• BIST 73.391
  • Altın 132,849
  • Dolar 3,5219
  • Euro 3,7585
  • Kocaeli 10 °C

Okul kantinlerinde pahalı satılan ürünler

Okul kantinlerinde pahalı satılan ürünler
Okullardaki sorunların hangisinden başlamak lazım seçim yapmak zor ama geçenlerde bir okurumuz mesaj atmış, Cahit Elginkan Anadolu Lisesi'nde kantinde satılan ürünlerin çok yüksek olmasından şikayet etmiş.

Okurumuzun attığı mesaja göre bu kantinde su 1 TL, bisküvi 2,5 TL, tost 5 TL'ye satılıyormuş. Küçük bir araştırma yaptım, İzmit'te 130 kadar okulun çoğunda fiyatların hemen hemen bu seviyede olduğunu öğrendim. Bir şişe suyun maliyeti 20 krş'u geçmez. Kantinde 1 TL'ye satılıyor. Ürünlerin böyle pahalı olmasının nedeni yüksek kira bedelleri.
...
Cahit Elginkan Anadolu Lisesi'nden başladığımız için buradan devam ediyorum. Cahit Elginkan 24 derslikli, 42 öğretmen, 655 öğrenci kapasiteli bir okul. Geçen Ağustos ayında kantin ihalesi yapılmış. Muhammen bedel 10.700 TL olarak belirlendiği halde talipli çok olunca rakamlar yükselmiş ve 26.760 TL'ye kiraya verilmiş.
Okurumuzdan gelen mesajda da belirtildiği gibi kantini kiralayan kişi bu parayı çıkarmak için doğal olarak ürünleri pahalı satmak zorunda, markette en pahalısı 50 krş olan suyu 1 TL’ye satıyor.

Kantinler ihale usulü kiraya veriliyor. En yüksek teklifi veren ihaleyi kazanıyor. Daha sonra sözleşme süresini belirlemek okul müdürlerinin elinde. Aynı zamanda müdür satılan ürünlere isterse fiyat sınırı koyabiliyor ama yüksek kira bedeli daha cazip geldiğinden genelde karışmıyor. Kantincinin kaça mal sattığı, öğrenciyi ne kadar zorladığı umursanmıyor.

Kira gelirinin Milli Emlak ile Milli Eğitim Müdürlüğü kesintisinden sonra yaklaşık %70'lik bölümü Okul Aile Birliği üzerinden okula kalıyor. Örneğin Cahit Elginkan, 26.700 TL kiradan yaklaşık aylık 22.000 TL gelir elde ediyor.
İzmit'te çok ilginç rakamlar var. Öğrenci kapasitesi Cahit Elginkan'ın iki katı olan bazı okullarda kira bedeli tam tersine çok düşük, örneğin 2-3 bin TL kira veren var. Okulun konumu, lise veya ilköğretim olması kira bedellerini etkiliyor ama aradaki uçurum keyfiyeti ve olayın tamamen insanların vicdanına bırakıldığının çok açık göstergesi.
Bazen kantinciler arasında prestij meselesi yapılıp, rekabet yaşanıyor ve ihale bedeli Cahit Elginkan'daki gibi fırlıyor; bazı okullarda tam tersi anlaşma sağlanıp bir kişiye bırakılınca kira olması gereken seviyede kalıyor. Ürünler de doğal olarak daha düşük satılıyor.

Liselerde tam gün eğitim var. Hiçbir okulda öğrencinin dışarıdan yiyecek almasına izin yok. Dolayısıyla bir öğrencinin kantine uğramadan günü geçirmesi mümkün değil. Günde iki defa su içse 2 TL. Bir tane sandviç alsa 5 TL. Günde en az masrafı 7 TL'yi buluyor. Okul değil, sanki havaalanı.

Okulların elektrik, su, doğalgazını devlet karşılıyor. Hatta İşkur üzerinden müstahdem alırsanız büyük kolaylıklar var, neredeyse alacağı ücretin hepsini devlet karşılıyor. Bir okulda bu kadar yüksek kantin kirasına neden ihtiyaç olabilir? Haydi diyelim ki, yardımcı personel sayısını artırmak istediniz, yine de bu kiraların yarısından daha azı size yetmez mi?

Kantin işi önemli. Okulların bir eğitim yuvasından çok ticarethane mantığı ile yönetildiğini görmek için sadece buraya bakmak bile kafidir diye düşünüyorum. Okullarda öğrencileri müşteri gibi görmek yerine onları geleceğe hazırlamaya odaklanmak gerekir. Her ailenin gelir düzeyi aynı değil. Olanı var, olmayanı var. En azından su, bisküvi ve sandviç gibi bazı temel gıdaların her okulda daha düşük ve aynı fiyata satılması sağlanmalıdır. Bari okullarda her şeyin para olmadığını lütfen gösterelim.

İşkur daha çok arar

Bizim memlekette bazen insanların gönlünü yapacağım derken rezil olursunuz.
Tıpkı şu çöp fabrikası gibi. Bu bir ihtiyaçtı ve yapılması şarttı. Bu işin uzmanları yanlarına bilim insanlarını da alıp, oturup hesap yapmış. En uygun yeri belirlemişler. Ondan sonra bu işi tartışmanın uzatmanın, herkese sormanın belki de gereği yoktu. Dilovası ise Dilovası'na, Körfez'se Körfez'e, İzmit'se İzmit'e.
Önemli olan işi her açıdan en uygun yere biran önce yapmaktı.Ama kimse kırılmasın mantığı işin içine girince arıza çıkmaya başladı. Bilen bilmeyen herkes itiraz ediyor.
Şimdi Kocaeli İşkur İl Müdürlüğü'nün taşınma işi var. Aynen çöp fabrikası olayına döndü.
...
Kocaeli İşkur binası Karabaş Mahallesi İstiklal Caddesi Kaptanlar İşhanı'nda hizmet veriyor. İzmit Belediyesi'nin hemen çaprazında. Ben kendimi bildim bileli orada. İşhanı’nın giriş katında bulunan tuhafiye dükkanlarının çorap, bere, eldiven sepetlerine çarparak içeri giriyorsunuz. Yan yana iki kişinin zor sığdığı ve çoğu zaman arızalı bir asansörle veya merdivenlerden nefes nefese üst kata çıkıyorsunuz. Küçücük odalar, dolaplar ve masalarla daha da daralmış durumda. Üst üste dosyaların arasında çalışan memurlar iş umuduyla gelenlere yardımcı olmaya çalışıyor. İzmit'te hangi kuruma gitseniz, İşkur'dan daha kötü bir yerle karşılaşmanız mümkün değil, hepsi daha iyi durumda.
İşkur çoktan ömrünü tamamlamış, çağın gerisinde kalmış bir binada hizmet vermeye çalışıyor. Oysa son 10 yılda çıkan yasalarla artık çok etkin bir kurum haline geldi. Eskiden İşkur'a kimse gitme gereği duymazdı, çünkü bir faydası yoktu. İşkur'dan eleman alındığını duyunca şaşırırdık. Şimdi teşvikler, yasalar geldi, her şirket ve kurum İşkur üzerinden eleman alıyor. Bir yerden torpilli olsanız bile, 'İşkur'da kaydın var mı?' diye soruluyor.
İşkur'un biran önce o binadan çıkması, vatandaşa daha iyi hizmet verebileceği bir yere geçmesi gerekiyor. Ama yaklaşık 2 yıldır yeni yer arıyoruz muhabbeti olmasına rağmen sonuç yok.

İşkur İl Müdürü Ulvi Yılmaz çok iyi bir insan. Mülkiyeti kuruma ait bu binayı çok değerli bulduğundan hata yapmaktan sanırım çekiniyor. Ama bu işi çok fazla uzattı diye düşünüyorum. Belediyenin İşkur'a geçen yıl tamamlanan Kadıköy Mahallesi'nde pazarcılar için yapılmış yeni binanın bürolar için ayrılmış bölümünü önerdiğini biliyorum. Otoparkı olan, kentin en merkezi yeri. Yepyeni bina ve kocaman bir alan. Asansörleri, her şeyi tastamam. Ama Yılmaz nedense burayı istemedi. Tepeden bir talimatla bu iş bitebilirdi ama belediye de Yılmaz'ın gönlü kırılmasın diye ısrar etmedi. Geçenlerde bir açıklama yapmış Yılmaz: Yahya Kaptan, Yenişehir, 42 Evler gibi mahallelerde yer arıyoruz demiş. Bu gidişle daha çok ararlar gibime geliyor. Kadıköy'deki belediyeye ait yer de yakında dolar. İşte o zaman çok geç kalmış olacaklar.

Bu haber toplam 3174 defa okunmuştur
  • Yorumlar 7
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
  • Okurunuz varsa yazarsınız 28 Kasım 2016 Pazartesi 09:54
  • Olacaksa “dar bölgeli” olmalı28 Kasım 2016 Pazartesi 00:03
  • KEV’deki muhalefetin dayanağı27 Kasım 2016 Pazar 00:32
  • İyi güzel de biz bu “b.k”u neden yedik?26 Kasım 2016 Cumartesi 09:00
  • Öğretmenim, Canım Benim! 26 Kasım 2016 Cumartesi 08:45
  • Havada bir tuhaflık var25 Kasım 2016 Cuma 00:04
  • Doğan’ın hedefi: Borçsuz belediye 24 Kasım 2016 Perşembe 00:04
  • Reyting canavarının yuttuğu 8 dizi23 Kasım 2016 Çarşamba 19:54
  • Zeytinoğlu ile Akmeşe ziyareti23 Kasım 2016 Çarşamba 00:15
  • Arada bir şehri sulamak lazım22 Kasım 2016 Salı 00:15
  • ÖNE ÇIKANLAR
    • Her şey kuralına uygun yürütülüyor
    • Zaman Geçiyor, Büyüyoruz
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37