• BIST 107.041
  • Altın 143,194
  • Dolar 3,5623
  • Euro 4,1506
  • Kocaeli 31 °C

Polisi gördüm; TIR’ı çeviriyordu

İsmet ÇİĞİT

Günümün tamamına yakın bölümü, işyerinde ve evde geçiyor.  Ama her gün bunca yazı yazmak lazım.. Dışarıda olduğum zamanlar-ki genellikle işle ev arasındaki gidiş gelişlerimden ibarettir-  çevremi en iyi şekilde gözlemeye çalışırım. Gördüğüm olumlu veya olumsuz konuları kafama kaydeder, yazı konusu yaparım.
Genellikle olumsuzluklar görüyorum. Her yer plansız, programsız şekilde kazılmış. Kent insanı çile çekiyor. Başlayan işler bitmiyor. Yol yapan müteahhit firmanın işçileri, günün büyük bölümünü Yürüyüş Yolu üzerinde bulunan jimnastik aletlerinin üzerinde oturarak, sohbet edecek geçiriyor.
Malum, şu D-100’dan geçen TIR’larla ilgili düzenleme konusunda yazmadık yazı bırakmadım. Şu sıralar İzmit’te çok fazla da hafriyat kamyonu var. Bir de D-100’ün Uzunçiftlik- Körfez arasındaki bölümüne günün belli saatlerinde (07.00-22.00 arası) transit geçen ağır taşıtların girmesi yasak. Bu nedenle, TEM otoyolunun Uzunçiftlik-Körfez arası ücretsiz hale getirildi. Ama kural uygulanmıyor. Bütün TIR’lar, D-100’den İzmit içinden geçiyorlar. Bu konuyu defalarca yazdım. D-100’de polisler görev yapsa, kuralı ihlal eden TIR’ları çevirip, TEM’e yönlendirse, inanın trafik sorunu hafifler. 
Vali Hasan Basri Güzeloğlu ilimizde göreve başladığı ilk dönemlerde polisler de D-100’e çıkmış, bu kuralı birkaç gün uygulatmıştı. Sonra bırakıldı. 
Geçen gün akşam saatlerinde İzmit şehir merkezine doğru geliyordum. Yolda yine TIR’lar dolu. Trafik sıkışık. Baktım, tam otoyol giriş kavşağında polis ekipleri duruyor. Arkamdan gelen TIR’ları durdurduklarını, otoyola yönlendirdiklerini aynadan gördüm. Çok sevindim. Hani trafik o kadar yoğun olmasa, arabayı kenara çekip, o polislerin boynuna sarılacağım. 
Bunu uygulamak lazım. Zor iş değil. Zaten bizim ilimizden geçen karayollarında hız denetimi, hatalı sollama denetimi falan yapılmıyor. Ama çok açık bir kural var. Transit geçen ağır taşıtların D-100’ü kullanmaması, İzmit’e girmemesi, TEM’den gitmesi gerekiyor. Gidin İstanbul Boğaz Köprülerine. Yasak saatleri içinde bir tane otobüs, kamyon boğaz köprüsünden geçebilir mi?.. D-100’den de TIR’ların geçmemesi lazım. Alternatif var. Üstelik alternatif olarak gösterilen TEM ücretsiz.
Trafik ekiplerinin yeniden bu konuda denetime başlamış olması sevindiricidir. Umarım, ısrarla sürdürürler. İzmit’ten transit geçen ağır taşıtlar otoyola yönlendirilirse, D-100 İzmit şehir içi geçişindeki trafik emin olun fark edilecek oranda rahatlayacaktır. 

41 Burda’yı çok beğendim 
Her hafta çarşamba günleri  Nazif Çanakçılı ile erkek erkeğe bir yerlere gitmek olmuyor.. Bazen evden, “Hop bakalım. Bu hafta da birlikte gezelim” sesleri yükseliyor. Bu hafta çarşamba “İçeri vardiya”  zamanıydı. Öğlen saatlerinde işi bitirdim. Eşimle yaptığımız programa göre,  birlikte 41 Burda AVM’yi gezecektik. Açılışı birkaç ay oldu. Ben 41 Burda’ya hiç girmemiştim.  Öğlen saatlerinde gittik. Hafta sonları trafik çok karışık oluyormuş. Biz rahatça otoparka girdik. 
41 Burda’yı gezerken, “Böyle AVM’ler açılınca, bizim şehrin esnafına kim gidecek?” diye elbette kendi kendime sordum. Ama benim şehrimde böylesi yatırımların yapılıyor olmasından da büyük bir keyif aldım. 
Symbol’ün ayrı bir havası var.  Çok beğeniyorum. Ama 41 Burda bir başka. En azından açık hava.. Sigara içebiliyorsunuz.. Eşim, yeni açılan Boyner’i gördü, hemen daldı. Ben dışarıda oturdum, sigaramı içerek bekleyebildim. 


MİGROS İÇKİ SATAMIYOR 
41 Burda’yı gezerken, bu AVM içinde açılan Migros’a da girdik. Sebze reyonu, et reyonu, şarküteri bölümü, balık reyonu gayet şık. Dev mağaza içinde bir bölüm var. Rafları boş duruyor. Burası, alkollü içki bölümüymüş. Boş raflar üzerinde bir duyuru dikkatimi çekti:
“-Henüz alkollü içki satışı için gerekli ruhsat alınamadığından bu reyonumuz açılmamıştır. Mağazamızda alkollü içki yoktur” yazıyor.

 
Koskoca Esas Holding.. Yani Sabancı yapmış 41 Burda’yı.. Migros, Türkiye’nin en büyük mağazalar zinciri. Anadolu Grubu gibi çok güçlü bir grubun. Herhalde Türkiye genelindeki yüzlerce mağazası içinde Migros’un alkollü içki satamayan tek şubesi, İzmit’te 41 Burda şubesidir. İzmit’te Migros bile açtığı dev mağazada alkollü içki satış ruhsatı almakta zorlanıyorsa, bizim Barlar Sokağı esnafları falan hiç boşuna bağırmasınlar. Şaşkınlık içinde Migros’tan çıktım. 


DAHA ÇOK KÜLLÜK LAZIM 
41 Burda çok ferah. Çok güzel dizayn edilmiş. Ucuz mal satan dükkanlar da, çok lüks ürünler satan mağazalar da var. Çok temiz, çok düzenli. Ama yeterince çöp kutusu, küllük göremedim. Bu bir eksiklik. 2 nci katta, yeme-içme bölümündeki bir döner lokantasının balkon tarafına oturdum.  Garsondan, masaya küllük istedim: ”Yönetim yasakladı. Masaya küllük veremiyoruz” dedi. Ama sigara içmek serbest. “Sigaramı nereye söndüreceğim?” diye sordum. “Yere at abi” dedi. 
Böyle bir sistem var. Tuhaf.. 
Türkiye’nin bütün markaları gelmiş 41 Burda’ya. Çarşamba günü öğlen saatleri olmasına rağmen, etraf kalabalık ve hareketliydi. Herhalde kavşak inşaatı da biter, ulaşım daha kolay hale gelirse, 41 Burda İzmit’in en hareketli yerlerinden biri olacaktır. AVM’ler, günümüzde ticaretin kaçınılmaz merkezleri. Bizim şehrimizin potansiyeli, nüfusu ortada. Elbette bu tür yatırımlar için çok cazip bir bölge olarak görünüyor. Ama şehir merkezi esnafının da ezilmemesi, bunlarla rekabet edebilmesi için bazı projeler geliştirmek gerekiyor. 
İzmit’in trafik düzenine bakın. Bu şehrin esnaflarının en üst kuruluşu KOTO’nun haline bakın. 41 Burda gibi yatırımlar gelirken, İzmit şehir merkezi esnafını kim savunacak, kim kollayacak?.. Şehrin en önemli sorunlarından biri de bu olsa gerek. 
Dönerimizi yedik. Çıkarken, eve akşam için Bolulu Hasan Usta’dan keşkül de aldık. 41 Burda’dan ayrılıp, eve döndük. Koskoca Migros’un bütün reyonlarıyla hizmete girmiş olmasına rağmen alkollü içki satışı için izin alamamış olmasını da şehrimizin en önemli farklılığı olarak kafama yazdım. 


-Çocuklar da, aileleri de biraz dinlensin
Türkiye’deki sınavlar sistemini belki de çok yönlü bir sosyolojik olay olarak görmeli ve değerlendirmeliyiz.
Neden bu toplum uzlaşma kültüründen uzak?.. Neden bu toplum hoşgörüden yoksun.. Neden bu toplum çabuk sinirlenen ve cinayet işleyebilen insanlarla dolu?.. Bütün bunların cevabını araştırırken, dönüp çocuklarımızı, gençlerimizi nasıl yetiştirdiğimize de bakmalıyız.
Gerek ilköğretimden orta öğretime; gerekse, orta öğretimden yüksek öğrenime geçilirken, bizim çocuklarımız, gençlerimiz çok ağır sınavlarda birbirleri ile yarışıyorlar. Özellikle TEOG adı verilen, ilköğretimden orta öğretime geçişle ilgili sınavlar, çocuk yaşta gerçekleşiyor. 6 yaşında temel eğitime başlayan çocuk 12-13 yaşına kadar bu sınavlara hazırlanıyor. Ailesinden, çevresinden baskı görüyor. Çok bunaltıcı bir durum. Sonra bir de üniversite sınavı var. Bu da gençliği, insan hayatının en güzel çağlarını sıkıntıya, bunalıma sokuyor. 
TEOG bitti. Milyonlarca çocuk çok büyük bir stresten kurtuldu. Tabii, çocuklar gibi, velileri de büyük stres yaşıyordu. Hatta, bazı anne-babaların yaşadığı sıkıntı ve heyecan, sınava giren çocuklarından bile fazlaydı. Şimdi hem 8 nci sınıf öğrencileri, hem onların anne ve babaları derin bir nefes alabilir. Bu hafta sonu mutlaka ailece birlikte güzel zaman geçirmenin programını yapmaları gerekiyor. 
Bu sınavların çocuklar, gençler, onların aileleri üzerinde yarattığı etkileri tam olarak değerlendirebilirsek, belki bu ülkede yetişkinlik çağına gelmiş herkesin daha sağduyulu, daha hoşgörülü, daha sakin olmasının da önünü açmış olabiliriz.

-Eskişehir’de parkomat 2 TL 
Kocaelispor’un şampiyonluk maçı için 24 saatliğine Eskişehir’e gittik ya, artık benden bu konuda çok yazı okursunuz. Eskişehir’de çok şey dikkatimi çekti. Eskişehir merkezde de bazı caddelerde Parkomat uygulaması var. Büyükşehir Belediyesi, kimseye kiralamamış. Kendisi işletiyor. Parkomat uygulaması yapılan caddelerdeki fiyat tarifelerine baktım. 1 saate kadar park ücreti 2 TL. Bir saatten sonraki her saat için ücrete 2.50 TL ekleniyor. 
Bizde,  şehir merkezindeki caddelerde 1 saate kadar ücret 4 TL. Yani cadde kenarında boş yer bulsanız, arabanızı koyup, karşıdaki börekçiden 2 poğaça alsanız, 5 dakika sonra arabanızı almaya gelseniz 4 TL vereceksiniz. Eskişehir’de kısa süreli park için düşük ücret alınıyor. Araba yol kenarında uzun süre park ederse, ücret katlanıyor. Bizim İzmit’te tam tersi. 5 dakika için bile 4 TL. Sonra süre uzayınca, ücret düşüyor. 
Bu konuyu Büyükşehir yöneticileri ile çok tartıştım. Parkomat ücretinin yüksek olduğunu söyledim. Genel Sekreter Büyükakın şöyle savundu:
“-Biz, parkomat ücretini bilerek yüksek tutuyoruz. Sokakta park etmenin bedeli, kapalı otoparktaki park bedelinden yüksek. Araç sahiplerini kapalı otoparklara yönlendirmek istiyoruz.” 
Kağıt üzerinde belki düşünce doğru. Ama uygulamada bir faydası yok. İzmit şehir merkezinde Parkomat’a tamamen karşıyım. Uygulanıyorsa bile, sadece küçük alışveriş amaçlı 10-15 dakikalık parklar ücretsiz olmalı. İlk 1 saatlik ücret düşük olmalı. Bütün gün park eden araçlardan yüksek para alınmalı. Bunu bir türlü anlatamıyorum.
Parkomat konusunda bir  sorum daha var: Şu  Büyükşehir’den ihaleyi kazanıp, aylarca bu şehirde otopark parası toplayan  Parkotomat A.Ş. firmasından 1.5 milyon TL’lik kira borcu acaba tahsil edilebildi mi?. Bu para, bu şehrin parası. Büyükşehir’in kentin alacağını mutlaka şirketten tahsil etmesi lazım. 1.5 milyon TL kira borcu alındımı, alınmadı mı?.. Bu şehrin insanları adına soruma yanıt bekliyorum. 

G.Saray başardı; F.Bahçe de başaracak

Türkiye’de son yıllarda en hızlı büyüyen,  en hızlı gelişen sektör kesinlikle Basketbol sektörüdür. Hem ulusal lig maçları müthiş çekişmeli geçiyor, Türk takımları hem kadınlar, hem erkeklerde Avrupa Kupalarını topluyor.
Basketbol’da Avrupa’nın 2 numaralı kupası Uleb Eurocup’ı G.Saray Odeabank kazandı. Ergin Ataman yönetimindeki G.Saray, finalde Fransa Şampiyonu Strasbourg’a deplasmanda 4 sayı farkla yenilmişti. Önceki akşam İstanbul Abdi İpekçi’deki müthiş rövanşı 11 sayı farkla kazanıp, Uleb kupasını kaldıran ilk Türk takımı oldu.
Basketbolun Avrupa’daki 1 numaralı kupası, Şampiyonlar Ligi ise Eurolig. Bu kupada da F.Bahçe Ülker 4’lü finale yükseldi. 13 Mayıs’ta Berlin’de yarı final maçları var. F.Bahçe İspanyol Laboral Kutxa ile oynayacak. Bu maçı geçerse,  CSKA Moskova-Lokomotif Kuban eşleşmesini kazanacak Rus takımı ile final oynayacak. 
G.Saray’dan sonra F.Bahçe Basketbol takımının da Avrupa Şampiyonu olacağına inanıyorum. İki büyük kupayı, aynı ülkenin takımları bugüne kadar 1 kez kazanmış. Şimdi, Türkiye bunu başaracak. Bu heyecana bütün sporseverler kendilerini hazırlamalı.
……….
Bu arada, Türkiye Basketbol Ligi yine büyük finali bekliyor. Bu sezonun sonunda da büyük olasılıkla F.Bahçe-G.Saray finale yükselecekler. Geçen sezon finalde tatsız olaylar olmuştu. Bu defa basketbol şöleni bekleyelim. 
Tabii, Kocaeli bu basketbol olayının da dışında. Bandırma’nın, Uşak’ın, Mersin, Gaziantep, Konya’nın basketbolda takımları var. Diğer şehirler alttan geliyor. Bizde tık yok. Türkiye basketbolla büyüyor. Biz burada yağlı pehlivan güreşlerine talim ediyoruz.

 

 

Bu yazı toplam 2302 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 3. ETAP
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37