1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. Okullar Kapandıkça
Okullar Kapandıkça

Okullar Kapandıkça

Bitlis Milli Eğitim Müdürlüğü’nden aldığım bilgi; Hizan’ın çok uzak bir köyüne tayin edildiğim yönündeydi. Yani önce Hizan’a gitmeliydim. Gitmeliydim de, Bitlis’ten Hizan’a dolmuş yoktu, oto

A+A-

1968 yılıydı. Sivas’ta dört ay er olarak eğitim yapmış, sonrasında Bitlis’e er öğretmen olarak yollanmıştım...

Bitlis Milli Eğitim Müdürlüğü’nden aldığım bilgi; Hizan’ın çok uzak bir köyüne tayin edildiğim yönündeydi. Yani önce Hizan’a gitmeliydim. Gitmeliydim de, Bitlis’ten Hizan’a dolmuş yoktu, otobüs yoktu o yıllarda. Buğday yüklü bir kamyonun üstünde, benim dışımda en az on kişinin daha var olduğu, toz toprak içinde, ilginç bir yolculuk yaptığımı hatırlıyorum. Hizan’a vardığımızda, kamyonun kasasından iner inmez, herkesin birbirine güldüğünü de hatırlıyorum. Gülmemiz, yüzümüzün gözümüzün toz toprak olmasından, tanınmayacak konuma gelmemizdendi...

Ve sonra, Hizan’dan köyüme kadar araç yolunun olmadığını, yaya olarak bir günlük yol gitmem gerektiğini de öğreniyorum. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün yol göstermeleriyle bir at buluyorum, valizimi, kitaplarımı ve bazı gereksinimlerimi ata yükleyip yola düşüyorum. Sabah Hizan’dan çıkıp, akşam karanlığında köyüme, Çırçak’a varıyorum...

Tek katlı, tek sınıflı, yarısı lojman, yarısı derslik olan taş bir bina okul. Benden önce de yine er öğretmen olarak arkadaşlar çalışmışlar. Yolsuz, ışıksız, gaz lambasının karanlığında ikri öğretim yılım geçiyor orada.

Söylemek istediğim şu; yıl 1968 ve Bitlis’in Hizan ilçesinin Uçum nahiyesine bağlı Çırçak köyünde okul var...

Ya şimdi!

Aynı köyde okul var mı, yok mu bunu bilemiyorum. Ne ki, “batı” olarak tanımlanan, Türkiye’nin gelir düzeyi en yüksek illerinden biri olan Kocaeli’nin Kandıra ilçesinin Beylerbeyi köyünde artık okul yok!..

Nasıl olur değil mi?

Olmuş işte. Gazeteden, Özgür Kocaeli’den bu haberi okuduğumda inanın içim acıdı. Yüreğim öyle bir yandı ki, sormayın!..

Beylerbeyi’ndeki okul bundan 60 yıl önce yapılmış. İlkokul olarak yapılan binaya sonraları yeni bir bina eklenmiş ve ilköğretim okulu konumuna getirilmiş. Derken, geçtiğimiz günlerde, yeterli öğrenci olmadığı gerekçesiyle okul kapatılmış. Yani, Beylerbeyi’nde şu anda ne okul var, ne de öğretmen!

Nereye gitmiş köydeki öğrenciler!

Taşımalı sistem denen o ilginç yapıyla, Bağırganlı İlköğretim’e...

Sizce nedir bunun gerekçesi? 60 yıllık okulda, Beylerbeyi gibi bir köyde, nasıl olur da öğrenci sayısı 50’nin altına düşer? Cennet gibi bir köyde yaşamak istemiyorlar mı artık insanlarımız?

Türkiye’nin giderek nereden nereye geldiğinin bundan daha güzel göstergesi olabilir mi? Köylerdeki okullar kapanıyorsa, köy öğretmenleriyle köylünün bağı kopartılıyorsa, burada bir çarpıklık yok mu?

Bilerek ya da bilmeyerek!

İsteyerek ya da istemeyerek!..

Bu haber toplam 869 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.