• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Kocaeli 24 °C

O kadar da yetkimiz olmasın mı yani

İbrahim ELGİN
Vatandaşın biri kasabasına dönerken karanlıkta bataklığa düşmüş. Akşamın o alacakaranlığın da kurtarılması için "İmdat imdat, kurtaran yok mu" diye bağırıyormuş. Çırpınırken, birden köyün muhtarı aşağıdan çıkagelmiş. 
-Arkadaş, ne oldu hayırdır? 
- Muhtarım bataklığa düştüm. Yok mu oralarda dal, ip gibi bir şeyler uzatıversen de beni kurtarsan buradan. 
 -Muhtar da kusura bakma arkadaş, ben sana ne ip uzatırım, ne de dal. Bataklıkta ki adam da neden uzatmıyorsun" diye sormuş. 
-Arkadaş sen şimdi tam da hazine arazisinin içindesin. Hazine arazisinin üzerine bir şey yapmak veya bir şey  almak suçtur.Bırak arkadaş durduk yerde başımıza iş açmayalım. Bataklığın içerisindeki adam ise: 
-Hazine arazisinden bir şey almak suçsa ben ne olacağım o zaman burada. Öleyim mi yani.
 -Sen  hiç merak etme. Ben şimdi kasabaya gider kaymakama senin bataklığa düştüğünü söylerim. O da ilçedeki mal müdürünü arar. İkisi aralarında istişare ederler, seni oradan çıkarmak suç mu değil mi bir karar verirler. Eğer çıkarmak suç değilse bir itfaiye gönderirler.O zaman seni oradan çıkarmaya çalışırız. Bataklıktaki adam bu cevap karşısında hayretler içinde kalarak, 
-Yahu muhtar bu senin dediklerin olana kadar ben burada ölürüm. 
- Arkadaş ben sana ölmezsin demedim ki. Ölürsün ama en azından mevzuata uygun ölürsün.
 -     İnanın bizim Türkiye bürokrasisine çok uygun bir hikaye.Bazen  Devlet kapılarında insanları canlarından bezdirene kadar uğraştırıyoruz. Allah aşkına her başa gelen hükümet bürokrasiden dert yanar.  Ama ne hikmetse kimse bu hususta  tam başarılı olamaz.Allahtan  bu  konuda yine  en  başarılı  iktidar  AK  Parti  iktidarı  çıktıda  bürokrasiyi  bayağı  azalttı.Yoksa  eskisi  gibi  devam  etseydi  yanmıştı  bu  millet.  Yahu yazık değilmi  bu insanlara.Onların içinde yaşlısı var.Hastası var.İşinden izin almış  olanı var.Bir  evrak  için yirmi yere imzaya gönderiyorsunuz  bu  insanları.
Hani hepsi aynı odanın veya aynı binanın içinde olsa bir derece diyeceksiniz.Binanın biri anyada,biri konyada nasıl hemen gidip gelsin insan.Birde sorumlu memur tarafından evraklarla ilgili eksik bir bilgi verildi mi vay o zaman haline işin yoksa akşama kadar koştur dur.Hadi koşturdun evrakları yetiştirdin diyelim.Bu seferde memur bey vatandaşa  kusura bakmayın mesai saati bitti bu saatten  sonra yetişmez “Bügün git yarın gel” dediği  an  hadi  al  başına belayı.Arkadaş  ben bu iş için işyerinden izin aldım da geldim.Ben yarın bir daha nasıl izin alayım  da  geleyim   dediğin de,ne yapalım arkadaş o tarafı beni ilgilendirmez onu sen düşüneceksin denir. Alsana hazır tartışma ortamı.İnanın aslında birçok konuda masadaki memur veya müdür biraz yetkisini kullansa hiçbir sıkıntı olmaz.
Ama gel gelelim biz hep yetkilerimizi kendimizden yana kullanıyoruz.Milletten yana değil.Allah aşkına biraz şu devlet memuru zihniyetinden kurtulup,millet memuru olmayı bir deneyin.Hiç olmazsa bir empati  yapın bakalım.Aynısı size yapılsa ne yaparsınız acaba.Böyle düşünürseniz  bütün işler daha kolay çözülecek umarım.Lafa geldimi çoğu bürokrat “Biz gelecek nesilleri düşünüyoruz,Siyasiler ise gelecek seçimleri düşünüyor”diye söylerler.Yahu sizler şu anda yaşayan  nesilleri düşünmeden, gelecek nesilleri nasıl düşüneceksiniz bir söyleyin bana. Anlaşılan millet olarak elimize bir yetki geçmeye görsün . Eyvah yandı gülüm keten helva.   
        
Gelin size yetki kullanma ile ilgili bir hikaye daha anlatayım isterseniz. Eskiden  biliyorsunuz sular bu günkü gibi çeşmelerden şarıl şarıl akmıyor.Camiler de  yada  tuvaletler de sular ibriklere doldurulur başına da bir adam dikerler adına da ibrikçi başı derlermiş.Birgün adamın biri çok sıkışır.. Tuvaletin yanındaki su dolu ibriklerden birini  aceleyle kapar  ve  tuvalete doğru koşmaya başlar. 
İbrikçi başı  karşıdan     adama  bağırarak  kardeşim geriye  dön, aldığın o  ibriği bırak en sondakini al der. Sıkışan adam  tekrar geriye döner aldığı ibriği bırakıp en sondakini alarak tuvalete girer ve ihtiyacını görür.Tuvaletten çıktıktan sonra ibrikçi başına dönerek arkadaş o sıkışık vaziyette beni geriye döndürüp neden o en sondaki ibriği aldırdın diye sorar.İbrikçi  başı hiç istifini bozmadan pişkin bir vaziyette bizi bu ibriklerin başına boşuna mı diktiler arkadaş . O kadar da yetkimiz olmasın mı yani der.Pes be  arkadaş orada bile yetki kullanıyoruz daha ne diyeyim .Hani  eskilerin  bir lafı vardır.”Türkiye’de etkili olmak için, yetkili olmak lazım” derler ya.Bu söz buradan geliyor heralde... Herkese iyi pazarlar…     
Bu yazı toplam 238 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 3. ETAP
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37