1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Paranız varsa harcayın da suyunuzu çok dikkatli kullanın
Paranız varsa harcayın da suyunuzu çok dikkatli kullanın

Paranız varsa harcayın da suyunuzu çok dikkatli kullanın

Paranız varsa harcayın da suyunuzu çok dikkatli kullanın Türkiye bir kez daha “Ekonomik kriz olur mu, olmaz mı?”, “Acaba parayı harcamalı mı, yoksa harcamayıp, turşusunu nu kurmalı” tartışmalarının içi

A+A-

Paranız varsa harcayın da suyunuzu çok dikkatli kullanın

Türkiye bir kez daha “Ekonomik kriz olur mu, olmaz mı?”, “Acaba parayı harcamalı mı, yoksa harcamayıp, turşusunu nu kurmalı” tartışmalarının içine gömülmüş görünüyor.

Malum, Yunanistan, Portekiz, İrlanda patlak..

İtalya, İspanya, Fransa kritik eşikte. Avrupa ve ABD ekonomileri çatırdıyor.

Bizim 8-10 yıl öncesine kadar imrenerek baktığımız ekonomiler, şimdi  panik havasında,. Türk halkı çok görmüş, artık bağışıklık kazanmıştı. Ama kibirli Avrupalılar, kemer sıkmak, artan vergilerle boğuşup, yıllarca sabit gelirle idare etmek ne demek bilmezlerdi. Şimdi öğreniyorlar.

Bu ortam içinde, AKP’nin hükümette yer almayan ama parti yönetiminde en üst seviyedeki isimlerinden biri çıktı, “Vatandaş parasını harcamasın. Ekonomik kriz her an bizi de vurabilir” dedi.

Hoş, hemen ertesi günü hükümetin Mersin İdman Yurdu futbol takımından sorumlu Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ulusun yüreğine su serpen, kendince komik açıklamalar yaptı.

Dünyanın önde gelen kredi derecelendirme kuruluşlarından Fitch, “Türkiye ekonomisi krize açık pozisyonda” diye rapor hazırlayınca, siyasi hayatındaki tek ve en büyük başarısı  geçen sezon Mersin İ. Y. kulübünü Bank Asya Liginde şampiyon yapmak, ardından bu sezon için Beşiktaşlı Nobre’yi de Mersin İ. Y.’na transfer etmek olan -  aslında kendisi biraz da buralıdır. Ama Kocaelispor’a hiç faydası olmamıştır- Zafer  Çağlayan, bu küstah kredi kuruluşuna ağzının payını verdi.

Hani bizim dilimizde “Kış kışlığını, puşt puşluğunu yaptı” diye bir söz vardır ya. Mersin İ. Y.’ndan sorumlu Ekonomi Bakanımız, bu sözü “Fitch, Fitchliğini yaptı” şeklinde değiştirerek onların ağzının payını verdi.

Bence ekonomik krizden korkmamak lazım. Çünkü Türkiye’de zaten “Bal tutup parmak yalayan” mutlu azınlık dışında vatandaşın parası yok. Bu sıcak havalarda insanlar orta boy bir karpuz, bir kilo domatesle iki-üç öğün idare ediyor. Ucuz bir kap yoğurdu sulandırıp, içine hıyar doğrayarak yapılan bir cacıkla da, yaz sofrası “lüks ziyafet” sofralarından farksız hale geliyor.

Yaz indirimleri ile birlikte 3 liraya gömlek, 5 liraya pantolon, 10 liraya ayakkabı  bulmak mümkün.

Ama satılmıyor. İnsanlar borçlu.. Kimi ev, kimi araba almış. Kimi bankadan kredi çekip, Ege’de, Akdeniz’de tatil yapmış. Hemen herkesin kredi kartları patlamış.

Siz kalkıp bu ulusa “Aman kriz geliyor, para harcamayın” deseniz  ne faydası var?. Emeklinin, işçinin, memurun, köylünün, hatta küçük ölçekli sanayicinin, işadamının bile şöyle gönlünce harcayabileceği parası zaten yok ki..

Şimdi önümüz Ramazan. İnsanlar her akşam 3 TL’ye nasıl pide alacak, haftada bir iftar sofrasına bir et yemeği nasıl koyacak, bunu düşünüyorlar.

Daha da çıkıp bu ulusa, “Aman paranı harcama, kriz geliyor” deminin ne alemi var.

Türkiye’nin artık ekonomik krizlerden çok korkmaması lazım. O kadar çok kriz geçirdik, atlattık ki, bir bakıma bağışıklık kazandık. Dahası, dünyada hala zengin olan ülkeler, ekonomik kriz içine giren, borçlarını ödeyemez hale gelen ülkelere mecburen yardım eli uzatıyorlar.

Son örnek Yunanistan.. Adamlar yıllarca yan gelip yattı. Lay lay lom, oynadı, üretmedi. Sonra “Biz battık. İflas ettik” dediler. Şimdi, ABD, Avrupa Birliği, IMF, Dünya Bankası Yunanistan’a para akıtıyorlar. 20 yıl, 50 yıl vadeli, çok düşük faizli krediler veriyorlar.

Dünyanın zengin ülkeleri, parayı yöneten spekülatörler, kolay kolay bir ülkenin ekonomik manada iflas etmesine, tamamen çökmesine izin vermezler. Çünkü, bir ülkenin batması, ekonomisinin çökmesi, zincirleme etki yapıyor. Peşinden diğer ülkeleri de sürüklüyor, global krize neden oluyor.

Zenginler, ekonomik krize düşen, iflasın eşiğine gelen Yunanistan’ı hep birlikte kurtarırken, Afrika’nın doğusunda Kenya, Somali, Etiyopya’da insanlar, özellikle çocuklar açlıktan, susuzluktan bir deri bir kemik hale gelerek acı içinde ölüyorlar.

Parası biten Yunanistan için para muslukları sonuna kadar açılıyor da, doğal afet yüzünden, kuraklık yüzünden insanların içecek bir damla su bulamadığı Somali için zenginlerin kılı kıpırdamıyor.

Müslüman ülkeler de sessiz. Somali’deki, Doğu Afrika’daki tarihin en korkunç insanlık dramını herkes  sözde çok üzülüyormuş gibi  görünüp, görmezlikten geliyor.

Bu nedenle sevgili dostlar, ben diyorum ki, eğer parayı bulursanız korkmayın harcayın. Kefenin cebi yok. İnsanlar parayı buldular da harcıyor diye bir ülkede ekonomik kriz olmaz. Tam tersine insanlar para harcamazsa kriz olur. Borçlanmamaya, açılmamaya kazandığınızdan fazlasını harcamamaya dikkat edin.

Para konusu bu da, su konusu farklı.  Dünya ısınıyor. Su kaynakları azalıyor. İşte Doğu Afrika’daki kuraklık. İşte Somali’deki bebeklerin, kadıların bir deri, bir kemik halleri.

Üstelik ekonomik kriz dediğiniz, eninde sonunda kağıda dayanıyor. Basıyorlar parayı, zenginler yardım ediyorlar, ekonomik kriz bitiyor.

Su bitirse, parayla dalamazsınız.

Fazladan bir damla bile su harcamayın.

Bizim Yuvacık Baraj Gölümüz öyle korumasız, öyle sahipsiz ki, içinden artık boğulmuş insan cesetleri çıkıyor. Bu şekilde Baraj da dayanmaz.

Suyun kıymetini bilin. Bu sıcakta bir bardak soğuk suyu başınıza dikip, içebiliyorsanız, yatın kalkın şükredin..

Parasızlıktan kimse ölmüyor. Parası biten, krize giren ülkeleri nasıl olsa kurtarıyorlar.

Suyu bitenin yüzüne kimse bakmıyor…

Paranız varsa harcayın da, suyun bir damlasını bile boşa akıtmamaya lütfen özen gösterin.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.