1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Oyuna gelmeyin
Oyuna gelmeyin

Oyuna gelmeyin

Geçtiğimiz Pazar günü Barış ve Demokrasi Partisi’nin (BDP) desteklediği bağımsız adayın Gölcük İlçesi’ndeki seçim bürosu açılışında yaşanan olaylar, demokrasimiz adına üzücüdür. 1984 yılında

A+A-

Geçtiğimiz Pazar günü Barış ve Demokrasi Partisi’nin (BDP) desteklediği bağımsız adayın Gölcük İlçesi’ndeki seçim bürosu açılışında yaşanan olaylar, demokrasimiz adına üzücüdür.

1984 yılından başlamak üzere ülkenin doğu ve güneydoğusunu kan gölüne çeviren PKK terör örgütünün başından beri amaçladığı, Türk ve Kürt Halkı’nı birbirine düşman etme projesi, her iki halkında sağduyusu nedeniyle bugüne kadar başarılı olamamıştır. Bundan sonra da olamayacaktır.

Terörün etkin olduğu yıllarda doğu ve güneydoğu illerinde meydana gelen terör olaylarında güvenlik kuvveti mensuplarına ilaveten Kürt olmayan; öğretmenlerin, mühendislerin hatta işçilerin PKK terör örgütü militanları tarafından şehit edilmesi bile asırlardır birlikte yaşama iradesini gösteren Türk ve Kürt Halkı arasındaki kardeşliği bozamamıştır.

Gölcük’teki seçim bürosu açılışında, bir grubun terörist başının posterinin açıldığı, terörist başı lehine sloganların atıldığı yönündeki söylemleri üzerine toplanan kalabalığın tepkisini ne kadar doğru değil ise bu kalabalığın çapulcu olarak nitelenmesi de bir o kadar doğru değildir.

BDP İl Başkanı Sayın Mehmet Alçınkaya’nın 11 Mayıs 2011 Çarşamba günü Özgür Kocaeli Gazetesi’nde yayınlanan “Gölcük’teki seçim bürosu açılışında bir tane Abdullah Öcalan posterinin olmadığı” açıklamasının doğru olduğuna inanmak, bundan sonrası için de bu sözleri taahhüt olarak görmek istiyoruz.

Bu durumda terörist başının posterlerinin asıldığı veya lehine slogan atıldığı yönünde söylemleri ile insanları tahrik edenlerin, güvenlik güçleri tarafından mutlaka ortaya çıkartılması gerekir. Eğer terörist başının posteri asılmış, lehine sloganlar atılmış ise de yetkililer yasalarımıza göre derhal gereğini yapmalıdırlar.

Bunun yanında, Barış ve Demokrasi Partisi’nin desteklediği bağımsız adayların doğu ve güneydoğu illerindeki terörist başını öven, halkı isyana teşvik eden ve her biri yasalarımıza göre suç sayılan söylemlerinden, Kocaeli’ndeki bağımsız aday ve BDP yöneticileri kaçınmalıdır.

Ayrıca, başta Gölcüklüler olmak üzere tüm Kocaeli Halkı’nın bu konularda daha dikkatli olmaları, kışkırtmalara gelmemeleri, bu tip kışkırtıcı söylem ve yayınlar olsa bile çözümü güvenlik kuvvetlerine bırakmaları, bölgemizdeki Türk, Kürt kardeşliği için önemlidir.

Geleceğimizi siyasete kurban etmeyelim

Siyaset, başta siyasetçilerimizin olmak üzere içimize öyle işlemiş ki, her şeyimizi siyasete kurban eder olmuşuz. Bütün kararlarımızı siyasete bağlantılı olarak verir olmuşuz.

Bir zamanları iki siyasetçinin satarım, sattırmam iddialaşması ile başlayan özelleştirme sonucunda yeterince rekabet ortamı yaratmadan Cumhuriyetimizin tüm kazanımları elden çıkartılmıştır.

Doğru dürüst araştırma ve planlama yapmadan yaparsın, yapamazsın iddiaları ile boğaza bir köprü yapılmış, yetmemiş ikincisini yapılmış, aynı siyasi tartışmalar ile üçüncüsünü yapılmak üzere. Bu da yetmemiş Kanal İstanbul Projesi ile İstanbul Boğazı’na alternatif boğaz yapılması ortaya atılmış.

Yeterince bilimsel araştırmalar yapmadan akarsuların doğal yatağının ve buralardaki doğal yaşamın yok edilmesi pahasına, İdare Mahkemelerin yapamasın kararlarına rağmen HES’leri yapılmış.

Yüzlerce örnek verebileceğimiz bu tip uygulamalar sonucunda bilimsel kararları verilemez olmuş. Geleceğe yönelik gerçekçi planlamalar yapılamaz olmuş, Yapılanlara da ‘siyasidir’ damgası vurulmuş.

Bunlardan bir tanesi de AK Parti iktidarının, Rusya Federasyonu Devlet Nükleer Enerji Şirketi Rosatom ile Ciner Grubuna ait Park Teknik Şirketi’nin kurduğu Akkuyu NGS Anonim Şirketi’ne ihalesiz verdiği  Akkuyu Nükleer Santrali’dir.

Kurulacak nükleer santralde 4 katmanlı güvenlik bariyerinin olacağı, santralin fırtına, tornado(hortum), uçak düşmesi ve depreme karşı dayanıklı olacağı firma yetkilileri tarafından açıklanmaktadır.

Bu konuda herhangi bir fikir yürütecek bilgi ve donanıma sahip değilim. Ancak takip edebildiğim kadarı ile halen çalışmalarını Aaachen Üniversitesi Enerji Araştırma Merkezi’nde sürdüren Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Gürkan Kumbaroğlu bu konu ile ilgili olarak şunları demektedir.

“Akkuyu’da kurulacak nükleer santral VVER-1200 yeni Rus teknolojisinin 3. nesil örneğidir. Aynı teknolojinin 1. nesil örneği, dünyanın en tehlikeli santralleri arasında gösterilen ve Türkiye’den sadece 16 km uzaklıkta Ermenistan’ın Metzamor santralıdır.

İki Almanya birleştiğinde söz konusu teknolojiyle inşa edilen Doğu Almanya’daki santralleri Almanya hemen kapattı. Eski Doğu Blok’u ülkelerinde aynı teknolojiyle planlandığı halde inşası durdurulan çok sayıda ünite bulunmaktadır.

Akkuyu’da yapılması planlanan 3. nesil VVER reaktörlerinin benzerleri şu anda Bulgaristan ve Çek Cumhuriyeti’nde mevcuttur. Bulgaristan Belene deprem bölgesi olması nedeniyle Türkiye için iyi bir örnektir. İnşasına 1987 yılında başlanıyor. Maddi sıkıntı ve halkın tepkisi nedeniyle, ilk ünitenin ancak yüzde 40’lık bölümünün tamamlandığı 1990 yılında santralin inşasına ara veriliyor.

Bulgaristan 2006 yılında Ruslarla projeye devam kararı alıyor. 2008 yılında ise projeye Alman RWE şirketi yüzde 49 ile ortak oluyor. 2009 yılının nisan ayında ise Bulgaristan’ın bu bölgesinde 5,3 şiddetinde bir deprem oluyor. RWE Şirketi santralın güvenliğine ilişkin sismik araştırmalar yaptıracağını açıklıyor. Ancak araştırmalar tamamlanmadan RWE yüzlerce milyon euroluk kaybı göze alarak Belene’den çekiliyor. Proje ilerlemeden duruyor.”

Ayrıca, biri 2000 yılının Aralık ayında diğeri de 2002 yılının Aralık ayında olmak üzere Çek Cumhuriyeti’nde iki adet 3.nesil VVER tipi Rus reaktörleri devreye alınmış. Bu reaktörlerde 2002 ile 2004 yılları arasında radyoaktif soğutma suyu sızıntısı nedeniyle 2002 ile 2004 yılları arasında 64 kere üretiminin durdurulduğu yine bilimsel çevrelerce belirtilmektedir.

Eğer yapılacak olan bu santralden nükleer sızıntı olması durumunda sadece Alanya, Belek, Kemer ve Side’de turizmin durmasından meydana gelecek kayıplar, bu santralin getirisinden daha fazla olacağı turizm çevreleri tarafından açıklanmaktadır.

Bu durumda Akkuyu’da uygulanacak olan 3.nesil Rus teknolojisinin güvenli olduğunu bilimsel olarak söylemek mümkün değildir. Çocuklarımızın geleceğini de tehlikeye atacak olan bu tip projelerde; en azından bilim adamlarının ve bu konudaki uzmanların mutabakatı sağlanmalıdır.

100 bin liralık menfez yapımlarında dahi firmaların yaptıkları işler referans olarak değerlendirilirken, 20 milyar dolarlık bir enerji yatırımında firmaların ve uygulanacak sistemlerin daha titizlikle araştırılması gerekirdi.

Teknoloji seçim kararını, siyasiler değil bilim adamları ve uzmanlar vermelidir.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.