• BIST 75.727
  • Altın 129,876
  • Dolar 3,4745
  • Euro 3,6641
  • Kocaeli 0 °C

Ortak servetimiz: T.C.

Ortak servetimiz: T.C.
Diyelim ki çok zenginsiniz. Hanlar, hamamlar, apartmanlar, villalarınız var. 

Arabanız, yatınız, uçağınız; hatta cennette sizin için ayırtılmış bir yeriniz var.. Biliniz ki, Cumhuriyet yoksa, (T.C.) yoksa, hiçbiri bir işe yaramaz. En büyük servetiniz Cumhuriyet’tir.. Ama bu büyük servet, tek başınıza sizin değildir. 
Diyelim ki, delikli kuruş paranız, yatacak yeriniz, kiminiz kimseniz yok.. Karnınız aç. Hastasınız, acılar içinde kıvranıyorsunuz.. Ama bir büyük servetiniz var ya da çok büyük bir servetin asli ortaklarından birisiniz. Cumhuriyetimiz var. (T.C.)’miz var.. 
…………. 
Ülkemizin bugünkü halinden yola çıkarak düşünür ve bakarsanız, bu Cumhuriyetin hiç kolay kurulmadığını daha iyi anlarsanız. 

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, insanlık tarihinde gelmiş geçmiş en büyük vatansever, en büyük deha, en büyük kahraman ve en  yürekli vatansever olduğunu çok daha iyi anlarsınız.. 

Cumhuriyet, nimettir.. Ekmektir, sudur, havadır.. 

Cumhuriyet denizdir, göldür, dağlardır.. 

Cumhuriyet hayatımız pahasına korumak zorunda olduğumuz en değerli varlığımızdır.. Çünkü Cumhuriyet olmazsa,  zaten varlığımızın bir anlamı da yok demektir. 

Cumhuriyet okuldur, camidir.. Cumhuriyet dinimizi yaşamanın, cumhuriyet özgürce yaşamanın garantisidir. Cumhuriyet, alt kimliğimiz, doğum yeriniz, tahsiliniz, inancınız, teninizin rengi, ana diliniz ne olursa olsun, bizi birbirimize kardeş yapan, bizi birbirimize bağlayan çimentomuzdur.. 

Biz, “Yurtta sulh, cihanda sulh” diyenleriz.. 

Biz, gerektiğinde, “Bir lokma, bir hırka “ ile yetinmeyi bilen ama Cumhuriyetimizden, özgürlüklerimizden zerre kadar taviz vermeyecek olanlardanız. 
Biz hepimiz birlikte T.C.’yiz.. 
………….

Bugün 29 Ekim sevgili dostlar. Bugün bayram.. Eğer Türk olmakla, övünüyor, bu vatanı menfaat için değil, gerçekten, yürekten seviyorsak bugün en büyük bayramımızdır değerli dostlar.. 

Mutlaka poz olsun diye bağıra bağıra “10 ncu yıl marşı söylemek”, mutlaka smokinler giyip, pistin ortasında vals yapmak gerekmiyor. 

Atatürk’ü yürekten sevin. Ay-Yıldızlı bayrağı  gururla öpün..

Bu vatanın, bu cumhuriyetin size neler verdiğini, neler kazandırdığını düşünün.. 

Ortak bir servetimiz var. Faiz işlemez, kiraya verilemez.. Ama hepimize  ömür boyu yetecek, gelecek nesilleri, torunlarımızı da koruyup, kollayacak ve yaşatacak olan bir servet..

Ne olur, 29 Ekim’i yüreğinizden kutlayın.. Ne olur, 29 Ekim’in hepimiz için en büyük bayram olduğunu, hepimizin doğum tarihinin aslında 29 Ekim 1923 olduğunu, hepimizin bu cumhuriyeti kuran ve yaşatan insanlara minnet borçlu olduğumuzu bir an bile unutmayın. 

Yeniköy kan ağlıyor

Önceki gün bu sütunlarda, “Başiskele’deki arazinin durumu” başlıklı bir yazı yazdım..
Başiskele, Yeniköy bölgesinde D-130 Karayolu’nun hemen altında, Hayat Kimya Tesisleri ile yol arasındaki çok değerli bir alanda, herkesin gözü önünde taş ve mıcır ocağı kuruldu. Daha doğrusu bu alan önce “Hafriyat döküm alanı” yapıldı, sonra dökülen taşların, kayaların işlendiği bir mıcır üretim tesisine dönüştürüldü.

O arazinin hikayesi çok eskidir. Orası, Yeniköy’ün merasıydı. Daha bırakın Başiskele ile belediyesinin kurulmasını, Yeniköy Belediyesi yokken, o arazi muhtarlık tarafından peşkeş çekildi. Yeniköy’e yerleşmiş vatandaşların ortak malı ellerinden alındı. Sahil kesimi fabrikalara altın tepsi içinde sunuldu.

Şimdi söz konusu olan araziyi ise Başiskele Belediyesi ihale ile sattı. İhaleye sözüm yok. Recep Ekşi girdi, parayı bastırdı, aldı. Bu alanda AVM yapılacağı söylendi. Ama şimdi taş ocağı.

Geçen gün bu yazıyı yazdım ya, bütün gün telefonlarım durmadı. Yeniköy’de bu arazinin kullanılış biçimine çok büyük tepki var. İnsanlar feryat ediyorlar. Bu araziden çıkan çok pis kokular konuşuluyor. Başiskele Belediyesi’nin, Büyükşehir Belediyesi’nin, Valiliğin, arsa sahiplerinin açıklama yapması gerekiyor.. Okulların, evlerin bulunduğu bir bölge. “Turizmle büyüyeceğim” diyen bir Başiskele.. Ortalık yerde, belediyenin sattığı arazide  kurulmuş bir hafriyat döküm alanı ve mıcır tesisi.. 
Bu şehir bu kadar mı sahipsiz  mi diye insanlar yüksek sesle soruyorlar..

“Evladım; ben 83 yaşındayım 85 basamak nasıl çıkarım?” 

Son yıllarda benim yazılarımın en sadık takipçileri yaşlı İzmitliler oldu. Her gün ortalama 8-10 tane 70 yaş ve üstü İzmitli okurum arıyor.. Sıkıntılarını paylaşıyorlar. “İsmet, evladım” diye başlayan cümlelerle sorunlarını anlatıyorlar. 
Bazıları sırf muhabbet olsun diye arıyor. İki elim kanda da olsa, yaşlı okurlarımı kırmıyorum. Onlar hala benim gibi  internet özürlü, gözlerinde gözlükleri ile kağıt gazeteyi okuyanlar.. Beni kendilerine yakın görüyorlar ki arayıp, anlatıyor, dertleşiyorlar. 

Geçen gün Cumhuriyet Mahallesi Plajyolu bölgesinden bir okurum aradı. Kendisini tanıttı. Emekli öğretmenmiş. 83 yaşında.. “Evladım, eve saplanıp kaldım. İzmit Belediyesi ne güzel bir köylü pazarı yaptırdı. Cuma günleri burada Pazar kuruluyor. Aslında evime yakın. Hemen arkada demiryolunun öbür tarafında. Ama daha bir kere bile gidemedim. Çünkü gidebilmem için, evden çıkıp, şehre katılabilmem için 85 basamaklı üst geçire tırmanmam gerekiyor. Nasıl yaparım?” 

Aslında Plaj Yolu bölgesinin bu sorununu birkaç kez yazdım. Yeni demiryolu yapıldıktan sonra, mahalle ile şehri birbirine bağlayan iki de yeni yaya üst geçidi yapıldı. Ama ikisinin de ne yürüyen merdiveni, ne asansörü var. Köprülerde yaşlılar için asansör yeri yapılmış. Ama asansör yok. Birinin asansör kabinine üç yıldır elektrik bağlanmadı, çalışmıyor.83 yaşındaki emekli Cumhuriyet öğretmeni bayan okurum-ellerinden öperim- biraz sitem de etti:

“- Ben taa rahmetli babanın zamanından beri bu gazeteyi takip ederim. Çok da dikkatli okurum. Sıkıntılarını hissediyorum. Eskisi kadar sert yazamıyorsun. Eskisi kadar muhalefet yapamıyorsun. Ama benim sorunum insanlıkla ilgili bir sorun” dedi ve devam etti. 

Koskoca Büyükşehir Belediyesi.. Cumhuriyet Mahallesi Plajyolu bölgesi İzmit’in en mutena semti. Yaşlı, emekli insanlar oturuyor. Tek bağlantıları, demiryolu üzerinden geçen iki köprü.  Ama bu köprülerden geçmek için, 85 basamak çıkmak, 85 basamak inmek lazım. Dönerken, yine aynısı. Nasıl sokağa çıksın benim 83 yaşındaki okurum.. Bu üst geçitlere yürüyen merdiven yapmak, en azından var olan asansörlerine elektrik bağlayıp, çalıştırmak çok zor bir iş mi? 

Bu haber toplam 1425 defa okunmuştur
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
  • Tek sorun “tramvaymış” gibi davranmak05 Aralık 2016 Pazartesi 00:00
  • Yakında bir kardeşimiz olacak05 Aralık 2016 Pazartesi 00:00
  • Organik Pazar’a karşı değilim04 Aralık 2016 Pazar 00:14
  • Her şey kuralına uygun yürütülüyor03 Aralık 2016 Cumartesi 00:05
  • Zaman Geçiyor, Büyüyoruz03 Aralık 2016 Cumartesi 00:03
  • Köylü Pazarı’nı beğenmedik, Sosyete Pazarı’na koşarız02 Aralık 2016 Cuma 00:00
  • Tramvay mağdurlarına yerel promosyon01 Aralık 2016 Perşembe 00:05
  • Çok karanlık, çok sıkıntılı30 Kasım 2016 Çarşamba 00:01
  • Rüzgar ve güneş enerjisini desteklememiz gerekiyor29 Kasım 2016 Salı 00:00
  • Okurunuz varsa yazarsınız 28 Kasım 2016 Pazartesi 09:54
  • ÖNE ÇIKANLAR
    • Genel sekreter ile şehrin geleceği hakkında 
    • Saf Sevgi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37