1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Play-Off’a giden yolda dönülmesi gereken bir viraj
Play-Off’a giden yolda dönülmesi gereken bir viraj

Play-Off’a giden yolda dönülmesi gereken bir viraj

Play-Off yarışında kritik bir dönemece girdik. 4 günde iki hayati maça çıkacağız. Kayıpsız aşarsak, ilk 5 kapılarını ardına kadar açarız. 4 puan da çok kötü olmaz. Daha aşağısında işi olduk

A+A-

Play-Off yarışında kritik bir dönemece girdik. 4 günde iki hayati maça çıkacağız. Kayıpsız aşarsak, ilk 5 kapılarını ardına kadar açarız. 4 puan da çok kötü olmaz. Daha aşağısında işi oldukça zora sokarız. Önce bugünü düşünüyoruz. Adana Demir’e konuk oluyoruz. 3 puan önümüzde rakibimiz. Yenersek eşitliyoruz. Hiç aklımıza getirmiyoruz ama kaybedersek 6 puan geriye düşeriz ki, bu önemli bir fark olur. Özetle bugün Play-Off’a giden yolda dönülmesi gereken bir virajdayız.

Kardeş takımımız

Sezonun ilk galibiyeti ilk yarıdaki Adana Demir maçında almıştık. 17 hafta sürecek o müthiş serinin ilk adımını atmıştık. O maçı iki açıdan hiç unutmadık Birincisi ilk galibiyetimizden dolayı. İkincisi ise Adana Demirsporlu taraftarların tribüne astığı, “Sensiz bir lig olmaz olsun” pankartıydı. Adana Demirspor ile zaten iyi ilişkilerimiz vardı. Bu anlamlı pankart sonrasında iyice kardeş olduk. Bugünkü maçın son derece centilmence geçeceğinden hiçbir kuşkum yok. Tribünlerde kardeşlik hakim olacaktır. Zorlu bir 90 dakika bekliyor iki takımı da. Bizde iki eksik var. Ali cezalı, Bilal sakat. Ali’ye deplasman maçlarında pek fazla ihtiyacımız olmuyor ama Bilal’in eksikliği önemli. Dilerim aramayız. Hafta içinde en çok konuşulan isim Serdar’dı. Kaptana yönelik eleştirilere kamuoyundan büyük tepki geldi. Tüm bu yaşananların Serdar’a artı bir motivasyon kazandırdığını düşünüyorum. Serdar yine maça damgasını vuracaktır diye düşünüyorum. Metin çok formda, Allah nazardan saklasın.  Cem Sinan sakat sakat oynuyor. Fedakarlığı her türlü takdiri hak ediyor. Aydın tekmeye kafa koruyor. Ercan her mevkide canını dişine takarak oynuyor. Onur Alkan-Yunus ikilisi ön liberoda bitmek tükenmek bilmeyen enerjileriyle öne çıkıyor. Sağ kanatta Onur Türk; solda Gökhan fırtına gibi esiyor. Sonradan oyuna gireni de katkısını veriyor. Çok iyi bir takımımız var. Bu takımla ne kadar gurur duysak az. Gerçek gücümüzü ortaya koyduğumuz zaman bizim bu ligde yenemeyeceğimiz rakip yok. Aslanlarımıza güveniyoruz. Yürekten başarı diliyoruz. Gönlümüzce olur inşallah.

Bu maçı ne başından, ne kaldığı yerden oynatamazsınız

Son dönemde mutlaka dikkatinizi çekmiştir yarıda kalan Çınarlı-Tepeköy Defnespor maçıyla ilgili çok yazılar yazıyorum. Birileri belki farkında olmayabilir ancak konu çok önemli ve hassas. Türk futbolunda kaosa, krize yol açabilecek bir olay bu. Bu nedenle üzerinde çok duruyorum, tüm gelişmeleri sizlere duyurup düşüncelerimi dile getiriyorum. Aslında herkes konuyu biliyor. Söz konusu maç Çınarlı 3-0 öndeyken 43.dakikada yarıda kalmıştı. Yarıda kalma gerekçesi şuydu: Hakem, T. Defne antrenörünü kendisine yaptığı itirazlardan dolayı ihraç ediyor. Antrenör dışarı çıkmayınca, hakem maçı tatil ediyor. Sadece ilimizde değil, Türkiye’de böyle bir örnek olduğunu düşünmüyorum. Olsaydı, bu kadar tartışılmazdı zaten. Tertip Kurulu yarıda kalan bu maçla ilgili kaldığı yerden oynanması kararı verdi. Yangın da işte bu kararla çıktı. Antrenörün hakemin ihraç kararına rağmen dışarı çıkmaması halinde, maçın kaldığı yerden oynanması kararı şaşırtıcı ve tehlikeliydi. Böyle bir kararın geçerli olması, uygulanması durumunda çok vahim sonuçlar beraberinde gelebilirdi.

Emsal olur büyük kaos yaratır

Vahim sonuçlara birçok örnek vermek mümkün olabilir. Örneğin takımın birinin önemli oyuncuları sakatlanır, antrenörü hakeme itiraz edip kendini ihraç ettirir. Sonrasında dışarı çıkmaz, maç tatil olur. Maç kaldığı yerden oynandığında o gün sakatlanan futbolcular forma giyer. Bir takım kendine avantaj sağlar. Başka bir örnek. Şampiyonluğu veya düşmeyi ilgilendiren aynı saatte başlaması gereken maçlar vardır. Maçların birinde takımlar aynı yolu seçip maçları tatil ettirir. Diğer maçlar oynanır, tatil edilen maçın kalan süresi daha sonra oynanır. Bu durumda da bazı takımlar avantaj sağlar. Örnekleri çoğaltmak mümkün. Sonuçta maç kaldığı yerden oynanacağı için antrenörler hakemin ihraç kararına uyup uymamakta takımlarının menfaatine hareket edebilir. Öyle bir gün gelir ki, ihraç edilen antrenörlerin sahadan çıkmaması nedeniyle bir sürü maç tatil olur. Özetle, tertip komitesinin verdiği kararın uygulanması Türk futbolunda çok büyük bir kaos yaratır. Emsal olacağı için Türk futbolu büyük bir krize girer. Gerçek bu kadar açıktır.

Ağa'nın düşüncesinin dayanağı yok

İl Temsilcisi Mithat Ağa’nın bir düşüncesi var. Diyor ki, “Hakem polisi çağırıp antrenörü çıkartmalıydı. Bunu yapmadığı için hakem hatalıdır” Diyelim ki bu söylem doğru. Polis memurları antrenörün yanına gidip, dışarı davet etti. Antrenör çıkmam diye inat etti. Polisin tavrı ne olacak?  Kötü bir örnek ama başka türlü anlatamam. Kafasına silah mı dayayacak veya ellerine kelepçe mi takacak? Böyle bir şeye hakkı var mı? Yok elbette. Başka bir gerçek daha var. Türkiye’de tüm amatör maçlarda polis bulunmuyor ki? Örneğin ilimizde küçük yaş gruplarındaki maçlar polissiz oynanıyor. Yine bildiğim kadarıyla İstanbul’daki amatör maçlarda da polis bulunmuyor. Mithat Ağa’nın düşüncesi doğruysa, polissiz maçlarda antrenörü dışarıya kim çıkartacak? Dolayısıyla Ağa’nın antrenör polis tarafından dışarıya çıkartılmalıydı görüşünün hiçbir dayanağı yok.

Talimatı yorumlayamadılar

Sözü daha fazla uzatmayalım. Tertip Komitesi’nin maçla ilgili alması gereken doğru karar T. Defne takımını hükmen yenik ilan edip, 3 puanını silmek olmalıydı. Çünkü talimatlar bunu gerektiriyordu. Talimatlarda direkt antrenör ihraç edildiğinde dışarı çıkmazsa ne gibi bir ceza uygulanır şeklinde bir madde yok. Ancak bu eyleme yakın bir madde var. Bir takım kaptanı kırmızı kart sonrasında oyun alanını terk etmezse, hakem maçı tatil eder. Bu durumda ilgili takım hükmen yenik sayılır 3 puanı silinir. Talimat maddesi böyledir. Antrenörün ihtiyacıyla, futbolcunun ihracı arasında hiçbir fark yoktur. Komite benzer maddeye bakarak bir yorum yapmak ve bu doğrultuda bir karar vermek durumundaydı. Yapmadılar. Talimatlarda karşılığı yok dediler. Oysa her şey talimatlarda yazmıyor ki. Bazı talimat maddeleri geneldir. Yaşanan olay neyse benzer maddeye bakılarak hareket edilir. Yani yorum yapmak gerekir. Bizim tertip komitesi bunu yapmadı, yapamadı.

Bu maçın oynanması mümkün değil

Atılan bir yanlış adım, işin boyutlarını hangi noktaya getirdi, hep birlikte izliyoruz. Konu şu anda Futbol Federasyonu’nda. Şundan emin olun.  Bu maçın ne başından, ne kaldığı yerden oynanması gibi bir durum söz konusu değil. Futbol Federasyonu yönetimi böyle bir kararı onaylayarak, Türk futbolunu kaosa sürüklemez. Verilecek karar bellidir. Tertip Komitesi tarafından alınan kararın iptali. Maçın Tepeköy Defne aleyhine hükmen tescil edilmesi. Başka bir yolu, başka bir seçeneği yok bunun. Tertip Komitemiz, ASKF’nin açık desteğini alarak maalesef son derece yanlış bir kararın altına imzasını atmış Türk futbolunu boşuna meşgul etmiştir. Çok basit bir konuda doğru kararı veremeyerek çuvallamıştır. Futbol Federasyonu’ndan nihai karar geldiğinde Türk futbolunu günlerdir boşu boşuna meşgul eden, kriz yaratanlar bunun hesabını vermek zorundadır.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.