1. YAZARLAR

  2. Adem TURGUT

  3. O çınarlardan biri bir kişinin üzerine devrilirse ne yapacaksınız
Adem TURGUT

Adem TURGUT

Yazarın Tüm Yazıları >

O çınarlardan biri bir kişinin üzerine devrilirse ne yapacaksınız

A+A-

Aslında anlamsız polemiklere hiç bulaşmak niyetinde değilim. Mesleğime, meslektaşlara, kendime duyduğum saygı nedeniyle kabul edilebilir sınırlardaki her eleştiriye de saygım var; “Demek ki onun penceresinden böyle görünüyordiye düşünürüm. Hatta sıkça empati yapıp alınabilecek dersleri almaya çalışırım.

Ama bazen öyle saçma sapan şeyler görüyor, okuyor ve duyuyorum ki “pes” artık diyorum. Sessiz kalmak kabul etmek anlamına geleceği için yazmak istiyorum.

ÖZGÜR KOCAELİ SADECE HABERCİLİK YAPIYOR

Özgür Kocaeli için alt alta söylenebilecek, üç tespit var:

Bir- Medyanın amiral gemisi

İki- Bu kentin referans gazetesi, bu kentin güvendiği gazete…

Üç- Özgür Kocaeli bir kent gazetesi… Kelimenin tam anlamıyla kent gazetesi…

Buna uygun gazetecilik yapıyoruz. Cemalettin Öztürk önderliğinde sahadaki ekibimiz fark yaratabilmek adına gece gündüz çalışıyor. Ve bu sayede sıkça yaptığımız gibi son iki günde kent gazetesine yakışır manşetler yaptık. Salı günü Halk Ekmek projesinin 7 ilçedeki satış noktalarını tüm detaylarıyla yazdık. Pazartesi ise 33 anıt çınar ile ilgili Anıtlar Yüksek Kurulu’nun kesilmeli kararını kente duyurduk.

Bu haberler ile ilgili bilgileri almak hiç de kolay olmadı. Süriye Çatak Tek günlerdir takip ediyor ve sağlıklı bilgi için didinip duruyordu.

Bu kentin yöneticilerinde ne yazık ki olumsuz bir tavır gelişti. Sahada gayret gösteren gazeteciye prim vermiyorlar. Çok sayıda gazete ve haber sitesi olmasından dolayı ya hiç bilgi vermeme ya da herkese aynı bilgiyi verme eğilimi oluştu. Ama haber için alın teri dökenler yok sayılıyor. Buna cidden kızgınım. Çalışan çabalayanlar ile yerinde oturup armut piş diye haberi bekleyenler aynı kefeye konmamalı. Uzatmayalım, bu iki haberde de ciddi emek var. Ama ‘ses’leri pek çıkmayanlar, haberlerin bize altın tepside sunulduğunu yapılanın da yalakalık olduğunu yazmışlar. Bu güne kadar hiç saygısızlık yapmadım. Ama bize saygısızlık yapılmasına da sessiz kalamam.

İşinize bakın! Oturup öğle saatinde içmeye başlayacağınıza gidin haberi bulun alın. Her haberde olduğu gibi bu iki haber de bilgi vermek istemeyen bürokrasiye rağmen sadece kent bilgilensin diye aslanın midesinden çıkarılıp alınmıştır.

MAALESEF ÇINARLAR BU DURUMDA

Gelelim çınarlara…

Beyefendiler çınarlar kesilmesin buyurmuşlar.

Öncelikle söyleyeyim, oğlunun adını sırf İzmit ile özdeşleşsin diye Çınar koymuş bir gazeteci olarak çınarların kesilecek olmasından ben de çok üzgünüm. Bence çok daha uzun yaşayabilecek çınarların neden bu kadar kısa zamanda ömrünü tamamladığını iyi araştırmak lazım. Dikildiklerinden bu yana yapılan yanlış budama nedeniyle mantara karşı dirençsiz kaldığı yönünde iddialar duydum, ne derece doğrudur bilemem. Ama varsa böyle bir yanlış bakılmalı. Bundan sonra yapılmamalı.

Çınarların yerine de muhakkak yeniden çınar dikilmeli. Büyükşehirin bu konuda net bir tavrı var, yine o noktalarda çınarlar filiz verecek.

Ama üzülerek söylüyorum o çınarlar artık kesilmeli.  “Kesilmesin” deme kolaycılığı ve duygusallığının sorumluluğu çok ağırdır.

Hatırlayın kaç çınar tehlikeli bir şekilde devrildi. 33 çınar kesilmezse patır patır Yürüyüş Yolu’nda kafamıza düşecek- düşebilir. Ölüme varan kazalar olmayacağını kim garanti edebilir? Bir kişiye bile bir şey olursa, kesmeyin diye atıp tutanlar ne yapacak? Bunun vebalini ödeyebilirler mi?

Bol kepçeden atıyorlar.

TAHİR HOCAYA BÜYÜK HAKSIZLIK YAPILIYOR

Tabi asıl mesele çınar ağacı da değil: Tahir Büyükakın

Dönüp dolaşıp lafı Tahir Hocaya getiriyorlar.

Ağaç düşmanlığından yola çıkıp Halkevi’ni yıkma senaryolarına varan bir hezeyan ile yazıyorlar. Ağaç kesiminin altında AK Partili esnafın dükkanın önünün açılacağı yalanına kadar sözü vardırıyorlar.

Vah vah! Bu neyin kafası?

Çok üzülüyorum. Her platformda saygımı ve sevgimi korumak için çaba sarf ettiğim meslek büyüklerinin öfke içinde, komplo teorileriyle buluşmuş olmasına çok üzülüyorum. Son liman tartışmasında saldırdıkları iş adamı Vefa İbrahim Aracı’nın şahsına yönelik sert sözlerini bu gazeteden bizzat ben çıkarttım. Sadece saygı ve sevgi korunsun diye. Ama nafile konuştuğumu ve davrandığımı da biliyorum. Gazetesinde düne kadar birlikte gazete kurmak istediği saygın iş adamı Sinan Saral’a her türlü saldırı yapılırken ses çıkarmamasından da belli ki hiç kimse ile hukukuna saygısı kalmamış. Tahir Büyükakın da düşmanlar içinde başköşeye oturtulmuş.

Yazık, tüm inandırıcılıkları bitiyor.

İKTİDAR OLSALAR BÖYLE YAPABİLİRLER Mİ?

Tabi bu süreçte konuşulması gereken bir mesele daha var: Muhaliflerin muhalefet etme tarzı…

Çünkü bu çarpık gazetecilik bakışının beslendiği zeminlerden biri muhalefetin popülizm içinde sadece halka şirin görünme dışında bir sorumluluk hissetmemesi.

Bakın hep yazıyorum. Biz Doğulu bir toplumuz. Bilgiden önce duygularımızı öne alırız. Bir meseleyi değerlendirirken de umutlarımız ve korkularımız üzerinden refleksler veririz.

İlimizde çöp deponi alanı, Kortaş iskelesi ve Makineciler Sanayi Sitesi gibi konular hep duyguların beslediği komplo teorileri üzerinden konuşuldu. Bilgiyi kimse önemsemedi. Sadece bilgi vermeye çalışanlar, gürültülü ortamda seslerini duyuramadılar.

Malum gazete iskele konusunda Kamboçya evleri bölgesinin kullanılacağını yazdı: Yalan

Liman yapılıyor” diye yazdı: Yalan. Çünkü yapılan bir iskele. Arada dünyalar kadar fark var.

Peki vatandaşın endişesi haksız mı, hayır. Çünkü bölgede ulaşım ve koku nedeniyle sıkıntılar var. Bunun artması yeni depolama alanları yapılması ihtimali büyük sıkıntı. İşte o mesele bunun üzerinden tartışılmalıydı. Sanayi kuruluşuna pres yapılmalıydı ve eğer çözüm üretilemiyorsa iskele bile olsa yapılmasına izin verilmemeliydi.  Ancak süreci iki tık fazla alabilmek için malum kişiler manipüle etti. Gerçek hiç konuşulamadı.

Çöp konusu da öyle…
Buraya olmazdiyorlar ama nereye olur kimse söylemiyor.

Kötüsü dediğim gibi muhalif siyaset de bu kolaycılığı halka şirin görünmek adına benimsedi.

Bakın, CHP yerel ve genel anlamda iktidar olmak için bir rüzgar yakaladı. Bu rüzgarı arkasına alıp muhalefetin dozunun artırılmasını doğru buluyorum, anlıyorum. Ancak o muhalefet samimi ve gerçekçi olmalı. Yarın iktidar olabilme ihtimalinin sorumluluğunu taşıdıklarını da bize göstermeliler.

Soruyorum: Yerel iktidarda tam anlamıyla CHP olsaydı, çöp deponi meselesini nasıl çözerdi? Sağlıklı bir açıklama ben görmedim. Sadece nereye yapılacak olursa “Buraya olmaz” deniyor.

MİA yapılacak “buraya olmaz” deniyor. Gidin bakın boş bırakılan AVM alanlarını pislik götürüyor. Şehrin göbeği “istemezük” kültürünün pisliğini çekiyor. Ötesinde asayiş için de bu bölgeler sıkıntılı hale geliyor.

Sonuç olarak şunu söylemeliyim.

Muhalefet gaza gelmemeli. Yarın iktidar olacakmış gibi yerel sorunlara cidden eğilmeli. Geldiğinde de o fikir- planları uygulamalı.

Bu çınarların kesilmesi konusunda da CHP’den ve diğer muhaliflerden sorumluluk sahibi açıklamalar gelmesini umut ediyorum.

NİYETİM TARTIŞMA ÇIKARMAK DEĞİL

Sonuç, bu yazı polemik çıkarmak için yazılmadı. Bir zaruret olarak kamuoyunun durumu anlaması için kaleme alındı.

Siz oturdukları yerden herkese sallayanlara bakmayın zor koşullarda çok emek harcayarak gazetecilik yapıyoruz. Bize güvendiğinizi bildiğimiz için doğru bilgiyi aktarmak için kılı kırk yarıyoruz.

Aynı duyarlılığı kentin meselelerinde herkesten bekliyoruz.

Bu yazı toplam 4084 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
6 Yorum