1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. OSB’ler patlarken
OSB’ler patlarken

OSB’ler patlarken

Türkiye’nin yoğun gündeminin içine perşembe günü Ankara’da Ostim Organize Sanayi Bölgesindeki iki işyerinde meydana gelen korkunç patlamalar da dahil oldu. Ankara Ostim’deki bu iki patlamayı

A+A-

Türkiye’nin yoğun gündeminin içine perşembe günü Ankara’da Ostim Organize Sanayi Bölgesindeki iki işyerinde meydana gelen korkunç patlamalar da dahil oldu.

Ankara Ostim’deki bu iki patlamayı,  Kocaeli kentinin de dikkatle değerlendirmesi gerekiyor.

AKP iktidarı döneminde pek çok iyi, olumlu hamle yapıldı. Ancak bazı alanlarda tam anlamıyla “Bırakın yapsınlar” denemi başlatıldı.

Çevre sorunları, çevrenin kirletilmesi, kıyıların, tarım alanlarının yağmalanması, AKP iktidarının hiç umurunda olmadı. Tam tersine, özellikle yabancı yatırımcılara üçüncü dünya ülkelerinde verilmeyen imkanlar verildi. Çalışanların iş güvenliği, yaşamsal hakları ve can güvenliği hiç önemli görülmedi.

Denetimsizlik aldı başını gitti. Hele hele Organize Sanayi Bölgesi (OSB) , ya da Serbest Bölge gibi alanlarda  “Sıfır denetim” modeline geçildi.

Mamak Muhabere Okulu’nda askerliğimi yaptığım 1980’li yıllarda, bir asker arkadaşımın işyeri bulunduğu için, çarşı tatillerinde OSTİM’i görme imkanım olmuştu. İnanılmaz bir yerdir. Türkiye’nin en önemli üretim merkezlerinden biridir. Yüzlerce işyeri, on binlerce çalışan insan vardır.

Çarşamba günü sabah saatlerinde önce OSTİM’deki jeneratör üretimi yapılan bir fabrikada oksijen tüpleri patladı. 7 işçi parçalanarak öldü, 34 işçi yaralandı. Bu işyerinin işletme ruhsatının bulunmadığı ortaya çıktı.

Akşam saatlerinde bu kez yine OSTİM’de tiner ve otomobil boyası imalatı yaptığı sanılan bir işyerinde patlama oldu. Fabrikanın zemin katında alevler içinde kalan insanlar, cep telefonları ile dışarıya mesaj gönderiyor, “Biz yanıyoruz, kurtarın” diyorlardı. Ama kimse alevlerin arasına giremedi. Alevleri söndüremedi. Burada da 10 kişi cayır cayır yanarak öldü. İşyerinde solvent kullanılarak kaçak mazot imal edildiği daha sonra anlaşıldı.

Geçenlerde Büyükşehir Belediye Meclisi’nin CHP’li üyesi Av. Fahri Örengül bir sohbet sırasında anlatmıştı. Fahri Örengül, bu OSB’ler ile ilgili yasaları çok iyi bilen insanlardan biri. Uzun süredir Büyükşehir Belediye Meclisi toplantılarında ilimizdeki OSB’lerde yaşanan sıkıntıları anlatıyor.

OSB’ler tam anlamıyla birer “Kurtarılmış Bölge”dir. İlimizde 13 tane OSB var. Bunların bir kısmı henüz boş. Bütün OSB’lerin kendi özerk yönetimleri bulunur. Genellikle bu OSB’lerin kurulduğu araziler, vatandaşın, köylünün elinden devlet zoruyla kamulaştırma yoluyla alınır.

Bugün ilimizdeki OSB’lerden özellikle Arslanbey Organize Sanayi Bölgesinin tamamen yasa dışı olduğunu herkes bilir. Arslanbey OSB, 1 nci sınıf tarım arazisi üzerinde kurulmuştur. Yasalar, Arslanbey OSB’nin aslında var olmadığını öngörmektedir. Bunların hepsini bir tarafa koyun. Bu OSB’lere kimse girip denetim yapamaz.

Vali, Belediye Başkanı, Bakan, Başbakan, polis, savcı, vergi denetçisi, SSK müfettişi hiçbir resmi yetkili, bu kurtarılmış bölgelere girip denetim yapamaz. Ancak bu bölgelerdeki fabrikaların sahiplerine dost ziyareti yapabilir ya da açılış törenlerine katılabilirler.

OSB’ler tamamen denetimsizdir. Kim ne üretir?.. Hangi fabrikada işçi sağlığı ve güvenliği standartlarına ne kadar uyulur?.. Hangisi ruhsatlıdır bilinmez. Bu OSB’lerdeki fabrikalar, eğer kendilerine daha düşük maliyet getiriyorsa, atıklarını istedikleri gibi doğaya bırakırlar. Bacalarından salınan partiküller denetlenemez.

Bu tabloya, Ostim’deki patlamaların ardından, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek itiraz etti. Gökçek, “Belediye olarak biz denetleyemiyoruz” dedi.

OSB’leri Belediyeler denetleyemiyor da, Valilik denetleyebiliyor mu?.. Hayır. OSB’de cinayet olsa, polis, savcı özel izin alarak girebilir. Bu Kurtarılmış Bölgeler, tam anlamıyla krallıktır, imparatorluktur.

Yukarıda da belirttim. Bunlardan ilimizde 13 tane var. Yakında bir de Kandıra Gıda OSB kurulacak. Devlet, milletin parasını kullanıp, gariban köylünün arazisini zorla elinden alacak. Kamulaştırma bedeli üzerinden sözde sanayicilere verecek. Onların bir kısmı, bu çok avantajlı biçimde kendilerine altın tepside sunulan fabrika arazilerini üzerine çok büyük rant koyarak başkalarına devredecek.

Kimse, bu OSB’lerdeki fabrikaları denetleyemez. Hesap soramaz.. Kaç işçi kayıtlı, sigortalıdır, kaç işçi kaçak çalıştırılır bunu da kimse bilemez.

Yine bu OSB’ler, çevre kirliliği konusunda son derece duyarsızdır. Kurtarılmış Bölge’deki sanayi baronları, kimsenin kendilerinden hesap soramayacağını bildiği için diledikleri gibi hareket ederler. Zaten OSB olarak ilan edilmiş alanlarda fabrika sahalarının fiyatının çok yüksek olması, bu sayede büyük rantların dönmesinin nedeni de budur. Bir kez kendinizi OSB’ye atmışsanız, artık dokunulmazlık kazanmışsınız demektir.

Kocaeli bu OSB’lerle çevrili. Gebze’de, Dilovası’nda, gelin Yarımca sahilinde, Arslanbey’de, Alikahya’da kurtarılmış bölge gibi çalışan OSB’ler dolu. Gitsin bir Belediye görevlisi, gitsin bir Valilik yetkilisi girsin de denetlesin bakalım. Kapıdan giremezler.

Ankara Ostim patladı.. Bakalım bizim buralarda neler yaşayacağız?

Bu haber toplam 1472 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.