1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. O kar Pazartesi sabahı yağsaydı
O kar Pazartesi sabahı yağsaydı

O kar Pazartesi sabahı yağsaydı

Bu kış mevsiminin bölgemizdeki ilk etkili kar yağışı geçen Pazar günü sabahın ilk saatlerinde yağdı. Şehir merkezinde iki parmak tutan kar, tepelik kesimlerde 15-20 santime kadar ulaştı. Pazar

A+A-

Bu kış mevsiminin bölgemizdeki ilk etkili kar yağışı geçen Pazar günü sabahın ilk saatlerinde yağdı.

Şehir merkezinde iki parmak tutan kar, tepelik kesimlerde 15-20 santime kadar ulaştı. Pazar günü insanların büyük çoğunluğu için tatil günü. Herkes geç uyanıyor. Bazen hiç dışarı çıkmadan tüm gününü evde geçiriyor. Ama İzmit işçi şehri. Vardiyalı çalışan işçiler de var. Pazar sabahı 08:00'de işinden çıkıp evine gitmek isteyen ya da sabah 08:00 vardiyası için evinden çıkan insanlar Pazar sabahı büyük çile çektiler. Kalıcı konutlara, Kent Konut'un evlerine, Turgut'a, Gündoğdu'ya, hatta Akarca'nın bazı kesimlerine araba ile ulaşılamadı.

Kar, Pazar sabahı değilde Pazartesi sabahı yağmış olsa sorun çok daha büyük olacaktı. Belediye’nin kar yağıp yolları geçilmez hâle getirmeden gerekli önlemleri alması insanları yolda bırakmaması gerekiyor.

İSMETPAŞA'NIN DURUMU DA İÇLER ACISIYDI

Pazar günü 13:30'da Kocaelispor'un Türk Telekom ile İsmet Paşa Stadı'nda maçı vardı. Maçı naklen yayınlayan Kocaeli TV'yi açtım sahanın durumunu görünce “İşimiz zor” diye düşündüm. O sahada değil pas yapıp, gol atmak; yürümek bile çok zordu.

Televizyonda başka naklen yayınlar da vardı. İstanbul'dan, Ankara'dan soğuğu ile ünlü Kütahya Tavşanlı'dan yapılan yayınları da gördüm. Hepsinde sahalar güzelce temizlenmişti.

Anladığım kadarıyla Gençlik Spor İl Müdürlüğü yetkilileri Pazar sabahı yataklarından kalkmaya üşenmişler. Öğlen saatlerinde stada gelip, temizliğe başlamışlar. Ancak bu kadar olmuş. Oysa sabah kar yağışıyla birlikte çalışmalar başlasa, suyun akıp gitmesini sağlayacak şekilde delikler açılsa zemin futbol için çok daha müsait olabilirdi.

Yerleşim alanı içinde büyüyen tesis

Kocaeli'de çevre kirliliği, özellikle sanayiden kaynaklanan çevre sorunları çok ciddi bir tehlike olarak gündemden eksilmiyor. Kent yöneticileri, Belediye yetkilileri, “Olaya hâkimiz. Çevre kirliliğine izin vermeyiz” diyor, yaşanan büyük tehlikeyi bilimsel raporlarla ortaya koyan bilim adamlarına “Şarlatan” diyerek davalar açıyorlar.

Ama bu kentte “Çevre” adına çok önemli yanlışlar yapılıyor. Geçen gün gazetede küçük bir ilan daha vardı. Başiskele Kullar bölgesinde, Vezirçiftliği mevkiinde bulunan bir boya fabrikası, tesisi büyütmek için izin almış. 10 Şubat günü de solvent geri kazanım tesisinin kapasitesini arttıracak, ilave boya çamuru kurutma ünitesi yapılmasını sağlayacak proje ile ilgili ÇED toplantısı yapılacakmış.

Çevre için en sıkıntılı tesislerin başında, solvent işleyen fabrikalar gelir. Ama bizim şehrimizde, yerleşim alanlarının çok yakınlarına bu tesisler kuruluyor. Kurulmakla kalmıyor, bir de zaman içinde sürekli genişleyip, büyüyorlar. Vezirçiftliği'nde yerleşimin içinde bulunan boya fabrikasının oradan komple taşınıp bir OSB'ye götürülmesi gerekirken, bunun tartışılması gerekirken, şimdi bu tesisin kapasite artırımı ile ilgili ÇED toplantısı yapılıyor.

Kimse çıkıp “Biz sanayiyi kontrol altında tutuyoruz. Çevreyi kirletmelerine izin vermiyoruz” palavrası sıkmasın. Koca koca boya fabrikalarının yapımına izin verilen bir şehirde çevreyi koruyup kollamaktan kimsenin söz etmeye hakkı olamaz.

Tesis yapmakla iş bitmiyormuş

Türkiye'nin 2011 Üniversitelerarası Kış Oyunları'nın organizasyon hakkını alması, üstelik bu büyük organizasyon için Erzurum gibi Anadolu'nun bağrında bir kentin seçilmesi, hepimizi gururlandırmıştı.

Hükümet, parayı hiç sakınmadı. Erzurum'da dünyanın en güzel kış sporları tesisleri zamanında tamamlandı. Oyunların açılış töreni de, Türk kültürünü, Türkiye'nin renklerini tanıtan güzel bir şölen oldu.

Ama sonrası?.. Yarışlar başladıktan sonra, Erzurum'a gelen bütün kafilelerin sporcuları, bütün basın mensupları şikâyete başladı. Erzurum'un elektrik şebekesi, bu oyunların getirdiği ek yükü taşıyamadı. Erzurum'daki internet erişimi yine bu oyunların getirdiği aşırı yük karşısında çöktü. Şehir içinde sporcuların, yöneticilerin, gazetecilerin ulaşımı doğru dürüst yapılamadı. Zamanlamada sorunlar yaşandı.

Demek ki böylesi büyük organizasyonun altından kalkmak için 700 milyon TL'nin üzerinde para harcayıp, tesis yapmak yetmiyormuş. Organizasyon kabiliyetiniz olacak. Her şeyi inceden inceye düşünüp, planlayan ekipleriniz, insanlarınız olacak. Erzurum'a gelen bütün yabancılar tesislerden memnun. Erzurum halkının insanlığından, tesislerde çıkan olağanüstü yemeklerden memnun. Ama organizasyon programlamasından herkes şikayetçi. İnternet yok, elektrik yok, doğru dürüst ulaşım planlaması yok.

Türkiye ileriki yıllar için çok daha büyük organizasyonlara evsahipliği yapmak isteğinde. Eğer böyle bir organizasyon alırsak, Erzurum'da yaşanan sıkıntıları mutlaka göz önünde tutmamız gerekir. Bizim ulus olarak organizasyon sorunumuz var. Bu konuda yabancı uzmanlardan yardım alınabilir.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.