1. YAZARLAR

  2. Adem TURGUT

  3. O suçu nasıl işlemiştim!
Adem TURGUT

Adem TURGUT

Yazarın Tüm Yazıları >

O suçu nasıl işlemiştim!

A+A-

24 Ocak Usta Gazeteci Uğur Mumcu’nun bombalı bir saldırıda katledilişinin 27. yıldönümüydü.

Öncesi ve hemen sonrasında muhakkak yazmam gereken konular vardı. O nedenle bugüne kaldı. Ama “neden yazmadın” diyenler oldu.

Elbette unutmadım.  “Vurulduk Ey halkım unutma bizi” diyen bir efsane meslektaş unutulur mu?

***

Her yazısını belgelere dayandıran ama hiçbir yazısını rakamların içinde katletmeyen ve estetik dilini koruyan yılmaz- cesur gazeteci Uğur Mumcu, bir meşale gibi önümüzde duruyor.

Soyadından çok daha büyük bir ışık saçıyor, mesleğe ve ülkemize…

Bu yıl yine anma etkinliklerindeydim.

Eski toplantılara göre daha kalabalıktık. Bir dost, “CHP kongresi var, onun için kalabalık olabilir” dedi. Sanmam ama öyle bile olsa kalabalık olması güzeldi.

Dediğim gibi, Uğur Mumcu sembol bir isim. Oraya gelen herkes de kıymetli

Ama yeri gelmişken Mumcu’nun benim için ne ifade ettiğini bir başka gazetecinin diliyle anlatmak istiyorum.

***

Mumcu’nun benim için anlam ve önemini anlatmak için bir dostun kaleminden yıllar önce yazılmış bir Uğur Mumcu yazısının bir bölümünü alıntılayacağım .

Süha Alparslan, Bolulu bir gazeteci… Akşamları kitaplar üzerine tartıştığım, sohbet ettiğim, yürüyüşler yaptığım entelektüel bir isim. Üniversitede okuduğum için o dönemde ben de Bolu’da gazeteciyim.

***

Süha abinin o yazısının başlığı, “24 Ocak 1996’da Topluca Suç İşledik” şeklindeydi.

24 Ocak 1996…

Uğur Mumcu suikastının üstünden 3 yıl geçmiş.

Devlet kıpırdamıyor. Oysaki VII. Demirel hükümetinde Başbakan Yardımcısı olan SHP Genel Başkanı Erdal İnönü 25 Ocak 1993 günü Uğur Mumcu’nun ailesine cinayetin aydınlatılacağına dair “devletin namus borcu” sözünü vermişlerdi.

24 Ocak 1996 Bolu…Uğur Mumcu dostları toplanıyor.

Kalabalık. Çıkıyoruz, amacımız Uğur Mumcu Parkına kadar yürümek, bazı arkadaşlar kaldırıma, bazı arkadaşlar caddeye yöneliyorlar.

Aralarında benimde bulunduğum grup yani caddeye yönelenler, trafiği durduruyoruz.

Yürüyüş kendiliğinden başlıyor, kaldırımdan gidenler birer ikişer gruba katılıyor.

“Katiller bulunsun, hesap sorulsun…”

Slogan bu!

Müdahale yok, biber gazı o zamanlarda yok, kalabalık öfkeli, devletin Mumcu ailesine verdiği sözü tutmasını istiyor.

26 Ocak 1996 Bolu

Güvenlik güçleri 40 kadar kişiyi Emniyete çağırıyor.

Ben, Bolu Gündem Yazı İşleri Adem Turgut, Nejat Yaraş birlikte gidiyoruz emniyete.

Polis ifadelerimizi alıyor. Emniyet, 2811 sayılı toplantı ve gösteri yürüyüşleri yasasını ihlal ettiğimizi iddia ediyor.

Cezası 10 ay hapis.

İfadelerimiz hatırlayabildiğimiz kadarı ile şöyle;

“Araştırmacı/ Gazeteci yazar Uğur Mumcu’nun katillerinin bulunmasını istiyoruz. Susurluk olayı birçok komplonun nerelere kadar gittiğini kanıtladı. Yürüdük, katiller bulunmazsa seneye gene yürüyeceğiz.”

Polisler kibarca “Arkadaşlar bu ifade sizin için hayırlı sonuçlar doğurmaz.”

Arkadaşlarla göz göze geliyoruz, “dönmek yok”; ifadeleri imzalıyoruz.

26 Ocak 1996

Akşam saatleri Bolu olayla çalkalanıyor, böylesi bir eylem nadir görülen cinsten.

Köroğlu Televizyonu muhabirleri kamera ile geliyorlar. Arkadaşlar yine öfkeli, ama öfke şu!

Bizi neden emniyete çağırmadılar. Kameralara emniyete çağırılanların dışındaki hemen herkes kuyruğa girip “Biz de yürüdük, bizi de yargılayın” demeçleri veriyorlar.

İki ay sonra…

Bolu Adliye Binası,

Bolu Adliyesinin görmediği bir kalabalık,

Uğur Mumcu yürüyüşü davası, toplu dava, avukatlar, dinleyiciler, sanıklar, yaklaşık toplam 200 kişi

Mahkeme salonuna girebilenler şanslı, çünkü salon küçük. Adliyeyi yapanlar Bolu’da belli ki böyle bir kalabalık dava olabileceğini varsaymamışlar.

Mahkeme heyeti celseye ara veriyor,

Bekliyoruz,

Mübaşirin gür sesi, Bolu Adliyesinin koridorlarında yankılanıyor.

Uğur Mumcu sanıklarıııııııı

Giriyoruz, bir tedirginlik yok,

Mahkeme Başkanı bir takım hukuki ifadeler kullanıyor, 42 sanığın beraatına karar veriyorlar…”

***

30 yıldır gazeteciyim, yaptığım haberler nedeniyle hiç hakim karşısına çıkmadım. Empati yaptım, hukuk çerçevesinde kalmaya çalıştım. Hakim karşısına sadece Uğur Mumcu için çıktım. Onda da beraat ettim ama “suç” ise o suçu da bilerek işlemiştim.

O günden bu yana Uğur Mumcu anmalarının benim için anlam ve önemi çok büyüktür.

Unutmadık.

Bu yazı toplam 3285 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
4 Yorum