1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. New York Valisi'ne kesilen ceza
New York Valisi'ne kesilen ceza

New York Valisi'ne kesilen ceza

Bazı haberleri okuyup duydukça “Ya biz bu dünyaya ait değiliz, ya da bu Batılılar uzaylı” diye düşünmeden yapamıyorum. David Paterson ABD'nin New York eyaletinin Valisi. 2006 yılında yüzde

A+A-

Bazı haberleri okuyup duydukça “Ya biz bu dünyaya ait değiliz, ya da bu Batılılar uzaylı” diye düşünmeden yapamıyorum.

David Paterson ABD'nin New York eyaletinin Valisi. 2006 yılında yüzde 69 oy oranıyla seçimi kazandı. Bu yıl Kasım ayında yapılan seçimlere katılmadı. Görevini önümüzdeki günlerde kendisi gibi Demokrat Partili Cuomu'ya devredecek.

David Paterson, henüz üç aylıkken geçirdiği bir hastalık nedeniyle görme engelli. Ancak son derece başarılı, sevilen bir siyasetçi.

Gözleri görmemesine rağmen beyzbol meraklısı olarak bilinen New York Valisi, geçen yıl Beyzbol liginin final maçı için beş tene bedava bileti kabul etmekten suçlu bulundu. Paterson, kendisine hediye edilen beş biletle, iki başkan yardımcısı, bir arkadaşını ve arkadaşının oğlunu da yanına alıp locadan final maçını izlemiş. Etik Kurul Vali'nin final maçı için kendisine ücretsiz verilen loca biletlerini kabul etmesini sakıncalı bulmuş. Bu durumu soruşturmakla görevlendirilen adli komisyon, “Eyalet başkanı, törensel bir anlamla final maçını izlemeye gidebilir. Ama yanında arkadaşını, arkadaşının oğlunu götürmesi, bu biletlerin bedelinin ödenmemesi suçtur” kararına varmış.

New York'un görme engelli Eyalet Başkanına beş bedava maç biletini kabul edip, kullandığı için 62. 125 Dolar (Yaklaşık 100 bin TL) para cezası verilmiş.

Biz buralarda, aman Vali, Belediye Başkanı Kocaelispor'un maçına gelsin diye çırpınıyoruz. Hani Başkan Karaosmanoğlu maça gelse, üste bir de para vermeye razıyız.

Türkiye'de emekli komutanlar, eski milletvekilleri bile maçlara bedava girer, Şeref Tribününün en ön sırasında kurulup izlerler. ABD'de New York eyalet valisi, beyzbol maçı için bedava beş bileti hediye kabul etmekten suçlu bulunuyor, cezaya çarptırılıyor...

Aradaki fark sizi de şaşırtmıyor mu?

İyi dans ediyor ama yüzemiyor

Türkiye'de yüzme sporu üzerinden yapılan istismarı yıllardır büyük üzüntü ve tepki ile izlerim. Türkiye'nin yüzme alanında Derya Büyükuncu adında bir milli sporcusu var. Bu sporcu daha çocukken dikkati çekti. Türkiye'nin yüzme otoriteleri, Derya Büyükuncu'nun dünyanın en büyük yüzücüsü olacağını, büyüyünce dünya rekorlarını alt üst edeceğini, Türkiye'ye büyük prestij kazandıracağını söylediler.

Devlet, Derya Büyükuncu'ya büyük yatırım yaptı. ABD'ye gönderdi. Çocukluğundan beri dünyanın neresinde bir yarışma olsa, Derya Büyükuncu milli sporcu olarak katıldı. Derya Büyükuncu'nun bugüne kadar uluslararası bir yarışmada madalya kazandığını ben hiç duymadım. Bırakın madalya kazanmayı, pek çok önemli uluslararası yarışmada bu sporcumuz elemeleri geçip, finallere bile katılamadı.

Ama Türkiye 35 yaşındaki Büyükuncu'yu hâlâ bütün önemli yarışlara gönderiyor. Dubai'de devam eden Dünya Kısa Kulvar Yüzme Yarışmalarına da Büyükuncu ülkemizin temsilcisi olarak katıldı.

Büyükuncu bu arada Show TV'de Acun Ilıcalı'nın yapımcısı olduğu “Yok Böyle Dans” isimli dans programında da yarışıyor. Partneriyle dans ediyor, puan alıp, birinci olmaya çalışıyor. Derya Büyükuncu dans pistinde gayet başarılı.

Ancak geçen hafta bu dans yarışmasındaki programı yüzünden, Dubai'de katılacağı yarışmaya geç kalmış. Son anda havuza ulaşmış, ısınma fırsatı bile bulamadan havuza girmiş. Daha eleme yarışması. Büyükuncu, en iyi olduğu dalda, elemede 13 ncü olup, elenmiş.

Bir milli sporcu düşünün ki, devlet onun için onbinlerce dolar harcamış. Milli formayı vermiş. Artık kariyerinin son dönemlerinde Dünya Şampiyonasında yine ülkesini temsil edecek. Ama dans yarışması yüzünden yarışmaya geç kalıyor. Antrenman yapmıyor, ısınamıyor. Dans yarışmasında boy gösterdiği için elemede 13 ncü oluyor.

Türkiye'nin yüzme alanında hep aynı sporculara yıllardır boşuna harcadığı paraları gözden geçirmesi, hesap sorması gerekiyor.

Kim bilir ne dramlar yaşanıyor

Dün bu gazetenin 11 nci sayfasında, ikisi de Kocaeli 4 ncü İcra Müdürlüğü tarafından verilmiş, aynı boyutlarda yan yana iki resmi ilan vardı. İçeriklerini okurken, içim burkuldu.

Birinci ilanda İzmit Kadıköy Mahallesi Bağdat Caddesi'nde iflas edip kapanan bir işyerindeki 42 kalem mağaza malının toplam 104. 450 TL muhammen bedelle icra tarafından satışa çıkartıldığı açıklanıyordu.

Yanındaki ikinci resmi ilanda ise yine 4 ncü İcra Dairesi Ziya Gökalp Caddesi 1 nci Selahattin Mutlu Sokak'ta yine battığı için kapanan bir işyerine ait 18 kalem mağaza eşyasının icra yoluyla toplam 31. 700 TL muhammen bedelle satışa çıkartıldığı duyuruluyordu.

İcra Dairesi tarafından mallarına el konulan, haraç mezat satışa çıkartılan bu iki işyerinde de kim bilir ne emekler vardı. Ne umutlar vardı. Borç batağı, işlerin durgunluğu, iki işyerinin daha kapanmasına neden olmuş. Mallar satılacak ama büyük olasılıkla borçlar yine kapanmayacak...

Kim bilir kaç kişi daha işsiz kaldı bu iki mağazanın kapanmasından.

Kim bilir sahipleri, yakınları ne hâle düştüler?..

Son zamanlarda o kadar çok insan benzer sıkıntıları yaşıyor ki, artık pek göze bile batmıyor

Bu haber toplam 1122 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.