• BIST 107.244
  • Altın 143,419
  • Dolar 3,5588
  • Euro 4,1591
  • Kocaeli 33 °C

Önemli olan Kurultay Delegeliği

İsmet ÇİĞİT
27 Aralık’taki il kongresinde, CHP’nin yeni il yönetimi belirlenecek. Elbette il başkanının, il yönetim kurulunun kimlerden oluşacağı önemli. Ama bu kongrede daha önemlisi, 22 kişilik Kocaeli Kurultay delegeliklerine kimlerin seçileceğidir.
CHP tüzüğüne göre, bu tür kongrelerin çarşaf liste ile yapılması gerekiyor. Çarşaf liste demek, tek tek bütün adayların oylanmasıdır. Çok zordur. Ama gerçek demokrasidir. Kongreler başladıktan sonra önerge verilip oylanıyor ve blok liste ile seçim gerçekleştiriliyor. Bütün ilçe kongrelerinde böyle oldu. İl kongresinde de aynısı olacak. Listeler yarışacak. 
CHP’nin büyük kurultayı 16-17 Ocak’ta. İlimizden 22 kurultay delegesi seçilecek. Bütün partilerde olduğu gibi, CHP’de de yerleşmiş bir gelenek var. İlçe başkanları, örgüt temsilcileri olarak kurultay delegesi listesine yazılıyor. Yani, ilimizden 22 kurultay delegesi seçilecek ya, bunun 12’si çok büyük olasılıkla kongrelerde seçilen ilçe başkanları olacak. Geriye 10 delegelik kalıyor. İşte, bu 10 delegelik için ortaya konulacak tavır, CHP’nin ilimizdeki geleceğini de belirleyecek. Parti içinde bir yarış olması elbette doğaldır. Ama bu yarış, centilmence olmalıdır. Parti büyüklerine, partiye emeği geçmiş kişilere mutlaka saygı duyulmalıdır. 
Malum, parti içinde keskin bir bölünme var. Alma bu bölünme, 27 Aralık kongresinde kurultay delegelikleri listeleri ile aşılabilir. Örneğin, Selman Yıldırım liderliğindeki iktidar grubunun, listesinin kurultay delegeliği bölümüne, Hurşit Güneş, Hikmet Erenkaya isimlerini yazmasını bekliyorum. Aynı şekilde parti içi muhalefet grubunun çıkartacağı listenin kurultay delegeliği adayları içinde mutlaka Sefa Sirmen bulunmalıdır. Bu centilmenlik gösterilirse, CHP içinde barış tohumları atılmış olur ki,  bundan da kimsenin korkmaması gerekir. 
22 kurultay delegesi son derece önemli. Kurultay delegeliği, bir siyasi partide en önemli görevlerden biridir. 27 Aralık kongresinde çok büyük olasılıkla iki liste yarışacak. Bu iki listenin kurultay delegeliği bölümlerinde, ilçe başkanlarından sonraki isimlerin, mutlaka partiye emek vermiş, parti için çalışmış isimler yer almalı, parti içi yarış, kurultay delegeliği aşamasında gözardı edilmelidir. 
*Solakoğlu doğru isim 
CHP’nin 27 Aralık’taki il kongresinde parti içi iktidar grubunun(Selman Yıldırım-M.Ümit Küçükkaya-Sefa Sirmen)  desteklediği il başkanı adayı Cengiz Sarıbay,  adaylığını resmen açıkladı.
Görünen o ki, 27 Aralık kongresi, tek listeli olmayacak. İkinci bir liste çıkacak ve kongrede seçim yarışı olacak. Parti içi muhalefet diyebileceğimiz(Hurşit Güneş-Hikmet Erenkaya-Yalçın Kuşkan) grubu, İzmit kongresini kaybettikten sonra dağılır gibi olmuştu. Gebze kazanılınca, yeniden moral buldular. Oturup hesap yaptıklarında,  il kongresinde 600 delegeden 300’e yakınının oyunu alabileceklerini hesap ediyorlar. Ama bu kolay değil. Örneğin Hikmet Erenkaya, ya da Hurşit Güneş veya Yalçın Kuşkan kendileri aday çıksalar, mümkün değil alamazlar. Muhalefet grubunun,  ilçe kongrelerinde seçilen il delegeleri içindeki  iktidar grubu tarafından  listelere yazılmış isimlerin de oyunu alması gerekiyor. Bu iş, örneğin bir Fahri Örengül ile de olmaz.
Şimdilerde konuşulan “Cengiz Sarıbay’ın karşısına Tamer Solakoğlu” modelidir. Tamer Solakoğlu,  parti içinde de, kent içinde de saygın bir isimdir. Herkes bilir ki, bir göreve gelirse, “Birilerinin adamı” olmaz. Doğru bildiğini yapar. Av.Solakoğlu, 7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerinden CHP’den aday adayı olmuştu. İki seçimde de listeye konuldu. Ama 6 ncı sıradaydı. Seçilme umudu olmamasına rağmen, partide en çok çalışan, koşturan adaylardan biriydi. 
Güleryüzlü adamdır Solakoğlu.. Milletvekili adayı olduğu dönemlerde sıkça görüşüyorduk. “Aktif siyasetin içinde kal. Senin gibi adamlar CHP için lazım” demiştim. Kalacağını,   hatta “İl Başkanlığı” görevini üstlenebileceğini söylemişti. 
CHP’de parti içi muhalefet kendi içinde anlaşabilir, Solakoğlu’nu aday çıkartırsa, 27 Aralık kongresi son derece çekişmeli ve zevkli geçer. Son sandık açılıp, sayılana kadar da bu kongrenin sonucunu kimse kestiremez.

*Gelin yanımıza birlik olalım
Artık, AK Partili bütün dostlar kabul etmelidir ki, “Kocaeli Birlikspor” Projesi, tutmamıştır. Yanlış projeydi, Kocaeli kentinin kimyasına aykırı projeydi. Kocaelispor’un yok edilmesi amaçlandı. 
Olmadı, tutmadı. Kocaelispor’a büyük zarar verdi. Çöküşüne neden oldu. Üstelik hesabı verilemeyecek kadar çok para harcandı. Sanayi kuruluşları, şirketler, işadamları adeta haraca bağlandı. Birlikspor projesi, büyük paraları yuttu, yok etti.
Şimdi elimizde hala Kocaelispor var. Maçlarına binlerce insan geliyor. BAL‘da oynayan Kocaelispor’un maçlarında, Süper Lig maçlarından daha fazla seyirci var. Kentin gururu, heyecanı, neşesi , hüznü Kocaelispor..Birlikspor ise, hala paraları yutuyor ve sahasında kaybediyor. 
Diyorlar ki, “Kocaelispor’un çok büyük borçları var. Lige çıkamaz” Kocaelispor’un borçlarını yatıralım. Çok büyük bölümünün 2004’den sonraki dönemde, yani AK Parti döneminde yapıldığını görürsünüz. Bugün bu kentte iktidar olanların, “Kocaelispor’un geçmişten büyük borçları var. Ayağa kalkamaz” deme hakları yoktur. Artık bırakın inadı. Görün bu kentin gerçeklerini. Birlikspor projesi yanlıştı, olmadı, tutmadı. Kocaelispor hala ayakta. Siz yanımızda olmasanız da biz bu kulübü ayağa kaldıracağız. Ama yanımızda olun. Kentin valisi ile Büyükşehir Başkanı, Bakanı, milletvekilleri ile hepiniz gelin bizim yanımıza. Sadece bize kalırsa, belki 15-20 yıl sürer. Siz gelin, destek verin.. 3-4 yıl içinde bu kenti yeniden Süper Lig’e çıkartalım.
*“Ben bilirim, halk bilmez” diyemezsiniz
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kartları açık oynuyor. Yeni Anayasa diyor ki, bu Türkiye’deki herkesin dileği. Hiçbir siyasetçi, hiçbir vatandaş, “Yeni Anayasa’ya ihtiyaç yok. 12 Eylül Anayasası ile yola devam edelim” diyemez. 
Erdoğan, yeni anayasa ile birlikte “Başkanlık Sistemi”ne geçişi de ısrarla öneriyor ve istiyor. Bu konuda da esnek. Başkanlık, Yarı Başkanlık, Partili Cumhurbaşkanı gibi modellerin tartışılmasını istiyor. Üstelik Erdoğan, “Muhalefetle birlikte Anayasa yapalım. Sonunda halkın onayına sunalım” diyor.
Muhalefetin, özellikle 1 Kasım seçimlerinin sonuçları ortadayken, Cumhurbaşkanı’nın bütün önerilerine “Hayır olmaz” deme lüksü yoktur. CHP ve MHP, mutlaka AK Parti ile masaya oturmalı, Yeni Anayasa ve Başkanlık sistemi hakkında müzakere yapmalıdır. Hazırlanacak metinler her şekilde referanduma götürülecek. Sonuçta,  “Halk ne derse, ne isterse” doğru olan budur. Hiç kimsenin , “Ben bilirim, halk bilmez. Benim dediğim doğrudur, halkın dediği yanlış” deme lüksü yok. Yeni Anayasa tamamen AK Partinin istediği, Başkanlık sistemi tamamen rdoğ3an’ın istediği gibi çıkarsa, bunun sorumlusu bugünkü muhalefet olacaktır. 
*İki turlu seçim böyle bir şey
Kısa süre önce çok büyük terör şoku yaşayan Fransa, yerel seçimlerini yaptı. Fransa’da “İki turlu” seçim sistemi uygulanıyor. Bir hafta önce yerel seçimlerde birinci tur yapıldı.  İlk turda 13 bölgede Fransa’nın aşırı sağcı, faşist partisi Ulusal Cephe her yerde birinci çıkmıştı.  Marie Le Pen liderliğindeki bütün Müslümanları, azınlıkları hedef alan partinin yeril seçimlerin bu ilk turundaki büyük yükselişi, hem Fransa, hem Avrupa’da büyük kaygıyla karşılanmıştı. 
Ulusal Cephe birinci turdan farklı şekilde önde çıktı ama, belediye başkanlıklarını kazanamadı. Geçen hafta sonu, her bölgede en çok oy alan 2 aday, ikinci tur seçime girdiler. Bütün bölgelerde aşırı sağcı Le  Pen’in partisi kaybetti. İlk turdan birinci çıkan parti, ikinci turda üçüncü oldu. Seçimleri, Fransa’nın eski Başkanı Sarkozy’nin liderliğindeki Merkez Sağ Parti kazandı.
İki turlu seçim işte böyle bir şeydir.  Gerçek demokrasidir. Tek turlu seçimlerde, yüzde 25-30 civarında oyla Belediye Başkanlığı, Devlet Başkanlığı seçilebilir. Tek turlu seçimlerde büyük sürprizler yaşanabilir. Ama iki turlu seçimlerde her zaman akl-ı selim galip gelir. Türkiye’nin iki turlu Başkanlık seçiminden, özellikle iki turlu yerel seçim modelinden kesinlikle korkmaması gerekir.
*Adana’da “Kebap ve Şalgam” günü 
Adana’da her yıl 12 Aralık günü  “Dünya Rakı Günü” olarak kutlanırdı. İnsanlar, aileleri, eş-dostları ile şehrin bir bölümünde, açık havada masalarını kurar, ünlü Adana kebapları mangalda pişirilir, topluca yemek yiyip, eğlenilir. 
Bu yıl Adana Valiliği “Dünya Rakı Günü” kutlamasına izin vermemiş. Bunun üzerine organizasyonu üstlenenler, “Kebap ve Şalgam Festivali” adı altında, 12 Aralık’ta yine bir yemekli-içkili toplantı yapmışlar. Kebap ve Şalgam Festivalinde Adanalılar eğlenirken, 5 maganda, ellerinde otomatik tüfeklerle bu festivalin düzenlendiği alanı basıyor. Havaya ateş ediyor, ellerindeki sopalarla masaları dağıtıyorlar. 
Türkiye böyle olmamalı.. Türkiye’de insanlar birbirlerinin hayatına, inançlarına saygı göstermeyi artık öğrenmeli. Birisi veya birileri, başkalarını rahatsız etmeden, başkalarının yaşam alanına tecavüz etmeden bir şeyler yapıyorsa, buna kimse karışmamalı. Polis Adana’da çabuk davranmış. Kebap ve Şalgam Festivalini pompalı tüfeklerle basanlardan 5’i gözaltına alınmış. Kebaplar yerlerde, masalar yerlerde. Ama yılmamış Adanalı topluluk. Etrafı derleyip, toplamışlar, festivale, eğlenceye kaldıkları yerden devam etmişler. Türkiye’nin çeşitli yerlerinde içkili organizasyonlara, içkili yerlere yönelik baskınlar, zorbalıklar giderek artıyor. Yılbaşı gecesinde de dikkatli olmak gerekiyor. 
*Biz, bu gruptan çıkarız
Haziran ayını iple çekiyorum.  10 Haziran’da Fransa’da Avrupa Futbol Şampiyonası finalleri başlayacak. Bir ay süreyle,  tam anlamıyla bir Futbol Şöleni yaşayacağız. Üstelik, bu şölenin içinde ulusça biz de olacağız. 
Son yıllarda Türk Milli Futbol takımı, büyük organizasyonlara katılamıyordu. Aslında 2016 Fransa için de başlangıçta umudumuzu kaybetmiştik. Fatih Terim, sonradan toparladı ve bir mucizeyi gerçekleştirdi. 2016 Fransa’nın kuraları çekildi. Türkiye; İspanya, Hırvatistan, Çek Cumhuriyeti ile aynı gruba düştü. 
Elbette zor bir grup. Biz ilk maçımızı 12 Haziran’da Hırvatistan ile oynayacağız. 4 gün sonra İspanya ile, Gruptaki son maçımızı, yine 4 gün sonra Çek Cumhuriyeti ile yapacağız. İspanya grubun favorisi.  Ama Türkiye,  bu gruptan 2 nci olarak çıkabilir.. Daha önce Hırvatistan’ı da, Çek Cumhuriyeti’ni de yenmişliğimiz var. Bizden üstün takımlar değiller. Eminim Fatih Terim takımı bu turnuvaya çok iyi hazırlayacaktır. Önemli olan grupta Çek’lerle yapacağımız son maça çıkarken, iddiamızı sürdürüyor olmak. 
Haziran ayında çok büyük futbol şölenine hazırlanın. Orada biz de olacağız. Bu büyük şölen, yaz başında, Ramazan ayında hepimizin hayatına renk getirecek. Şimdiden umutlu olun. Ulusça biz umutlu olursak, ulusal takımımıza da büyük bir enerji aktarabiliriz.
Bu yazı toplam 435 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 3. ETAP
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37