• BIST 108.392
  • Altın 142,851
  • Dolar 3,5345
  • Euro 4,1192
  • Kocaeli 30 °C

O hükümet kurulmalıydı

İsmet ÇİĞİT
30 Ağustos, bu ulusun en önemli bayramlarından biri.. Zaten kaç tane  hep birlikte övünerek, coşkuyla kutlamamız gereken bayramımız var ki.. 
23 Nisan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışı.
19 Mayıs Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkıp, Kurtuluş Savaşı’nı başlatması.. 
30 Ağustos, düşmanın denize dökülmesi, Büyük Zafer’in taçlanması…
29 Ekim, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun ilanı… 
………..
Bu dört bayramı, siyasi düşüncelerimiz ne kadar farklı olursa olsun; dilimiz, dinimiz, ırkımız ne kadar farklı olursa olsun hep birlikte, ulusça, coşku ve heyecanını yüreğimizde hissederek kutlamalıyız.. 
Son yıllarda toplumdaki aşırı kutuplaşmanın etkisiyle, bu milli bayramlardaki heyecanımızı da kaybetmeye başladık. Şehit cenazelerini dolaşıp, ortalıkta sloganlar atanların kaç tanesi, 30 Ağustos’ta evine ya da işyerine Türk Bayrağı asmıştır merak ediyorum. 
Bu yıl da 30 Ağustos kutlamalarında, başkent Ankara dışında öyle görkemli, bu çok büyük bayramın ruhuna uygun törenler yapılmadı. Yakında 29 Ekim geliyor. Cumhuriyet bayramımızı, 1 Kasım’daki çok önemli ve çok gergin seçimden 3 gün önce kutlayacağız. Görürsünüz, Cumhuriyet bayramı da siyasi gerginlik içinde geçecektir.. 
………..
30 Ağustos Zafer Bayramı’nın Ankara’daki törenlerini televizyondan takip ettim.  CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu, hiçbir kompleks içine girmeden, törenlere katıldığı,  protokolde kendisine ayrılan “Ana muhalefet partisi lideri” koltuğunu doldurduğu için tebrik ederim. 
CHP Genel Başkanı 7 Haziran seçimleri öncesinde de siyasi gerilime tuz biber ekecek davranışlar içinde bulunmamıştı. 7 Haziran sonrasında da bence en samimi, uzlaşmaya en açık lider Kılıçdaroğlu oldu. 
Ankara’daki törende, Başbakan Davutoğlu ile Ana Muhalefet lideri Kılıçdaroğlu yan yana oturuyorlardı. Tören boyunca sohbet ettiler.. İkisinin de yüzünde en küçük bir gerginlik yoktu. Belli ki güzel şeyler konuşuyorlardı. İki arkadaş gibi konuşuyorlardı.
Bir ara Başbakan, Kılıçdaroğlu^nun yanındaki sehpanın üzerine uzandı. Oradaki su şişesini aldı,  arkadaşı Kemal’in boşalan bardağına su koydu.. 
Daha sonra, Başbakan’ın cebinden telefonunu çıkarttığı, birkaç düğmesine bastığı, sonra  telefon ekranını yanında oturan Kılıçdaroğlu’na gösterdiğini gördüm.. Doğrusu çok merak ettim.. Başbakan, siyasi rakibi Kılıçdaroğlu’na, telefon ekranından ne gösteriyordu?.. Yeni bir Fuat Avni mesajı mı?.. Siyasi polemiklere konu olan olaylar ile ilgili bir belge mi?.. Yoksa, devlet işleri ile ilgili bir bilgi mi?.. 
Başbakan’ın cep telefonu ekranından Kılıçdaroğlu’na ne gösterdiğini dün öğrendik.. Davutoğlu- mutlaka canı en çok sıkıldığında açıp açıp bakıyordur- yanındaki Kılıçdaroğlu’na torununun cep telefonunda kayıtlı fotoğrafını göstermiş.
…………
Ne kadar güzel bir şey değil mi?.. Ülkemiz siyasetinde  yıllardır hasret kaldığımız  ne kadar insani bir  olay değil mi?.. 
Ahmet Davutoğlu Başbakan, Kemal Kılıçdaroğlu Başbakanlık hedefleyen Ana Muhalefet lideri olabilir. Ama onlar birer baba, birer dede.. Hepsinden öte birer insan.. Türk halkının zaman aman bu tabloları da görmeye  ihtiyacı var.. 
30 Ağustos törenlerinde; ilk kez dünyaya gösterilen yerli yapım Altay isimli tanklarla elbette gurur duyduk. 30 Ağustos törenlerinde Türk Yıldızları’nın gösterileri elbette göğsümüzü kabarttı. Ama 30 Ağustos törenlerindeki en güzel sahne bence Davutoğlu’nun cep telefonunu açıp, yanında oturan Kemal Kılıçdaroğlu’na torununun fotoğrafını göstermiş olmasıdır. Bu tablo, Türkiye siyaseti ve siyasetçilerimizin ne kadar etten kemikten insan oldukları konusunda benim gönlüme su serperken, yeni bir hüzün daha çöktü içime.. 
Ahmet Davutoğlu ile Kemal Kılıçdaroğlu, tamamen kendi iradelerine bırakılmış, dışarıdan hiç müdahale edilmemiş olsaydı, 7 Haziran sonrası, Türkiye’nin çok ihtiyaç duyduğu Büyük Koalisyon’u;  AKP-CHP koalisyonunu pek ala kurabilirlerdi. 
Zaten millet 7 Haziran’da iradesini ortaya koymuştu. AKP’nin elinden ülkeyi tek başına yönetme yetkisi alınmıştı. AKP-CHP hükümeti, Türkiye’de neredeyse halkın yüzde 70’inin desteğini alan çok geniş tabanlı bir revizyon hükümeti olabilirdi. 
Muhalefette, iki uçtaki partiler, MHP ile HDP kalır, iki büyük ve merkeze en yakın iki parti Türkiye’nin çok ağır sorunlar içinden geçilen bir dönemde bütün sorumluluğunu üstlenirdi. 
1 Kasım’da yeni bir seçime gitmek, ülkenin içinden geçtiği koşullarda çok büyük bir lüks, çok büyük bir külfetti. Göreceksiniz, 1 Kasım’a kadar çok arazlar yaşayacağız. Huzurumuz iyice bozulacak. Kutuplaşma daha da artacak. 1 Kasım’da çok sağlıklı, sonuçlara hiç tartışılmayan bir seçim yapabileceğimizi de hiç sanmıyorum. 
Büyük koalisyon kurulsaydı, Türkiye ekonomisi emin olun hızlı bir yükselişe geçecekti. Bir günde benzinin mazotun 80-100 kuruş ucuzladığını, elektriğin, doğalgazın fiyatlarının düşürüldüğünü,  TL’nin güçlendiğini, ülkedeki herkesin milli gelirinin arttığını görebilirdik. Terör, karşısında halkın çok büyük bölümünün desteklediği bir Büyük Koalisyonu gördüğünde, kendiliğinden gerileyecekti. Terörle mücadele konusunda çok daha akılcı, barışçı önlemler, stratejiler gündeme gelebilirdi. Büyük koalisyon kurulsa, Türkiye’nin yüzü gülecekti. Türkiye demokrasisinin önü açılacaktı. 
Davutoğlu ile Kılıçdaroğlu, birbirlerine cep telefonlarından torunlarının fotoğrafını gösterecek kadar sıcak, samimi insanlar. Bir dede, torununun fotoğrafını, ancak çok sevdiği, güvendiği, içini açabildiği dostuna gösterebilir. Bir yabancı, bir başkasının torununun fotoğrafına içten bir gülüşle bakıyorsa, o torunun dedesine sempatisi var demektir. 
Keşke koalisyon pazarlıklarında görüşmeye bu torun fotoğrafı ile başlanmış olsaydı. 
7 Haziran aslında Türkiye’nin geleceği, demokrasinin geleceği için çok önemli bir fırsattı. Davutoğlu ile Kılıçdaroğlu Büyük Koalisyon’u kurmalıydı.
Ancak, çok da karamsar değilim.. 30 Ağustos’taki bu tabloyu çok önemsiyorum. 1 Kasım seçimlerinden sonra, bir hafta içinde Büyük Koalisyon’un kurulacağını umut ediyorum. 
Bu yazı toplam 256 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37