• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Kocaeli 15 °C

Pastacılık Okulu önemli bir örnek

İsmet ÇİĞİT
Türkiye’nin sorunlarından söz açıldığında hemen herkesin ilk 5, ilk 10 sıra içinde söyleyeceği konulardan biri “İşsizlik” konusudur. Resmi rakamlara göre, Türkiye’de işsizlik oranı hala yüzde 10 seviyesinde. Üniversite mezunu gençler arasındaki işsizlik oranı ise çok daha yüksek.
Aslında son zamanlarda yeni iş alanları açılması, özellikle piyasanın ihtiyaç duyduğu alanlarda gençlerin yetiştirilmesi konularında çok önemli işler yapıldı. İşkur ve yerel yönetimler, gençlere iş bulabilecekleri alanlarda eğitim vermeye gayret gösteriyorlar. 
İşkur, İzmit Belediyesi ve Kocaeli Pastacılar Odası işbirliği ile, İzmit’te yeni bir meslek kursu açıldı: Pastacılık Okulu.  Kocaeli Pastacılar Odası Başkanı Yaşar Yılmaz’ı yıllardır tanırım. Yılmaz, bu kentte uzun yıllar, ekmek fırınlarının pasta, tatlı yapıp satmasına karşı mücadele etti. Özellikle Ramazan aylarında “Merdiven altı” tabir edilen kaçak, hijyenden yoksun atölyelerde kalitesiz malzeme ile yapılıp, sokaklarda satılan tatlılara karşı savaş açtı. 
Yaşar Yılmaz, şimdi genç işsizlerin pastacı olmasına öncülük ediyor. Ülkemizde ve kentimizde belki pekçok üniversite mezunu işsiz var ama, pekçok sektörde de eleman sıkıntısı var. Fırıncılar doğru dürüst ekmek ustası, pastacılar doğru dürüst pasta ustası bulamıyorlar. İzmit Belediyesi’nin Ayazma Mahallesi’nde yeni yaptırdığı Kültür Merkezi’nin bir katı, meslek eğitimine ayrılmış. Pastacılar Odası Başkanı Yaşar Yılmaz, atik davranıp, bu tesiste ilk kursu açma hakkını elde etmiş. 
18-30 yaş grubunda gençler kursa kabul ediliyor. 7 ay sürecek ve pasta teknikleri öğretilecek. Kursa katılanlar, günlük 20 TL harçlık alacak, sağlık sigortaları yapılacak. Kursu başarıyla bitirenlerin de özel sektörde işi hazır. Çünkü, pasta ustası yok. 
Bu tür girişimleri çok takdirle karşılıyorum.  Günümüzde iş bulmak, kariyer yapabilmek için, üniversite bitirmek yetmiyor. Bir alanda usta olmak lazım. Şimdi, bu Pastacılık Kursu’na katılacak gençlerin de önü açık. Gidip, kursta işin temel tekniklerini öğrenebilirsiniz. Sonra işin ucu alabildiğine açık.  Pastanın envai şeklini,  çok farklı lezzetlerde pastaları kendiniz yaratabilirsiniz.  İşkur’un, yerel yönetimlerin ve meslek odalarının bu tür organizasyonlarını desteklemek lazım.

*Yıldırım’la yeniden tanışıyoruz
İlimizde her dönem, CHP’nin bir patronu mutlaka olmuştur. Çocukluk yıllarımdan, babamın devrinden bilirim. Rahmetli Turan Güneş, Nihat Erim, Abdullah Köseoğlu vardı. Sonraları Leyla Atakan, Erol Köse.. 1980’li yılların sonlarından itibaren Sefa Sirmen.. Onlar ne derse, ne isterse, öyle olurdu. Bir dönem, delege bazındaki gücüyle Hikmet Erenkaya öne çıktı. Son zamanlarda Hurşit Güneş bu işe soyunmuştu. Yeniden milletvekili adayı gösterilse, seçilse Prof.Güneş devam edebilirdi. 
CHP üst üste o kadar çok seçim kaybetti, ilimizde öylesine geriledi ki, son zamanlarda parti içinde “Patron” da kalmamıştı. Son ilçe kongreleri döneminde, bir isim öne çıktı: Selman Yıldırım… Hiç kuşkusuz şu anda, 27 Aralık’taki il kongresine gidilirken, CHP’de herkes Selman Yıldırım’ın ağzına bakıyor. 
………….
Benim Selman Yıldırım ile ilişkim hep sorunlu, sıkıntılı olmuştur. İtiraf ediyorum, kabahatin büyük bölümü bendedir. Ben de hizipçi,  adamcılık yapan biriyim.  Kendimi hep Yalçın Kuşkan’a yakın hissetmişimdir. Selman Yıldırım’ın Hüseyin Erol’a karşı kazandığı İzmit İlçe kongresinde çok açık biçimde Erol’dan yana oldum. Selman Yıldırım, hepimizi birden yendi. Ben otomatik tavır aldım. Yine itiraf ve kabul ediyorum. Yıldırım’ın bana karşı en küçük bir saygısızlığı olmadı. Gerek İzmit İlçe Başkanıyken, gerekse bu görevinden istifa ettikten sonraki dönemde,  hep “Ağabey” diye gelmiş, kendisini ifade etmeye çalışmıştır. 
Ama bana göre, ben ve Selman Yıldırım, hiziplerle dolu CHP içinde farklı kulvarların adamlarıydık. Bir türlü Selman’ı sevememiştim. Geçen gün ziyarete geldi. Uzun uzun konuştuk, her şeyi konuştuk. Selman Yıldırım’ı, benim kafamın içindeki Adam’dan çok farklı biri olarak yeniden tanıdığımı söyleyebilirim. 
Selman Yıldırım şu anda içe kongrelerinden galip çıkmış, bu kentte CHP İl Başkanını belirleyecek pozisyondaki kişi. İsterse, kendisi İl Başkanı adayı olur ve karşısına rakip bile çıkamaz. İsterse,  birini işaret eder, işaret ettiği kişi çok büyük olasılıkla 27 Aralık’ta CHP İl Başkanı seçilir. Bu güce sahip olmak için gerçekten gecesini gündüzüne katarak çalıştı ve kabul etmek zorundayız ki başardı. Hem de parti içinde Hurşit Güneş, Hikmet Erenkaya,  Yalçın Kuşkan gibi adamlara karşı başardı. Buna rağmen açıkça gördüm ki, ayakları yere basıyor. Olayları, partinin durumunu çok iyi değerlendiriyor. Yıldırım’a  “Tablo ortada. İl Başkanlığına aday mısın?” diye sordum. Aşağıdaki sözlerinin samimi olduğuna inanıyorum:
“- Olabilirim. Parti genel merkezinden de aradılar, il başkanı olmamı  istediler. İçimizdeki arkadaşlar da bunu söylüyor. Ben bu partinin örgütlerinde il başkanlığı dışında bütün görevleri yaptım. Bugün 45 yaşındayım ve neredeyse çocukluğumdan beri partinin içindeyim. Ama gelinen noktada sorun kimin il başkanı olacağı değil. Son dönemlerde bu kentte bu partiyi çok yıprattık. Hepimiz yıprattık. Benim de hatalarım oldu. Önümüzde iki yıllık boş bir dönem var. Bu dönemde toparlanmalıyız. Kocaeli, bir Eskişehir, bir Şişli, bir Kadıköy değil. Burada parti elimizden kaydı. Küçüldü. Artık bir kişiyi bile kaybetme lüksümüz yok. Herkesi kazanmak zorundayız.  Bütün samimiyetimle söylüyorum. Keşke Hikmet Erenkaya, Hurşit Güneş gibi isimlerle de bir araya gelebilsek. Ben onların, elbette Sefa Sirmen’in bu kentten kurultay delegesi olmalarını isterim. Partiyi çok fazla çekiştirdik. Bu saatten sonra benim İl Başkanı olmam çok uygun olmayabilir. Cengiz Ağabey(Sarıbay), benim arzuladığım parti içi bütünlüğün sağlanması, herkesin birbiri ile konuşabilmesi açısından benden çok daha uygun biri gibi duruyor.” 
Yıldırım, İl Başkanlığı konusunda bir isim üzerinde karar vermediklerini söyledi, yöntemi şöyle anlattı:
“-Benim bir toplantı düzenim vardır. Arkadaşlarımı toplarım. Bir tur herkese söz veririm. En son ben konuşur, kendi kanaatlerimi anlatırım. Sonra bunun üzerine bir tur daha herkese söz veririm. Sonunda bir karar alırız. Bu karar oy birliği ile çıkmasa da hepimiz uyarız. Bu defa da öyle olacak. Bir-iki gün içinde bu toplantıyı yapacağız. Cengiz Sarıbay’ın il başkanı atanmasında benim de payım var. Biz aynı ekibin içindeyiz., Ayrı gayrı yok. Tek başıma il başkanını ben belirleyecek olsam, Cengiz Sarıbay’ı tereddütsüz öneririm.” 
CHP tüzüğüne göre, il başkanı adaylığı için, delegelerin en az yüzde 5’inin (Kocaeli’de 30 kişiye karşılık geliyor) imza vermesi gerekiyor. Yıldırım, “Ben aday olursam, 600 oyun 450’sini alırım. Cengiz Ağabey’i aday gösterirsek, karşısına rakip çıkmayabilir” dedi. 
Yıldırım, Gebze kongresini kaybettikleri görüşüne de katılmıyor. Gebze’de kazanan listeye sevindiğini, Gebze delegasyonu içindeki isimlerin büyük bölümünün kendilerine yakın olduğunu söyledi. İzmit ilçe kongresinde il delegasyonu listesini esnek yaptıklarını da kabul ediyor. Şöyle dedi:
“- İzmit delegasyonu içinden 50-60 kişinin karşı tarafa oy vereceğini söyleyenler var. Yanlış hesap. Ben bilerek, partiyi kucaklamak adına bazı isimleri il delegesi yazdırdım. Aslında Hakan Tanta’dan başka Cüneyd Özkürkçügil’i de yazmak isterdim. Örneğin Nejat Bayhan’ı yazdım. Parti içinde bütünleşmek derken bunu anlatıyorum. Hepimiz birbirimize sarılmalıyız. Bu yapıya rağmen İzmit delegasyonu içinden bizden farklı oy kullanacak arkadaş sayısı 25-30’u geçmez.”
Yıldırım, daha çok geleceği düşünüyor. Uzun zamandır kafasında CHP’nin İzmit Belediye Başkan adayı olmak ve İzmit Belediye Başkanı seçilmek var. “Selman Yıldırım olarak, bu halinle İzmit Belediye Başkanlığını kazanamazsın” dedim.  “Doğru” dedi. Bu nedenle 30 Mart 2014 yerel seçimleri öncesinde çok kapsamlı bir anket yaptırdığını anlattı, şöyle devam etti:
“- Ankette Sefa Sirmen’le seçimi kazanabileceğimiz ortaya çıktı. Sefa Bey, benden ilerideydi. Ben istesem aday olabilirdim. Ama Sefa Bey’e gittim. Anketi gösterdim. İzmit’e adaylık için ikna ettim. Benim için partim önemlidir. Biz burada 1 kişiyi kaybetme lüksüne sahip değiliz. Bu nedenle Hurşit Güneş’i de, Hikmet Erenkaya’yı da kazanmak istiyorum. Benim hedeflerimde, planlarımda, onların gücüne ihtiyacım var. “
Yıldırım, kongreler süreci bittikten sonra, parti genel merkezinin Kocaeli’yi bir laboratuvar haline getirip, araştırması gerektiğini düşünüyor. Bunu da şöyle anlattı:
“-Biz Gebze’de %30’u, İzmit’te %40’ı yakalayamaz, Kocaeli’de ortalama yüzde 35’e ulaşamazsak, ne bu kentte, ne Türkiye’de hiçbir seçimi kazanamayız. Burası, Türkiye’nin bir örneği. Neden yıllar içinde bu kadar geriledik. Neden bu kadar oy kaybettik. Bunu çok ince ayrıntılarına kadar. Bilimsel şekilde araştırmak zorundayız. 2019’a kadar vakit var ve ben bunların yapılması için çalışacağım.” 
Selman Yıldırım’a sohbetin sonunda “Önce yüzündeki sakalı kes. Böyle bir karış sakalla CHP’den Belediye Başkanı olunmaz” dedim. Sakalın savunmasını da şöyle yaptı:
“-Bir süre önce cilt kanseri tedavisi gördüm. Yüzümü  güneş ışıklarından korumam lazım. Aslında her sabah sinek kaydı tıraş olan adamdım. İzmit ilçe kongresi akşamı da sakalı kesip kongreye katılmayı düşündüm. Ama hastalık yeniden ortaya çıkacak diye korkuyorum. Yüzümü güneşten korumak için sakal bıraktım. Hastalık riski tamamen geçtiğinde keseceğim.”
Yıldırım’a “İl başkanı olup, Hurşit Güneş’le yarışmak ister miydin” diye sordum. “Çok isterdim” dedi. Devam eti:
“-Öyle Hurşit Güneş’i yenmenin sevincini yaşamak için değil. Bu partide görevlerin kuşaktan kuşağa geçişini göstermek isterdim. Hurşit Güneş, CHP için çok önemli bir değerdir. Ben en altlardan geliyorum. Elbette böyle bir parti büyüğü ile, böyle bir değerle pati içinde yarışmak isterdim. Ama daha önemlisi Hurşit Bey’le birlikte olmak isterdim.” 
Önceki gün bu görüşmede, Selman Yıldırım ile yeniden ve ilk kez tanıştığımı kabul ediyorum. Parti içinde bileğinin hakkıyla ve içinde benim de bulunduğum bir ekibe karşı verdiği mücadeleleri kazanarak yükseldi. Elbette bu yaştan sonra biz de parti içinde öyle akşamdan sabaha taraf değiştirecek tiplerden değiliz.  Ama Selman Yıldırım’a karşı olan ön yargılarımın büyük ölçüde azaldığını, O’nun kendisi ve partisi adına iyi bir siyasetçi olduğuna kanaat getirdiğimi belirtmek isterim. 
*Taşeron işçileri unutuldu mu?
1 Kasım seçimleri öncesinde AK Parti’nin halka verdiği çok açık vaatler vardı. Asgari ücretin 1300 TL olması gerçekleşiyor. Emeklileri seyyanen 100’er TL’lik zam da yeni bütçe ile birlikte verilecek.
Çalışan kesim açısından çok önemli bir vaat de, taşeron işçiliği konusunu düzenlemekti. Bu konuda henüz hiç çalışma yok. Hatta yeni bir yıl başlarken, bütün kamu kurumlarında her türlü “Hizmet alımı” ile ilgili ihaleler açılıyor. “Hizmet alımı” demek, taşeron işçiliği demek. Belediyeler, hastaneler, üniversite, diğer bütün kamu kuruluşlarında ihaleler var. İhalelerle müteahhitler değişecek. Müteahhitler değişince, taşeron işçisi sınıfında çalışan insanların bir kısmı işlerinden çıkartılacak.
Yeni sıkıntılar, yeni acılar yaşanacak. Hükümetin taşeron işçiliği konusunda verdiği sözleri de hayata geçirmesi gerekiyor.

*Toplamakla bitmiyor
Kocaeli Emniyet Müdürlüğü narkotim ekipleri yine başarılı bir çalışma gerçekleştirdi. İzmit, Körfez ve Derince’de yapılan operasyonlarda, şehir içinde “Torbacılık” tabir edilen uyuşturucu satışı işini  yapmakla suçlanan 49 kişi gözaltına alındı. 
Elbette, bu kentteki yoğun uyuşturucu trafiğine yönelik önemli bir adımdır. Kocaeli polisi, torbacılar-yani sokakta uyuşturucu satanlar- konusunda yıllardır başarılı. Ama torbacıları toplamakla bitmiyor. 50 tanesini yakalıyorsunuz, arkadan 100 tane geliyor. Bu işi yapmaya, kenarda köşede uyuşturucu satıp para kazanmaya talip çok insan var. Önemli olan, bu torbacıların uyuşturucuyu kimlerden, nereden temin ettiğini bulmak. Bu işin toptancılığını kim yapıyor?. Bu kentteki uyuşturucu baronları kimler.. Onları bulmak lazım. Sokaktaki torbacıları toplayarak bu kentteki uyuşturucu belasını temizleyemeyiz. Bir okulun çevresinde hap satan yakalanıyor. İki gün geçmeden, o okulun önünde yeni bir satıcı türüyor. Sadece torbacıları toplamakla, patinaj yapılıyor. 

*İnsanlık kalitesi ile ilgili
112 Acil Sağlık hizmeti, bizim ülkemizde gerçek anlamda sağlık alanında bir devrimdir. Geçmişte, Allah korusun acil bir ambulans ihtiyacınız olsa, hangi telefonu arayacağınızı bilmezdiniz. Diyelim ki bir numara bulup aradınız, saatlerce ambulans beklerdiniz.
Şimdi 112 var. Acil ambulans ihtiyacında  (112)’yi arıyorsunuz, kentin öbür ucunda olsanız bile birkaç dakika içinde ambulans geliyor. 112, sadece ambulans servisi değil. Aynı zamanda acil kurtarma servisi. Çok iyi yönetiliyor. Günün birinde herkesin 112’ye ihtiyacı olabilir.
İl Sağlık Müdürlüğü, 112 ile ilgili verileri açıkladı. Bu yılın ilk 11 aylık döneminde 112 Acil Çağrı Hattına  1 milyon 361 çağrı gelmiş. Bunların sadece 91.664’ü gerçek. 112’ye gelen 1 milyon 249 bin çağrı ise,  sahte.
Canı sıkılan, bir ses duymak için telefona sarılıyor. En kolayı 112’yi aramak. Ama 112’nin gereksiz yere meşgul edilmemesi lazım. Orası hayat kurtarma hizmeti veriyor. Çok yakında diğer acil çağrı sistemleri kalkacak, polis, itfaiye, jandarma da 112’ye bağlanacak. Canı sıkılan, telefonda bir ses duymak isteyen, arkadaşını arasın.. Belediye Başkanını, Vali’yi, ne bileyim Başbakan’ı, Cumhurbaşkanını arasın. Aile fertlerinden birini arasın. Durup dururken sırf dalga geçmek için, sırf geyik muhabbeti yapmak için (112) aranır mı?..  İnsanlık kalitesi ile ilgili bir durum. Çok tuhaf bir durum.
Bu yazı toplam 717 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 3. ETAP
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37