• BIST 97.514
  • Altın 145,247
  • Dolar 3,5681
  • Euro 3,9900
  • Kocaeli 22 °C

Ortak paydamız: Atatürk

İsmet ÇİĞİT
Dünyada, ülkesi ve ulusu için Mutafa Kemal Atatürk kadar büyük emek vermiş, bütün bir ulusun makus talihini böylesine büyük oranda değiştirmiş başka bir lider yok. Hiç kuşkusuz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu ulus için, bu vatan toprakları için Allah’ın bir lütfudur.
 
Ölümünün üzerinden 77 yıl geçmiş.. Kaç nesil değişmiş..  Ama buna rağmen,  10 Kasım’da, Ata’nın 77 nci ölüm yıldönümünde, onbinlerce kişi, sırf mozelesi önünde fatiha okumak için, Anıtkabir’e gidiyor. Binlerce kişi, Atatürk’ün son nefesini verdiği Dolmabahçe Sarayı’ndaki odasını ziyaret ediyor. Saat 09.05’de her yaştan, bu ülkenin vatandaşı olan her ırktan  milyonlarca insan, O’nun manevi  huzurunda saygı duruşunda bulunurken, kalbinden O’na minnetlerini sunuyor.. Bu tablo da, bu milletin ne kadar özel, ne kadar kadirşinas, ne kadar vefalı olduğunun göstergesidir. Tarihte, Atatürk gibi bir lider yoktur. Günümüzde de liderini ölümünden 77 yıl sonra bile böylesine büyük bir sevgi ve saygı ile anan bir ulus gösteremezsiniz. 
Sonuç olarak, Mustafa Kemal Atatürk bu ulusun ortak paydasıdır.  10 Kasım’da Atatürk’ü samimi saygı ve sevgiyle ananların tamamını bir partinin mensup ve sempatizanları olarak göremezsiniz. 10 Kasım’da Atatürk’ü samimi bir saygı ve minnettarlıkla anların hiç birinin bir siyasi partiye oy vermediğini de söyleyemezsiniz. 
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu ülke için, bu ulus için siyaset üstüdür. Geride kalan 10 Kasım’da bu tabloyu bir kez daha gördük ve yaşadık. Cumhurbaşkanı Erdoğan da 10 Kasım’da Atatürk’ü anma toplantısında bence çok güzel konuştu. Söylediği gibi, bu ülkede uzun yıllar birileri Atatürk’ün, Kemalizm’in arkasına saklanarak insanları sömürmüş,  kendisini toplumun üzerinde görmüştü. Şimdilerde Atatürk’ü inkar etmeye kalkışanlar ne kadar günahkar ve millet düşmanıysa, o geçmişte Atatürk’ü istismar edenler de aynı şekilde değerlendirilmelidir. 
Cumhurbaşkanı ,  “Gazi Mustafa Kemal’in gösterdiği hedeflere, 2023 yılında, Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında ulaşabilmek için çaba gösteriyoruz. Bu ülkede herkes konuşsun. Herkes görüşünü bildirsin. Osmanlı’yı, Selçuklu’yu da yok saymayacak, Atatürk’ün gösterdiği hedeflere ulaşacağız” dedi. 
Bütün bu gelişmeleri, 1 Kasım seçimleri sonrasında ülkemizde artık birinci öncelik olan “Kutuplaşmanın ortadan kaldırılması” konusunda önemli görüyorum. Bu ülkede pekçok kişi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sürekli milleti azarlar gibi konuşmasından rahatsız oluyor. Korkuyor, Erdoğan’ı toplumun neredeyse yarısı sevmiyor. Bence sorun, birbirimizi anlamak için gerektiği kadar gayret göstermemektedir. Ortak payda Atatürk. Hedef, çağdaş uygarlıklar seviyesine yükselmek, Bağımsız Türkiye Cumhuriyeti devletini çağdaş demokrasi normları üzerinde  sonsuza dek ayakta tutmak değil mi.. Ne istiyoruz birbirimizden. Neden kavga ediyoruz?. Neden birbirimizi düşman gibi görür hale geldik. Ortak paydamız, ışığımız, yol göstericimiz Mustafa Kemal Atatürk olduktan sonra, bu milleti kim bölebilir. Atatürk ki, dindara saygılıdır. Bu milletin tamamını kucaklayan, bu ülkede herkesin özgür ve mutlu olmasını isteyen kişidir. Cumhuriyetimizin kurucusunun 77 nci ölüm yıldönümünde ülke genelinde ve ilimizde ortaya çıkan duygu yoğun ortamın karşılıklı uzlaşma, birbirimizi anlayabilme yolunda yeni bir başlangıç olabileceğine inanmak istiyorum. 
*ÇOK BÜYÜK ORGANİZASYON
Türkiye, bu hafta sonunda tarihinin en büyük organizasyonuna ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.  Türkiye’nin dönem başkanı olduğu G-20 oluşumunun liderler zirvesi, 15-16 Kasım günlerinde ülkemizde Antalya Belek’te gerçekleşecek.
G-20, dünyanın en büyük 19 ekonomisi ile, Avrupa Birliği’ni kapsayan, dünyadaki bütün paraya, ekonomiye hükmeden çok büyük bir oluşum. G-20 zirveleri farklı ülkelerde yapılıyor ve hemen her ülkede protestolara neden oluyor. Türkiye, ilk kez böyle bir büyük toplantıya ev sahipliği yapacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan, aralarında ABD Başkanı Obama, Rusya Başkanı Putin’in de bulunduğu dünya liderlerini ağırlayacak. 
Türkiye’deki G-20 zirvesinde diğer ülkelerdeki gibi protesto gösterileri beklenmiyor. Zaten Cumhurbaşkanı Erdoğan bu zirveye büyük önem veriyor ve hazırlıkların her aşamasını, her ayrıntısı takip ediyor. Belek bölgesindeki dev turistik tesisler liderler için kapatıldı. 15-16 Kasım tarihlerinde Belek üzerinden uçak uçması bile yasak.  Antalya’da 2 bin üniversiteli genç bu zirvenin organizasyonunda görev alacaklar. Dünyanın en güçlü liderleri ile birlikte, bütün dünya basını Belek’e geliyor. Zirve, Türkiye’nin prestiji için olduğu kadar, turizmi için de çok büyük bir fırsat. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuğu olan liderlerin hemen hemen hepsiyle ikili görüşmeler de yapacak.
G-20 zirvesi organizasyonundan hepimizin gurur duyması gerekir. Türkiye’nin dünya liderlerini en iyi şekilde ağırlayacağına inanıyorum. Antalya’nın çok büyük reklamı olacak. Türkiye’nin bu tür zirvelere ev sahipliği yapabilen bir ülke konumuna gelmesi bile başlı başına bir övünç kaynağıdır. Öküzün altında buzağı aramadan, hepimiz bundan gurur duyabiliriz.
*1 MİLYON 52 BİN ATIK
Devletin resmi rakamı. Bankalar Birliği Risk Merkezi’nin açıklamasına göre, Eylül-2015 tarihi itibariyle, Türkiye’de bireysel kredi ve kredi kartı borçlarını ödeyemedikleri için yasal takibe uğrayan, yani “Batık” durumdaki insan sayısı 1 milyon 52 bin kişiye ulaştı. Bunların büyük bölümü aile reisi. Borç batağı içine düştükleri için aileleri de perişan durumda. 
Genellikle bu nedenle insanlar yüksek binaların çatısına çıkıyor,. İntihara kalkışıyor. Kimisi, önce ailesini öldürüp, sonra kendisini vuruyor. Toplumda bu denli çok batık durumda insanın bulunması, sadece o kişilerin sorunu değil. Bütün toplumun sorunudur. Üstelik kredi kartı ve bireysel kredi borcu nedeniyle batık duruma düşen insan sayısının sürekli arttığı görülüyor. 2014 yılının eylül ayında rakam  1 milyon 13 bin kişiymiş. Şimdi 1 milyon 52 bin kişiye yükselmiş. 
Bu borçların büyük bölümü, ana para ödenemediği için katlanan faizlerden kaynaklanıyor. CHP’nin 7 Haziran ve 1 Kasım seçimleri öncesinde halka, “Borç faizlerinin yüzde 80’ini silip, yeniden yapılandırma” sözü vardı. Üstelik, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, bu vaadinin mümkün olduğunu, nasıl yapılacağını da anlatmıştı. Belli ki borç batağında olanların da yüzde 50’den fazlası AKP’ye oy verdi. Şimdi hükümetin, CHP’nin ortaya koyduğu bu çözüm modelini incelemesi, eğer gerçekten mümkünse borç batağındaki insanlar için bir çözüm modeli bulması gerekiyor. Yoksa toplumsal huzursuzluk, hepimizi etkileyebilir.
*GEBZE'DE 1 KASIM ANALİZİ
1 Kasım seçimlerinin sonuçları, ilimizde Gebze’nin tam anlamıyla AKP’nin kalesi olduğunu gösterdi. AKP, Gebzeli Kaflı’ya milletvekilliğini sadece 3 ay süreyle layık görmüştü. Listesinde doğrudan “Gebzeli” denebilecek aday yoktu. Oysa, CHP, MHP, HDP listelerinde Gebzeli adaydan geçilmiyordu. Görüldü ki, Gebze seçmeni için “Gebzeli aday” konusu hiç önemli değilmiş. 
Gebze’de AKP’nin 2011 genel seçimlerindeki oyu (103.921)(%56.8). 30 Mart yerel seçimlerinde  (95.787)(%48.8)’e düşüyor. 7 Haziran seçimlerinde (100.181)(%49) oluyor. 1 Kasım’da büyük bir patlama var (128.573)(%59.7)7 Haziran’a göre 10 puanın üzerinde bir artış ki, gerçekten incelenmeye değer bir sonuç.
Gebze’de 1 Kasım seçimlerinde CHP’nin hüsrana uğradığını, çöktüğünü söylemek abartı olur. Çok uzun süredir CHP Gebze’de zaten sıkıntı çekiyor. 2011 genel seçimlerinde (39.873)(%21.8) oy almışlar.30 Mart 2014 yerel seçimlerinde (46.780)(%23.8)’e çıkmışlar.  7 Haziran’da (44.487)(%21.75)’e düşüyor.  1 Kasım’da CHP’nin Gebze’deki oyu (44.228)(%20.55) Aylardır CHP’nin Gebze’de doğru dürüst bir örgüt yönetimi yoktu. CHP Gebze örgütüne çok fazla çomak sokulmuştu. Bu koşullarda bu sonuç çok da kötü değil. 
Gebze’de MHP’nin ağır bir çöküntü yaşadığından söz edebiliriz. 2011’de MHP’nin Gebze’deki oyu (20.342)(%11.2).  30 Mart yerel seçimlerinde (18.871)(%9.6). 7 Haziran 2015’de  (32.272)(%15.8).1 Kasım’a geldiğimizde (23.561)(%10.9) oy görüyoruz. 5 ayda 5 puanlık düşüş. MHP açısından hiç de hoş bir tablo değil. 
Gebze’de  HDP de 1 Kasım’da umduğunu bulamadı. 7 Haziran’da (14.399)(%7.04) olan oyu, 1 Kasım’da  (11.545)(%5.36)’ya geriledi. Saadet Partisi, 30 Mart 2014 yerel seçimlerinde Gebze’de (26.970)(%13.7) oy almışken, 1 Kasım genel seçimlerinde  (3.528)(%1.64) oy alabilmiş. Saadet tabanı, neredeyse olduğu gibi AKP’ye akmış.

*ŞİMDİ BUNLARI BİZ YİYECEĞİZ
Türkiye, sanayi ülkesi olma yolunda önemli adımlar atıyor. Ama hala ihracatımızda bu ülkenin ürettiği meyve, sebze, tarım ürünleri önemli yer tutuyor. Ne yazık ki Türkiye’nin yurt dışına sattığı yiyecek ürünleri özellikle Rusya ve Avrupa Birliği ülkelerinden sık sık geri gönderiliyor. 
Son olarak Rusya, gemi ile ülkesine Türkiye’den gelen 20 ton mandalinayı sağlıksız olduğu gerekçesiyle ülkesine sokmamış, vatandaşlarına yedirmeyip, Türkiye’ye geri göndermiş.  Geçen ekim ayının sonlarında da yine Rusya, Türkiye’den gelen 24.5 ton mandalinayı  (Akdeniz sineği) bulunduğu ve sağlığa zararlı olduğu gerekçesiyle geri çevirmişti. 
Bu kadar mandalinanın çöpe atılacak hali yok. İç pazara dağılacak ve bizler yiyeceğiz. İyi de Avrupalının, Rusların kendi vatandaşları için zararlı buldukları ürünleri biz neden bilmeden yemek zorunda kalıyoruz. Bizim ülkemizde neden böyle sağlığa zararlı yiyecekler üretiliyor ve bizim ülkemizin yetkilileri bunları pazara dağılmadan önce neden denetlemiyor?
*SEDAŞ'IN AÇIKLAMASI
İlimizin elektrik dağıtım şirketi Sedaş, bundan 1.5-2 yıl öncesine göre gerçekten önemli gelişim gösterdi. Sedaş, özelleştirmeden bu bölgenin elektrik dağıtım işini devraldıktan sonra,  “Ben Kocaeli’de kimseyi tanımam, takmam. Bildiğimi okurum” havasındaydı. Sert tepkilerle karşılaştı. Uyarılar aldı. Kendisine çeki düzen verdi. Artık yaptıkları işi daha dikkatli, daha düzenli yapıyor, eleştiri ve uyarılara daha duyarlı davranıyorlar. 9 Kasım Pazartesi günkü gazetenin bu sütunlarında  “Gece yanmayan, gündüz yanan lambalar” başlıklı bir yazım çıkmıştı. Sedaş Kurumsal İletişim Müdürlüğü, zarif bir yanıt göndermiş. Aynen kullanıyorum:
“-Sayın Çiğit,  şirketimiz enerjinin israf edilmemesi için kamuoyunda tüketicileri de bilgilendirmeye çalışan ilanlarla enerjinin verimli kullanımına dikkat çekmekte ve bu konuda çalışanlarına da iç eğitimlerde gerekli bilgilendirmeleri yapmaktadır. Ancak zaman zaman gündüz yapılan bakım çalışmaları sırasında arızalı lambaların bulunması için yakılan lambaların yanlış algıya neden olduğunu görüyoruz. Bazen de sahada aydınlatma devrelerinde oluşabilecek arızalardan dolayı gündüz devre dışı kalması gereken aydınlatma lambaları yanmaya devam etmektedir. Sedaş olarak gündüz yanan bu lambalara ait gelen ihbarlara olabildiğince hızlı bir şekilde müdahale etmekteyiz.  Yine de uyarınızı dikkate alacak ve ilgili departmanlarımıza gerekli hatırlatmaları yapacağız. Hassasiyetinize teşekkür eder, konuyu önemle bilginize sunarız.”
Nerede o ilk günlerdeki hödük Sedaş, nerede şimdiki Sedaş. Hani derler ya, Böyle olsunlar, canımızı yesinler.

Bu yazı toplam 413 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 3. ETAP
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37