• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Kocaeli 6 °C

Özlediklerim

İsmet ÇİĞİT
Öteden beri, pazar günleri hem gazetenin birinci sayfasını daha iç açıcı yapmaya, hem kendi yazılarımı daha romantik, nostaljik yazmaya özen gösteririm. Tabii kolay iş değil. Bu hafta ve mümkünse önümüzdeki haftalarda pazar günleri bu konsepte uygun yazılar sunmaya çalışacağım. Bugün, doğma büyüme bir İzmitli olarak, bu kentin yıllar içinde kaybolan değerlerini sıralamak istiyorum. Kuşkusuz, bu yazdıklarımın büyük bölümü, okurların önemli bir kısmına anlamsız gelecektir. Bu kentte benim çok sade, çok sıradan bir yaşantım var. Ama kendime özgü değerlerim var. Dar bir alanda yaşıyorum. Aşağıda yazacaklarım da, benim kendi yaşam alanımı kapsayan daire içinden süzülenlerdir. 
Okurlardan da öneriler bekliyorum.  Misal, bugün özlediklerimi yazarken, gelecek hafta pazar günü için, bu kentte alışamadıklarımı yazmak istiyorum. Sizden de öneriler gelirse, ekleyebilirim.
……..
Gelelim, bu şehirde, İzmit’te özlediklerime. Önce, en fazla ihtisas sahibi olduğum alandan, yemek-içmek işinden başlayalım. 
1 nci Geçit mevkiinde, eski Seçkin İşkembe’nin üstünde, tarihi binada bulunan Adalı İbrahim’in lokantasını; o lokantada garson Ramis’in servis ettiği, yanında bol soğanlı Arnavut ciğerini özlüyorum. 
Fettah Öven Sokak’taki eski Bolu Lokantası’nda, Necati Usta’nın hazırladığı tepside pirzolayı özlüyorum. Yelken Kulübü’nde, geçen hafta başında vefat eden Sadettin Yılmaz’ın yönetici olduğu dönemleri, denizin kenarında “Yelken ciğer” yerken, huzur içinde rakı içebilmeyi özlüyorum.  Hayri Beratlıgil’in Balık Pazarı karşısındaki Papağan Lokantası’nı; Rebii Sakızlı’nın işlettiği Demiryolu Caddesi üzerindeki Arkadaş Birahanesi’nde iş çıkışı takılmayı özlüyorum. Yazın Fuar döneminde, Göl kenarındaki Emrullah Koçarslan’ın yönettiği Şehir Lokantası’nda akşam servisinde hazırlanan mükemmel döneri, şimdilerde kendi mekanını (Mercan Balık) işleten garson Ahmet’in servisiyle önüme alıp, sivrisineklerle boğuşarak yemeyi özlüyorum. Arkadaşlarla lezzetli ve içkili bir akşam yemeğinin ardından, gece geç saatlerde, bizim her şeyimize katlanan İhsan Amca’nın (Tüzün) Şato Pavyonu’na gidip, cila yapmayı özlüyorum. 
Çok şeyler kaybetti İzmit.. Çok güzellikleri yok olup gitti. 
Kızılay İşhanı’ndaki Adem Baba Lokantası’nda, garson Yakup Efendi’nin servis ettiği döneri özlüyorum. Köfteci Behçet Amca’nın (Karan), Kuyumcular Çarşısı alt girişindeki eski dükkanında, bu mevsim köftenin yanında garnitür olarak verilen lahana turşusunu (Bana torpilli olarak ayrı tabakta bolca gelirdi)  özlüyorum.
………..
Biraz da spor alanına girelim. 
Güney Afrikalı Moşe’nin, Kocaelispor formasıyla rakiplerine attığı zarif çalımları; 
Nasaş Basketbol Takımı oyuncusu Freeman’ın orta sahadan attığı olağanüstü basketleri; 
AEG Eti Kandıra voleybol takımı kaptanı Faruk’un, parkeleri yerinden oynatacak smaçlarını; 
Kağıtspor ve Brisaspor kadın basketbol takımı kaptanı Nurgül ile Şahver’in sahadaki hırsını, Nurson’un inanılmaz üçlük basketlerini özlüyorum. 
Atatürk Spor Salonunda İzmit Lisesi-Sanat Okulu basketbol maçlarını özlüyorum. 
Eski Stat’taki Kocaelispor maçlarında rakip gol atınca, onları sindirmek için Seka’nın klor fabrikasından salınan gazın, genzimi yakmasını özlüyorum. Seka Sinemasında çocuk matinelerini, Yurt Sinemasında Arzu Okay filmlerini özlüyorum. 
………
Seka vazife evlerindeki lojman evimizin arka bahçesini, Fuar Güneş Sahnesi’ndeki en ünlü sanatçıların konserlerini, banliyö treninin restaurant vagonunda sigara böreği ve bira eşliğinde İstanbul’a gitmeyi; dönüşte Haydarpaşa Garı’nın olağanüstü görkemini solumayı özlüyorum. Hürriyet Caddesi’ndeki Aykut Moralı’dan mis gibi kokan 100 gramlık kahveyi aldıktan sonra,  paranın üstünü gıcır banknotlarla almayı; İstiklal Caddesi’ndeki Mehmet Usta Fırınından akşam eve giderken halka almayı özlüyorum. Yine Hürriyet Caddesi’ndeki Moralı Ayakkabı’da, Ekrem Amca piposunu tüttürmüş, çevreyi seyrederken, Ateş Ağabey’in elinden ayakkabı seçmeyi özlüyorum.
……….
İzmit Lisesi’ndeki günlerimi; arkadaşlarımı; o dönemin arkadaşlıklarını; Altan Hoca’nın edebiyat dersini; Mustafa Hoca’nın matematik dersini, Korsan Ekrem’in İngilizce dersini özlüyorum. Yine lise yıllarımda, okuldan kaytardığımızda Fethiye Caddesi’ndeki Marmara Bilardo’ya Nuri Baba’ya gözükmeden girişimizi, gazetenin çıktığı ilk yıllarda Salon Sami’de rahmetli Doğan Usta(Saygılı), Sancar Ağabey(Şener) ile birlikte Dündar Çiğit’ten kaçamak 51 oynarken Süleyman Usta’nın kahvesini yudumlamayı özledim. 
Beden eğitimi dersinde taklayı atamadığım zaman İsmail Güngör Hoca’nın kızmasını özlüyorum. İlkokulda, lisede, 23 Nisan, 19 Mayıs, 29 Ekim bayram törenlerine katılışımızı özlüyorum. Kocaeli DMMA’da okurken, öğlen paydoslarında Anıtpark binasından çıkıp, Cengiz Topel Caddesi’nde bir bodrumda bulunan Hüsnü Amca’nın küçük lokantasına gidip, oğlu Mahir’in hazırladığı pilav üstü köfteye yumulmayı özlüyorum. 
Küçükörs Konfeksiyon varken, akşamları iş çıkışında, mağaza içindeki Ahmet Küçükörs’ün küçük ofisinde kakara kikiri yapmayı özlüyorum. 
Biz, güzel günler gördük, geçirdik bu şehirde. Çünkü bu şehir, eskiden daha güzeldi. Daha samimiydi, dostluklar daha gerçekti.
Daha özlediğim çok şeyler var.. Hepsini yazamam.. 
Arif Kobak’ı, Barbaros Artvinli’yi, Şener Kaya’yı, Nusret Uğur’u da özlüyorum. 
Siz de düşünün bakalım. Bu şehirde kaybolan hangi değerler burnunuzda tütüyor. 
 
Bu yazı toplam 692 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37