• BIST 96.808
  • Altın 144,462
  • Dolar 3,5651
  • Euro 4,0065
  • Kocaeli 17 °C

Öyle Sanma 

İlksen ÇAĞLAYAN

Çok zorlandığımız zamanlar olabilir. Ruhen , fiziken, bedenen kendimizi yorgun, bitkin , tükenmiş  hissedebiliriz. Bazen yaşadıklarımızdan dolayı bu böyle gelişir, bazense  nedensizce olur, olur işte nedenini bilemeyebiliriz. Kimimizin istediği anlayış, kimimizinki destek, kimimizinki yardım, kimimizinki sadece duymak istediği iki çift güzel söz olur böyle anlarda. Bir de kimimiz daha çok şikayet eder, kimimiz hiç konuşmaz. Sanma ki konuşmayanın derdi daha az, sanma  ki konuşmayanın sıkıntısı yok..  Bazen düşünür ve sadece derdiyle boğmak istemez ki bir de yanındakini..  Bazen de düşünür ya anlamazsa?  Mevlana da dememiş mi ? “Senin dünyaya bakan penceren kirli ise, benim çiçeklerim sana çamur görünür.” Diye... Her zaman diyorum ya bir de hem gözün, hem de kalbin iyi bakacak.. Ya bakmıyorsa? Ya anlamazsa diye düşünür insan, düşünür de anlatamaz kendini, olan biten her şeyi. Öyle bir dünya olmuştur ki artık, ölmek bile , ölünün arkasından ileri geri konuşmak, hakaret etmek bile ayıp   sayılmamış, utanılacak bir şey olmaktan çıkmış... Neyse..  Yine de sevgi..
Hayat bu ,insan gelir bunların da üstesinden . Hep diyorum ya biraz zaman, biraz sabır diye. Fakat cepleri daha farklı dolmuştur bu kez. Düşünür , ne kadar sil baştan da yapsa daha farklı anlamıştır herşeyi artık. Belki şu an olsa ne aynı şeyi söyler , ne de aynı şekilde hisseder.. Fakat başka bir yanı eksiktir. Güveni, inancı, ilgisi.Geçmişte o yorulduğu , o üzüldüğü zaman kırılan kanatlarından biri eksiktir halbuki. O yüzden kırma, üzme, yorma.. 
Antoine de Saint-Exupéry  Küçük Prens’te  her şeyi anlatmış aslında “Zor zamanımda yanımda yoksan mutlu anlarımı seninle paylaşamam.” 
Doğru, hem de çok.. 

Güzel Bir Hikaye: Gemi

Gemi, denizin ortasında aniden batmaya başlar. Gemideki bir çift cankurtaran botuna yaklaşırken sadece bir kişilik yer kaldığını görür. O an adam, karısını geride bırakır ve bota atlar. Batmak üzere olan gemideki kadın eşine bakar ve son cümlesi şu olur.
Öğretmen bir an durur ve öğrencilerine, “Sizce kadın, kocasına ne demiş olabilir?” diye sorar.
Öğrencilerinin çoğu: “Senden nefret ediyorum. Nankör herif!” demiştir diye cevap verir.
Öğretmen, köşede sessizce oturan bir çocuk görür ve aynı soruyu ona da sorar. Çocuk, “Öğretmenim bence ‘Çocuğumuza iyi bak demiştir'” diye cevap verir.
Öğretmen şaşırarak çocuğa sorar, “Daha önce bu hikayeyi duymuş muydun?”
Çocuk kafasını sallar ve “Hayır ama annem babam vefat etmeden önce aynı şeyi söylemişti.” der.
Öğretmen suratında üzgün bir ifadeyle, “Cevabın doğru” der.
Gemi batar, adam evine gider ve kız çocuğunu tek başına yetiştirir. Yıllar sonra çocuk vefat eden babasının günlüğünü bulur. Meğerse, çift gemi seyahatine çıktıklarında kadına ölümcül hastalık teşhisi konmuş. O kritik anda, baba ölmek üzere olan eşi yerine kendini bota atmış.
Baba günlüğünde, “Denizin dibine beraber batmayı o kadar isterdim ki… Ama çocuğumuz için, tek başına denize batmanı izlemek zorunda kaldım.” yazmış.
Hikaye biter ve sınıf sus pus olur.
Öğretmen, çocukların hikayeden gereken dersi çıkardıklarını düşünür. İyiyle kötüyü ayırmanın, aralarındaki ince çizginin ne kadar kafa karıştırıcı olduğunu anladıklarını düşünür.
 

Bu yazı toplam 1121 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 3. ETAP
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37