1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. O çocuklar hiç unutmayacak
O çocuklar hiç unutmayacak

O çocuklar hiç unutmayacak

Kıtlığın yarattığı büyük açlığın pençesinde kıvranan Afrika ülkesi Somali'ye yönelik Başbakan Erdoğan’ın başlattığı yardım ve destek açılımını siyasi şov olarak görenler, abartıldığını düşünenler var.

A+A-

Kıtlığın yarattığı büyük açlığın pençesinde kıvranan Afrika ülkesi Somali'ye yönelik Başbakan Erdoğan’ın başlattığı yardım ve destek açılımını siyasi şov olarak görenler, abartıldığını düşünenler var.

Ancak ben, Somali için yapılan bu çok önemli girişimler ve destekler konusunda özellikle Başbakan'ın, eşinin, kızının samimi olduğunu düşünüyorum.

Somali'ye yapılan toplu ziyarette, Ajda Pekkan biraz yapmacık durdu. Nihat Doğan ucuz şov kokusu veriyordu. Egemen Bağış'ın gülücükleri de sanki zorlamaydı.

Ama Başbakan, eşi Emine Hanım Somali'deki zavallı insanlarla, çocuklarla göz temasının ötesine geçtiler. Kendi elleri ile o çocuklara su, yiyecek verdiler.

Başbakan Erdoğan Türkiye'nin Somali'ye desteği konusunda çok önemli vaatlerde bulundu, sözler verdi. Türkiye, Somali'de kuyular açıp, insanlar için su arıyor. Hastaneleri, okulları, çok bozuk olan yolları da Türkiye yapacak.

Bu ülkenin bir vatandaşı olarak bütün bunları ben vicdanen destekliyorum. Tamam bizim ülkemizde de dünya ölçeğine göre yoksul insanlar var. Yeterli beslenemeyen, insanca yaşayamayanlar var. Ama Somali’deki durumun çok daha farklı olduğu açık. “Bizden daha zengin ülkeler var, onlar yardım etsin” demek doğru olmaz. Yapabildiğimiz kadarını o zavallı insanlar için yapmak insanlık borcumuz...

Eminim ki daha hayatı tanımadan bir çadırın içinde aç, susuz büyümek zorunda kalan, bütün vücudu sinekler tarafından ısırılan, gözünün önünde kardeşleri eriyip ölen Somalili çocuklar, sefalet zincirini kırıp yaşamayı başarabilirlerse. çok yıllar sonra bile “Türkiye'nin Başbakanı ve eşi bana su vermişti” diye hatırlayacaklar.

Avrupa ve dünya basını Türkiye'nin Somali açılımına, Başbakan Erdoğan'ın Somali ziyaretine pek fazla yer vermiyor. Sanırım, biraz kıskanıyorlar. Ama Türkiye, bu politikaları, bu samimiyeti ile Ortadoğu'dan, İslam aleminden sonra Afrika'da da insanların gönlünde yer kazanıyor.

İzaydaş daha yeni mi üretecek?

Sefa Sirmen'in Başkanlığı döneminde Çevre Entegre Projesi kapsamında Durhasan Köyü yakınlarında yapılan Türkiye'nin ilk ve tek Çöp Fabrikası İzaydaş tesisleri, ilimiz için çok önemli bir kuruluş, Türkiye için de ilk örnek.

İzaydaş Çöp Fabrikasının yerinin yanlış seçildiği söylenebilir. Ama bir düşünün, böyle bir depolama alanı ve böyle çöp yakan fabrika olmasa, bugün şehrimiz kim bilir ne hâlde olurdu. Çöpleri koyacak yer bulamazdık.

İzaydaş yapılırken, bu tesiste çöplerin yakılması sırasında elektrik enerjisi üretileceği de açıklanmıştı. Fabrika 1990'lı yıllarda yapıldı. Yıllardır tam kapasite ile çalışıyor. Ancak İzaydaş yetkilileri daha yeni “2012 yılının ilk yarısı içinde İzaydaş'ta elektrik üretilecek” diyorlar.

Bu tesiste bugüne kadar yakılan binlerce ton çöp sadece duman olup uçtu mu?.. Türkiye'nin elektrik enerjisine bu kadar ihtiyacı varken, çok düşük maliyetle elektrik enerjisi üretebilecek İzaydaş, bugüne kadar neden bu sistemi kurmamıştı?.. İzaydaş'ın yılda 500 bin konutun ihtiyaç duyduğu, tükettiği kadar elektrik üreteceği belirtiliyor. Doğrusu ben şimdiye kadar bu tesiste çöpler yakılırken hep elektrik üretildiğini de sanıyordum...

Kaç para alıyorlar merak ediyorum

İlimizdeki belediyeler, bu yıl ramazan etkinlikleri adı altında görkemli, büyük, pahallı organizasyonlara kalkışmadılar. Özellikle Büyükşehir Belediyesi, bu açıdan geçmiş yıllardaki savurganlığa son verdi.

Yine de ilçe belediyeleri Ramazan boyunca kendi bölgelerinde bir şeyler yapmış olmak için Ramazan etkinlikleri düzenliyorlar. Özellikle Kartepe ilçesinde hemen her gece “Ramazan etkinliği” adı altında toplantılar yapılıyor. Bu etkinliklere halkın ilgisi son derece sınırlı. Genellikle “Gazeteci yazar”, “İlahiyat uzmanı”, “Tarihçi” gibi sıfatlar taşıyan, daha önce adını pek fazla insanın duymadığı, isimleri de pop müzik sanatçılarının kendi alanlarına uyum sağlaması için bulduğu isimler gibi, dini duyguları çağrıştıran isimlerden oluşan insanlar belediyenin bu sohbet toplantısı etkinliklerine davet ediliyor.

Kocaman afişlerle duyurular yapılıyor. Konuşmacı konuklar en iyi şekilde ağırlanıyor. Yarım saat, bilemediniz bir saat 15-20 kişiye konuşuyorlar. Bilinen dini mevzuları anlatıyorlar.

Merak ediyorum, belediyeler bu “Ramazan sohbeti” konuşmacılarına kaç para ödüyor? Türkiye'de ve ilimizde din istismarından para kazananların sayısı çok arttı. Üstelik çok kolay para kazanıyorlar.

Hani hizmet alım, inşaat yaptırma ihaleleri tek tek inceleniyor, kamu zararı uğratılmasın, kişisel çıkar sağlanmasın diye takip ediliyor ya; bu “Ramazan sohbetçileri” ne ödenen paralar da bir incelense ilginç sonuçlarla karşılaşılabilir...

Bu haber toplam 832 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.