1. YAZARLAR

  2. İbrahim ELGİN

  3. ÖNCE KENTİMİZİ KENDİMİZE ANLATMAMIZ LAZIM
İbrahim ELGİN

İbrahim ELGİN

Yazarın Tüm Yazıları >

ÖNCE KENTİMİZİ KENDİMİZE ANLATMAMIZ LAZIM

A+A-
              Bir kente yerel yönetici olarak hizmet edecekseniz önce o kenti insanı, tarihi,  kültürü ve doğası ile çok iyi tanımanız lazım. Ancak bunların ardından kent aşkı, hizmet aşkı, görev aşkı hepsi peşi sıra gelir. Bir yerel yöneticinin şehrinde başarılı olması için. Önce kendini değil kentini düşünen ve o kentte yaşayan değil o kenti yaşayan olmalı.  
              Kocaeli’miz bugün Türkiye vergi rekortmenliğinde İstanbul’dan sonra ikinci sırada. Yani devletine ve milletine en çok katkıda bulunan ikinci il konumunda. Bunun böyle olmasında ki en büyük pay sanayisinin çok güçlü olmasıdır. İstihdam yönünden Kocaeli sanayisi yıllarca halkının refahını ve yaşam kalitesini yükselten bir olgu oldu. Ancak küreselleşen dünyamızda artık bacasız sanayi diye adlandırılan turizm potansiyeli de var. 
               Dünya’nın birçok ülkesi sanayisinin yanında ona da zarar vermeden yanına turizmi de ekleyerek ekonomisini canlandırmakta. Kocaeli’miz de bunu çok rahat başarabilir. Belediyelerimiz tarihini, kültürünü, dağ ve doğa turizmini hem Türkiye’mize hem de dünyaya tanıtmalı bu sayede yerli ve yabancı turistleri şehrimize çekerek bu sayede esnafımızın ve halkımızın refah seviyesini daha da ileri seviyelere taşımalı. 
                Ben inanıyorum ki Kocaeli’miz tarih ve kültür turizm potansiyeli açısından çok zengin. Bu zenginliklerimizi açığa çıkarmak adına Kentimizin iki başarılı Belediye Başkanları olan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu ve İzmit Belediye Başkanı Dr. Nevzat Doğan’ın hem Kocaelinin hem de İzmit’in hem kültürel hem de tarihi yapılarına sahip çıkmak adına yaptıkları projeler hakikaten takdire şayan. Özellikle İzmit Belediye Başkanımızın vizyon projesi olan tarih koridoru projesini çok önemsiyorum. Bu proje kapsamında birçok tarihi eserin onarılarak hem halkımızın hem de turizmin hizmetine sunulması adına çok güzel şeyler yapılıyor. Birçok tarihi yapılar, tarihi camiler ve konaklar onarılarak halkımızın hizmetine sunuldu.   Ama ben bu tarihi değerleri öncelikli olarak Kocaeli halkına tanıtıp ondan sonra dışa açılmamız gerektiğine inananlardan biriyim. Bu bağlamda uzun zamandır hem Büyük Şehir Belediyemiz, hem de İzmit Belediyemiz halkımızı hem bilgilendirmek, hem de yapılan hizmetleri yerinde inceleyip, görebilmeleri için bir proje başlattılar. Bu proje kapsamında İzmit sınırları içerisinde Belediyemizin yapmış olduğu hizmetleri ve restore edilen tarihi yapıları halkımıza gezdirme görevini arkadaşlarımızla birlikte büyük bir zevkle yapıyoruz. Hakikaten bende bu gezilerden hem zevk alıyor hemde böyle bir belediyenin Meclis üyesi olarak bu hizmetlerde bizlerinde biraz olsun katkımızın olmasından ötürü ayrıca gurur duyuyorum. Fakat bu gezilerde en çok şahit olduğum ve beni de en çok üzen şeylerden biri, halkımızın yeterince yaşadıkları kenti tam olarak tanımamaları oldu. 
                Öncelikle bir kentin tanıtımını en güzel o kentte yaşayanlar yapmalı. Yani bir anlamda şunu anladım ki önce kentimizi kendimize anlatmamız lazım. Bu durumdan bir doğma büyüme İzmitli olarak hakikaten kendimi çok sorumlu hissediyorum. İzmit’imizin tarihi ta Roma İmparatorluğuna kadar dayanıyor. Acaba bir İzmitli olarak kaçımız İzmit’in tarihini tam olarak biliyoruz? Gelin isterseniz bir soralım kendimize. Etnografya müzesinin yerini ve içerisinde sergilenen tarihi eserlerin Türkiye’nin başka hiç bir yerinde benzerinin olmadığını. Av köşkünün içerisindeki eşyalar arasında bulunan hakiki sedef kakmalı koltuk ve aynaların Türkiye’nin başka hiçbir yerinde olmadığını. Restore edilen Sırrı Paşa Konağını, Saatçi Ali Efendi Konağını, Sirkeciler, Elbeyoğlu ve Yeşil Konakları, Süleyman Paşa Hamamını, Kapanca sokaktaki tarihi evleri, Yeni başlanan Akçakoca meydan düzenlemesini, Kültür Tepesini, Şimdi birde Kültür tepesinin ikinci etabı başlayınca göreceksiniz İzmit’in çehresi değişecek. Bununla beraber Gölkay Parkı, Akmeşe’deki Işık Çeşmesini, Mahalle Konaklarını, Cephanelikteki Spor tesisini, mesire alanını ve Kadın Sosyal Yaşam Merkezini, EKO Parkı, şehitler korusunu, Nekropolleri, Timülüsleri, daha çok varda şimdilik sayabildiklerim bunlar vs. Allah aşkına bunlardan kaçının yerini ve tarihçesini biliyoruz? Bir düşünelim. Ama isterseniz gelin siz fazla düşünmeyin. Sizleri İzmit Belediyesi olarak biz gezdirelim. Hem gezelim hem öğrenelim. O güzellikleri gördüğünüz de hani meşhur bir sözümüz var ya “Çok gezen mi bilir. Yoksa çok okuyan mı” sözünün ne kadar doğru bir söz olduğunu anlayacaksınız. Çünkü neden böyle söylüyorum. Gezimize katılanların hemen hemen hepsi aynı düşüncede birleşiyorlar. Diyorlar ki bizler hakikaten İzmit’i bilmiyor ve tanımıyormuşuz, şimdi tam olarak tanıdık. Gezimize katıldıktan sonra sizlerde İnanın zaten güzel olan İzmit’imizi hem daha çok sevecek hem de şehrimiz hakkında daha çok bilgi sahibi olacaksınız.  
                Biz bu değerlerimiz hakkında bilgi sahibi olup, onları sahiplenmezsek, birkaç zaman sonra bu değerlerimizin hiçbiri ayakta kalmaz. Artık dünyada sadece bacalı sanayisi ile ilerleyip, ekonomik açıdan güçlenen ülkeler azalmaya başladı. Mutlaka ve mutlaka Kocaeli’miz ve İzmit’imiz artık turizm potansiyelini hem ekonomik hem de tanıtım açısından değerlendirmek zorunda. 
Çünkü İzmit Belediye Başkanımız Dr. Nevzat Doğan’ın her zaman söylediği .” Vizyonumuz Türkiye’nin cazibe merkezi ve dünyada tanınan yeni bir İzmit” hedefine çok uygun bir uygulama olacaktır. Şunu da son söz olarak söylemek isterim ki İstanbul’un taşı toprağı nasıl altınsa İzmit’in de altını bundan böyle tarih, kültür ve turizmdir. Herkese iyi pazarlar…       
Bu yazı toplam 450 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.