1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. Pazar için bir yazı
Pazar için bir yazı

Pazar için bir yazı

Bugünkü köşemi, Ankara’da kahpece öldürülen Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu’nun eşi Prof. Dr. Şengül Hablemitoğlu’nun bir yazısına ayırdım. Keyifle okuyacağınızı umuyorum. İyi pazarlar… “O kadar mutluyum k

A+A-

Bugünkü köşemi, Ankara’da kahpece öldürülen Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu’nun eşi Prof. Dr. Şengül Hablemitoğlu’nun bir yazısına ayırdım. Keyifle okuyacağınızı umuyorum. İyi pazarlar…

“O kadar mutluyum ki, utanıyorum (Voltaire)

Fransız düşünürü Voltaire (1694-1778), neredeyse bütün hayatı boyunca  ya hastaydı ya hastalık hastası. 41 yaşında bir arkadaşına yazdığı mektupta 'gene' hastalandığından   şikâyet etti ve 'Birkaç yıllık ömrüm kaldı' dedi. Voltaire, bu mektubu bitirdikten 43 yıl sonra öldü.

Her Allah'ın günü bir şeyin kanser yaptığı veya kansere iyi geldiğinin açıklandığı bir dünyada yaşıyoruz. Sıska, sıkı ve sağlıklı yaşamak neredeyse din haline geldi.

Voltaire, kolesterol, trigliserit, AIDS ve kuş gribinin bilinmediği çağların adamıdır. Bir şeyleri doğru yapmış olmalıydı ki, insanların genellikle kırkına gelmeden öldüğü on sekizinci yüzyılda, 84 yaşına kadar yaşadı ve bir daha kalkmamak üzere yatağa düşünceye kadar aktif bir hayat sürdü.

Voltaire'in uzun ömrünün sırrı ne olabilir?

Uzun yıllar düşünür için sekreter ve uşak karışımı bir şey olan Sebastien Longcahmps, Voltaire'in hep; ‘İnsanın sağlığı tamamen kendi ellerindedir’ dediğini yazdı.

‘Bunun üç temel ayağı var’ derdi: ayıklık, her şeyde ölçülü olmak ve hafif egzersiz yapmak. Kaza dışında, insanın başına gelen bütün hastalıklarda bizi sağlıklı halimize iade etmeye uğraşan doğaya yardımcı olmak yeter.

İnsan aşağı yukarı her zaman diyetinde sıkı olmalı, uygun ve sürekli sıvı almalı ve hep basit şeyler yemelidir. Yanında bulunduğum süre içinde onu hep bunları yapar gördüm.'

Bunlar büyük bir sır değil aslında. Her şeyde ölçülü olmak aklı başında her insanın uyguladığı bir prensiptir.

Bence Voltaire'in uzun ömrünün sırrı vücudunda değil kişiliğindedir. Voltaire uzun yaşadı, çünkü mutluydu. Öğrenmeye meraklıydı ve müthiş zengin olmasına rağmen, bir dakikasını boşa harcamadı. Ölmeye vakti yoktu.

Binlerce mektup, yüzlerce sahne oyunu, kitap, makale yazdı. Saray yavrusu evinde her zaman misafir vardı. 'Ben Avrupa'nın hancıbaşısıyım' dedirtecek kadar.

Adaletsizliğe hiç tahammülü yoktu. İlkel Fransız yargısının hışmına uğramış insanları kurtarmak için, tek başına, tarihe geçmiş kampanyalar yürüttü. İnsanların hakları olmayan bir dönemde insan hakları için mücadele etti. Kiliseyle ve bağnaz rahiplerle yaşam boyu dalga geçti. Ölüm döşeğinde, papazlar onu pişmanlık getirmeye, şeytanı lanetlemeye davet ettiklerinde; 'Şimdi yeni bir düşman kazanmanın zamanı değil' dedi.

Bence, Voltaire'in en büyük özelliği yaşamdan zevk almasıydı. 'O kadar mutluyum ki utanıyorum' diye itiraf etti bir arkadaşına. 'Ben neredeysem dünya cenneti oradadır' dedi.

Son bir şey daha var, onu unutmayayım.

Hiç evlenmedi!”

Bu haber toplam 675 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.