1. YAZARLAR

  2. İbrahim ELGİN

  3.  ORTADOĞU’DAKİ RESME İYİ BAKALIM
İbrahim ELGİN

İbrahim ELGİN

Yazarın Tüm Yazıları >

 ORTADOĞU’DAKİ RESME İYİ BAKALIM

A+A-

  Evvel zamanda şırıl şırıl akan bir derenin bir kıyısında öküzler, öteki kıyısında arslanlar yaşarmış. Karşıda semirmiş öküzleri gören arslanların açlığı bir kat daha azar, ağızları sulanır ve öküzlere saldırırmış. Lakin öküzler de boş değil, sırt sırta verip boynuz ve tekme darbeleri ile defedermiş her seferinde arslanları.
          Öküzlerin birlikte ve dayanışma içinde yaptıkları savunma karşısında biçare kalan arslanlar kendi aralarında toplanıp binbir plan yapmışlar. Bir yığın tartışma sonrasında içlerinde en tecrübelisi olan tüyleri dökülmüş yaşlı arslanı görevlendirmişler. Ne yaparsa yapıp, öküzleri yenecek!
          Bir sırığın ucuna beyaz bir bayrak asan yaşlı arslan elinde bayrakla yönelmiş öküzlerden tarafa. Beyaz bayrağı gören öküzler merakla beklemiş yaşlı arslanı. Öküzlere iyice yaklaşan yaşlı arslan "Hey öküz kardeşler... Bundan böyle sizilne barış içinde yaşamak istiyoruz! Sizinle sul olup, kardeş kardeş yaşayıp gideceğiz. Bir daha sizlere saldırmayacağız.." diye seslenmiş ve eklemiş.."Yalnız sizden bir istirhamımız var!"...
         Öküzlerin en iri boynuzlusu olan kara öküz çıkmış öne.."Nedir istirhamınız yaşlı arslan?" diye sormuş. Yaşlı arslan sureti haktan görünüp "Sizden çok özür dileriz. Şu sizin sarı öküz varya. O bizim çok dikkatimizi çekiyor! Ne zaman o''nu görsek çileden çıkıyoruz. Sapsarı tüyleriyle bizi çok kızdırıyor! Sarı öküzü bize verin, biz de size bir daha saldırmayalım!" diye iletmiş istirhamını...
Öküzler kendi aralarında tartışmışlar. Olurdu olmazdı derken boyunu nasır tutmuş ve tüyleri dökülmüş boz öküz dışındakiler sarı öküzü verme konusunda hemfikir olmuşlar. Öyle ya; sarı öküzü verecekler ve rahat rahat otlayıp semirecekler... Elbirliği ile vermişler arslanlara sarı öküzü. Haykırışlarına, yalvarmalarına hiç aldırmadan vermişler arslanlara.. Sarı öküz arslanların keskin pençelerinde inleye inleye can vermiş...
        Bir kaç gün rahat etmiş öküzler. Lakin o da ne? Yaşlı arslan yine elinde bir bayrak, dereyi geçip öküzlere doğru geliyor.. Uzun boynuzlu kara öküz yine çıkmış öne "Bu kez sorun nedir arslan kardeş? Sarı öküzü verdik ne istiyorsun?" diye sormuş. Yaşlı arslan "Sizi çok seviyoruz öküz kardeşlerim. Lakin şu uzun kuyruklu öküz varya. O''nun uzun kuyruğu bizim arslanların gözüne batıyor. O''nu görünce çileden çıkıyor, azap çekiyor bizimkiler. O''nu vermezseniz anlaşmaya sadık kalmamız çok zor. Değilse size saldırıya geçecekler.." diyerek yarı tehdit yarı rica mırıldanmış. Bu tehditkar ricadan tedirginlik duyan öküzler yine toplanıp, tartışmaya başlamışlar. Boz öküz yine karşı çıkmış uzun kuyruklunun verilmesine. Lakin ötekiler aldırmamışlar buna. Arslanların saldırısını göze alamamışlar ve vermişler uzun kuyruğu. Uzun kuyruk da can vermiş  arslanların pençesinde...
        Günler haftaları, haftalar ayları kovalamış.Birgün  yine  yaşlı arslan elinde beyaz bayrak görünmüş derenin öteki kıyısında.. "Bizi şu öküz rahatsız etti verin. Öteki rahatsız etti verin.. " taleplerin ardı arkası kesilmemiş. Öküz sürüsü yavaş  yavaş seyrelmiş. Seyreldikçe de zayıf düşmüşler. Zayıfladıkça da savunmaları zaafa uğramış... Bu kez arslanlar neden bile göstermeksizin "Şunu verin, bunu verin.. " diyerek iyice azıtmışlar...
        Arslanların dur durak bilmez saldırıları karşısında biçare kalan öküzler toplanmışlar. En genç olan deli dana sormuş topluluğa "Biz nerede hata yaptık? Biz ne zaman kaybettik?" diye.. Uzun boynuzlu kara öküz ağlayarak boz öküze bakmış ve "Biz sarı öküzü verdiğimizde kaybettik bu kavgayı..." diye inlemiş.

        Bu hikayede ki gibi Filistin’in bu günkü sıkıntıları Osmanlıdan sonraki yapılan hatalardır. Bu hataların en büyüğü de kendi topraklarına sahip çıkacaklarına İngiliz ve İsraillilere toprak satmalarıdır.İşte  tam  bu noktada  sarı  öküz  verilmiş  oldu  zaten.Ondan  sonra  bu  noktaya  gelindi.             

        Son günlerde gelişen olaylar bizlere mükemmel dersler vermeye namzet. Ortadoğu’da sergilenen bildik en eski oyun tekrar sergilenmekte. Önce Müslümanlar birbirine düşman edilecek, içlerinden bazıları dost edinilecek sonra sıra ile diğerleri dostlarının da yardımı ile bir bir yenilecek. Sıra dosta geldiğinde, dostluk bir bahane ile bozulacak ve oyun bir kez daha onların istediği gibi son bulacaktır.  

        Bir zamanlar Araplar dost idi ve Osmanlı yenilecek düşmandı. Bu oyun başarılı bir şekilde oynandı, Osmanlı askerleri bizzat kurtarmak için gittikleri islam  ülkelelerinin  halkı tarafından acımasızca yok edildi. Yemen’de Mısır’da Libya’da yerli halk tarafından istenmeyen ordu ilan edildiler. Arapları dost kabul eden otorite Osmanlıyı da düşman göstermişti dünyaya. Böylelikle istedikleri bir bir gerçekleşiyordu.

       Sonra bizler yani Osmanlının torunları Araplara düşman olduk. Hatta o kadar ileri gittik ki Kâbe Arab’ın olsun  diye  şiirler  yazdık ,köpeklerimizi bile arap adını koyduk  aşının ne kadar başarılı olduğu böylece  tescilleniyordu. Osmanlının torunları bizler Kurtuluş  Savaşında bizlerin canına ve malına kasteden, namusumuzu kirletmek için dişlerini gösteren Avrupalıyı affettik, onlarla dost olduk ama  Arapları aff etmedik.

     Şimdi de bizler dost kabul edildik sıra Araplarda. Belki de içimizden bazıları şunu da söyleye bilir Araplara oh olsun.Sakın ha böyle  düşünmeyin.   Kesinlikle oyun aynı, roller değişik artık bu oyuna daha dikkatli bakmalıyız. Artık dostlarımızı da biz seçmeliyiz düşmanlarımızı da. O hasta adam dedikleri  Türkiye yok  artık iyileşti ve eli sopa tutmaya başladı. Eğer bizler kendi içimizde siyasi mülahazalar ne olursa olsun birlik ve beraberlik içinde olduğumuzu bütün dünyaya gösterirsek eminim ki onlarda bize karşı nasıl davranacaklarını öğrenirler.    Değerli arkadaşlar bu resme iyi bakmalıyız ve rolümüzün farkında olmalıyız. Artık dostlarımıza da düşmanlarımıza da biz karar vermeliyiz. Bunun için önce birlik olmalıyız, sonra da geleceğimize ortak karar vermeliyiz. Herkese iyi pazarlar…

 

Bu yazı toplam 720 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.