• BIST 97.484
  • Altın 144,385
  • Dolar 3,5643
  • Euro 3,9997
  • Kocaeli 20 °C

Rakamlar üzerinde fikir jimnastiği

İsmet ÇİĞİT
5 ay önce, 7 Haziran’da Türkiye bir genel seçim yaptı. Bütün siyasi partiler, bu seçimler için eteklerindeki bütün taşları döktüler.
AKP öce milletten, Anayasa değiştirip, Başkanlık sistemini getirmek için yetki, yani 400 milletvekili istedi. Baktılar, bu hedef olacak gibi değil, sonra “Tek başına iktidar”a razı oldular. Ama sandıktan bu da çıkmadı. 
CHP, ilk kez halkın önüne somut vaatlerle çıktı.  Emekliye, asgari ücretliye, taşeron işçilerine bol bol vaatte bulundu. Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile uğraşmadı,  Bekaroğlu gibi bir “Solcu-İslamcı” ile açılım yaptı.  Ama CHP halktan talep ettiği tek başına iktidarın çok uzağında kaldı. 
MHP, hiç değilse yüzde 20’lerin üzerinde bir oy bekliyordu. Bahçeli de dar gelirli kesimlere vaatlerde bulundu. O da hedefine ulaşamadı. 
Sadece HDP, tek hedef olarak yüzde 10 barajını aşmayı önüne koymuştu, bu hedefine rahat rahat ulaştığı için de, 7 Haziran’ın tek kazananı gibi göründü. 
………..
Şimdi, 7 Haziran’dan çok  kısa bir zaman sonra, ama 7 Haziran’dan çok farklı bir seçim var.. 7 Haziran seçimlerine silahların suskun olduğu, artık barış içinde bulunduğumuzu düşündüğümüz bir ortamda gitmiştik. Ekonomide durum bu denli belirsiz, TL bu kadar bitik halde değildi. Buna rağmen, iktidar partisi önemli oy kaybına uğradı. Şimdi terörün zirve, ekonominin dip yaptığı bir süreçte, ülkeyi 13 yıldan beri tek başına yöneten iktidar partisinin “Halk istikrarın önemini anladı.” teziyle oylarını yeniden yükseltip, tek başına iktidarı kolayca elde edeceğini düşünmek, bu ulusun aklını hafife almak demektir.. 
Türkiye demokrasisinin “Muhalefet zaafı” bulunduğu tartışmaz bir gerçektir. Demokrasi ile yönetilen bütün ülkelerde 13-15 yıllık bir süreçte ülkeyi yöneten iktidarlara karşı siyasetin ve ülkenin bütün gidişatını değiştirecek bir muhalefet yapılanmasının gerçekleşememesi akıl alacak şey değildir. Türkiye’nin bunca zaman içinde bir yeni lider, bir güçlü muhalefet kadrosu çıkartamamış olması, bizim ülkemiz için çok büyük bir demokrasi ayıbıdır. 
Bu nedenle, 7 Haziran’da ülkeyi tek başına yönetme güç ve yetkisi  halk tarafından elinden alınmış olmasına rağmen,  1 Kasım seçimlerine de hala  AKP’nin favori girdiği açık bir gerçektir..  1 Kasım, çok farklı bir seçim olabilir. Sandıklardan hiç öngörülmeyen, çok büyük sürpriz olarak nitelendirilecek sonuçlar çıkabilir. Ama şimdiden görünen ve genel kanaat olarak dile getirilen sonuç, yine AKP’nin yüzde 40’ın belki bir miktar üzerinde oyla birinci parti, CHP’nin yüzde 25-30 aralığında bir oyla ikinci parti, MHP’nin belki 20’nin üzerinde bir oyla üçüncü parti olacağı, HDP’nin de her şeye rağmen ülke barajını aşıp, Meclis’e girecek 
4 ncü parti olacağı şeklindedir. 
Çok büyük sürpriz ne olur?.. HDP gelişen yeni şatlar nedeniyle çok büyük oy kaybına uğrar, barajın altına düşer; böyle bir durumda HDP’nin güçlü olduğu bölgelerde tartışmasız 2 nci parti olan AKP, yeniden tek başına -Anayasa değiştirecek sayıya ulaşamasa da-ve çok güçlü bir iktidar olma hakkını ele geçirir. 
Ya da bu olasılıktan çok çok daha büyük sürpriz ne olabilir?.. Halk, yaşanan bütün gelişmelerden, terörden, ekonomiden, ülkenin yönetiliş biçiminden tek sorumlu olarak 13 yıldır iktidarda olan partiyi sorumlu tutar, 7 Haziran’dan çok daha ağır bir ders vererek, AKP dönemini bitirir. CHP ile MHP’den herhangi biri tek başına iktidar olamasa da, CHP ile MHP’nin, HDP’ye de ihtiyaç duymadan bir koalisyon kurması imkanı ortaya çıkabilir. 
………..
Çok hesap yapılacak 1 Kasım öncesi.. Vatandaşın aklı çok karışacak. Belki kimi seçmenler, bugüne kadar hiç oy vermedikleri bir siyasi partiye bu defa oy verecektir. Hep sağ partilere oy vermiş kimi seçmenler, bu defa belki bir sol partiye; hep sol partiye oy vermiş bir seçmen, belki bu kez bir sağ partiye oy verecektir. 
AKP seçmeni ile MHP seçmeni arasında karşılıklı gidip gelmelerin; CHP seçmeni ile HDP seçmeni arasında karşılıklı gidip gelmelerin oranları, seçim sonuçları üzerinde ciddi etkiler yaratacaktır. 
7 Haziran’da HDP’nin içinde EMEP vardı.  Bu defa yok. Bizim ilimizde Güner Kizir de yeniden aday adayı olmadı.  7 Haziran seçimlerine Saadet ile BBP ittifak yaparak girmişlerdi. Bu defa birlikte değiller.. Saadet AKP ile, BBP ile MHP ittifakları söz konusu. 
AKP’lilerin büyük bölümü, aslında Saadet Partisi ile bir ittifaka sıcak bakmıyorlar. Biz, ilimizden örnek verelim.  Saadet BBP ittifakının 7 Haziran’daki toplam oyu (52.317). Bunun içinde ne kadarı BBP’ye aittir, kestiremezsiniz. Ama var sayalım ki, 45 bin oy, Saadet’in kendi oyu. AKP ile Saadet bu seçime ittifak yaparak girerse, AKP Kocaeli listesinde ilk 5 sıra içinde Saadet’e bir kontenjan vermek zorundadır.  7 Haziran’da AKP’nin Kocaeli’de aldığı (487.362) oyun üstüne, aynı seçimde Saadet’in aldığı (52.317 ) oyun tamamını ekleseniz bile,  bu sonuç HDP barajı geçmişse, AKP’nin 7 milletvekili çıkartmasına yetmez. Üstelik, 2002 kasım ayındaki seçimden buyana yapılan yerel-genel bütün seçimlerde, Saadet tabanı giderek artan oranda zaten AKP’ye oy vermiştir. Bu konuda, özellikle yerel seçimlerde İbrahim Karaosmanoğlu’nun çok etkili olduğu bilinir. 7 Haziran’da hala AKP’ye oy vermeyip, partisinin altına mührü vuran Saadet Partililer, Milli Görüş’ün kemik seçmenleridir. Bu kitle,  ittifak olsa da AKP’ye oy vermez. O halde, seçilebilir bir sıradan Saadet’e bir adaylık vermenin ne anlamı olabilir?.. 
MHP BBP ile ittifak yaparsa,  7 Haziran’da 2 nci milletvekilliğini kıl payı kaçırdığı için, BBP’den gelecek 3-5 bin oy bile, MHP listesinden 2 nci milletvekilinin kolayca çıkmasını sağlar. Ama böyle bir ittifakta, BBP 2 nci sırayı isteyecektir. Yani, yine MHP’nin bir kazancı olmayacaktır.
……………
1 Kasım seçimlerinde sonucu belirleyecek en önemli faktör, 7 Haziran’da HDP’ye oy vermiş ilimizdeki (77.576) seçmenden ne kadarının yeniden partisine oy vereceği; ne kadarının pişman olup AKP’ye ya da CHP’ye döneceği gerçeğidir.  Tabii değişen konjonktür ve ortaya çıkan keskin düşmanlık ortamında, 7 Haziran’da bile hala AKP’ye oy ve destek vermiş Güneydoğulu vatandaşlarımızın ne kadarının bu defa AKP ile ilişkisini tamamen keseceği konusu da hesaba mutlaka dahil edilmelidir. 
…….
Çok faktör var. Çok karmaşık, çok bilinmeyenli bir denklemle karşı karşıyayız. 7 Haziran seçim sonuçlarını önünüze koyup, rakamlar üzerinde fikir jimnastiği yapmaya kalktığınızda çok ilginç öngörülerde bulunabilirsiniz. Ama 1 Kasım öyle bir seçim olacak ki, bütün bu mantıklı analizlerden elde edeceğiniz sonuçlar hiçbir işe yaramayabilirde. 
Bu yazı toplam 267 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37