• BIST 76.031
  • Altın 127,816
  • Dolar 3,3888
  • Euro 3,6457
  • Kocaeli 2 °C

Okurunuz varsa yazarsınız 

Okurunuz varsa yazarsınız 
Geride bıraktığımız haftayı çok keyifli ve hareketli geçirdiğimi söyleyebilirim.

Özellikle “İzmit” temalı yazılar, eski İzmit’i, eski İzmitlileri anlatan yazılar, gerçekten büyük prim yapıyor. Ayıptır söylemesi, bu işi en iyi yapan kişinin günümüzde ben olduğumu da biliyorum. 
İzmitlilik, eski İzmit, bu şehrin geçmişteki mükemmel yaşam kültürü ile bugünkü hali arasındaki kıyaslamaları her gün farklı örneklerle, farklı sembol kişilerin de adını geçirerek kullanabilirim. Ama bu istismar olur. 
Her konuda yazmaya çalışıyorum. Ele aldığım konuların büyük bölümünün yerel olmasına özen gösteriyorum. Daha önce de pek çok kez belirttim. Yazdıklarıma, ne yazacağıma, nasıl yazacağıma hiç kimse en ufak şekilde karışmıyor. Ne “Şunu yaz” diyen var, ne “Bunu yazma” diyen var. 
Çok iyi biliyorum ki, ben bu gücü sizden, yani benim yazdıklarımı okuyanlardan alıyorum. 
…………
Günümüzde yazarlık, gazetecilik işi çok ucuzladı. Herkes bir şeyler yazıyor. Sosyal medya, yalandan dolandan, iftiradan dedikodudan geçilmiyor. Israrla kendimi sosyal medyanın dışında tuttuğum için umurumda değil. Benim hakkımda da pek çok yerde abuk sabuk yazılar çıkıyor. Emin olun hiçbirini okumuyorum bile. Cevap yetiştirmeye de en küçük bir çaba göstermiyorum. 
Geçen hafta yazdığım kimi yazılar nedeniyle yüzlerce kişiyle telefonda veya yüz yüze konuşma imkanım oldu. Sevgi, destek mesajları aldım. Sağlığım için dua edenler, bu kentte bu işi sürdürmem için sağlık dileyen dostlar, okurlar oldu. 
Bu ülkede bizim mesleğimizin itibarı ortada.  Bu ülkede en ünlü yazarların yazdığı kitapların tirajları 4-5 bin adedi geçmiyor. Gazetelerin tirajları yerlerde sürünüyor. Düşünün ki, her gün internetten veya kağıttan on binlerce insan sizin yazınızı okuyor. Her okuyanın, her yazdığınızı beğenmesi, sizinle aynı görüşü paylaşıyor olması mümkün değil. Zaten önemli de değil. Ama insanlar sizin yazdığınıza inanıyor, en azından sizin bu yazıyı herhangi bir kişisel hesapla yazmadığınızı biliyor. 
Yazdıkları yazıları sadece kendileri okuyanların, “gazeteci” geçindiği alemde benim ulaştığım konum gerçekten çok büyük bir güç. Ama bu güce, bu konuma sadece güzel yazdığım için ulaşmadığımı biliyorum. Her konuda yazdım. Magazin yazdım, spor yazdım. Kendi hayatımdan pasajlar yazdım. “Yapılan şu iş kötüdür, yanlıştır” diye yazdığım kadar, “Yapılan bu iş doğrudur, haklıdır” diye de yazdım. Emin olun, denge kurmak gibi bir hesabın içinde olmadım. O gün önüme ne geldiyse o gece uyumadan önce kafamda neler kurmuşsam, onları yazdım. 
Kendi hayatımı, yaşam şeklimi, zevklerimi, beğendiklerimi, beğenmediklerimi ortaya açıkça koydum. Kimileri, “İçki içtiğini, bahis oynadığını neden yazıyorsun. Kötü örnek oluyorsun” diye kızıyor. Ama ben buyum. Böyle yaşıyorum ve hayatımın hiçbir anını hiç kimseden gizlemiyorum. 
Zaten sizin beni okumanızın, benim yazdıklarıma güvenmenizin başlıca nedeni de budur diye düşünüyorum. İsmet Çiğit olarak bugüne kadar hiç kimseden kendim için en küçük bir torpil, ayrıcalık, menfaat istemedim. Benim kendilerinden bir şey talep edip, beni kendilerine gebe bırakmak için fırsat bekleyenler olduğunu biliyorum. Hiçbirine prim vermedim. Özellikle seçim dönemlerinde ve aday adaylığı sürecinde çok rüşvet teklifleriyle, çok para dolu çantalarla karşılaştım. Yaptığım işin kutsallığına inanırım. Hiçbir zaman mevcut yaşam standartlarımın daha üstünü de hedeflemedim. Bu elektriğin, okurlara da bir şekilde geçtiğini, bu nedenle yazılarıma ilgi gösterilmesinin yanı sıra, yazılarıma güvenildiğini düşünüyorum.
Bütün bunları neden yazdım?.. Gerçekten geçen hafta çok duygu dolu anlar yaşadım. Her kesimden pek çok insan aradı, geldi, gitti. Bu şehrin insanları, özellikle İzmit sevdalıları benimle konuşmaktan, içlerini bana açmaktan keyif alıyorlar. Elbette herkes için geçerli değil. Kimileri de hiç sevmiyor. Benim hakkımda çok laf söz üretenler, itibarsızlaştırmak için ellerinden geleni yapanlar var.
Ama sizin, gerçek okurların öylesine bir ilgisi ve güveni var ki, geri kalan hiçbir şeyi umursamıyorum. 
Benim yazılarımı sağcısı da okuyor, solcusu da.. Sporcusu da okuyor, genci, daha çok yaşlı İzmitliler okuyor. Bu çok büyük güç ve çok büyük sorumluluk. Sadece buna layık olmaya çalışıyorum. Mevcut hayat standardımı sürdürmek için çalışmak zorundayım. Sizden gelen bu ilgiye, sizin gösterdiğiniz bu sevgiye layık olmak elbette çok güzel bir duygu. Bundan güç alıyorum. Ama hayatımın sonuna kadar bu standartta yaşamımı sürdürebileceğimi bilsem, bir dakika bile bu işi yapmam. Çünkü bu şehir konusunda, bu şehrin değişen ahlaki değerleri konusunda gerçekten ciddi kaygılarım var. Bu şehir, beni olması gerekenden çok daha fazla yorar hale geldi. 
Talebim, desteğinizin ve güveninizin devamıdır. Bu gazete her zaman sizin gazeteniz olarak kalmıştır. Türkiye’nin ve ilimizin içinden geçtiği koşullarda elbette bazı dengelere dikkat etmeniz gerekebiliyor. Ama bu en azından benim bulunduğum yerde kendinizi satmak, kaleminizi satmak anlamına gelmez. 
Yazı yazmak dışında, bu şehrin ve bu şehrin insanlarının sesi olmak dışında başka hiçbir işe yaramadığımı da çok iyi biliyorum. Kimseden torpil istemem, kimse için torpil de yapmam, yapamam. Bu şehir için, bu şehrin geleceği için, bu şehrin değerlerini koruması ve geri kazanması adına birlikte bir şeyler yapmamız lazım. Oturduğumuz yerde bu şehrin değişen şartlarının bizi yok etmesini, bitirmesini bekleyemeyiz. Birbirimize destek olacak, birbirimizi seveceğiz. Kimseye şantaj yapmadan, kimseye belden aşağı vurmadan, kimseye hakaret etmeden ama birbirimizden aldığımız güçle bu kent adına gereken mücadeleyi vermeye mecburuz. 
Bakın, Kocaelispor konusunu da sonunda bir yerlere getirdik. Geç kaldık, çok yorulduk, yıprandık belki. Ama sonunda Kocaelispor adına bizim istediklerimizi, dediklerimizi kabul etmek zorunda kaldılar. Böyle sürdüreceğiz İzmit ve İzmit’in değerlerine sahip çıkma mücadelesini. Korkmadan, yılgınlık göstermeden ama kimsenin kişiliğine de zarar vermeden. 
Bu benim tarzım. Hala, bu devirde ve bu kentte bile bu tarzın da prim yaptığını biliyor, sizi hep yanımda hissediyorum. Benim gücüm, benim esin kaynağım sizlersiniz. Kimi zaman yılgınlığa düşüp, içime kapandığımda sizin bana verdiğiniz gücü düşünüyorum. Yılgınlığa hakkım olmadığını kendime telkin ediyorum. Her gün herkesin, hepinizin hoşuna gidecek türden konular bulup yazmak mümkün değil. Bazen gerçekten yazarken konu bulmakta zorlandığımı hissediyorum. Ama baştan savma yazmamaya, bana ayrılan köşeyi üstün körü doldurmamaya azami gayret ediyorum. Sadece beğendiklerinizi değil, benimle ilgili beğenmediklerinizi de aktarın. Paylaşın.. Ben burada sizi temsil ediyorum. 
Pek çok kere olduğu gibi, bu yazıya başlarken de nereye gideceğini kestirmeden, sonunu düşünmeden başladım. Bu yazıya başlayıp, bitirdiğim süre içinde birbirinden çok farklı konularda 5 okurla daha konuşmak bazı konularda bilgi alışverişinde bulunmak zorunda kaldım. Geçen hafta beni gösterdiğiniz ilgiyle gerçekten çok duygulandırdınız. Amacım, buna teşekkür etmekti. Okunduğumu, dikkate alındığımı biliyorum ve bir kez daha bunu fark ettim. Teşekkür eder, sağlık dilerim. Ortak bir mücadelenin İzmit’i, ‘İzmit olarak koruma’ mücadelesinin içinde olduğumuzu hiçbirimiz unutmayalım. 

Bu haber toplam 664 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Her şey kuralına uygun yürütülüyor03 Aralık 2016 Cumartesi 00:05
  • Zaman Geçiyor, Büyüyoruz03 Aralık 2016 Cumartesi 00:03
  • Köylü Pazarı’nı beğenmedik, Sosyete Pazarı’na koşarız02 Aralık 2016 Cuma 00:00
  • Tramvay mağdurlarına yerel promosyon01 Aralık 2016 Perşembe 00:05
  • Çok karanlık, çok sıkıntılı30 Kasım 2016 Çarşamba 00:01
  • Rüzgar ve güneş enerjisini desteklememiz gerekiyor29 Kasım 2016 Salı 00:00
  • Okurunuz varsa yazarsınız 28 Kasım 2016 Pazartesi 09:54
  • Olacaksa “dar bölgeli” olmalı28 Kasım 2016 Pazartesi 00:03
  • KEV’deki muhalefetin dayanağı27 Kasım 2016 Pazar 00:32
  • İyi güzel de biz bu “b.k”u neden yedik?26 Kasım 2016 Cumartesi 09:00
  • ÖNE ÇIKANLAR
    • Lütfen bu şehri koruyun
    • Zaman Geçiyor, Büyüyoruz
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37