• BIST 107.244
  • Altın 143,419
  • Dolar 3,5588
  • Euro 4,1591
  • Kocaeli 33 °C

Okullar gereksiz gecikiyor

İsmet ÇİĞİT

Yıllarca uğraştık, hem içindekilere, hem çevresindekilere, hem şehre yük olan, zarar veren İzmit Yenimahalle’deki C Tipi Cezaevi binasının nihayet geçen yıl ekim ayında yıkılmasını sağladık. Aslında, yıllar önce, Kandıra yolu üzerindeki T Tipi Cezaevi binaları tamamlandığında Yenimahalle’deki C Tip yıkılacaktı. Ama olmadı. Ancak geçen yıl ekim ayında yıkılabildi. 
Yenimahalle’de ortaya geniş, ulaşımı kolay konumda çok önemli bir arazi çıktı. Kenti yöneten irade, “Burası eğitim kompleksi olacak” dedi. Kabul, güzel. Şehir merkezindeki İzmit Lisesi, Gazi Lisesi, Kız Meslek Lisesi bu arazide yapılacak yeni ve modern okul binalarına taşınacak diye karar alındı. Buna da kabul. Güzel. Benim İzmit Lisemin, Gazi Lisemin tarihi binalarını yıkmayın, değerlendirin, okulları taşıyın. 
Tabii, C Tipi Cezaevi alanında yapılacak okul binalarının bir maliyeti vardı. Kim karşılayacaktı?. Nuh Çimento üstlendi. Valilik ile, Nuh Çimento protokol imzaladı. Aylar önce.
Yaklaşık 20 milyon TL’ye malolacak muhteşem okul binaları, bu okullar için ortak spor salonu yapılacak. Bu okul binalarına ihtiyaç var. Üstelik, hadi önümüzdeki eylül ayına yetişmesini geçtik. Hiç değilse, gelecek yıl ocak-şubat aylarına yetişmesi, ders yılının ikinci yarısında açılması lazım. Ama hala inşaat başlayamadı.
Geçen gün, tesadüfen öğrendim. Okul binalarının inşaatını üstlenen Nuh Çimento, “Arazide eski binanın temel kalıntıları kaldı. Bunları Valilik veya Büyükşehir temizlesin, ben inşaata başlayayım” diyormuş. Valilik, araziyi temizlemeye yanaşmıyor. Büyükşehir’in işi zaten değil.. Bu nedenle C Tipi Cezaevinin yıkılmasıyla boşalan arazi öylece duruyor.  
Halbuki biran önce okul binalarının inşaatı başlamalı. C Tipi yıkıldığında başlamış olsa, önümüzdeki eylül ayına, ders yılı başına yetişirdi. Şimdi başlasa, belki gelecek ders yılının ikinci yarısına yetişir. Ama bir-iki ay daha gecikirse, o okul binaları ancak iki yıl sonraki ders yılı başına yetişecek. 
Elimizde hazır arazi var. Bu arazi için okul binalarının projeleri hazır. Üstelik, binaları inşa etmeyi üstlenen firma da var. Ama arazideki taşları, temel kalıntılarını temizleyemediğimiz için İzmit için çok önemli bir projeye başlayamıyoruz. 
İzmit Lisesi, Gazi Lisesi, Kız Meslek Lisesi taşınacak. Kent için çok büyük, çok radikal bir proje. Bunca yıl C Tipi Cezaevi yıkılsın diye uğraştık, bekledik; şimdi boşalan alandaki taşların temizlenmesi için aylardır bekliyorum. 
Benim şehrim, bu kadar yavaşlığı hak ediyor mu?

*BİRİ TAŞLARI TEMİZLESİN

İzmit Yenimahalle’de, C Tipi Cezaevinin yıkılmasıyla ortaya çıkan arazi. Burada Nuh Çimento, yeni modern okul binaları yapacak. Ama arazide eski binanın temel kalıntıları bulunduğu, kimse bunları temizlemeye yanaşmadığı için, okul inşaatları gecikiyor. 

Futbol, basketbol yok; bisiklet, buz hokeyi olsun 
Kahrediyorum bu kentin sahipsizliğine.. İçim sızlıyor. Aslında coğrafi olarak, tesis olarak çok önemli imkanlarımız var. Ama kullanamıyoruz. Bir kaç örnek daha anlatacağım.
24 Nisan -1 Mayıs tarihleri arasında 52 nci Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu başlayacak. Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu, Türkiye’nin ev sahipliği yaptığı en önemli spor organizasyonlarından biridir. Bu şehrin yerlileri, eskileri hatırlar. Geçmiş yıllarda 1970’lerde 80’lerde, bu turun ilk etabı İstanbul-İzmit arasında koşulurdu. Etabın finiş çizgisi, şimdilerde satıldığı için konfeksiyon mağazasına dönüşen eski İzmit Belediyesi binasının önüne konulurdu. Şehir, yarışın birinci etabının bitiş çizgisinde toplanırdı. Bisikletçiler, Eski Garajlar’dan döner, Cumhuriyet Caddesi’ndeki son metrelerde müthiş finiş yaparlardı. 
İzmit bugün Türkiye’de bisiklete en fazla önem veren kentlerden biri. Bu şehrin belediyesi her yıl binlerce bisikleti çocuklara bedava dağıtıyor. Artık Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu da bizim şehrimizden geçmiyor. Halbuki istesek, bizim şehrimizin yetkilileri Bisiklet Federasyonu’na Sayın Cumhurbaşkanına zamanında başvursa, bu kentteki bisiklet olayını anlatsa, mutlaka eskisi gibi  İstanbul-İzmit etabı koşulmaz mı?. Hoş eski İzmit Belediyesi binası yok. Olsun, Sekapark’ta finiş yapardık. 
Başka bir konu.. Türkiye’nin hiçbir yerinde buz hokeyi salonu yokken, bizim şehrimizde yapıldı. Üstelik olimpik ölçülerde. Yıllardır bu salonu da kullanamıyoruz. Geçenlerde, Buz Hokeyi Dünya Şampiyonası grup maçları oynandı. Türk takımı, kadınlar ve erkeklerde önemli başarılar elde etti. Dünya 3 ncü Liginden, Dünya 2 nci Ligine yükseldi. Merak ediyorum. Acaba ilimizden bir yetkili  Buz Hokeyi Dünya Kupası’nda milli takımın maçlarından hiç değilse bir tanesini İzmit’e verilsin diye bir temas yaptı mı?. Hiç sanmam. Kimsenin haberi yok. Ne Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu’nu, ne Buz Hokeyi Dünya Şampiyonasını biliyorlar.
Bu kent zaten futbolu, basketbolu unuttu. Voleybol’da sezon sonu finalleri var. Türkiye’de hem kadın, hem erkek voleybolu çok ilerledi. Müthiş finaller oynanacak. Yerleri belli oldu. Anadolu’da, Karadeniz’de yapılacak turnuvalar.
Bizim Yahya Kaptan’daki yeni salonumuzun parkeleri adiymiş.  Basketbol vermiyorlar. Ama her halde voleybol oynanır. Acaba ilimizden bir tek yetkili, “Bu sezon voleybolda bir büyük turnuvayı bizim şehrimize verin” dedi mi?..
Bu kentte ne yapılıyor: Mehteran konseri, tasavvuf konseri, semah gösterisi, abuk sabuk konferanslar.. 
Bu şehre ne olur biraz hayat verin. Tamam, onları da yapın. Daha çok yapın. Ama arada bir bu şehre bir küçük güzellik de yapın. Ne olur, yalvarıyorum. Biraz bu şehirle, bu şehrin hayatı ile ilgilenin.

Telefon dolandırıcılarından milleti kim koruyacak ?

Belki inanmıyorsunuzdur. Ama cep telefonuyla, internet teknolojisi ile hiç işim yok. Çok uyduruk, çok eski model bir cep telefonu kullanır, sadece zorunlu hallerde arayanla konuşur veya birini ararım. Öyle 4.5 G falan bilmem. 
Benim gibi adamın telefonu bile, günde ortalama 5 kez tanımadığım kişiler tarafından aranıyor. Yazıya gömülmüşüm, ya da trafikteyim. Veya evde tuvalette hacet halindeyim. Telefon çalıyor. Mecbur açıyorum. 
Adımla hitap ediyorlar. Her seferinde belli ki konuşma ve sesi kullanma konusunda eğitimli, çok zarif bir bayan sesi. Ya  “Falanca bankadan”, ya “Filanca sigorta şirketinden” aradığını söylüyor..” Müsait misiniz?” falan diye soran da yok. Anlatmaya başlıyor:
“-Efendim, siz çok düzgün bir vatandaşsınız. Bütün ödemelerinizi günü gününe yaptığınızı tespit ettik. Bu nedenle, sizi çok uygun koşullarda sigorta yapmak-ya da kredi vermek, genel sağlık kontrolünden geçirmek falan- istiyoruz” diyor.
İstemiyorum. Hiçbir şey istemiyorum. Cep telefonu üzerinden milyon TL para vereceklerini söyleseler, yine istemiyorum. Zaten banka hesabım, kullandığım kredi kartım falan da yok. Pekçok ahbabımdan duymuşum. Cep telefonu ile aranmış, dolandırmaya kalkmışlar. Etraf, dolandırıcı ile dolu.
Bir de üstüne üstlük, sadece devletimizin elinde olduğunu sandığımız vatandaşlık bilgilerimizin tamamı artık bütün dünyanın eline geçmiş. Dolandırıcılar vatandaşlık numaramızı, belki içimizdeki donun rengini bile biliyorlar artık. 
Bu milleti dolandırıcılardan kim kurtaracak?.. Bu cep telefonu ile sürekli milletin aranması, rahatsız edilmesi,  zorla kredi kullanmaya teşvik edilmesi nasıl önlenecek?.. Bakanlığının son günlerinde Nihat Ergün bu olayla ilgileniyordu. Cep telefonu ile vatandaşın rahatsız edilmesini önleyecek yasal düzenlemeler üzerinde çalışıyordu. Bir şey olmadı. Artık bu iş, eskisinden çok daha yaygın..
Teknoloji 4.5 G. Bütün şahsi bilgilerimiz ortalığa saçılmış.. Dikkat edin, çok dikkat edin. Çarpılmayın. Hatta bence, artık şu cep telefonu denen naleti, kullanmayın.

*Yok bir de zam yapsalardı 

Enerji Bakanlığı açıklama yapmış, “Elektrik fiyatlarına bu yılın sonuna kadar zam yapılmayacak” demişler. Yok, bir de elektrik fiyatlarına zam yapsalardı.
Türkiye’de vatandaş, tükettiği elektriğin bedelinin yanında kayıp-kaçak bedeli ödüyor, TRT payı ödüyor. Sokak aydınlatmalarının bedelini ödüyor. Bunca HES yapıldı. Akan sudan elektrik üretiliyor. Doğalgaz, akaryakıt maliyetleri düşmüş.  Ama maliyet düşmesine rağmen,  elektrik fiyatı eksilmemiş. Şimdi bizden, “Zam olmayacak” haberine sevinmemizi bekliyorlar. Enerji Bakanı bu yılın başlarında açıklama yapmış, “Doğalgaz fiyatını düşürmeye yönelik çalışma yapıyoruz” demişti. Bütün dünyada doğalgaz fiyatları düştü. Ham petrolün varil fiyatı 120 Dolar’dan 35 Dolar’a geriledi. Biz hala dünyanın en pahalı mazotunu, benzinini, gazını kullanıyoruz. Havalar ısındıktan sonra gaz fiyatını indirseniz ne olacak?.. Ocak’ta fiyat indirme çalışması başladı, nisan bitiyor, hala çalışma bitmedi. Bir de üstelik, “Elektrik fiyatına yıl sonuna kadar zam yok” denilerek milleti sevindireceklerini sanıyorlar.

*Cinsi sapık ,siyasi sapık 

Türkiye siyaseti hiçbir döneminde bu kadar seviyesiz ve kalitesiz olmamıştı. Aslında ne çok sorunumuz var. Her gün şehit cenazelerine ağlıyoruz. Ekonomide inişler, çıkışlar var. Bizim siyasetimiz üç günden beri  “Cinsi sapık-Siyasi sapık” tartışmasına takılıp kaldı.
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu  salı günü partisinin meclis grubunda yaptığı konuşmada  Karaman’daki  “Çocuklara taciz” olayını değerlendirirken  bir laf etti. Evet “Aptalca” bir laftı. Haddini aşan, gereksiz bir laf. Ama kesinlikle kötü niyetle, ya da en azından iktidar partisinin anladığı türden bir maksatla söylemedi. Kılıçdaroğlu’nun o konuşmasını ben de izledim. Benim aklımdan da o sırada “Vay canına ne kadar ayıp bir laf etti” diye bir düşünce geçmedi. Bu lafın beynimde “Cinsel içerikli bir yorum” düşüncesi zerre kadar oluşmadı. 
Aslında Kılıçdaroğlu o konuşmasında iktidarı çok kızdıracak sözler söyledi. Bunların hiç birine cevap yok. AK Parti, “Vay efendim, Kılıçdaroğlu kadın bakan için ağza alınmayacak sözler söyledi” diye yaygaraya başladı. CHP bu haliyle, Kılıçdaroğlu bu kapasitesi ile, hala Ana Muhalefet olsa da, mevcut iktidarın siyasi rakibi değil. O halde nedir bu kadar gereksiz polemik? Neden bu kadar gereksiz  gerginlik?.. Çocuk tacizcilerini korumak adına,  siyaseti bu denli seviyesizleştirmeye kimin hakkı olabilir?
Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakanlar, bütün AK Partililer, Kılıçdaroğlu’na saldırıyorlar. Gerçekten ayıp, çok ayıp. Türkiye siyasetinin bu kadar seviyesizleşmesi halinde, bu ülkenin hiçbir sorununu çözemeyeceğiz. Her geçen gün daha fazla kutuplaşacak, birbirimize daha fazla düşman olacağız. 

 

Bu yazı toplam 142358 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 3. ETAP
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37