1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. Özgür Kocaeli'den mektup
Özgür Kocaeli'den mektup

Özgür Kocaeli'den mektup

Aslında bugün bu sütunlarda başka bir yazı çıkacaktı. Suya sabuna dokunmayan, ulusal ve yerel medya ile ilgili genel bir değerlendirme içeren yazı hazırlamıştım. Ama cuma gününden beri hızlı...

A+A-

Güngör Arslan’a destek konusu

Aslında bugün bu sütunlarda başka bir yazı çıkacaktı. Suya sabuna dokunmayan, ulusal ve yerel medya ile ilgili genel bir değerlendirme içeren yazı hazırlamıştım.

Ama cuma gününden beri hızlı gelişmeler var. Sadece yerel basın camiasında değil, internet sitelerinde, Kocaelispor camiasında, kentte konuşulan, tartışılan, her yerde beni tanıyan insanların durdurup, sorduğu bir konu:

Malum, Bizim Kocaeli (Yeşil Kocaeli) Gazetesi sahibi Güngör Arslan Kocaelispor başkanlığına talip oldu. Geçen cuma günü bana geldi, durumu anlattı, destek istedi. Ben de “Yolun açık olsun. Kongre üyesiyim, gelir oyumu sana veririm. Meslekte rakibiz diye karşı çıkmak, tavır almak gibi bir basitliğin içinde olmam” dedim.

Olayı yanlış algılayanlar, farklı yönlere çekenler var. Bu nedenle ayrıntıları benim ağzımdan kentin öğrenmesini istedim. Onları yazacağım.

………..

Ben ve ailem, farklı Kocaelisporludur. Zaman zaman bazı Süper Lig maçlarını izlerken dostlarım “Hangi takımı tutuyorsun?” diye sorar. Kocaelisporluyum derim. “O tamam da büyüklerden hangisi?” diye ısrar ederler.

“Yok” derim. “Bir Milli Takım, bir Kocaelispor. Başka takım tutmam.”

Rahmetli babam, Kocaelispor işleriyle çok haşır neşirdi. Özellikle bir dönem merhum Ömer Gencal ile Faruk Demirer’in başkanlık çekişmesinde açık taraf olmuştu. Kocaelispor’da başkanları, yöneticileri sağlığında babam belirlerdi. Kendisi hiç yönetici olmadı.

Ben bu tür işlere hiç girmedim. Tarzım değildir. Çok sevdiğim Kocaelispor dahil, hiçbir kurumun işine, hiçbir seçime, kongreye karışmam. Sadece gazetecilik yaparım.

Ama özellikle Sefa Sirmen döneminde Kocaelispor’un çok içindeydim. İstesem, Sirmen Başkanlığındaki her yönetimde görev alabilirdim. O dönemdeki bütün yöneticiler gibi, hiç para vermeden, yönetici havası basabilirdim. Aklımın ucundan bile geçirmedim.

Ama Kocaelispor’un çok içinde oldum. Sağ olsun, Sefa Bey, hemen her konuda danışır, fikrimi sorar, bazen de görevler verirdi.

Hikmet Karaman ile Sefa Sirmen, Güvenç Kurtar ile Sefa Sirmen arasında çok sıkıntıların yaşandığı dönemlerde arabuluculuk hep bana düşmüştür. Pek çok transfer pazarlığında, teknik direktör tercihlerinde aktif rol aldım. Hiç unutmam. Yıllar önce, Kocaelispor Kulübünün acil paraya ihtiyaç duyduğu dönemlerdeydi. G. Saray Kulübü Kocaelispor’un genç futbolcusu Evren’e talip olmuştu. Ara transferde Evren’i almak istiyordu ve önemli miktarda nakit bonservis parası ödeyecekti. Evren, G. Saray’a gitmekten korkuyordu. Teklifi kabul etmedi. Sefa Sirmen ise, satmakta kararlıydı. Beni çağırdı, “Senin sözünü dinler. Şu çocukla konuş, ikna et” dedi. Evren’le İzmit’te bir barda 3-4 saat baş başa konuştum. Çıkışta Sayın Sirmen’i aradım, “Tamam G. Saray’a gidiyor. Siz parayı alın” dedim.

………

Yani, benim Kocaelisporluluğum palavradan değildir. Yürektendir. Çocuklarımı öyle yetiştirdim. Kocaelispor sevgisi, benim için farklı bir olaydır.

Güngör Arslan’la ilişkilerimizi bu kent iyi biliyor. Aslında Güngör bana karşı hep saygılı davranmıştır. Tanzer Ünal’ın yanından ayrılıp, kendi gazetesini kurmaya karar verdiğinde de ilk ziyaret edip, anlattığı kişilerden biri bendim.

Sonraları, kavgayı ilk ben başlattım. Gazetecilik adına yaptığı bazı hamlelerden, O’na yönelik tepkilerin ilimizdeki yerel basın üzerinde yarattığı olumsuz etkilerden rahatsız olmuş, bu sütunlarda kendisini eleştirmiştim. Sonra o benim hakkımda hak etmediğim, ağır yazılar yazdı. Hani o dönemlerde karşılaşsak, herhalde yumruklaşırdık. Ama ben kin tutan bir adam değilim. Hele hele bu aramızdaki kavganın mesleki rekabet gibi görülmesinden büyük rahatsızlık duydum. Ben yaptığım bu işte, bu kentte kendime kimseyi rakip olarak görmem. Güngör gibi bin tane gazeteciyi cebimden çıkartırım. Bu meslek konusunda kompleksim yoktur. İnsan ilişkilerinde de gerginliği sevmem. Son zamanlarda Güngör’le baş başa yemek yedik, gerektiğinde telefonda görüştüğümüz oldu.

Geçen cuma günü gazetede Güngör Arslan’ın Kocaelispor başkanlığına talip olduğu haberini duydum. İlk tepkim, “Hayırlı olsun. Güngör’ün çılgın olduğunu bilirdim de bu kadarını ummazdım” şeklinde oldu. Aynı gün akşam saatlerinde aradı, “Abi bir yarım saat güreşebilir miyiz?” dedi. Tabii dedim, akşam buluştuk.

Elinde Kocaelispor yönetim kurulu için temasa geçtiği 40-50 kişilik liste vardı. Şöyle dedi:

“- Abi, ben futboldan anlamam. Öyle Kocaelispor için verecek param da yok. Ama bu işi yapabileceğime inanıyorum. Kocaelispor’un durumundan rahatsızlık duyuyorum. Birkaç gün içinde olay gelişti. Bana gelip gidenler oldu. Aklıma yattı. Geçen çarşamba günü Büyükşehir Belediye Başkanı Karaosmanoğlu’nu ziyaret ettim. Destek istemedim. Para da istemedim. Başkan adayı olursam, onaylar mısınız?  diye sordum. Başkan Bana, (Ben bu işlere karışmam. Ama bu kentte benim tanıdığım en iyi Kocaelisporlu İsmet Çiğit’tir. Sen git, O’nun desteğini al) dedi. Bu yüzden geldim.”

Kocaelispor’un hali ortada. Ben Muammer Çelik’i insan olarak çok severim. Bin tane Serhan Gürkan eder. Çelik’in Kocaelispor’un parasını yiyeceğine hayatta inanmam. Çok çırpındı. Kendisini batırdı, bitirdi. Kocaelispor’u da kurtarmayı bırakın, daha kötü duruma getirdi. Hem Kocaelispor’un Çelik’ten, hem Çelik’in Kocaelispor’dan kurtulması gerekiyor. Çelik’e camianın da futbolcuların da güveni kalmadı.

Bu ortamda, siyasi destekle bir Başkan adayı çıksa, tamam. Belli ki o da yok. Güngör Arslan kendine güvenmiş çıkmış. Bana ilk aşamada yapmayı düşündüklerini de anlattı, mantıklı buldum. Güngör Arslan Kocaelispor’u kurtarır demiyorum. Ama değişiklik zorunlu. Hiç kimsenin cesaret edemeyeceği çok büyük bir yükün altına girmeye talip bir adam çıkmış. Kocaelispor’un artık yenecek, cebe atılacak parası da yok.

Ben nasıl çıkarım da, “Güngör, ben seni sevmem, sana güvenmem. Kocaelispor Başkanlığı’na da rıza göstermem” diyebilirim. Güngör, “Abi benim yönetimime kardeşin Nahit’i de versen” dedi. Kimsenin hayatına karışamayacağımı, hele hele Nahit’e hiç lafımın geçmeyeceğini söyledim, “Büyüsün, yaşı gelsin, oğlumu belki veririm” dedim.

……..

Mevzu budur. 8 Kasım’da kongre olur da, Çelik ile Arslan’ın listeleri yarışa girerse, gider kongrede Güngör’ün listesine oy veririm. Bir zamanlar Güngör Arslan’la aramızda bazı olaylar yaşandı, karşılıklı birbirimize hakaret ettik diye, O Başkan olunca Kocaelispor aleyhine bir tavrın içine girmeyi aklımın ucundan geçirmem. Güngör’ün gazeteciliğini, tarzını, meslek ahlakını övmem, onaylamam. Ama keşke Kocaelispor için iyi bir şeyler yapsın. Keşke bu kulübün itibarını, onurunu geri getirsin. Önce ben kutlar, sarılıp, öperim. Cuma akşamı bu olayın duyulmasından beri pek çok dostum, arkadaşım aynı şeyi soruyor. Hatta dün sabah karşılaştık, Başkan Çelik sordu:

“-Abi sen nasıl Güngör’ü desteklersin?” diyorlar.

Kim Kocaelispor için risk almayı kabul ediyor, elini taşın altına koyuyorsa, kim bu cesareti gösteriyorsa, ben desteklerim. Güngör, kendine has tarzı olan, hırslı bir adam. Çelik ile olmadı. Çelik’in de artık kurtulması lazım. Ortaya çıkan bir tek Güngör Arslan varsa, kongrede benim oyum da O’nun için olacaktır. Mesele de bundan ibarettir.

İsmet ÇİĞİT

Bu haber toplam 1035 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.