• BIST 82.300
  • Altın 147,981
  • Dolar 3,8287
  • Euro 4,0719
  • Kocaeli 6 °C

Parkomat uygulaması hakkında

İsmet ÇİĞİT

Geçen Salı günü öğlen vakti, gazetede çıkan personel yemeğinde “Kıymalı yumurta” vardı. Sevmem. Öğlen çarşıya ineyim, yemeği de Kapanönü’nde yiyeyim istedim.
Tabii İzmit çarşısında her zamanki gibi otopark problemi var. Hürriyet Caddesi paralı otopark. Bir arabalık bile yer yok. Cumhuriyet Caddesi’nde cadde kenarı boş. Ama sıra sıra trafik polisleri dizilmiş, bir tane araba koydurmuyorlar. Oysa Cumhuriyet Caddesi’nde tek sıralı araç parkının trafiğe hiçbir zararı yok. Orada park yapan araçları çektirmek için motosikletleri üzerinde oturup bekleyen trafik polisleri şehrin çok büyük trafik sorunu olan bölgelerinde kavşakları yönetseler, çok daha faydalı olur. 
Üç beş tur attım. Bir arabalık yer arıyorum. Yok. İyi de bu şehrin esnafı nasıl iş yapacak. Şehir merkezine yemek yemek, alışveriş yapmak için gelen vatandaş arabasını koyacak yer bulamazsa,  esnafa nasıl ulaşacak? Bu çok büyük bir sorun. En azından Cumhuriyet Caddesi’ndeki durumu değerlendirmek gerekiyor. Caddenin kenarı boş. Ya burayı da paralı yapın, insanlar araba koyacak yer bulsunlar, ya da Hürriyet Caddesi’ndeki paralı otopark uygulamasını da kaldırın.


ŞİRKET ALACAK PEŞİNDE 
Aslında bu parkomat işi, bu şehrin başına büyük bela oldu. Büyükşehir Belediyesi’nin “Kira borcunu ödemiyor” diye sözleşmesini iptal ettiği Parkotomat firması, şu sıralar İzmit’te pek çok araç sahibine tebligat gönderiyormuş. Tebligatlar şöyle:
“-Falanca tarihte, filanca plakalı arabanız, şu bölgede şu kadar süre park halinde kalmış, parkomat parası ödemeden ayrılmıştır. Şirketimize olan şu kadar TL borcunuzu bir an önce yatırmazsanız icra takibi yapılacaktır.”
Korkmuş vatandaşlar. Çok kişi beni aradı, “Ben arabamla hiç o belirtilen yerden geçmedim, durmadım” diyenler var. “15-20 TL’lik borç için evime icra gelirse, çevreme rezil olurum. Bu şirketin yeri neresi, parayı nereye vereyim” diyenler var.
Parkotomat firması, henüz Büyükşehir Belediyesi’ni, yani kente olan 1.5 milyon TL kira borcunu ödemedi. Şimdi “Ben alacaklıyım” diye vatandaşa tebligat gönderiyor, icra işlemi ile tehdit ediyor. Bizim Büyükşehir Belediyesi acaba alacağına karşılık Parkomat A.Ş.’ye  icra takibi başlattı mı?.
Birkaç kişiye sordum. Parkomat şirketinden gelen “Otopark parası borcu” tebligatlarının dikkate alınmasına gerek olmadığını söylediler. Arabanız varsa,  size de “Otopark borcu tebligatı” gelebilir. Bence dikkate almayın. 
 

BÜYÜKAKIN SİSTEMİ SAVUNUYOR 
Geçen gün de yazdım. Ben İzmit’te şehrin caddelerinde paralı otopark uygulamasını doğru bulmuyorum. Hele hele, şehrin cadde ve sokaklarında park yapan araçların sahiplerinden Büyükşehir Şirketinin para alıyor olmasını hiç doğru bulmuyorum. 
Büyükşehir Belediyemiz 7-8 yıl önce bir proje geliştirmişti. Yürüyüş Yolu güzergahı, Cumhuriyet ve Hürriyet Caddeleri  tamamen yaya yolu yapılacak, şehir merkezine hiç araç sokulmayacaktı. En azından bir süre denenmesi gereken bir projeydi. Ama daha sonra bu projeden vazgeçildi. Parkomat uygulamışının bu halinin ucube olduğunu düşünüyorum. Tamamen kalkmasa bile bir revizyona mutlaka ihtiyaç var.
Geçen gün konuyu Büyükşehir Genel Sekreteri Doç.Dr.Tahir Büyükakın ile de tartıştık. Genel Sekreter, Parkomat uygulamasının devamını savunuyor. Şunları söyledi:
“-Şehir merkezinden paralı otopark uygulamasını kaldırırsak, trafik sorunu büyür. Esnaf getirir arabasını sabah dükkanının önüne bırakır, hiç kaldırmaz. Bu nedenle,  yine otopark sorunu olacaktır. Biz, açık alanlardaki otopark ücretini, kapalı otoparklardaki tarifeden yüksek tutuyoruz. Vatandaşı,  arabasını kapalı otoparka götürmeye teşvik ediyoruz. Sahilde büyük ücretsiz otoparklarımız var. Amaç, şehir merkezinde kısa süreli park yapılması, alışverişe gelen vatandaşın arabasını 15-20 dakika, bilemediniz yarım saat koyacak yer bulması. Cumhuriyet Caddesi’nde de park yasağı sürmeli. Eski hali hatırlayın. Cumhuriyet Caddesi’nde büyük trafik sıkışıklığı yaşanıyordu. Park yapan araçların giriş-çıkışı sırasında sıkıntı yaşanıyordu. Hürriyet Caddesi’nde tek sıra paralı otopark olacak. Cumhuriyet Caddesi’nde otopark yasağı uygulanacak.”
Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Büyükakın’a, “Parkotomat firmasından kira borcunu tahsil ettiniz mi?” diye sordum. Üzerinde çalıştıklarını, ama henüz alamadıklarını söyledi. 
Şehir merkezindeki mevut uygulamayı mutlaka gözden geçirmeliyiz. Artık yaz sezonu başlıyor. Belki bir süre şehir merkezinde pek fazla sıkıntı olmaz. Ama gelecek sonbahar-kış sezonundan itibaren bu yükü bu şehir kolay kolay taşıyamaz.

*Çok büyük, çok faydalı bir eser oldu

Bitti, bitiyor. İzmit Körfezi’nin iki yakasını birleştiren 2.682 metre uzunluğundaki Körfez Köprüsü’nün üzerinde son tabliyeler, önümüzdeki hafta yerlerine yerleştirilecek. Böylelikle, İzmit Körfezi’nin iki yakası birleşmiş olacak. 
Bu proje, gerçekten Türkiye için, bölge için çok büyük bir projedir. Bizim ilimizde de pek çok noktadan Körfez Köprüsü’nün silueti görülebiliyor. Özellikle hava karardıktan sonra ışıklandırılmış haliyle Köprü mükemmel görünüyor. 
İzmit Körfezi Köprüsü, İstanbul-Orhangazi-İzmir otoyolunun en önemli parçası. Çok büyük olasılıkla mayıs ayının sonunda araç trafiğine açılmış olacak. Körfez Köprüsü açıldı diye, ilimizdeki TEM Otoyolu ve D-100 karayolu trafiğinde çok büyük rahatlama beklemiyorum. Ama mutlaka faydası olacaktır. Özellikle D-130 karayolunun ilimiz içinden geçen bölümünde, İzmit-Karamürsel arasında bir rahatlama kesinlikle göreceğiz.
Türkiye, bu dev köprüyü yaptı. Üstelik uzun sayılmayacak bir süre içinde yaptı. Tabii, iş Körfez Köprüsü ile bitmiyor. Bizim ilimizden geçip, bu köprüye ve İzmir Otoyolu’na ulaşımı sağlayacak Güney Marmara Otoyolu’nu yapmak lazım. Topu topu 60 kilometre. Şimdi, mayıs sonunda köprü açılırken, bu yol da bitmeliydi. Ama daha güzergahı bile belli değil. Ne yazık ki, dev projelerin ilimizi ilgilendiren bölümleri hep çok gecikiyor.
 

KÖRFEZ KÖPRÜSÜ İLHAM VERMELİ
İstanbul-İzmir otoyolu üzerindeki Körfez Köprüsü Gebze – Hersek arasında. 2.682 metre. Aslında bu köprü, ilimize ilham vermeli. Nasıl ki, ihtiyaç olduğu için İstanbul Boğazı’nda 3 ncü Köprü yapılıyor, biz de İzmit Körfezi’nde yeni Köprüler yapabiliriz. Düşünsenize, İzmit-Başiskele arasında, ya da Derince-Gölcük arasında  bir köprü olsa.. İnsanlar karşıdan karşıya yürüyerek bile geçebilirler. Trafik ne kadar rahatlar Körfez’in iki yakası arasında değil mi?.. Bu hayal değil.  Körfez Köprüsü kadar büyük ve pahalı olması gerekmiyor. Ama Başiskele-İzmit arasında; Derince ile Gölcük veya Değirmendere arasında köprüler yapılabilir. Kent içi ulaşım müthiş rahatlar.
Tabii, bu projeler şimdilik fantezi gibi görünüyor. Biz hele devletimize şu Güney Marmara Otoyolunu yaptıralım da, sonrasını ileride herhalde birileri yapacaktır. 

*Savcılık’ta Hukuk bürosu

Geçtiğimiz aylarda,  Adalet Bakanı, Ankara Adliyesi’nde “Medya Bürosu” açmıştı. O olay üzerine bu sütunlarda, benzer bir büronun ilimiz Adliyesi için de gerektiğini yazmıştım. 
Son yıllarda bu kentte, medya ile Emniyet’in, medya ile yargının arasına mesafe girdi. Eskiden, polisi tanırdık. Başsavcı ile halı sahada futbol bile oynardık. Medya-Polis, medya- yargı ilişkileri, doğru habercilikle çok yakından ilgilidir. Bu kentte, kim ne derse desin,  önemli bir yerel medya oluşumu var. Muhabirler, doğru habere ulaşmakta zorluk çekiyorlar. Kamuoyunu ilgilendiren bir haber hakkında doğru bilgiyi kimden alacaklarını bilemiyorlar. Zaten kimse gazetecilerle muhatap da olmuyor. Eskiden, Emniyet Müdürlüğü, Jandarma, resmi vukuat bülteni yayınlardı. Gazetecinin elinde, yaptığı habe ile ilgili resmi bilgi bulunurdu. Artık bu da yok. Emniyet’ten basit bir darp, adliyeden basit bir boşanma davası için bile resmi, doğru bilgi alınamıyor.
Dün açılışı yapılan İzmit Adliyesi’ndeki Medya Bürosu’nu bu nedenle çok önemsiyorum. Umarım, Başsavcılık bu büroda sürekli olarak aklı başında bir görevli bulundurur. Adliye’deki önemli davalarla ilgili resmi bilgilerin, en azından duruşma tarihleri, mahkeme kararları gibi zaten yasal olarak da kamuya açık bilgilerin resmi kaynaklardan düzenli olarak yerel basına iletilmesi, gazetecilerden gelecek soruların yanıtlanması sağlanabilir. 

*Miço Koyu'ndaki ağaçlar 

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi,  ilimizin Karadeniz kıyılarında, Kerpe’de kadınlar için özel bir plaj yapıyor. Kesinlikle, Kadınlar Plajı konusunda ciddi bir talep olduğunu biliyorum ve Büyükşehir Belediyesi’nin bazı yelerde “Kadınlar Plajı” yapmasını da yanlış bulmuyorum. 
Ancak, Kerpe’de yapımına başlanan plaj yeri ile ilgili olarak geçen gün bazı fotoğraflar gördüm. Kerpe sevdalısı olan, yaz aylarında buradaki evinde yaşayan bir arkadaşım var. Büyükşehir Belediyesi,  Kadınlar Plajı’nı Kerpe Yarımadasının kuzey tarafında, yani bildiğimiz Kerpe’nin arka yüzündeki sahilde yapıyor. Bölge halkı buraya Miço Koyu diyor. Büyükşehir ekipleri, Miço Koyu denilen bu bölgede Kadınlar Plajı için çalışma yapmış. Kerpe sevdalısı arkadaşım, bu bölgenin eski fotoğrafını gösterdi. Denize kadar inen yüzlerce yemyeşil ağaç var. Sonra, çalışma yapıldıktan sonraki Miço Koyu’nu gösterdi. Ağaçların hepsi yok olmuş. Yüzlerce yemyeşil, yetişkin ağaç. 
Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu’nun ağaç konusundaki duyarlılığını çok iyi biliyorum. Bana gösterilen fotoğrafları görse, eminim çok üzülür. Ama bu vahşet nasıl yapıldı, hesap sorulmalı. Kadınlar Plajı başka bir bölgede yapılabilirdi. Karadeniz sahillerinde böyle bir yer yapmak istiyorsanız, çok vardı. Kerpe’de bile, koyun karşısında, otelin bulunduğu bölgenin sağında, solunda sahilde çok alan var. Neden Miço Koyu?.. Neden o bölgedeki bunca ağaç kesilip, yok edildi. Başkan Karaosmanoğlu’nun bu konuyu araştırmasını rica ediyorum.

*Tom’a saldırı aydınlatılmalı

Yusuf Ziya Tom.. Alemdar Caddesi üzerindeki “Şarap Evi”ni işlettiği günlerden tanırım. Zarif bir adamdır. Başarılı işletmecidir. Alemdar Caddesi üzerindeki nezih mekanı, zorla kapattırıldı. Gitti, Barlar Sokağı’nda Vidimo Bar adıyla yeni bir mekan açtı. Nezih bir işletme. Yusuf Ziya Tom gibi ufak tefek. Öyle herkesi içeri almazlar. Yılda birkaç kez ben de eşimi, dostlarımı alır, Vidimo’ya gider eğlenirim. 
Yusuf Ziya Tom adı son zamanlarda Kocaeli Eğlence Yeleri Yatırımcıları Derneği (Key-Der) Başkanı olarak ön plana çıktı. Malum, tramvay projesi nedeniyle Barlar Sokağı’ndaki bazı binaların yıkılması gündemde. Tom’un Başkanı olduğu Key-Der, buna direnmeye çalışıyor. Çarşamba günü gündüz, Key-Der üyeleri İzmit Belediye Meclisi toplantısına katılıyor. Konuşmak, dertlerini anlatmak istiyorlar, izin verilmiyor. Aynı günün gecesi saat 02.00’de Key-Der Başkanı Yusuf Ziya Tom, işyerinden çıkarken saldırıya uğruyor, darp ediliyor. 
İlimiz güvenlik birimleri, Tom’a yönelik bu saldırıyı aydınlatmayı namus meselesi olarak görmelidir. 
Yusuf Ziya Tom, başkanı olduğu bir dernek adına verdiği mücadele nedeniyle, gözdağı için mi saldırıya uğradı?.. Yoksa, Tom’a yönelik bu saldırı, adi bir olay mıdır?. İzmit’in bir an önce bu soruların yanıtını öğrenmesi gerekiyor. Eğer bu kentte bir insan, yerel yönetimlerin kararına muhalif olduğu için, yasal eylemlere öncülük ettiği için mekanının önünde saldırıya uğruyorsa, artık bu şehirde kesinlikle yaşanmaz demektir. Ben, saldırının siyasi bir yönü olduğunu sanmıyorum. Bunu düşünmek bile istemiyorum. Ama kafalarda soru işareti var. Olayı mutlaka aydınlatmak gerekiyor. Bir dernek başkanına, özellikle son zamanlarda kentte çok ses getiren bir dernek başkanına yönelik saldırı karşısında, bütün sivil toplum örgütleri de hassas olmalıdır. Bugün kenti yönetenlere ben muhalif olabilirim. Yarın devir değişir, siz muhalif durumuna düşebilirsiniz. Bizim şehrimiz, herkesin özgürce yaşadığı, düşüncesini söyleyebildiği bir kent olarak kalabilmelidir.

 

 

 

 

 

Bu yazı toplam 94197 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37