1. YAZARLAR

  2. Alaettin KÖKSAL

  3. On bir ayın sultanı Ramazan
Alaettin KÖKSAL

Alaettin KÖKSAL

Yazarın Tüm Yazıları >

On bir ayın sultanı Ramazan

A+A-
Müslümanlar için Ramazan ayının önemi nedir?  Ramazan ayına neden on bir ayın sultanı denilmiştir. Bu konuda her müslümanın yeterli bilgisi olsa da, bazı hususları tekrar etmenin, yeniden hatırlatmanın faydalı olduğunu düşünüyorum.
Yüce Allah (CC) Ramazan ayını önemini bizlere şöyle anlatıyor.  O "RAMAZAN AYI Kİ, İNSANLARI IRŞAT ETMEK, HAK İLE BATILI AYIRT EDEN HİDAYET REHBERİ OLAN KUR'AN BU AYDA İNDİRİLDİ. ONUN İÇİN SİZDEN HER KİM BU AYA ERİŞİRSE, ONDA ORUÇ TUTSUN. KİMDE HASTA VEYA YOLCULUKTA BULUNURSA, TUTAMADIĞI GÜNLER SAYISINCA DİĞER GÜNLERDE KAZA ETSİN. ALLAH SİZE KOLAYLIK DİLİYOR. ZORLUK DİLEMİYOR."(Bakara 185)
Peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV) şöyle buyuruyor;   ["Ramazan; Yüce Allah'ın isimlerinden bir isimdir."  "Bir kimse ramazan orucunu inanarak tutar ve sevabını Allah'tan umarsa, geçmiş günahları mağfiret olur." "Kur'an-ı Kerim ramazan ayında indirilmiştir. Ramazan ayının içinde bin aydan daha hayırlı olan kadir gecesi vardır."  "İnsan nefsinin terbiye vasıtası olan oruç bu ayda farz kılındı.  "Oruç sabrın yarısıdır, Sabır imanın yarısıdır."  "Oruç tutan kimse, yalan söylemeyi ve yalancılıkla iş yapmayı bırakmazsa, aç ve susuz durmanın Allah katında kıymeti yoktur."] ( Naklettiğimiz bu hadisler Buhari ve Müslim dendir.)
["DOĞRUSU BİZ ONU KUR'AN-I KADİR GECESİNDE İNDİRDİK. KADİR GECESİNİN NE OLDUĞUNU SANA BİLDİREN NEDİR? O KADİR GECESİ BİN AYDAN DAHA HAYIRLIDIR. ONDA O GECEDE MELEKLER VE CEBRAİL RABLERİNİN İZNİYLE İNER. O GECE ŞAFAK VAKTİNE KADAR ESENLİKTİR, SELAMETTİR." ( Kadr suresi 1-5)
  Bu ayet ve hadislerin ışığından baktığımızda Ramazan ayının içinde, kıyamette kadar tüm insanlığa ışık tutan, yol gösteren Kur'an indirilmiştir. İçinde bin aydan daha hayırlı olan kadir gecesi ve nefsimizi terbiye eden oruç ibadeti ve teravih namazı vardır. İbadetlerin feyzi ve bereketinin yoğunlaştığı, sosyal dayanışmaların zirve yaptığı gönüllerin coştuğu bir ay olduğundan haklı olarak Ramazan ayına on bir ayın sultanı denilmiştir.
On bir ayın sultanı olan Ramazan, yüklendiği maddi ve manevi tüm bereket ve feyizleriyle, manevi olarak tüm insanlığa özetle şöyle seslenmektir. " Ey insanlar! Allah'tan başka ilah olmadığına, Hz. Muhammed (sav) Allah'ın son elcisi ve resulü olduğuna şahadet ediniz. Son İlahi kitap olan Kur'an'ın emirlerine sımsıkı sarılınız, Hz, Peygamberin sünnetinden ayrılmayınız. Bu sesi defalarca duyan, lakin gereğini yapmayan Müslümanlar, bu ayda kendilerini hesaba çekerek batıl şeylerden kendilerini korumalıdırlar.
  Şer güçlerin ve onların satılmış şuursuz maşaların, terörist grupların birlikte İslam dünyasında yaptıkları vahşetleri, katliamları, işgal ve sömürüleri, alçakça kirledikleri namusları, hunharca öldürdükleri kadın ve çocukların, ıstırabını düşünmeden iftar sofralarına oturan Müslümanlardan, ramazan ayı razı olacak mı?  Vahşi hayvanların dahi yapmadığı, bir vahşet ve alçaklıkla İslam dünyasını kana çeviren zalimlerin ve onların satılmış köle ruhlu insanların yaptıklarına ses çıkarmayanlar ramazan ayının bereket ve feyzinden istifade edebilirler mi.?
 Bu vahşi sırtlanların ve onları taklit eden vahşi yerli köpeklerin, şerefsizce ve alçakça yaptıkları zulümlerinden dolayı,  İslam dünyasında aç, susuz ve evsiz bıraktıkları milyonlarca insana, yüzbinlerce dul ve yetime çektirdikleri açıları, Müslümanlar yüreklerinden hissetmiyorlarsa, tutukları oruçların Yüce Allah tarafından kabul edilip edilmeyeceğini düşünmelidirler.   
Mazlumların ve mağdurların acılarına ilgisiz kalan,  yardımlarına koşmayan, şuursuz, nemelazımcı Müslümanların, tutukları oruçlarla kendilerini kandırmamalıdırlar. İslam'ın emrettiği gibi yaşayan ve düşünen hiçbir insan mazlumların ve mağdurların ıstıraplarına asla ilgisiz kalamayacağından,  sadece kuş sütünün eksik olduğu iftar ve sahur sofralarına oturamaz.
Üzülerek ifade edelim ki, Ramazan ayını israf ve eğlence ayına çevirerek, dayanışma yardımlaşma ayı olduğunu unuttuk. Ramazan ayını bu şekilde geçirenlerden, Ramazan razı olmaz, aramızdan hoşnut bir şekilde ayrılmaz.
  Ramazan münasebetiyle bazı aileler, lüks lokantalara iftar ve sahurlarını yapmakta, dostlarını bu yerlerde ağırlamaktadırlar.  Benzer şekilde bazı dernekler, vakıflar, sivil toplum kuruluşları, Belediyeler, siyasi partiler, sendikalar, kamu kuruluşları, cemaatler,  tarikatlar, iş adamları geniş mekânlarda iftar programları düzenlemektedirler. Bu gibi programlarda fakirlerden çok siyasiler ve zenginler ağırlanmaktadır.
Belediyelerin kurdukları iftar çadırlarına oruç tutan, tutmayan, evinde iftar yapabilecek orta halı insanlar gelmekte, yapılan ramazan etkinliklerini seyrederek nefislerini hoşnut ederlerken, bir an olsun gönüllerinden, İslam dünyasının çektiği sancıları geçirmeden iftar etmeleri çok acı vericidir.
Hiç kimse kusuru bakmasın, İslam dünyası kan gözyaşı içinde iken, Belediye çadırlarında verilen iftar yemeklerinde, sanatçıları davet etmek, oruç tutanları/tutmayanları eğlendirmek ramazan ayının ruhuna uygun değildir. Fakir fukaraya iftar vermek isteyen sivil ve resmi kurumlar, Belediyeler, maddi desteklerini Kızılay'a, insanı yardım kurumlarına vererek fakir fukaraya doğrudan ulaşmayı sağlamış olurlarsa, çok daha hayırlı hizmet yapmış olurlar.
 Ensar muhacir kardeşliği, mültecilere ve kendi vatanlarından sürgün yaşayan aç, susuz insanların yardımına koşmakla olur.   Dernek,  vakıf, cemaat, parti ve diğer sivil ve resmi kuruluşlar,  üyelerine ve halka açık olarak verdikleri iftar yemeklerinde daha çok kendi reklamlarını yapmaktadırlar. Bu gibi iftar yemeklerini Ensar ve muhacir kardeşliği şeklinde anlatmaya kalkışmak, Ensar ve muhacir ruhunu sulandıran, çirkin bir istismarcılığın kapısını aralamış oluruz.   
Bir başka husus, parti teşkilatlarının, resmi kurumların belirledikleri günlerde bayramlaşma merasimleri düzenlemek, insanlarla bayramlaşmak her ne kadar faydalı görülse de, bana göre böyle bir adet doğru değildir, dini bayramların ruhuna aykırıdır. Bayramlaşmak isteyen, bayram günü bayram namazı için camiye giderek orada bayramlaşmalıdırlar.
    Sahtekârlığı ve riyakârlığı sevmediğimden, hiç kimseyi kırmadan doğruluğuna inandığım düşüncemi peşinen söylemeliyim. Demokratik özgürlükler birilerinin babasının malıymış gibi kullanma hakkına sahip değildir. Mazereti olmadığı halde, oruç tutmayan bay ve bayanlara hayırlı ramazanlar, iyi iftarlar, bayramınız mübarek olsun' demek suretiyle bu bay ve bayanlara hakaret etme nezaketsizliğini yapmadığım gibi, kendime de enayi dedirtmem. inançlarıma hakaret yaptırmam, saygısızlığa müsaade etmem. Uyuşuk müslüman olmayı sevmem.
 Bir müslüman olarak,  ehli vicdan sahibi herkese soruyorum.  Yeryüzünde zalimlerin zulmü altında ezilen Müslümanların hangi derdiyle dertlenebiliyoruz. Kendi mahallemizde göstermelik birkaç iftar yemeği vermekle kendimizi kandırmayalım. Çok fazla yoruma gerek yok, her şey ortadadır. Kendi yaptıklarımızın yüzünden zalimler tarafından ezildiğimiz yetmiyorcasına şuursuzca birbirimizi çekiştirmekten, gıybet ve iftira yapmaktan çekinmiyoruz. Sonrada utanmadan medeni insan ve Müslüman olduğumuzu söyleyebiliyoruz.
Sözü daha fazla uzatmadan Tövbe suresinin 23 ve 24. Ayetleriyle sizleri baş başa bırakmak istiyorum. [" Ey iman edenler! Babalarınız ve kardeşleriniz eğer imana karşı inkârcılığı tercih ediyorlarsa onları dost edinmeyin. Sizden kim onları dost edinirse, işte onlar kendilerine zulmedenlerdir." " De ki:  Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, elde ettiğiniz mallarınız, evleriniz.( makam, mevki, para, şan, şöhret) size Allah ve resulünden, Onun yolunda cihat etmekten daha sevimli ise, Allah'ın emri gelinceye kadar bekleyin. Allah günahkârlar topluluğunu hidayete erdirmez."]       Ey âlemlerin yaratıcı Allah'ım! Ülkemizi, İslam âlemini bütün şer güçlerin fitne ve fesatlarından muhafaza buyur. Bizlere, zalimleri devirecek olan, ümmet şuurunu ihya edecek bir hidayete ve ferasette kavuştur.   
Bu yazı toplam 393 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.