1. YAZARLAR

  2. İsmet ÇİĞİT

  3. Önce Meclis’i düzeltmeliyiz
İsmet ÇİĞİT

İsmet ÇİĞİT

Yazarın Tüm Yazıları >

Önce Meclis’i düzeltmeliyiz

A+A-
30 Mart yerel seçimlerinden önce birkaç kez ısrarla yazmış,  Özel İdare’nin kapanması, İl Genel Meclisi’nin ortadan kalkmasıyla birlikte Büyükşehir Belediye Meclisi’nin öneminin daha da artacağını vurgulayarak, bütün siyasi partilerin seçim sonunda Büyükşehir Meclisine gidebilecek sıralara yerleştirecekleri adaylar konusunda titiz davranmaları gerektiğini hatırlatmıştım. 
Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisi, bugün bir eyalet parlamentosu niteliğindedir. Çok önemli, çok geniş yetkileri vardır. Büyükşehir Belediye Meclisi, ayda bir kez toplanıyor. Her toplantısının, kent sorunlarının enine boyuna tartışıldığı, kent adına yeni önerilerin sunulduğu,  seviyeli tartışmaların yapıldığı bir platform olmalıdır. 
Ama heyhat.. Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisi’nin her toplantısı, “Kayıkçı kavgası” denilen türde yapmacık, yerel basına göz kırpan tartışmalarla, karşılıklı bağırış, çağırış ve hakaretlerle geçmekte, Meclis’te ezici çoğunluğa sahip AKP, her yaptığının doğru olduğunu, azınlıktaki muhalefet yapılan her şeyin yanlış olduğunu bağıra çağıra söylemeye devam etmektedir.
O meclis, bu kent halkının meclisidir. Ama üzülerek söylüyorum, bu kent halkını temsil etmeyen, bu kent halkına layık olmayan bir meclistir. Ayda bir kere toplanan meclisin  pek çok üyesi, bu toplantılardan kaytarmayı marifet sayar.. Her toplantıda, AKP’li üyeler Başkan Karaosmanoğlu’nun ve parti yönetiminin gözüne girmek için yıkama yağlama yapmaya; muhalefet üyeleri de bu kentte yapılan her şeyin yanlış olduğunu anlatmaya, önceden hazırlık yaparak gayret ederler. 
Hepsinden önemlisi,  Türkiye’deki en güçlü Büyükşehir Belediyeleri’nden biri olan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin hala, 2015 yılında kendisine ait, kendisine özel bir salonu bile yoktur. Çok uzun yıllar önce Düğün Salonu olarak yapılmış Leyla Atakan Kültür Merkezi içinde tadilatla düzenlenmiş bir salonda Meclis toplanıyor.  Aynı salonda sivil toplum örgütlerinin toplantıları, konferansları, konserleri de düzenlenebiliyor. 
Türkiye’deki 30 Büyükşehir Belediyesi içinde, kendi belediye binası bünyesinde özel meclis salonu bulunmayan bizden başka vilayet olduğunu sanmıyorum. 
Büyükşehir Meclis Salonu özel olmalıdır. Ağırlığı olmalıdır. Daha bizim böyle bir salonumuz bile yok.
………….
Yaklaşık 3 yıl önce Başkan Karaosmanoğlu ile birlikte ABD’ye gitmiştik. Bu ziyaret sırasında, hem ABD parlamentosunda, senatosunda oturum izleme, hem Kocaeli’nin kardeş şehri olan Maryland eyaletinin Eyalet Meclisindeki sıradan bir toplantıyı izleme imkanı bulmuştuk. 
ABD Senatosu, Temsilciler Meclisi, dünyayı yöneten platform.. Maryland Eyalet Meclisi’nin salonu daha büyük, daha görkemliydi. Bizim de izlediğimiz Eyalet Meclisi toplantısında,  salonun balkonlarında ilkokul çocukları vardı. Eyalet Meclisi’nin oturumunu izliyor, demokrasiyi yaşıyorlardı. Eyaletin yaşlı, saygın hemşerileri Meclis Başkanı tarafından kürsüye davet edildi, konuşma yapmaları sağlandı. Salonunun şekliyle, dinleyici localarındaki insanların, saygın meclis üyelerinin tavırlarıyla, iktidar ile muhalefet kanadı temsilcilerinin demokrasi kuralları içinde birbirlerine olan tavırlarıyla bir eyalet parlamentosunun nasıl olması gerektiğini Maryland’da görmüştük.  Eyalet Parlamentosu’nun toplantı salonunda eyaletin bütün sorunları görüşülüp, tartışılırken, aynı binanın diğer bölümlerinin kent tarihi müzesi olduğunu görmüştük. Kocaeli’den gelen heyeti gezdirmişler, eyalet tarihi ve demokratik yapısı hakkında bilgi vermişlerdi. 
Bizim meclisimize bakın... Özgün, kendisine ait bir salonu bile yok. Kıyafetine, saçına başına bile özen göstermeden sanki bu iş bir angaryaymış gibi meclise gelmiş, kimisi kravat takmaya tenezzül etmemiş, kimisi kendisini salonda kabadayılık yapmaya hazırladığı için daha oturumun başında kravatını gevşetmiş insanlarla dolu. 
Bu kentin merkezinde sorunlar var. İlçelerinde sorunlar var. Köy olmaktan çıkartılıp  mahalleye dönüştürülen yerleşim alanlarında sorunlar var.. Hiç biri doğru dürüst tartışılmıyor. Öyle sanıyorum ki, o mecliste halkın seçtiği üyeler olarak bulunanların da hiç biri bunları bilmiyor. 
İktidar kanadını temsil eden çoğunluk, “Her şeyi en iyi biz biliriz. Her şeyin en iyisini biz yaparız” havasında. Muhalefeti oluşturan azınlıklar, “Bu belediyenin yaptığı her iş yanlıştır. Her iş şaibelidir. Bu kentte her şey çok kötüdür” şartlanmasında. 
Oysa öyle değil.. Bu şehirde ne her şey çok kötü, her şey berbat durumda; ne her şey mükemmel, her yapılan iş dört dörtlük.. 
2004’den buyana yapılan güzel, önemli, alkışlanacak işler var. Ama çok da eksiğimiz, sorunumuz, bir türlü çözüm bulamadığımız sıkıntılarımız var. Büyükşehir Belediye Meclisi, bütün bunların düzgün ve akılcı biçimde tartışıldığı, iyi yapılanın alkışlandığı, kötü olanın eleştirildiği, ama hepsinden önemlisi akılcı önerilerin, projelerin gündeme getirildiği bir platform olmalıdır. Meclisimizin kalitesi, ne yazık ki bu anlatmaya çalıştığım gerçek Kent Parlamentosu oluşumuna cevaz vermiyor.. 
Meclis’te kavga çıkartıp, yerel medyada haber olmaya hevesli muhalefet üyeleri var. 
Halk bizi seçti. Biz burada çoğunluğuz. Biz ne diyorsak doğru odur gözlüğü ile bakan iktidar üyeleri var. 
Bu şehir, öncelikle Büyükşehir Belediye Meclisi’ne çeki düzen vermelidir. Kenti temsil eden sadece belediye meclisi toplantılarının ya da iktidar veya muhalefetteki meclis üyelerinin basın toplantılarının, proje sunumlarının yapıldığı özgün bir meclis salonuna ihtiyaç vardır. 
O salonda, Meclis toplantılarını dönüşümlü olarak öğrencilerin gelip izleyebileceği localar bulunmalı, Büyükşehir Meclisi toplantılarında gerektiğinde kentin önemli insanları, başarılı esnafı, sanayicisi, köylüsü onurlandırılmalı, mimarların, mühendislerin söz hakkı bulunmalıdır. Kent siyasetini “Sen çok konuştun, ben az konuştum” kısır döngüsünün içine hapsedersek; ya da “Ben iktidarım,. Halk beni seçti. Ben ne diyorsam o doğrudur”  megalomanlığı ile, “Sizin yaptığınız her şey yanlıştır” aymazlığı arasına sıkıştırırsak, bu şehrin her gün biraz daha artan sorunlarının hiç birine çözüm bulamayız. 
Bu yazı toplam 257 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum