1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Okuyucunun tepkisi
Okuyucunun tepkisi

Okuyucunun tepkisi

Yazan insan tepkilere de hazır olmalı. Ne ki, bu tepkiler her zaman olumsuz olacak diye bir kural da yok. Kimi zaman övgüler alıyorsunuz, kimi zaman sitemler alıyorsunuz ve yazmayı sürdürüyorsunuz. Dev

A+A-

Yazan insan tepkilere de hazır olmalı. Ne ki, bu tepkiler her zaman olumsuz olacak diye bir kural da yok. Kimi zaman övgüler alıyorsunuz, kimi zaman sitemler alıyorsunuz ve yazmayı sürdürüyorsunuz.

Devamlı okuyucularınız vardır. Görmeseniz bile bilirsiniz onların sizi her gün okuduğunu. Gizli ya da açık bir bağ oluşmuştur aranızda. Küçük notlar, uyarılar aldığınız da olur…

Hasan Çevik hemşerimdir benim. İyi bir okuyucu, aynı zamanda iyi bir gözlemcidir. Kendisini tanıyanlar, Hasan Çevik’in aydın, Atatürkçü yapısını iyi bilir. Bir de, Hasan Çevik’in ne denli sert tepkiler gösterdiğini bilir. Konu Türkiye ise, konu Atatürk ise babasının oğlunu bile tanımaz, tavrını koyar. Benim köşemin okuyucuları da zaman zaman Hasan Çevik’in yolladığı notları görürler…

Son günlerde yaşananlara şöyle bir bakın ve düşünün. Kimin, neyi, nereye sığdırmaya çalıştığını inceleyin! Övgüleri, sövgüleri geçirin aklınızın süzgecinden! Birilerinin aydın olmayı, demokrat olmayı nelerle bağdaştırmaya çalıştığını şaşkınlıkla izleyin. Sonra da Hasan Çevik’in notlarıyla; isterseniz karıştırın, isterseniz kıyaslayın.

Kısa notunda şunları söylüyor Çevik;

“Bir hanım kızımız, televizyon kanallarından birinde, şehitlerimiz için şunları söylüyordu; ‘Allah adına, Muhammet adına, vatan adına, bayrak adına bir çare bulun!’ O genç kızımızın haykırışlarını duyduğumda göz yaşlarımı tutamadım.”

Daha sonra asıl tepkilerini dile getiriyor Çevik ve diyor ki;

“Nerede Orhan Pamuk’lar, nerede Amerikan askerlerine başarı dileyenler?”

Görüyorsunuz Çevik’in tepkisini. Bu kadarla da kalmıyor ve sürdürüyor. Diyor ki;

“Bir zamanlar başörtüsünü bahane ederek her hafta sokaklarda olanlar, şimdilerde görevlerini tamamlamış olsalar gerek ki; çuval olayında, tokat olayında, yüreklerimizi yakan onlarca şehit olayında bir yerlerde yoklar!”

Devam ediyor Çevik;

“Sağcı basınımızın yazarları; Nazlı Ilıcak hanımefendi, Fehmi Koru beyefendi ve benzerleri, olayların akışına göre değil, kendi bakışlarına göre yazmaktalar!”

Sürüyor kızgınlığı;

“Bu ülkede vatan kokusu, bayrak kokusu, iman kokusu vardır. Ama başka kokular da vardır; Menemen kokusu, Sivas kokusu gibi!”

Çevik’in tepkilerine katılmamak olası mı? Bize dışarıdan saldıranlar için yaptığı saptamayı da ilginç bulacağınızı sanıyorum;

“Maraş’tan Fransız dostlarımızı, İstanbul’dan İngiliz akrabalarımızı, İzmir’den Yunanlı babalarımızı, atalarımızı öldürdünüz, biz de sizi öldürüyoruz!”

Başka nasıl açıklanabilir ki? Türkiye Cumhuriyeti’nin paramparça edilmeye çalışılması nasıl anlatılabilir ki?..

Çevik ve benzeri duyarlı insanlarımızın varlığını bilmek insanı az da olsa sevindiriyor…

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.