1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Okullar tatilken, trafik rahatlıyor
Okullar tatilken, trafik rahatlıyor

Okullar tatilken, trafik rahatlıyor

İzmit şehir merkezindeki trafik sorununu yıllardır tartışıyoruz. Bu kentte yeni caddeler ekleme, mevcut caddeleri genişletme olanağı çok sınırlı. Şehir içine hiç araba sokmayalım demek de

A+A-

İzmit şehir merkezindeki trafik sorununu yıllardır tartışıyoruz. Bu kentte yeni caddeler ekleme, mevcut caddeleri genişletme olanağı çok sınırlı. Şehir içine hiç araba sokmayalım demek de kolay değil...

Küçük şehir, aşırı kalabalık. Üstelik işyerleri, okullar, devlet daireleri hepsi şehrin göbeğinde.

Şu sıralar ilköğretim okulları ile orta öğretim kurumları yarıyıl tatilinde. Fark ediyor musunuz; şehir merkezindeki trafik sorunu yarı yarıya azaldı. 14 Şubat Pazartesi günü okullar açılacak, yeniden sabahın erken saatlerinden itibaren trafik karmaşası başlayacak.

Bu tespiti yaptıktan sonra, çözüm için de somut öneriler getirmek olası. Lise ve dengi okullara şehrin her köşesinden servis araçları veya toplu taşım araçları ile öğrencilerin gelip gitmesini önleyemezsiniz. Çünkü bu okullar sınav sonuçlarına göre öğrenci alıyor. İzmit Lisesi'ne, Gazi Lisesi'ne, Endüstri Meslek Lisesi'ne bu kentin her yerinden öğrenciler gelip gidecek.

İlköğretim okullarında da “Her çocuk kendi mahallesindeki, kendi köyündeki okula gidecek” kuralı işlemiyor. Ulugazi'ye, 50 nci Yıl'a, Hızırreis'e her gün onlarca servis aracı, özel araç gelip gidiyor. Çocukları getiriyor. Oysa ilköğretim okullarındaki bütün öğrencilerin okullarına yürüme mesafesindeki evlerinden gelip gidiyor olması lazım.

Milli Eğitim Bakanlığı'nın uygulaması böyle. Ama ilimizde işlemiyor. Veli okul yönetimine, okul derneğine parayı bastırırsa, çocuğunu istediği okula yazdırabiliyor.

İşte reçete ortaya çıktı. Şehir merkezindeki liseler doğru bir planlama ile iki-üç yıl içinde şehir dışına belli bir merkeze taşınabilir.

Önümüzdeki yıldan başlayarak, şehir merkezindeki bütün ilköğretim okulları, Bakanlığın kararını uygular, bulundukları bölgenin dışından öğrenci almazlarsa, beş altı yıl içinde bu okulların oluşturduğu araç trafiği ortadan kalkacaktır...

İzmit bunu yapsın, şehir içi trafiği yarı yarıya rahatlasın.

Kafası kızan “Mısır’a giderim” derdi

Mısır'da belirsizlik sürüyor. Gelişmeler nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın bu ülkede uzun yıllar boyunca istikrar sağlanamayacağı çok açık. 82 Milyonluk nüfusuyla bölgenin en önemli ülkesi kabul edilen Mısır son yıllarda uluslararası sermayenin iştahını kabartıyordu.

Hatırlayın, bölgemizdeki kimi fabrikalarda toplu sözleşme pazarlıkları uzayıp, sendikalar üyeleri için adaletli ücret zammı isterken, bazı büyük işverenler “Üzerime gelmeyin. Alır fabrikayı Mısır'a götürürüm” diyorlardı. Nitekim Türkiye'deki fabrikalarını söküp, “Emek ucuz, kâr yüksek” diyerek Mısır'a taşıyanlar da oldu.

Şimdi ne oldu?.. Fabrikalarını orada bırakıp, canlarını kurtarmak için kaçtılar.

Türkiye sermaye için her zaman güvenilir ülke olmuştur. “Türkiye'de işçiler çok para istiyor. Bizi boğuyorlar” diye fabrikalarını Mısır'a götürenler, öyle sanıyorum ki şimdi bin pişmandır.

Rüşvet bu ülkeye çok zarar veriyor

2002 öncesinde yeni kurduğu partisi ile iktidarı hedefleyen Recep Tayyip Erdoğan'ın ulusa verdiği vaatleri hatırlıyorum.

O yıllarda üçlü koalisyon ile yönetilen ülkemizde ekonomi çökmüş, yolsuzluk ve rüşvet alıp başını gitmişti. Recep Tayyip Erdoğan, hortumlamanın, yolsuzluğun önleneceğini, devlet kapısında rüşvetin kökünün kazınacağını söylüyordu.

Aradan sekiz yıl geçti. Türkiye'de eskisi kadar yolsuzluk, hortumlama olmuyor. Ama rüşvet alışkanlığı aynı hızda devam ediyor. Uluslararası önemli bir kurum, dünyanın rüşvet haritasını çıkartmış. Türkiye, rüşvet konusunda Liberya, Afganistan, Irak, Hindistan, Gana'dan sonra dünya altıncısı çıkmış.

Diğer ülkeleri bilmem. Ama Türkiye'de rüşvetin hâlâ çok yaygın olduğu, adeta kurumsallaştığı yadsınamaz bir gerçek. Özellikle imar konularında Büyükşehirlerde çok ciddi rüşvetlerin döndüğü biliniyor. Kamu alımlarında, ihale dağıtımlarında rüşvet sistemin bir parçası...

Tapu dairesinde işin çabuk bitmesi ya da trafikte ceza kesilmemesi için verilen basit rüşvetler çok önemli değil. Önemli olan, Osmanlı’dan günümüze dek süren rüşvet geleneğinin sistemin içine ayrılmayacak biçimde girmiş olması...

Çevre sorunlarının giderek artmasında, ruhsatsız işyerlerinin patlamasında, tarım alanlarının fabrikalarla dolmasında hep bu rüşvet çarkının etkisi var...

Türkiye'nin dünyada hâlâ en çok rüşvet alınıp verilen 6 ncı ülke olmasının getirdiği utancın yanı sıra, ülkenin kalkınmasına önemli zarar verdiğini de görmek gerekiyor.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.