1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. Öteki tarafta hesabını soracağım
Öteki tarafta hesabını soracağım

Öteki tarafta hesabını soracağım

O davadan beraat ettikten sonra ilk kez bu kadar sert konuştu. Kendisini eleştirenlere meydan okudu. Yeniden siyasete döneceğini ilan etti. Sefa Sirmen, bu röportajda çok çarpıcı açıklamalar

A+A-

O davadan beraat ettikten sonra ilk kez bu kadar sert konuştu. Kendisini eleştirenlere meydan okudu. Yeniden siyasete döneceğini ilan etti. Sefa Sirmen, bu röportajda çok çarpıcı açıklamalar yaptı…

Sirmen’in dönüşünü takdimimizdir!

O Kocaeli siyasetinde bir marka. Hala reytingi olan bir adam.

O’nunla ilgili yazdığınız yazılar hala çok okuyor, hala tepki alıyor.

Hala çok sayıda insan onu seviyor. Saygı gösteriyor.

Geçtiğimiz hafta Yuvacık Barajı davasından beraat etmesiyle yeniden gündeme geldi.

Bu dava kuşkusuz onun siyasi hayatında bir kara bulut olarak kaldı. İstanbul’a aday oldu, burada Büyükşehir’e aday oldu.

AKP’liler hep bu davayı hatırlattı. Yuvacık Barajı nedeniyle çok ağır bir şekilde itham edildi.

Hakkında acımasızca, zaman zaman çok çirkin iddialar ortaya atıldı.

Ve Sirmen bu davadan sonra çok sayıda seçim yenilgisi aldı.

Sonunda beraat eden Sirmen ile bu davayı, o günlerde yaşadıklarını konuştuk.

Sirmen, belki de ilk kez bir röportajımızda bu kadar samimiydi.

Birçok soruya siyaset yapmadan içten yanıtlar verdi.

Kimyamı bozdular dedi, çok zor günler yaşadığını anlattı, hesap soracağını söyledi. Büyükşehir seçimini kaybetmesinde Yuvacık Barajı davasının büyük payı olduğunu açıkladı.

Kendisini eleştirenlerle ilgili belki de ilk kez sert bir çıkış yaptı.

Ve siyasete yeniden döneceğini bu röportajda ilan etti.

Ben bu röportajla şu gerçeği ortaya çıkardım; CHP’de herkes artık hesaplarını Sefa Sirmen’in dönüşü üzerine yapmalı.

Sirmen’in “Yeni CHP”deki yerini ve konumunu da CHP’liler tartışsın!...

Artık Türkiye Siyasi Tarihi’ne bile giren Yuvacık Barajı davasından beraat kararı çıktı. Üzerinizden büyük bir yük kalktı değil mi?

Evet. Üzerimden çok büyük bir yük kalktı. 2002 yılında Danıştay Yüksek Mahkemesi’nin, ben milletvekili olmadan önce bırakın dava açmayı, soruşturma açılmasına bile gerek yoktur diye kararı var. Yine de bu davayı açtılar. Bu dava siyasi bir davaydı. Ve bu davayı açtıranlar hedeflerine ulaştılar. Seçimde malzeme olarak kullandılar bu davayı. Uzun süre bu süre tartışıldı. 5 yıl boyunca milletvekilliği dönemimde bu konu her genel kurulda gündeme geldi. Benim kimyamı bozmak için her şeyi yaptılar.

Kimyamı bozdular

Peki bozabildiler mi kimyanızı?

Evet. Bunda başarılı oldular. Çocuklarımın, ailemin de kimyası bozuldu. Devlet Su İşleri’nin 30 yılda bitiremediği işi 30 ayda bitirdim. Ödül almam gerekirken, suçlu ilan edildim. Başbakan’ın bile beni hedef tahtasına oturtması elbette kimyamı bozdu. Birçok insanın da kafasında soru işaretleri oluştu. Belki İzmitliler beni tanıdığı, bildiği için güvendiler. Ama beni yakından tanımayan insanlar da elbette bu kadar suçlamadan sonra bir acaba oluştu. Bu da beni çok üzdü.

Hakkıma tecavüz edildi

Size karşı biraz orantısız güç kullanımı oldu. Size Karaosmanoğlu değil Başbakan vurdu. Merkez medya, İslamcı medya aracılığıyla size yüklendiler. Siz burada yerel medyadan cevap vermeye çalıştınız.

Bizim partili arkadaşlar ne zaman bu iktidara bir eleştiri getirse karşılarına Yuvacık Barajı’nı çıkardılar. Bakın sizin partiliniz de şöyle yapmıştı, böyle yapmıştı diye Yuvacık Barajı’nı öne sürdüler. Başbakan Kocaeli’ye ne zaman gelse Yuvacık Barajı’nı dilinden düşürmedi. Ne zaman televizyonlara çıksa hep bu barajı anlattı. Yargı süreci devam ediyordu. Ama bunlar ne yargıyı dinlediler, ne de bizi dinlediler. İnsan haklarına bir tecavüzdü yaptıkları. Saygısızlıktı. Eli kolu bağlı bir insana acımasızca saldırdılar.

Kullanmaya kalktılar

Bütün bunları yaşarken, o kadar zor günlerden geçerken partiniz de sahip çıkamadı algısı oluştu. Biraz yalnız kaldınız, yalnız bırakıldınız bana göre bu süreçte….

Bazıları bunu kendi siyasi çıkarları için bunu kullanmaya kalktı. Başbakan’ın benim hakkımdaki iddialarına Genel Başkanımız cevap verseydi, belki farklı olurdu. O sadece “Dokunulmazlığını kaldırmazsanız namertsiniz” demekle yetindi. Bunu diyeceğine projeyi biraz anlatsaydı, daha iyi olurdu. Ama maalesef bu yapılamadı. Bana örgütüm sahip çıkmıştır. Partim de sahip çıkmıştır aslında. Bu yargılama devam ederken partim beni İstanbul’a, sonra Kocaeli’ye aday yapmıştır. Bunlar da bana sahip çıkıldığının bir kanıtıdır.

Seçim kaybettirdi

Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerini kaybetmenizin en önemli nedenlerinden biri de Yuvacık Barajı ile ilgili iddialar olduğunu söyleyebilir miyiz? Bu iddialar size seçim kaybettirdi diyebilir miyiz?

Mutlaka payı vardır. Tabii ki büyük bir payı var. Bu kadar büyük bir karalama kampanyasından insanlar elbette etkilenmiştir. Çünkü bu yakın siyasi tarihimizin en büyük karalama kampanyalarından biriydi. Gebze ve diğer ilçelerdeki insanların kafasında mutlaka soru işaretleri oluşmuştur.

Hakkım haram olsun

Basın toplantınızda bana bu iftirayı atanlardan hesap soracağım demiştiniz. Nasıl hesap soracaksınız?

Başbakan, Muzaffer Baştopçu, Osman Pepe dahil hepsinde kul hakkım var. Hakkımı helal etmiyorum. Hepsinden hesap soracağım. Bana bu çektirdiklerinin hesabını verecekler. Burada belki iktidarlar, güçleri yetiyor. Belki burada hesap soramayacağım doğrudur. Ama öteki tarafta, hesap gününde hepsinden tek tek hesap soracağım. Müslümanlıkta da, Kitap’a da baktığında her türlü suçla gel ama kul hakkıyla gelme diyor. Bunlar öteki tarafa kul hakkıyla gidecekler. Benim bu tarafta da öteki tarafta da iki elim yakalarında olacak.

Sizin mal varlığınız da hep bir tartışma konusu oldu. İzmit Belediye Başkanı olduktan sonra mal varlığınızda büyük bir artış oldu mu?

Hayır Malvarlığımla ilgili de yargılandım. Mahkeme kararıyla malvarlığımın Belediye Başkanlığım ile artmadığı tescil edildi. Ticaret geçmişim var. Ailemin gücü var. Bütün bunlara rağmen benim için Belediye Başkanlığım döneminde zenginleşti dediler. Türlü türlü iftiralar attılar. Zor günler geçirdik. 40 yaşında by-pass oldum. Ama bunların hepsini atlattım.

Kılıçdaroğlu’nun performansını nasıl buluyorsunuz?

Kemal Kılıçdaroğlu, iddiası ve hedefi olan bir adam. Ben Başbakan olacağım diyor. Başbakan olamazsam bırakırım diyor. Bu CHP’de alışıldık bir şey değil. Dolayısıyla CHP’nin Kılıçdaroğlu daha iyi bir noktaya geleceğine inanıyorum.

Şimdi bir seçim olsa AKP yine iktidar olmayacak mı?

AKP hala güçlü imajı var. Medya AKP’nin kontrolüne girmiş durumda. Olumsuzluklar dile getirilmiyor. AKP’nin beş yıl daha gideceği gibi bir atmosfer oluşturuluyor. Türkiye 10 yıldan sonra hep bir değişim aramıştır, istemiştir. Demokrasinin ötesine geçtik, padişahlığa doğru yol alıyoruz. Farklı sese tahammül yok. Kendilerini eleştiren köşe yazarlarını bile kovduruyorlar. İnsanlar her geçen gün daha da yoksullaşıyor. İktidar bu sıkıntıları gidermeye çalışıyor. Yardımlarla bu açıklar kapatılmaya çalışılıyor. Referandum sonucu Başbakan’ın hoşuna gitmedi. Yüzde 70 sağ potansiyeli olan bir ülkede yüzde 42 hayır oyu önemli. Kimse de şunu unutmamalı; siyasette bir gün bile çok uzun bir zamandır. Bir günde bile çok şeyler değişebilir. Ne yıkılmaz dediğimiz iktidarlar yıkılmıştır.

Çalışmalar yetersizdi

Peki, bizim burada Evet oylarının Türkiye ortalamasının üzerine çıkmasına ne diyeceksiniz?

O biraz örgütün çalışmasıyla eşdeğerdir. Buradaki örgüt çalışmamızın biraz yetersiz kalması bunda etkendir. Belli yerlerde özellikle çalışmalar yetersizdi. Diğer Hayır diyen partiler de iç meselelerinden dolayı çalışamadılar. Genel Merkezleri Hayır diyenler, Evet dedi. Bütün ilçe belediye başkanları ellerinde. Bir tane vardı onu da aldılar.

İsmail, AKP’yi beğenmiyordur

Büyükşehir seçimleri öncesinde siz de İsmail Yıldırım’ı çok istemiş ancak bir türlü transfer edememiştiniz. Hazır konu açılmışken soralım, onun AKP’ye transferini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Farklı bir partiye sahip olan ilçeye Büyükşehir Belediyesi’nin bu yönetimi hizmet götürmüyor. Ben İsmail Yıldırım’ın AKP’yi çok benimsediği, çok sevdiği, beğendiği için buraya transfer olduğunu düşünmüyorum. Büyükşehir Belediyesi’nden bir parça hizmet alabilmek için geçmiştir. Gerçi benim de hiç Başbakanım olmadı. Maliye Bakanım olmadı. Ben hiçbir zaman partimden ayrılmayı düşünmedim. Gerçi Anavatan, Doğru Yol ve Refah Partisi iktidarında bile bunların yaptığı şeyler olmuyordu. Kendilerinden olanı onlar da koruyordu ama bunlar gibi işkenceler yapmıyorlardı.

Konut projesi nasıl gidiyor, yeni projeler olacak mı?

Ben yenilikleri takip ederim. Kaliteyi ucuza sağlamak ve yaşam şartlarını farklılaştırıp, iyileştirmek istiyorum. Bu projeyle insanların yaşam standartlarını yükselteceğiz. Kısa zamanda bütün daireleri satacağımızı düşünüyorum. Yeni projeler de olacaktır. Fiyatlarımız son derece cazip. Ben yeni projelerin belki çok içinde olmayabilirim ama kesin de konuşmayayım.

Ben olsaydım, Kocaelispor Barcelona’ya kafa tutardı

Geçtiğimiz gün internet sitemize bir anket koydum. Orada Kocaelispor’un Başkanı kim olsun diye sorduk. Ben sizin adınızı da seçeneklere ekleyeyim dedim. Yüzde 55 oy aldınız. Kocaelispor taraftarı hala sizi istiyormuş…

Ben Kocaelispor’u kendi imkanlarımla kurtarabileceğimi bilsem elbette yeniden dönmek isterim. Ama böyle bir gücüm yok. Başkalarının da gücü yetmez. Mutlaka Vali’nin ve Büyükşehir Belediye Başkanı’nın ortaya çıkması lazım. Kocaelispor, Süper Lig’e çıktığında burada alkışlanması gereken tek bir kişi var demiştim. Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu’dur bu kişi demiş ve onu en başta ben alkışlamıştım. Şimdi bugün de diyorum ki; bu takım bugün bu haldeyse de sorumlusu Karaosmanoğlu’dur. Kocaelispor’un paraları talan edilmiş. İş para vermekle bitmiyor. Yasa Kocaelispor’un Başkan olmasını engelliyor. Ama Kocaelispor’un patronu Büyükşehir Belediye Başkanı’dır. Belediye’nin kasasından bir kuruş da çıkmamalı. Bugüne kadar İZGAZ, İZAYDAŞ ve Kent Konut’tan para verdiyse suç işlemiştir. Vermesine de gerek yoktu. Bugün 18 bin tane sanayi kuruluşu var. Hepsinden gücü ölçüsünde destek isteyeceksin.

Kocaelispor artık bu saatten sonra kurtulabilir mi?

Büyükşehir Belediye Başkanı ve Vali istesin bugün Kocaelispor bir haftada kurtulur. Bu kadar büyük bir kentte, bu kadar büyük rantın paylaşıldığı bir kentte Kocaelispor’un bu durumda olması kabul edilemez. Ben bugün Büyükşehir Belediye Başkanı olsam, Kocaelispor Barcelona’ya kafa tutardı. Depreme kadar kimseye tek kuruş borcumuz yoktu. Kasamızda 1 milyon dolarımız vardı. Deprem oldu, takımı ligden çekmedik. Kocaelispor acıları unuttursun diye devam ettik. Küme düşme noktasına geldik. Yugoslavya’dan 5 milyon dolara 3 oyuncu aldık. 2 milyon doları ödedik. 3 milyon dolar borcumuz kaldı. Sonra bir devalüasyon oldu. 600 liralık dolar, bin 600 liraya çıktı. 3 milyon dolar borcumuz 9 milyon dolar oldu. Ve kötü günler başladı.

Baştopçu’ya yanıtım şu; onunki sadece kıskançlık

Yargıtay henüz kararını vermedi, Sirmen erken sevindi diyenlere cevabınız nedir?

Yargı süreci devam ediyor. Savcı beraat istedi, oy birliğiyle beraat kararı aldım. Bunun bir de Yargıtay ayağı verildi. Buradan da tescil bekliyorum.

Baştopçu, daha erken sevinmesin demiş sizin için… O’na bir yanıtınız olacak mı?

Olacak. Öncelikle şunu soruyorum; Kocaeli’ye katkısı nedir? Körfez’de Belediye Başkanlığı yapmış, bu da onun eseridir diyebileceğimiz bir şey bırakmış mı? Bu kentte iz bırakabilmiş mi? Sokağa çıktığında insanlar onu tanıyor mu? Bunun tek bir açıklaması vardır; kıskançlık. Sefa Sirmen kompleksidir. Bu kentte Sefa Sirmen adını bütün Türkiye, neredeyse dünya tanırken, Baştopçu yolda bile tanınmıyor. Kaç yıldır siyasetin içinde. İnsanlar bu adam kim diye soruyorsa kusura bakmayın ama bunun adı kıskançlıktır. Yargı süreci devam ederken yıllardan beri konuştular. Hiç susmadılar. Ben beraat ettim: Hala konuşuyorlar. O zaman hep birlikte bekleyelim, Yargıtay’ın vereceği kararı bekleyelim.

Siz çok sert bir dille eleştiriliyorsunuz. Hatta hakarete uğradınız geçmişte. Ama onlara aynı şekilde cevap vermediniz hiçbir zaman. Neden?

Ben insanları kırmak, üzmek istemem. Ben bunlarla hukuki mücadelemi verdim. Bana hakaret edenlerle tek tek yargıda hesaplaştım. Mesela Allah rahmet eylesin Necati Çelik mahkum olmuştu. Ben bunları Allah’a havale ediyorum, hukuk yoluyla hesap sormayı tercih ediyorum.

O Baraj’ı satsalar 8 milyar dolar eder

Umre’ye gittiniz, Allah nasip ederse Hacca ne zaman gideceksiniz?

Nasip kısmet, insanın elinde olan bir şey değil. Benim aklımda Umre’ye de gitmek yoktu.

Gün geçtikçe daha dindar bir insan mı oluyorsunuz?

Benim dini inançlarımda hiçbir zaman değişiklik olmadı. Geçmişte dini vecibelerimizi layıkıyla yerine getiremiyorduk belki. Şimdi vazifelerimi biraz daha yerine getirmeye çalışıyorum. Dünya görüşümüzde, siyasi görüşümüzde asla bir değişiklik yok.

1970 yılından beri siyasetin içinde olan bir insan olarak en büyük hatanız nedir?

Hiçbir şeyi hatalı bulmuyorum. Belki yapamadıklarım olmuştur ama büyük bir yanlışım olmadı. En büyük hatam şudur; bazı insanlara çok güvenmiş olabilirim, bazı insanlara gereğinden fazla değer vermiş olabilirim.

Siyasete dönecek misiniz?

Artık daha rahat siyaset yapacağım. Şimdi benim için tam mücadele zamanı. 34 davadan beraat ettim. 2-3 davam daha kaldı. Bakın benim bu kentte yaptıklarım ortadadır. Bunlar benim yaptıklarımı hayal bile edemezler. Bunlar ancak benim yaptıklarımı satarlar. İZGAZ’ı 559 milyon dolara sattılar. Bugüne kadar 8 milyar dolar harcadı bugünkü yönetim. 50 milyon dolara satacakları bir tek şey yapamadılar. Yuvacık Barajı’nı satsalar en az 8 milyar dolar eder. İZAYDAŞ’ı satsalar 1 milyar dolar eder.

Sefa Sirmen kimdir?

1949 yılında Gölcük 'ün İhsaniye köyünde doğdu. Gölcük Barbaros Hayrettin Lisesi’ni bitirdi. Kamuran Sirmen ile evli ve üç çocuk babası.

1989'da İzmit Belediye Başkanı seçildi. 1993'te İzmit Büyükşehir Belediye Başkanı oldu. 1994 ve 1999 yerel seçimlerinde, iki kez daha İzmit Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na seçildi.

1989-2002 yılları arasında Kocaelispor’un başkanlığını yaptı. 2002-2007 yılları arasında Kocaeli Milletvekili oldu. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aday oldu kazanamadı. 2009 yerel seçimlerinde Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aday oldu kazanamadı.

1971 yılında, siyasete gençlik kolları başkanı olarak giren Sefa Sirmen, 2010 yılının son aylarında yaptığımız bu röportajda yeniden siyasete döneceğini ilan etti.

Küçük bir not

CHP’de 3 Kasım’da olağanüstü gelişmeler oldu. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, parti içinde adeta bir darbe yaptı. Önder Sav’ı budadı. Yeni genel başkan yardımcıları atadı. Bu röportajda bu konularla ilgili hiçbir soru yok. Bütün merak edilenleri sorduğumuz Sefa Sirmen’in bu gelişmelerle ilgili tek bir satır açıklaması da bu röportajda bulunmuyor. Bunun tek nedeni; Sayın Sefa Sirmen ile bu röportajı bu gelişmelerden yaşanmadan önce, 1 Kasım tarihinde yapmış olmamızdır. Duyurulur!...

Röportaj: İlker AKŞİT

[email protected]

Bu haber toplam 1423 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.