• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Kocaeli -6 °C

Projeden vazgeçilmiş olabilir mi?

Hayrettin ALBAYRAK

İki yılda Süper Lig derken, yerinde sayan Birlikspor’da yaşanan büyük şok ve hayal kırıklığının ardından bir sessizlik olmuştu. Sadece sözleşmesi biten teknik patron İsmet Taşdemir açıklamada bulunmuş, veda mesajı yayınlamıştı. Başkan Fahrettin Kandemir’i sezon değerlendirmesi ve gelecek yılla ilgili düşünceleri için aramış, ancak ulaşamamıştım. Birlikspor Kulübü’nden yaklaşık 10 gün sonra basına bir haber servisi yapıldı. Futbolculara çok ağır para cezası verildiğine yönelik bir haberdi bu. Son maçta oynayanlara 50, oynamayanlara 30 bin TL, kırmızı kart görenlere de 20’şer bin TL para cezası kesildiği belirtiliyordu. Haberi okuyunca şaşırdım,  bir maçla ilgili bu kadar yüksek para cezası uygulanamaz diye düşündüm. Dün öğlen saatlerinde Başkan Fahrettin Kandemir’i yeniden aradığımda bu kez telefonu açtı. Cezanın detaylarını konuştuk. Merakla sordum, maçı bilerek mi verdiler de böylesi ağır bir ceza uyguladınız diye sordum Kandemir’e. Kandemir, cezanın son maç baz alınarak değil, kaçan şampiyonluk dikkate alınarak verildiğini söyledi. 


KENDİLERİ ETTİ, KENDİLERİ BULDU  
Tamam da, madem öyle neden o zaman son maçın esame listesine göre ceza miktarları belirlendi diye sormak gerekir. Son maçın oynayanı ile oynamayanına farklı cezalar uygulanınca herkes haklı olarak yaptırımın bu maçla ilgili olduğunu düşündü. Neyse, Başkan Kandemir ödülün olduğu yerde, ceza da olmalı dedi. Kuşkusuz haklıydı. Kazanınca nasıl prim veriyorsan, kaybedince cezayı keseceksin. Şampiyonluk halinde toplam primin 1.5 milyon olduğunu söyledi Kandemir. 50 ile 100 arasında değişiyormuş şampiyonluk primi. Şampiyonluğa 1.5 milyon prim varsa, kaçan şampiyonluğa 860 bin ceza son derece normaldir, doğaldır diye düşünüyorum. Sonuçta Birlikspor’da her futbolcu hatırı sayılır bir rakama oynadı. İyi de prim kazandı. Bu cezayla birlikte kulüp verdiği primleri geri almış oldu. Kendileri etti, kendileri buldu. Şampiyon yapsalardı takımı 1.5 milyonu ceplerine indirselerdi. Başarıda ödül varsa, başarısızlıkta ceza da olacak. Kimse kusura bakmayacak. Özellikle son maçta orta sahada hiç gereği yokken rakibine faul yapıp kendini attıran Ertuğrul ekstra 20 bin TL cezayı fazlasıyla hak etti. 


CENK’İN CEZASI ADİL DEĞİL 
Sadece Cenk Kaplan’a verilen cezanın adil olmadığı düşüncesindeyim. Cenk, Buca ile oynanan normal sezonun son maçında kırmızı kart gördü ve çeyrek finalde oynayamadı. Gördüğü kırmızı kartın, daha doğrusu kritik maçlarda takımını yalnız bırakmanın karşılığında 20 bin TL para cezası normal. Ancak Cenk’in cezası bununla sınırlı olmamalıydı.  Madem ceza son maçla değil, kaçan şampiyonlukla ilgili Cenk diye genel ceza kapsamında değil. Diğerleri 30 ile 70 bin arasında cezaya çarptırılırken, Cenk’in cezası neden 20 bin oluyor? Buca maçında kırmızı kart görmesi adeta ödüllendirilmiş olmuyor mu? Tam tersi olması gerekirken. Gördüğü kırmızı kartla en kritik maçlarda takımı yalnız bırakıyor ama son maçın esame listesinde yok diye genel ceza kapsamına alınmıyor. Her halde iyi ki kırmızı kart görmüşüm, az cezayla kurtuldum diye göbek atıyordur. Öyle ya. Yönetim Cenk’e verdiği cezayı bir daha düşünüp sorgulandığında bana hak verecektir. Yönetim futbolcular arasında haksızlık yapmak istemiyorsa, Cenk’in cezasını diğerleriyle eşit düzeye getirmelidir. 


BU YAPTIRIM NE ANLAMA GELİYOR? 
Karanın doğru olduğunu düşünsek, hak ettiler desek de futbolcular için ağır bir fatura söz konusu. Tepkiler, itirazlar, Tahkim Kurulu’na başvurular olacaktır.  Yönetimin bu yaptırımından iki anlam çıkarmak mümkün. Birincisi tüm futbolcular gözden çıkartılmıştır.  Öyle ya, bu cezalardan sonra hangi futbolcu bu takımda kalmak, bu yönetimle çalışmak ister ? Demek ki, yönetim toplu bir temizlik kararı almış. Tabi bu eğer gelecek sezon aynı hedef koyulacaksa ciddi bir risk, hatta hata. Tamam, hedefi tutturamadı takım ama öyle kötü bir sezon da geçirmedi. Kadroda iyi futbolcular vardı. Sil baştan yapan takımların geneli hüsrana uğramıştır, başarı için istikrar en önemli faktörlerden biridir. En azından iskelet kadronun tutulması gerekirdi. Benim tanıdığım Kandemir böyle önemli bir hata yapmaz. Bu durumda ikinci olasılık aklıma geliyor. Acaba diyorum, siyasi irade bu cezayla futbolculara borcu sıfırlama yolunu, projeden vazgeçtiği için mi seçti? Körfez Belediyespor’a dönüşün bir işareti mi bu ?  İnşallah. Temennimiz de, beklentimiz de öyledir. 

Şentürk bu dönem için düşünmüyor 

Amatörlerin seçim takvimi açıklandı. ASKF kongresi 5 Haziran Pazar günü Uluslararası Gençlik Merkezi’nde yapılacak. Tüzük gereği genel kurulun haziran ayı içerisinde yapılması gerekiyordu. Malum haziranın 6’sında ramazan başlıyor. İnsanların oruçlu olduğu günlerde kongreyi yapmayı uygun bulmayan ASKF yönetimi ramazana girmeden önceki gün günü seçmiş. Böyle olunca da erken bir tarih belirlenmiş oldu. Şunun şurasında 2 hafta sonra kongre yapılacak. Zaten ikinci bir aday çıkmadığı için doğru dürüst bir heyecanı yoktu, hangi tarihte yapılıyor olmasının da pek önemi bulunmuyor diye düşünüyorum. Biran önce yapılsın, aradan çıksın diye bakılıyor.

 
TAHMİN ETTİĞİM GİBİ ADAY DEĞİL  
Bu arada, şu sürpriz aday konusundaki son durumu da aktarayım. Kulislere sürpriz aday olarak düşen sevgili Erdoğan Şentürk’ü arayıp sordum. 6 ay önce kendisine böyle bir teklif gelmiş ancak sıcak bakmamış. Hatta 1.5 ay kadar önce aday olmayacağını bizzat Murat Aydın’a söylemiş. Şentürk, bu dönem siyasete ve İzmit Belediyespor’un basketboldaki büyük atağına yoğunlaştı. Her ikisi için ciddi mesailer verdiğini de herkes görüyor. ASKF’ye başkan adayı olmak gibi bir niyeti olsa çoktan hazırlıklara başlardı. Seçime şunun şurasında iki hafta kalmış, aday olarak ortaya çıkması beklenemezdi zaten. 


AYDIN’IN RAKİPSİZ SON SEÇİMİ OLABİLİR 
Ancak önemli bir noktanın altını da çizeyim. Evet, Şentürk bu kongrede aday değil. Bu kesin. Ancak çok iyi biliyorum ki, uzun yıllardır sporun içinde olan, kulüpçülük yapan Şentürk’ün hedeflerinden, hayallerinden biridir ASKF Başkanlığı. Bir sonraki kongre için böyle bir niyeti, planı olabilir. 3 yıl uzun bir süre, yarınların ne getireceği belli olmaz ancak eğer sevgili Murat Aydın 2019 kongresinde 5’nci kez aday olursa, karşısına Erdoğan Şentürk gibi güçlü bir rakip çıkabilir. Başka deyişle 5 Haziran’da rakipsiz, rahat son kongresi olabilir. Hayırlısı diyelim, bekleyelim.    

Bu yazı toplam 2305 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37