• BIST 73.391
  • Altın 132,849
  • Dolar 3,5219
  • Euro 3,7585
  • Kocaeli 8 °C

PEDOFİLİ/SÜBYANCILIK YA DA SAPIKLIK!

M.Zeki CANŞİ

Pedofili ya da sübyancılık diye adlandırılan ve bana göre, sapkınlığın ve iğrençliğin dibi olan mel’un fiil, yetişkin bir kimsenin ergenlik öncesi çocukları veya ergenliğe yeni girmişleri cinsel açıdan çekici bulması ve cinsel eğiliminin çocuklara yönelik olmasına neden olan psikoseksüel rahatsızlıktır. Bu rahatsızlığa sahip kişilere pedofili ya da sübyancı deniliyor.

Son zamanlarda ülkemizde sık sık cereyan eden bu iğrenç olayların üzerinde ciddi ciddi durmamız ve buna kaynaklık teşkil eden, onu doğuran sebepleri ve onun sosyolojik travmalarını masaya yatırmamız gerektiği kanaatini taşıyorum.

Evet, bu iğrenç eylem alçaklığın daniskasıdır. Hiçbir şey böylesi bir davranışı haklı gösteremez. Velev ki, bu fiil gerçekten bir hastalığın alameti bile olsa red edilmeli ve ortadan kaldırılması için sosyal restorasyon projelerine şiddetle ihtiyaç vardır.

Hatırlarsanız, yakın tarihte bir “şortlu kız”a tekme atıldı haberiyle kamuoyu uzun süre meşgul oldu.  Hemen her kesim bu tekme atan saldırganı haklı olarak lanetledi ve onu yerin dibine soktu. Hatta faili için neredeyse müebbet hapis istenecekti. Bu tavır, elbette kabul edilemez, karşı çıkılmalı ve red edilmelidir. Nitekim, tüm basın günlerce üzerinde durdu ve hatta işin mağduru hanım kız da, aylar sonra bile ağlama seanslarıyla bu işi birazcık magazinleştirdi ve istismara bile yeltendi. Bu olayın hemen ardından Müge Anlı’nın programında ortaya çıkan bir iğrençlik vakıası patlak verdi. Bizim basılı ve görsel medyamız da, “şortlu kız” hadisesine verdiği önemin onda biri kadar bu olaya önem vermedi. Olayın vahameti, bu yaşanmışlıkla sınırlı kalarak adeta küllenmeye terk edildi.

Peki, neydi o olay?

Hatırlayalım,

Manisa’nın Alaşehir ilçesindeki evinin önünde oynarken kaybolan 3,5 yaşındaki “Irmak” isimli kız çocuğun “Himmet” adındaki bir sapık tarafından alıkonularak cinsel istismara tabi tutulduktan sonra hunharca katledilmesi ve cesedinin önce bir çöp bidonuna atılması ve ardından da Sarıkız Çayı’nın kenarına gömülmesi hadisesi Türkiye’yi dehşete düşürmüştü.

Sebeplerini irdelediğimizde, özellikle bu tarz sapkınlıkları tetiklemede önemli rol oynayan kimi yazılı ve görsel medya ile birlikte sokakları ciddi bir şekilde masaya yatırmamız gerekir. Özellikle görsel medyanın cinselliği ön plana çıkartan ve şehevi duyguları köpürten ve tetikleyen ahlakdışı programları ile kimi kadınların genel kabul görmüş ahlak kurallarını hiçe sayan pervasızca giyim-kuşamları ve davetkâr davranışlarıyla sokaklarda sergiledikleri tavırlar masaya yatırılmalıdır. 

Pedofilk insanlar, genellikle özgüvenden yoksun hastalıklı insanlar olup giyim-kuşam, tavır ve davranışlarıyla bu sapkın insanlara adeta davetiye çıkaran kimi hanımlara yönelmeye cesaret edemeyişleri ve bu sebeple azdırılmış şehevi duygularını ya hayvanlardan ya da savunmasız masum çocuklardan tatmin etmenin iğrençliğine başvurabilmeleri ürkütücü ve ürkütücü olduğu kadar da düşündürücüdür.

Bu manada, Diyanet İşleri Başkanlığımıza, Sağlık Bakanlığımıza ve Milli Eğitimimize çok büyük görevler düşüyor. Keza, Sosyal bilimcilerimizin ve yöneticilerin özellikle bu pedofili diye masumlaştırılıp adlandırılan iğrençlik için ciddi bir çalışma yapmaları ve buna sebebiyet veren etkenleri ortaya koymaları gerekir. Bu çerçevede halkı ve öğrencileri bilgilendirmek ve bilinçlendirmek yakıcı bir ihtiyaçtır. RTÜK denen kuruluşun ise, halkın talep ve beklentileri doğrultusunda hareket ederek filtreleme görevini ifa ederken çalışma esaslarını yeniden gözden geçirmeleri gerekir. Elbette ki, bir cadı avına dönüştürmeden, magazinleştirmeden ve de aşırılığa kaçmadan gereken düzenlemeler behemehal yapılmalıdır.

Diğer yandan, bu tür iğrençliklere başvurmak eğer hastalıklı bir durum ise ki öyle görünüyor. Bu insanların tedavi altına alınmaları ve rehabilite edilmeleri, garip gelebilir (bazıları bana kızacaklar ama) hatta bilirkişi raporu doğrultusunda Mahkemece iğdiş (hadım) edilmeleri gerekebilir diye düşünüyorum. Bu mümkün değilse, potansiyel birer tehlike olarak toplum içinde yaşamalarına mani olabilecek tedbirlerin alınması şart. Aksi taktirde, kendilerini yasa yerine koyan bir takım insanlar, durumdan vazife çıkartarak sonu ölümle sonuçlanan şiddet olaylarına başvurmak suretiyle düzensiz ve özensiz yol ve yöntemlere baş vurmak zorunda kalıyorlar. Bu da, toplumun devlete olan güvenini ve beklentilerini örseliyor.

Bu yazı toplam 1109 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
  • Her şey kuralına uygun yürütülüyor
  • Zaman Geçiyor, Büyüyoruz
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37