukuk vardır. Suçun cezası hukuk içinde verilir.
Siyasi görüşler açısından bölünmüş olmak, siyaseten farklı düşünüyor olmak tehlikeli değildir. Hatta son derece normaldir ve insanidir. Siyaseten farklı görüşlerde olmamız, ülke için demokrasi için tehlike veya risk değil, tam tersine sağlıklı bir demokrasinin işaretidir. Ama  kişisel, mezhepsel, ırksal nefret ;işte bu kabul edilemezdir.. Nefret suçunu açıkça işleyenlerden bile nefret etmemeyi öğrenmek zorundayız. İçimizde sevgi çiçeklerini büyütmemiz gerekiyor. Siyaseten bölünmüş olmanın çok fazla zararı ve tahrip etkisi olmaz. Zamanı gelince gideriz seçim sandığına, siyasi tercihimizi ortaya koyarız. Ama birbirimizden giderek daha fazla nefret eder, birbirimizi yok etmeyi amaçlar hale gelirsek, işte o zaman bu işlerin altından kalkamaz, bu ülkeyi hak ettiği yerlere getiremeyiz. Bu ülkeyi demokrasi içinde, hukuk içinde, birlik içinde tutmak adına canlarını veren şehitlerimize de en büyük kötülüğü yapmış oluruz.

Yanlıştan dönüleceğini umuyorum
Bu yıl, “Kış saati uygulamasına geçilmeyeceği, Türkiye’de yaz saatinin kalıcı olacağı” açıklanınca, ilk isyan eden, bu kararın çok yanlış olacağını yazıp çizen kişilerden biri olmuştum.
Türkiye’nin 30 Ekim itibariyle saatlerini geri alması gerekiyordu. Böylelikle, yeniden Türkiye Saati, bizim ilimizden geçtiği var sayılan 30 numaralı meridyene göre hesaplanacaktı. Günler uzayıp, havalar ısınınca Mart ayında yeniden yaz saatine geçilecekti.
Ama karar uygulandı. Şimdi, Aralık ayı. 21 Aralık’a kadar günler kısalmaya, geceler uzamaya devam edecek. Havalar buz gibi. Minicik öğrenciler, çalışan insanlar sabah karanlıkta evlerinden çıkmak zorunda kalıyorlar. Bu nedenle kazalar arttı. Çocuklar arasında hastalık oranı yükseldi. Sabah karanlıkta, buz gibi havada evlerinden çıkan çocuklar ve çalışanlar, akşam yine zifiri karanlıkta evlerine dönüyorlar.
Saatleri geri almamanın tek olumsuz etkisi bu olmadı. Avrupa ile uzaklaştık. Ticaret, ihracat etkilendi. Yani, neresinden baksanız, bu iş hiçbir fayda sağlamadı, tam tersine pek çok yeni sıkıntıya neden oldu.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, şikayetlerin artması üzerine konuyu yeniden kapsamlı şekilde değerlendirme kararı almış. Üstelik bu uygulama denildiği gibi bir enerji tasarrufu da sağlamadı. Hatta bence tam tersine, daha fazla elektrik ve gaz tüketilmesine neden oluyor. Yapılacak değerlendirmelerin ardından bu büyük yanlıştan gelecek yıl Ekim ayında dönüleceğini tahmin ediyorum. Yeniden yazın yaz saati, kışın kış saati uygulamasının normal olacağı görülecektir diye düşünüyorum. Bu yıl bir deneme oldu. Sonuçlar ortada. Kışın saatleri geriye almamak ülkenin batısında yaşayan herkes için çok büyük, gereksiz ve faydasız bir saçmalık olmuştur.

Dış politikada iki önemli gelişme

Son dönemlerde dış politikada da ülkemiz açısından arka arkaya olumsuz kararlar çıkıyordu. Önceki gün, iki önemli ve ülkemiz açısından sevindirici gelişme yaşandı.
Birincisi Avrupa Birliği’nde liderler, Avusturya dışında Türkiye’yi feda edemeyeceklerini gösterdiler.  Avusturya, Türkiye ile görüşmelerin tamamen dondurulmasını istedi. Avrupa’nın diğer ülkeleri Avusturya’nın bu kararını değiştiremediler ama en azından kendileri onlara uymadılar. AB ile ilişkiler elbette normale girmiyor. Ama en azından Avrupa ile Türkiye’nin ipleri kopmuyor. Bu önemli bir gelişme.
İkinci önemli dış politika zaferi, Suriye’nin Halep kentinde geçici ateşkesin sağlanmış olmasıdır. Türkiye bu konuda ağırlığını koydu. İç savaşın devam ettiği Suriye’de Esad güçleri ile Ruslar birlikte harekete geçmiş, Halep’te acımasız bir katliam yapmaya başlamışlardı. Türkiye ağırlığını koydu. Birleşmiş Milletler’in yapamadığını yaptı, geçici ateşkesin öncüsü oldu. Bu süreçte, Halep’ten hiç değilse masum siviller, çocuklar kurtarılacak.
Türkiye gerçekten güçlüyse, Türkiye bu gücünü içeride değil, böyle dış politika konularında, insanlık adına kullanmalıdır. Halep’te geçici ateşkesin Türk hükümetinin girişimleri ile sağlanmış olmasından bu ülkenin bir vatandaşı olarak gurur duydum.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.