1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Prof.Güneş’in değeri düşmez
Prof.Güneş’in değeri düşmez

Prof.Güneş’in değeri düşmez

CHP, 12 Haziran seçimlerini kaybetti. Yıllarca Baykal’ın liderliğinde her seçimden boynu bükük, biraz daha eriyerek çıkan CHP için, Kılıçdaroğlu ile girilen 12 Haziran seçimleri bir umuttu. Sanki, CHP

A+A-

CHP, 12 Haziran seçimlerini kaybetti. Yıllarca Baykal’ın liderliğinde her seçimden boynu bükük, biraz daha eriyerek çıkan CHP için, Kılıçdaroğlu ile girilen 12 Haziran seçimleri bir umuttu. Sanki, CHP oylarının yüzde 30 çizgisinin üzerine çıkacağı gibi bir izlenim de oluşmuştu.

Ama, Erdoğan’ın AKP’si, Kııçdaroğlu’nun CHP’sini de ezip geçti. Çok ağır bir hezimet olarak değerlendirilmese bile, CHP kaybetmişti. Bu tablonun parti yönetimi ile ilgili bir sonucu olması kaçınılmazdı.

CHP’de önce Baykal ve Sav dürtüklemesi ile Kılıçdaroğlu’nu devirmeye yönelik girişim alevlendi. Bu çok saçmaydı ve gerçekleştirilemedi. Ancak CHP’de seçim yenilgisinden daha büyük bir sorun vardı. Partinin en üst yönetimi olan MYK’da, buraya yakışmayan, CHP’yi çok sesli, Kılıçdaroğlu’nu otoritesizmiş gibi gösteren deneyimsiz, ağzını tutamayan yöneticiler vardı. Kılıçdaroğlu’nun partideki liderliğini perçinleyebilmesi için mutlaka bir hamle yapması lazımdı.

Bu hamle yapıldı. Kılıçdaroğlu, MYK’daki 17 yakın çalışma arkadaşından 10’unu değiştirdi. Bunlar arasında  Kocaeli siyasetinde de ağırlıklı yer tutan iki isim, Prof. Dr. Hurşit Güneş ile İzzet Çetin de bulunuyor.

Aslında İzzet Çetin’in, MYK’dan ve Genel Başkan Yardımcılığı görevinden 12 Haziran seçimlerinden önce alınması, belki milletvekili adayı bile yapılmaması gerekirdi. Sayın Çetin-son dönemde daha iyi tanıdım- egosu yüksek, hep kendi dediğinin olmasını isteyen ve hizipçi bir siyasi kişilik. İlimizde Yalçın Kuşkan’ın İl Başkanlığına atanmasından sonraki tavrı bana göre kabul edilemezdi.  Parti disiplinini hiçe saydı, adeta isyan bayrağı açtı. En hafif tabirle ayıp etmişti. Bu bağlamda İzzet Çetin’in MYK’dan düşürülmesini çok normal ve doğru buluyorum. Sayın Çetin’in siyasi geleceğinin de çok uzun ve yükseliş trendinde geçeceğini sanmıyorum.

CHP’de Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun MYK’daki büyük kıyımı sırasında Hurşit Güneş de Genel Başkan Yardımcılığı sıfatını kaybetti. Kılıçdaroğlu’nun bu kararı alırken çok fazla manevra kabiliyeti yoktu. Prof. Güneş, kendisini birilerine sevdirmek için özel bir çaba harcamamış,  kimsenin adamı olmamış, kafasının dikine gitmişti. MYK’da büyük çaplı değişiklik yapılırken Hurşit Güneş koltuğunu korusa, Kılıçdaroğlu yıpranabilirdi. Zaten Hurşit Güneş’in de kendisiyle ilgili bu değişikliği beklediği, çok rahat biçimde içine sindirdiği görülmektedir.

Şimdi Prof. Güneş’in arkasından ilimizde pek çok kişi teneke çalıyor. Ancak benim kanaatime göre, Sayın Güneş, hem Kocaeli, hem Türkiye siyasetinde varlığını sürdürecek, hatta bugün bulunduğu yerden siyaseten çok daha önemli konumlara gelecektir.

Hurşit Güneş, Türkiye siyasetinde, her partide en az bir tane bulunması gereken bir siyasetçi tipidir. Kabul ediyorum; patavatsız tarafı vardır. Ama doğrucu davuttur. Gerektiğinde açıkça taraf olabilen, parti içinde doğru bildiği kişilerden yana taraf olabilen düzgün adamdır.

Hurşit Güneş, CHP’de Genel Başkan Yardımcısı görevini yürüttüğü dönemde,  pek çok kişinin çanına ot tıkamak, ilimizdeki pek çok kişinin siyasi geleceği ile ilgili hayallerini yok etmek pahasına Yalçın Kuşkan’ın il başkanlığına atanmasını sağlaması, partisine yaptığı en önemli iyiliktir. CHP ilimizde 12 Haziran seçimlerine Yalçın Kuşkan’dan başkasının il başkanlığında girse, 12 Haziran aday listelerinde partinin eski meşhur isimleri yer almış olsa,  bence üçün birini bile bulamazdı.

Hurşit Güneş, içine çok önemli bir seçim dönemini de alan uzun denebilecek sürede CHP’nin mali işlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürüttü. Seçim döneminde partinin milyonlarca TL parasını yönetti.

Hiç kimse çıkıp, Sayın Güneş’in partinin parasından bir kuruşu boşa harcadığını söyleyemez. Harcamalar konusunda çok titiz davranmış, partinin parasını kendi parası gibi korumuştur. Birileri işlerine gelmediği için, Prof. Güneş düzgün ve düz adam olduğu için O’nu siyaseten harcamaya çalıştılar. Prof. Güneş, siyasete yeni bir heyecanla dönüp, Kocaeli’de kendisini kabul ettirmeye çalışırken, bazı yanlış adamlarla yola çıkmıştı. Bazı hatalar yaptığını ben de kabul ediyorum. Ama bu hataların temelinde de siyasi denetimsizlik ve düzgün adam olmaktan kaynaklanan özelliklerin yattığını düşünüyorum.

Bu dönemde Prof. Güneş’in üzerinden MYK üyeliği ve Genel Başkan Yardımcılığı yükünün kalkmış olması O’nun açısından bir şans ve bir avantajdır. Prof Hurşit Güneş’in siyaset içinde daha öğrenmesi gereken çok şey vardır. Düz milletvekili sıfatıyla, üzerinde sorumluluk olmadan bu pişme sürecini daha verimli geçireceğini düşünüyorum.

Türkiye hep böyle gitmez.  Önümüzdeki 10-15 yıllık süreçte Türkiye siyasetinde köklü bir değişim yaşanırsa, Kocaeli Milletvekili Hurşit Güneş, bu yeni yapılanma içindeki en önemli isimlerden biri olarak tarihteki yerini alır.

MYK’daki görevinin bu dönemde sonlanmış olmasını Sayın Güneş için önemli bir fırsat olarak görüyorum. Bu dönemde iyi milletvekili olsun, siyaset içinde biraz daha pişsin, halkı, özellikle Kocaeli’yi daha iyi tanısın Güneş için en önemli kazanımlar olacaktır.

Ben Hurşit Güneş’i, Türkiye ve Kocaeli siyasetindeki düzgün, dürüst, çıkar ilişkilerinden uzak bir siyasi kişilik olarak görüyorum. İnsan ilişkilerindeki eksiklikler, belki son söylemesi gerekeni önceden söyleme heyecanı kusur olarak görülmemelidir. Bunları da hızla tamamlayacağına ve uzun yıllar Kocaeli, Türkiye siyaseti içinde takdir edilen, saygı gören biri olarak kalacağına inanıyorum. CHP Genel Başkan Yardımcılığı gibi ağır bir sorumluluk, Hurşit Güneş için belki de erkendi.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.