1. YAZARLAR

  2. İsmet ÇİĞİT

  3. Prof. Güneş’in adı İstanbul’da geçiyor
İsmet ÇİĞİT

İsmet ÇİĞİT

Yazarın Tüm Yazıları >

Prof. Güneş’in adı İstanbul’da geçiyor

A+A-

Benim yakın çevremdeki pek çok kişi bile, “Bu soğuk adamda sen ne buluyorsun?” diye sorarlar. Hurşit Güneş için “O kimsenin işine yaramaz. Menfaati olmayan kişiye selam bile vermez” derler.

Ama ben, ısrarla Prof.Dr.Hurşit Güneş’in çok değerli, önemli ve çok iyi yetişmiş bir insan olduğuna inanırım. Kabalıkları, patavatsızlıkları vardır. Samimiyetindendir. Söylerseniz, alınmaz, “Ben Kandıra’nın köylüsüyüm” der.

Hurşit Hoca’ya hem bu kentin, hem Türkiye’nin hem de CHP’nin hak ettiği değeri ve önemi vermediğine inanıyorum.

Düşünün, dünyanın tanıdığı ekonomist, akademisyen Prof.Dr.Hurşit Güneş; Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı olsa. Bir tek kişi menfaatlenemez. Belediyenin bir kuruşu israf edilmez. Kocaeli bir Avrupa kenti olur. Ama CHP Genel Merkezi, Hurşit Hoca’ya milletvekilliğini fazla gördü. CHP İl Örgütü, Hurşit Hoca’ya kurultay delegeliğini çok gördü.

………………..

Kocaeli siyaseti olarak biz Hurşit Hoca’yı kaybettik. İstanbul’da üniversitede ders veriyor. Sık sık davetli olarak dünyanın dört bir yanına gidiyor, konferanslara katılıyor. Sık sık görüşüyoruz. Benim kimseyi arama huyum yok. Hurşit Hoca arıyor. Genel konuları görüşür, tartışıyoruz. Hala, “Gel Hocam, Kocaeli’den aday ol” diyorum. “Ben o defteri kapattım” diyor.

Malum, şu sıralan 31 Mart yerel seçimleri için aday belirleme dönemi. CHP, İstanbul’a büyük önem veriyor. Bu arada, ulusal basındaki tartışmalarda CHP’nin İstanbul adaylığı için adı geçenlerden biri de Prof.Dr.Hurşit Güneş oldu. Geçen gün bu konuyu konuştuk. Prof.Güneş şunları söyledi:

“-Ben parti yönetiminin bu halinde, hiçbir yere kendim talip olmam. Ama Sayın Genel Başkan, parti yönetimi bana (gel İstanbul adayımız ol) derse, bu görevi şerefle kabul ederim. Üstelik seçimi kazanırım.”

Hurşit Hoca ile çok seçim geçirdim. Hiç iddialı konuştuğunu duymadım. CHP içinde İstanbul adaylığı için önemli yarış ve elbette sorunlar var. Kemal Kılıçdaroğlu ekibi ile Muharrem İnce ekibi yarış halinde. Hurşit Güneş, tamamen bu çekişmelerin dışındaki biri. Kariyeri müthiş, geçmişi tertemiz.

Umarım ve dilerim, Hurşit Güneş, CHP’nin İstanbul adayı olur. Ben de inanıyorum, seçimi kazanır. Kandıralı Prof.Dr.Hurşit Güneş İstanbul Belediye Başkanı olsa, Kocaeli de çok şeyler kazanır.

 

hursit-gunes-yorum-foto.jpg

 

Günü birlik Ankara seyahati

Geçen Salı günü, günübirlik Ankara gezisi yaptım. Pazartesi akşamı haber geldi, “Zeki Aygün seninle röportaj yapmak istiyor” dediler. Gazeteden başka bir arkadaş yapsın falan dedim. Yok, benimle istiyormuş. Ertesi gün buluşacağız. Ben Derince’de olduğunu sanıyorum. Ankara’da bekliyormuş.

Ben kısa dönem askerlik hizmetini, Ankara Mamak’ta Muhabere okulunda yaptım. 1980’li yıllar. Rahmetli babam, her hafta cumartesi günü öğleden sonra gazetenin station Renault’u ile Yılmaz Yenişar’ı Mamak’a yollar, beni aldırır, İzmit’e getirtirdi. Pazar günü de öğleden sonra İzmit’ten çıkar, akşam saat 17.00’de askeri birliğe dönerdim.

D-100’ün İstanbul-Ankara arasındaki bölümünü ezbere bilirim. Cumartesi günleri İzmit’e gelmek için yola çıktığımda, mutlaka Koru Otel’de mola verirdim. Filiz’den makarna alır, Bolu’nun içine girip, tanıdıklar için Bolçi alırdım.

Salı günü saat 09.30 sıralarında Honda Jeep ile yola çıktık. Arabayı, Haldız Grubun çok sağlam elemanı Neco kullanıyor. Önde Murat Yoldaş, arkada Recep Haldız ve Ben.

Yol boyunca gözlem yaptım. Türkiye çok güzel memleket. Sakarya, Bolu, Hendek, yemyeşil. Tarlalar ekilmiş, sürülmüş. Çok yerde küçükbaş ve büyükbaş hayvan sürüleri gördüm. Göğsüm kabardı.

Ama dikkat ettim. Yol tenhaydı. Kamyon trafiği çok seyrekti. Otoban üzerindeki konaklama tesisleri boş sayılırdı. Yine dikkat ettim. Yol boyunca kenarlarda yer alan reklam tabelalarının büyük bölümü boştu. Yani Türkiye’nin yaşadığı ekonomik krizin etkilerini yolda da görebiliyordunuz.

2 saatte Ankara girişine vardık. Ankara’nın girişinde tomalar, silahlı polisler, sıkı kontrol. Havada bir gerginlik var. Zeki Bey’i aradık. Bizi Çukurambar’daki TBMM Sosyal tesislerinde beklediğini söyledi.

Şoförümüz Neco her yeri biliyor. 1980’li yıllarda bile Ankara’da trafik sorunu vardı. Şimdi yok. Herkes bir şey söylüyor ama Melih Gökçek’in hakkını vermek lazım. Alt geçitler battı çıktılar, viyadükler falan. Ankara, soğuk, ruhsuz. Ama çok düzenli. Trafik derdi yok.

Uzaktan Beştepe’yi gördüm. AK Parti Genel Merkezini gördüm. TBMM Sosyal tesislerine ulaştık. Zeki Aygün bizi karşıladı.

Bu ülkede milletvekili olmak varmış. Çukurambar’daki tesis mükemmel. Milletvekilleri ve eski milletvekilleri, hatırlı konuklarını burada ağırlar, yemek ikram ederlermiş. Yemekler, servis mükemmel. Etrafta genellikle eski milletvekillerinin masaları. Konuklarıyla birlikteler. Zeki Aygün’ün buradaki havası çok büyük. Bütün personel Zeki Abi diye tanıyor. Kallavi porsiyon bir et yemeğinin fiyatı da 12-15 TL. Yani çok ucuz.

Yemeğimizi yedik. Sohbet için üst kata çıkıyoruz. Tesisin şefi yanımıza yaklaştı, “Ne içersiniz? Ne gönderelim” dedi. Sanki çok seçenek var. Ben döndüm, “Varsa bana bir bira” dedim. Etrafımdaki herkes, sanki eroin istemişim gibi bakıyor. İlk şoktan sonra herkes güldü. Seçenek, çay-kahve-ayran.

Neyse, çayımızı içtik, iki saat kadar söyleştik ve Zeki Aygün’ün misafirliğinden çok memnun yine iki saat içinde gazeteye döndük. Ankara’yı sevmedim. Soğuk geldi. Geçenlerde İzmit’in Gri halini yazmıştım. Ne güzel benim şehrim. Ankara’nın gri hali ise, insanın içini karartıyor.

 

Kerpe’de sonbahar

Bugün Pazar ya, hafif konuları tercih ediyoruz ya, size bir de Çarşamba günü yaptığım Kerpe gezisini anlatayım.

Eski ortaklarım Nazif Çanakçılı ve Hazım Özbay ile buluştuk. Çarşamba günü mükemmel bir hava vardı. Kerpe’ye gittik. Yazın dolup taşan Kerpe bomboş. Deniz düz. Yüzenler vardı. Ağ atanlar.. Kerpe’deki Karagöz’de o sabah olta ile yakalanmış bir palamudu bize mangalda yaptılar. Manzaraya doyamaz, temiz havayı içinize çekerken kafayı bulursunuz.

Yazın Kerpe’ye gidenlere hep şaşarım. Şimdi tam Kerpe vakti. Yol rahat. Etraf sessiz. Balık bol.. Biz Rahmi Karagöz’den kalkarken İstanbul’dan bir otobüsle gelen 30-40 kişilik grup girdi. Orta yaş ve üzerinde kadın ve erkekler. Bu mevsimde de Kerpe’nin tadını İstanbul sosyetesi çıkartıyor. Kar kış bastırmadan, gitmenizi tavsiye ederim. Sonbahar, tam Kerpe zamanı.

 

DUVAR YAZISI

6.50’den Dolar alanlar

Papaz bırakıldı diye

şimdi çok kızıyorlar.

Bu yazı toplam 2613 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
6 Yorum