1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. Önce inanmak gerek
Önce inanmak gerek

Önce inanmak gerek

Hz Mevlana; “Bana divane diyorlar. Ayağıma pranga niye?. ” şeklinde bir cümleyle cevaplamış hem kendine reva görüleni hem de düşüncelerinden dolayı prangalananların durumunu. Ne güzel ifade

A+A-

Hz Mevlana; “Bana divane diyorlar. Ayağıma pranga niye?. ” şeklinde bir cümleyle cevaplamış hem kendine reva görüleni hem de düşüncelerinden dolayı prangalananların durumunu. Ne güzel ifade etmiş merhum. 

Etmiş ama dünyanın hemen her yanında düşüncelerinden dolayı hapsedilmiş,hatta zincirlere vurulmuş binlerce insanın olduğu da bir gerçek. Nasıl olur ve hangi mantıkla yapılır insanın düşünceye yabancı hale getirilmesi anlamak mümkün değil. Ama bu olmuş hemen her devir ve toplumda değişik oranlarda da olsa. Nasıl düşünceye pranga vurulamayacaksa ruh da öyle,ruh için de pranga yoktur.  Zincirler et ve kemik içindir. Aslında zındanlar,aynen mağaralar gibi kendi ölümüne hırsla koşanların ve toplumu da o karanlığa sürüklemek isteyenlerin bilerek yada bilmeyerek yuvarlandıkları çukurlardır. Halbuki inanan insan için ümitsizlik asla bahis mevzu olamaz, olmamalı. Ye’se düşmek, ümitsizlik ve karamsarlık yoktur inanan insan için. Hele bilgi toplumlarında asla. Onun için önce inanmak gerek,inanmak ve mücadele etmek vesileleri ile. Her yokuşun bir düzlüğü ve inişi olduğu gibi her karanlığın da bir aydınlığı vardır.  İnanmak,gayretinde bulunmak ve gecenin sabah’ı, sabah’ın da güneş’i beklediği gibi beklemek gerek. Allah zamanı insanlar arasında döndürüp duruyor;dün’ün zirveleri tutan yalan şöhretleri gün geliyor vadî’lerde küçük bir tümsek arıyor tünemek için. Dün haksız biçimde kendilerine vadîler reva görülenler de, zirveleri tutabiliyor İlâhî irade’nin adl’iyle günü geldiğinde. Görüyoruz bütün bunları en ib retlik tablolar şeklinde. İhmal yoktur O Şan- Yüce’de. Olsa olsa imhal olur. Bir süre imhal eder, belki sınar ama sonunda mutlaka adl’i ile hissettirir kendini. Dün böyle olmuş,bugün böyle,yarın da böyle olacak. Peygamberleri vermiş bu imtihanı ayni biçimde,velî’leri vermiş,kullarından verenler olmuş başarıyla. Hira, nur mîsal aydınlığın hemen öncesiymiş,Sevr öyle,Ashab-ı Kehf’in uykusu öyle. ”Bana seni gerek,seni” diyen, inanmış ve inandığı hakikati beklemiş. Atıldığı zındandan nasıl çıkarım hesapları ile değil de, burada da olsam nefes aldığım süre,aldığım nefesin gereğini yapmalıyım deyip projesine yoğunlaşmış irade kahramanı bunun en güzel örneklerinden değil mi?!. Zaman zaman bir lütuf ve ihsan-ı İlâhî olarak gelir bu irade kahramanları. Gelir ve şaha kaldırır milletini hâsid’leri şok edercesine. Medeniyetler,kültürler,devletler böyle gelişmiş,büyümüş ve sürdürmüşler varlıklarını. Hiçbir devir ve zamanda karanlıklar,zulüm ve haksızlıklar sürekli olmamış. Her karanlığın arkasından apaydınlık günler gelmiş gereğini yapıp sabırla beklemesini bilenler için. Tarihin her devrinde görmek mümkün bunun en güzel örneklerini.   Görüyoruz ve kıyamete kadar da sürecek bu devr-i daim. Dua ve temennimiz bu devr-i daimde iyi ve güzel geçen zamanların,yazın en uzun günleri mîsal uzun sürmesidir.

Bu haber toplam 674 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.