1. YAZARLAR

  2. İsmet ÇİĞİT

  3. Pepe: “Biz araba marşı basmadığında arkasına geçip, itenlerdeniz"
İsmet ÇİĞİT

İsmet ÇİĞİT

Yazarın Tüm Yazıları >

Pepe: “Biz araba marşı basmadığında arkasına geçip, itenlerdeniz"

A+A-

Pek çok yazımda, Çevre ve Orman eski Bakanı Osman Pepe ile olan dostluğumu, ona olan saygı ve sevgimi açıkça belirtmişimdir. Sağ olsun, Sayın Pepe de bana karşı dostluğunu her fırsatta göstermiştir. Geçirdiğim ameliyatın ardından en çok arayan, hatırımı sorun dostlardan biri de yine Osman Pepe. Dün yine aradı, “Kocaelispor için yapılan kötülüklerden söz ederken, benim dönemimde yaptıklarımı da hatırlatmanı isterim” dedi. Haklıydı. Pepe, Kocaelispor için de ilimizin diğer takımları için de büyük uğraş vermişti. Bugün hala Bakan olsa, bu kentin mutlaka Süper Lig’de takımı olurdu.

Sayın Pepe arayınca, kendimde cesaret buldum, bazı aykırı sorular sordum. “Efendim, siz parti içinde Sayın Gül ekibiyle birlikte dışlananlar arasında görünüyorsunuz. Artık şehre geldiğinizde de pek çok kişi yanınızda gözükmek istemiyor” dedim. Osman Pepe’nin de içi doluymuş. Şunları söyledi:

“-Ben 5 yıl bakanlık yaptım. Koltuğumu Veysel Eroğlu’na devrederken, edindiğim gerçek dostlarımı sana bırakıyor, düşmanlarımı yanımda götürüyorum dedim.”

Biz AK Parti’nin kurucusuyuz. Derenin içindeki temel taşlarız. Öyle selle falan bizi yerimizden oynatamazlar. Koltukta olduğum zaman dostlarım varmış. Koltuk gidince çevremizden çekilen kişiler olduğunu da gördük. Biz, “Araba çalışırken içine dolaşanlardan değiliz. Arabanın marşı basmayınca arkasına geçip, bütün gücümüzle itenlerdeniz. Sen bakma söylenenlere”

Pepe’ye “Ben gerçek dostlarınızdan biri olarak kalmak isterim. Bir gün uzun uzun dertleşmek isterim” dedim. Dostluğumdan kuşku duymadığını, en kısa zamanda sohbet için geleceğini söyledi.

Yazık, gençler titreyerek spor yapıyorlarmış 

İzmit Belediyesi, Milli Savunma Bakanlığı’ndan Büyükşehir Belediyesi’ne ve Valiliğe devredilen Cephanelik arazisinin büyük bölümüne adeta el koymuştu. Güzel şeyler yaptılar. Örneğin Cephanelik Stadı. Gayet güzel zemini var, tribünleri var. Üstelik ulaşımı kolay. 

İzmit Belediyesi’nin yaptırdığı Cephanelik Stadında amatör genç takımların maçları oynanıyor. 15-17 yaş grubunda gençler. Bazen okul takımlarının maçları buraya veriliyor. Geçen gün bir öğretmen beni aradı. Genç takımların maçları için gittikleri Cephanelik Stadında soyunma odalarında kalorifer yanmıyormuş. Çok doğalgaz faturası geliyor diye,

İzmit Belediyesi soyunma odalarının ısıtılmasını iptal etmiş. Durumu anlatan öğretmen:
“-Çocuklar soyunma odasında tir tir titriyor. Maç sonrası terli terli odaya geliyorlar. Sıcak bir ortam olması,  çocukların sıcak duş alması lazım. Ama bunların hiç biri yapılamıyor. Pek çok genç futbolcu bu nedenle hasta oldu.”
İzmit Belediyesi, yaptığı pek çok işle övünüyor. Cephanelik Stadı da övündüğü projelerden biri. Ama bu havalarda orada gençler spor yaparken soyunma odalarının kaloriferlerinin sırf “Tasarruf” gerekçesiyle yakılmıyor olması anlaşılabilir değil. Umarım, İzmit Belediyesi yetkilileri bu büyük ayıbı ortadan kaldırırlar. 

İki efsane Kaptan’dan ilaç gibi zeytinyağı 

Kocaelispor’un parlak dönemlerinde pek çok önemli futbolcu gelip geçti. Bunların bir kısmı, Kocaelispor’dan başka hiçbir takımın formasını giymeyen, futbola Yeşil-Siyah forma ile başlayıp, aynı forma ile bitiren, Kaptanlık yapan isimlerdir. 

Biri Mahir Danabay.. Kocaelispor tarihindeki gerçek efsane. Mahir Kaptan, saha içinde son derece cesur, sert futbol oynardı. Saha dışında da tam anlamıyla otoriteydi. Eskiden bu kentteki tek gazetenin spor müdürü olarak deplasmanlara Kocaelispor otobüsü ile giderdim. Otobüste ve yolculuk sırasında konaklanan yerlerde en çok Mahir Ağabey’den korkardım. Onun zamanında bütün takım yemek masasına Mahir Ağabey’in işareti ile oturur, yine O’nun işareti ile kalkardı.

Mahir Danabay, uzun yıllardan beri Edremit’te yaşıyor,. Birkaç yıl önce zeytinyağı işine girdi. Kendisine ait bir zeytin bahçesinin ürünlerini topluyor, o bölgedeki bir fabrikada sıktırıyor ve İzmit’teki eşine, dostuna, ahbabına satıyor. Mahir Kaptan’ın bu yıl ürünü zeytinyağı yine dağıtıma çıktı. Her zamanki gibi mükemmel.

Bir de efsane Kaptan Orhan Görsen var. Müthiş sağ açıktı. Çok takım transfer etmek istemiş o gitmemişti. Mahir ağabey gibi sert, otoriter değil, herkesi memnun eden bir Kaptan’dı. Futbol hayatı bittikten sonra bir süre aile şirketinde inşaat işleri yaptı. Daha sonra en zor zamanında Kocaelispor’un başkanı oldu. Kulübü, kapanmaktan kurtardı. 

Orhan Görsen, iki yıl kadar önce Ayvalık yakınlarında bir zeytin bahçesi satın aldı. Oldum olası yeme içme işlerine, ağız tadına ve sağlıklı beslenmeye meraklıdır. İki yıldır, Orhan Kaptan ve emekli eğitimci eşi Müge Hanım bu zeytin bahçesi ile ilgileniyorlar. Geçen yıl ilk kez yaptıkları zeytinyağını bana tattırmıştı.

Orhan Görsen, bu yılki ürünün çok daha kaliteli olduğunu, zeytinyağı bölgesinde en kaliteli yağ seçildiğini anlattı. 
Mahir Danabay ile Orhan Görsen’in ürettikleri, içine sevgilerini kattıkları zeytinyağlarının markası yok. Bunlar piyasada da bulunmuyor. 5 litrelik teneke ambalaj içinde. Fiyatları da 150-160 TL. Eğer çok kaliteli, gerçek zeytinyağına meraklıysanız, tavsiye ederim. Mahir Danabay veya Orhan Görsen’e ulaşıp, bir teneke isteyin. Hem bana dua eder, hem gelecek yıl yeni ürün gelsin diye dört gözle beklersiniz. 

OHAL artık son olmalı

15 Temmuz 2016. Bu tarih, Türkiye’nin Cumhuriyet tarihine hem kara bir leke, hem bir kahramanlık destanı olarak geçmiştir.

Yıllar içinde sinsice devletin bütün önemli kurumlarının içine yerleşen, giderek yükselen, halk içinde de çok önemli para kaynakları bulan FETÖ örgütü darbe ile, seçilmiş hükümeti devirmek istedi. 250 kişi şehit oldu. Ama halk, demokrasiye sahip çıktı. Darbecileri püskürttü, destan yazdı. 

Bu olay üzerine FETÖ örgütünü temizlemek için olağanüstü hal uygulamasına geçmek kaçınılmazdı. Nitekim, Meclis’te kimse itiraz etmedi. Ama aradan artık 1.5 yıl geçti. Üç aylık dönemlerde OHAL sürekli uzatılıyor. 
Elbette suça bulaşmamış, yasalara saygılı vatandaşlar için OHAL uygulamasının bir zararı, yok. Kimsenin hayatında bir sınırlama yok. Ama OHAL içinde kalmak, Türkiye’nin dışarıdaki imajını zedeliyor. Bu defaki 3 aylık uzatma artık son olmalı. Türkiye 2019 seçimleri yaklaşırken, biran önce normal demokratik düzene geçmeli. 

DUVAR YAZISI 
Çocukların özlemle beklediği 
kar, sömestr tatilinde yağacak.
Bu nedenle bu yıl okullarda 
kar tatili galiba olmayacak.
 

Bu yazı toplam 1806 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum