1. YAZARLAR

  2. İsmet ÇİĞİT

  3. Patronlar MESS’e müdahale etmeli
İsmet ÇİĞİT

İsmet ÇİĞİT

Yazarın Tüm Yazıları >

Patronlar MESS’e müdahale etmeli

A+A-
Türkiye’de son yıllarda çalışanların örgütlenmesinin önünü açmak yerine, çalışanların örgütsüzleşmesine yönelik baskıların alabildiğine yoğunlaştığı bir düzenin içine sürüklendi. Özellikle taşeron işçi çalıştırma özgürlüğü, sistemin en önemli parçası haline getirildi. 
Örgütsüz çalışanların, işyerlerindeki kaderleri, patronların iki dudağı arasındadır. Üstelik hala Türkiye’de işsizlik önemli bir sorun olarak ortada duruyor. 
Bakmayın kimi büyük patronların ve onların temsilcilerinin “Biz çalıştıracak eleman arıyoruz, ama bulamıyoruz. Türkiye’de işsizlik sorunu yok. İş beğenmeme sorunu var” şeklindeki sitemlerine.. Öyle bir sömürü düzeni var ki, genç insanlara çok ağır işler, karın tokluğuna ücret karşılığında teklif ediliyor. İşçi değil, köle arıyorlar. Bu nedenle de istedikleri kadar eleman bulamıyorlar.
Ülkemizde yaşanan iş kazaları, madenlerdeki ölümler ortada. Hala bu ülkede ruhsatsız maden ocağı çalıştırılabiliyor. Devletin özelleştirdiği maden ocaklarında insanlar taşeron elemanı sıfatında köle olarak çalıştırılıyor. Çalışma hayatı ile ilgili çok ciddi sorunlar var. Yerel yönetimlerde kadrolu işçi statüsündeki insanlar zorla yandaş sendikalara yönlendiriliyor. Memur sendikalarıyla ilgili düzen çok daha çarpık. Özellikle eğitimde yaşanan sıkıntıları hepimiz biliyoruz. Eğitimde hükümete yandaş sendika üyesi olmayanlar sürülüyor.  Bütün okul yöneticileri, yandaş sendika üyeleri arasından, hükümete en yakın gözükenlerden seçiliyor.
………
Çalışma hayatının tepeden tırnağa bozuk olduğu, çalışma hayatının her aşamasına aşırı kar hırsının,  insan sömürüsünün, örgütsüzlüğün dünyada benzeri görülmemiş bir model olarak sunulduğu ortamda işsizlik de hiç kuşkusuz çalışan işçilerin üzerinde  bir tehdit unsuru olarak  dururken, birkaç aydan beri Türk çalışma hayatı açısından çok önemli bir sözleşme pazarlığı devam ediyor. 
İşveren sendikası MESS ile, metal sektöründeki işçi sendikaları arasında 2 yıllık dönemi kapsayacak toplu sözleşme pazarlığında bugüne kadar yapılan pazarlıklar, bırakın sonuç alınmasını, giderek daha büyük kutuplaşmanın nedeni oldu. 
Metal sektöründeki toplu sözleşme ülke genelinde 120 bin, ilimizde 18 bin işçiyi kapsıyor. Bu sektörde çok fazla örgütlenememiş, örgütlenme girişimlerinin önü kesilmiş işçi var. Onların ücret ve sosyal haklarındaki artış oranları da üç aşağı beş yukarı bu toplu sözleşme şartlarında olacak. 
Metal sektörünün karlılığı biliniyor. Otomobil fabrikaları, boru fabrikaları, beyaz eşya üretenler, metal sektöründe üretim yapan bütün fabrikalar bu büyük pazarlığın kapsamı içinde. Sektör, son yıllarda ihracatın da artmasıyla hayli karlı hale geldi. Çünkü, ücretler, yani işçilik maliyeti Avrupa’daki emsal işyerlerine göre çok düşük. Sektörde hala pek çok işçi,. asgari ücretle çalışıyor. 
Her sözleşme döneminde, DİSK’e bağlı Birleşik-Metal ile, işveren sendikası MESS arasında pürüzler çıkar, Birleşik Metal’in örgütlü olduğu işyerlerinde eylemler yapılır, grev kararları alınırdı. Ama en azından sektördeki işçilerin büyük bölümünün üyesi olduğu Türk-İş’e bağlı Türk Metal Sendikası MESS ile bir şekilde anlaşır, sözleşmeyi imzalardı. Birleşik Metal ve Çelik-İş de bir süre bağırıp çağırdıktan sonra, üyelerinin topluca işten atılmalarını engellemek adına Türk Metal’in imzaladığı sözleşmenin aynısını kabul etmek zorunda kalırdı. 
Bu dönem, işveren sendikası MES masaya öylesine katı geldi ki, Türk Metal bile isyan etti. Metal sektöründeki grup sözleşmesi pazarlığında Birleşik Metal masaya ortalama yüzde 24 zam talebiyle geldi. Birleşik Metal’in taslakta talep ettiği zamlar aynen kabul edilse; maaşı 898 TL olan işçiye net 282 TL,  maaşı 1374 TL olan metal işçisine net 305 TL, maaşı 2000 TL olan işçiye yaklaşık net 270 TL zam yapılacak. Birleşik Metal, işe giriş ücretinin 1179 TL olmasını, sosyal haklara yüzde 30 zam yapılmasını istiyor.
MESS, Birleşik Metal’in bu taleplerinin çok uzağında.
Gelelim, hemen her dönem, MESS’i patronları pek fazla üzmeden sözleşme imzalayan Türk Metal’in taleplerine. İlk altı aylık dilim için ücretlere yüzde 14 civarında zam istiyor. Türk Metal’in sosyal haklardaki zam talebi yüzde 20 civarında. Bunlar da pazarlığa açık. Türk Metal, biraz daha altındaki rakamlara da imza atabilir. 
Ama MESS; Türk Metal’e de ayak diretiyor. Son toplantıda, üç kuruşluk ayakkabı yardımı konusunda bile MESS pürüzlük yaptı. Türk Metal de ister istemez masadan kalktı. 
……..
Şimdi, önce Birleşik Metal, örgütlü olduğu işyerlerinde eylemlere hazırlanıyor. Türk Metal için aynı şey söylenemez. MESS biraz insafa gelir, Türk Metal’in önüne sendikanın üyelerine bir şekilde izah edebileceği rakamlar koyarsa, sıkıntı ortadan kalkabilir. 
Ama işveren sendikası çok katı davranıyor. Orta vadede metal sektöründe bir grev öngörmüyorum. Günümüz Türkiye’sinde sendikaların “Aman işimi kaybetmeyeyim de ne olursa olsun” diye düşünen üyelerini greve ikna etmesi çok kolay değil. Zaten MESS de bunu istismar ediyor. Ama pazarlık biraz daha uzarsa, huzursuzluk başlayacak. Üretim yavaşlayacak, belki duracak. Patronu için canını ortaya koyarak üreten ve patronuna kazandıran işçinin, çalıştığı işyeri ile arasındaki duygusal bağ kopacak. Metal sektöründe talep edilen zamlar fahiş değil. Hatta yılların kayıplarını da karşılamıyor. Ama MESS, üyesi işverenlerden çok daha katı davranıyor. Bu ortamda MESS üyesi patronların devreye girmesi lazım. Metal sektöründeki grup sözleşmesi, makul ücret artışları ile biran önce imzalanmalı. Yoksa ortam gerilecek. Herkesin huzuru kaçacak. Böyle bir ortamdan da zaten kaybedecek çok fazla bir şeyi kalmayan gariban işçilerden çok, bu sektörde büyük karlar elde eden patronlar etkilenecektir.
Bu yazı toplam 247 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum